Meâric suresi

Meâric suresi, 30. ayet

Meâric suresi, 30. ayet. إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

illâ `alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânühüm feinnehüm gayru melûmîn.

Diyanet İşleri

Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meâric 27–33 · surenin 30. ayeti / 44

Konu İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları Meâric 19–35 3

  1. Meâric 27

    Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir.

  2. Meâric 28

    Çünkü, Rablerinin azabından emin olunamaz.

  3. Meâric 29

    Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir.

  4. 30

    Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.

  5. Meâric 31

    Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir.

  6. Meâric 32

    Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.

  7. Meâric 33

    Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 29–31. ayetler için yazılmıştır.

29. “Onlar, mahrem yerlerini (haram ilişkiden) korurlar.” Zina, Lût kavminin işi, kadınlara arka organdan veya hayız (ay hali) iken yaklaşmak vb. gibi haram bir şekilde ilişki kurmazlar. Aynı şekilde mahrem yerlerinin başkaları tarafından görülmesine yahut dokunulmasına müsaade etmezler. Diğer taraftan hayasızlık işlemeye davet eden haram yolları da terk ederler.

30. “Ancak eşleri yahut sahip oldukları (cariyeler) hariç. (Onlarla ilişki kurarlar ve) bundan” ekinin geldiği (çocuğun doğduğu) yerden onlarla ilişki kurmalarından dolayı “kınanmazlar.”

31. “Ama her kim bunun ötesinde bir yol arasa” yani hanımından ve cariyesinden başkasını isterse “işte onlar sınırı aşanlardır.” Allah’ın helâl kıldığı sınırları çiğneyerek haram kıldığı işleri yapanlardır.

Bu âyet-i kerime, mut’a nikânının haram olduğuna delildir. Çünkü mut’a nikahı ile sahip olunan eş, zevce edinilmek kastı ile alınmaz, ayrıca o, cariye de değildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ancak eşleri veya sahip oldukları cariyeleri bunun dışındadır. Şüphesiz ki onlar; bu cariyeler ile cinsel ilişkiye girmeleri ve bunun dışında onlardan istifade etmelerinden dolayı kınanmazlar.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa dışındadır
  2. عَلَىٰٓ ala
  3. أَزْوَٰجِهِمْ ezvacihim eşleri kök: زوج
  4. أَوْ ev ya da
  5. مَا ma
  6. مَلَكَتْ meleket malik olduklarınız kök: ملك
  7. أَيْمَـٰنُهُمْ eymanuhum ellerinin kök: يمن
  8. فَإِنَّهُمْ feinnehum şüphesiz onlar
  9. غَيْرُ gayru kök: غير
  10. مَلُومِينَ melumine kınanmazlar kök: لوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لوم (14 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun…

  • Aynı kök: لوم (14 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…

  • Aynı kök: لوم (14 geçiş)

    Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: "İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka)…

  • Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ancak eşleri yani (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları kişiler hariç. dipnot 1 Şüphesiz ki onlar, (eşleriyle ilişkilerinde) kınanmazlar.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle "Ancak eşleri veya ellerinin/yeminlerinin sahip oldukları kişiler hariç" şeklinde de tercüme edilebilir. Bu durumda kastedilen şey, cariyelerin nikâhlanmasıdır ki bu da câriyeliğin sona erdirilmesi amacını taşır.

Mustafa İslamoğlu

ancak eşleri, yani meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimseler müstesna: zaten onlar (meşru eşleriyle paylaştıkları cinsellikden dolayı) kınanamazlar.

Muhammed Esed

eşleri; yani (nikah yoluyla) meşru şekilde sahip oldukları dışında (isteklerini frenleyenler,) çünkü ancak o zaman hiçbir kınamaya uğramazlar,

Ahmed Hulusi

Eşleri veyahut tasarrufları altındakiler müstesna! Çünkü onlar (bundan dolayı) kınanmazlar!

Ali Bulaç

Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.

Ali Özek ve heyeti

ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz.

Ali Rıza Safa

Eşlerinin veya yanlarında kendilerine bağlı olanların dışında. Kuşkusuz, bu durumda kınanmazlar.

Bayraktar Bayraklı

-İffetlerini korurlar. Ancak, eşlerine ya da ellerinin altında bulunanlara karşı onlar kınanmazlar. Ama kim bundan ötesini ararsa, onlar sınırı aşanlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ancak eşleri, yahut yeminlerinin/anlaşmalarının hak sahibi olduklari hariç; onlardan dolayı yerilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak karılarına ve sahibi bulundukları cariyelere başka, çünkü bundan dolayı kınanmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak zevcelerine veya milki yeminlerine başka. Çünkü bunda levm olunmazlar

Erhan Aktaş

Eşleri veya antlaşma yolu ile dipnot 1 sahip oldukları hariç. Şüphesiz onlar kınanmazlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kelimesi kelimesine, "Ma melaket Eymanukum." Bu terkip, yeminle (antlaşma yoluyla) hak sahibi olduğunuz ve sağ elinizle (güç yoluyla) sahip olduğunuz anlamlarına gelmektedir. "Eyman" sağ el ve yeminler (sözleşmeler) anlamına gelen bir kelimedir. "El" kelimesinin anlamlarından biri de "güç"tür. Bu anlamlar dikkate alındığına bu terkip için şu anlamlar verilebilir: "Güç yolu" ile üzerinde söz sahibi olduğunuz veya "antlaşma yoluyla" sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, himayeniz altında olanlar. O günün toplumsal gerçekliğinin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir olgu değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını kapatarak ortadan kaldırmıştır. "Verili durumun" tasfiye edilmesi süreci olan uygulamalarda cariye ve kölelikten söz edilmiş olması sanki bir tasvipmiş gibi değerlendirilmesi cehalet değilse iftiradır. Kur'an; kiminle olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak görmektedir. Kur'an'a göre "nikahsız her birliktelik" zinadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eşleri veya antlaşma yolu ile dipnot 1 sahip oldukları hariç. Şüphesiz onlar kınanmazlar. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yeminle hak sahibi olduğunuz. Sağ elinizin sahip olduğu. Eyman sağ el ve yeminler(sözleşmeler) anlamına gelen bir sözcüktür. Bu deyim, "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, aynı zamanda deyim olarak "güç" demektir; güç yolu ile "üzerinde yetkili olma hakkına" sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. Kur'an; kiminle olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. Diğer bir deyimle "nikahsız her birliktelik" zinadır. Toplumsal gerçekliğin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir olgu değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını ortadan kaldırarak kesinlikle yasaklamıştır. Verili durumun tasfiye edilmesi süreci olan uygulamaları ileri sürerek, İslam'da cariyeliğin ve köleliğin olduğunu söylemek, İslam'a iftira atmaktır.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Antlaşma yolu ile sahip olunanlar" sürekli evin içinde bulundukları için muaf tutulmuşlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak eşleri veya sağ ellerinin sahip olduğu dipnot 1 hariç. Bundan dolayı kınanmazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ma meleket eymanu: "Sağ elinin sahip olduğu", "antlaşma yoluyla sahip olunan" anlamında bir deyimdir. El, "güç" demektir. Bu deyim; "güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz" anlamına gelmektedir. Diğer bir anlatımla; antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, üzerlerinde hak sahibi olunanlar gibi anlamlara gelmektedir. Bu deyimle, esas olarak kast edilen şey, bakımları ve sorumlulukları üstlenilerek sahip olunan savaş esirleri ve o günün cahiliye döneminin bakayası/kalıntısı olarak kalan cariyeler ile ancak nikah yapılarak birlikte olunabileceğidir. Kur'an; kim olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. Diğer bir ifade ile "nikahsız her birliktelik " zinadır. "Ellerinin sahip olduğu" veya "antlaşma yoluyla sahip olunan" deyimi ile ifade edilen şey, elinde nikah sözleşmesini bulundurmak, nikah sözleşmesine sahip olmak demektir. Bu deyimle vurgusu yapılan husus, ilişkide nikahın şart görülmesidir. Dikkat edilirse birlikte olunması uygun görülen kimse "hem eşi hem de sağ elinin sahip olduğu kimse" değil; öncelikle nikahlı eşi şayet o yoksa sağ elinin sahip olduğu nikahlısı. Lakin ikisi ile aynı anda değil; ya eşi ya da "sağ elinin sahip olduğu kimse. Zira ayette eşiniz ve sağ elinizin sahip olduğu denmiyor "ve" edatı yerine "veya" edatı kullanılarak "ya eşiniz ya da Sağ elinin sahip olduğu" deniliyor. Toplumsal gerçekliğin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir durum değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını ortadan kaldırarak kesinlikle yasaklamıştır. Aslında mevcudun tasfiye edilmesi süreci olan uygulamaları ileri sürerek cariyelik ve kölelik kalıntısını İslam'a yamamak, İslam'a atılan en büyük iftira ve hakarettir. Saltanat ideolojisi erkek egemen sapıklığın bir tezahürüdür.

Gültekin Onan

Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.

Hasan Basri Çantay

(29-30) Şunlar da (öyle): Karılarından, yahud sağ ellerinin malik olduklarından başkasına karşı utanacak yerlerini saklayanlar. Çünkü onlar (bunlar Hakkında) kınanmış değildirler.

İbni Kesir

Ancak eşleri ve sağ ellerinin malik oldukları müstesna. Doğrusu onlar, bunun için kınanacak değildirler.

Mehmet Alagaş

(19-38) Muhakkak ki insan kaygılı cimri (malının bitme kaygısı ile) yaratılmıştır, şer dokunduğu vakit katlanamaz feryat eder / sızlanır, kendisine bir hayır dokunduğunda ise eli sıkılaşır / bencil olur, tabi namaz kılanlar bunun dışındadır , onlar ki namazlarında süreklidirler / daimidirler , mallarında da isteyenler ve mahrum olan için bilinen bir pay vardır , onlar ki din gününü doğrularlar / tasdik ederler , Rablerinin azabından korkulu titrek bir haldedirler , Rabbinin azabından emin olunamaz. (Azap bana dokunmayacak asla denemez). Onlar ki namuslarını / ırzlarını / iffetlerini (Ferace; ırz koruyucu örtü) muhafaza ederler , a ncak eşlerine ve ellerinin altında bulundurduklarına karşı korumaları gerekmez , bundan dolayı kınanmazlar, bunun dışında bir şey arayanlar ise haddi aşanlardır. Onlar ki emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler, şahitliklerini de tam olarak yerine getiriler , namazlarını ise muhafaza ederler , onlar, verilmiş / ikram edilmiş cennetlerdedirler, kafirlere ne oluyor ki sana yönelip parça parça, sağdan soldan, sana koşarak geliyorlar. Onların her biri naim cennetlerine gireceğini mi ümit ediyor. Hayır Asla!

Rowwad Tercüme Merkezi

Ancak eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı müstesna. Çünkü onlar (bundan dolayı) kınanmazlar.

Süleyman Ateş

Yalnız eşlerine ya da ellerinin altında bulunan (cariyelerin)e karşı (korumazlar. Bundan ötürü de) onlar kınanmazlar.

Süleymaniye Vakfı

sadece (hür) eşlerine veya dipnot 1 hakimiyetleri altında olanlara / esir eşlerine açabilirler dipnot 2 . Onlar, bundan dolayı kınanmazlar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki "veya" ifadesi, bir Müslümanın edep yerlerini hür ya da esir eşi dışında kimsenin yanında açamayacağını gösterir. Edep yerlerini bir esirin yanında açabilmek için onunla evli olmak şarttır (Nisa 4/3). Bir kadın sadece bir eş ile evli olabileceğinden (Nisa 3/24), edep yerlerini ancak hür veya esir eşinin yanında açabilir. Benzer durum, erkek için de geçerlidir. Erkek de aynı anda biri esir, diğeri hür olan iki kadınla evli olamaz. Çünkü esir kadınla evlenmenin olmazsa olmaz şartı, hür kadınla evlenecek güce sahip olmamaktır (Nisa 4/25). Bu sebeple erkek de tıpkı kadın gibi edep yerlerini ya hür ya da esir olan eşinin yanında açabilir. Ayette "veya" ifadesinin kullanılmış olmasının sebebi budur. Her şey gayet açık olduğu halde bütün mezhepler ve tefsir kitapları, ilgili ayetlerin (Nisa 4/3, Müminun 23/6, Nur 24/32-33) ya anlamını bozarak ya da onları görmezden gelerek bir erkeğin, sayı sınırı olmaksızın yanındaki cariyelerle nikahsız ilişkisini caiz göstermeye çalışmışlardır: Bu ayette ve Müminun 23/6'da bulunan "veya" anlamına gelen "ev = (أو)" kelimesine "ve" anlamı vererek ayete, edep yerlerinin, hem hür eşin yanında hem de, nikaha gerek olmaksızın, esir kadınların yanında açılabileceği anlamını yüklemişlerdir. Bir de ayetteki "hakimiyetleri altında olanlar (مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ)" ifadesinin kapsamına aslında erkek esirler de girdiği halde anlamı "cariyeler" olarak değiştirmişlerdir. Aksi takdirde verdikleri anlam, Müslüman kadınların da hakimiyetleri altında bulundurdukları erkek esirlerle nikahsız ilişkiye girebileceklerinin delili olurdu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hakimiyet altında olanlar sadece savaş esirleridir (Nisa 4/3, 24, 25, Müminun 23/6, Nur 24/32-33, Ahzab 33/50-52).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sadece eşlerine veya hakimiyetleri altındaki esirler karşı korumaları gerekmez dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Esir erkek ve kadınlar, evin içinde sürekli bulunacakları için büluğa ermemiş çocuklar gibi sayılmışlardır. İlgili ayetler şöyledir: Müminler! Elinizin altındaki esirler ile henüz erginlik çağına girmemiş çocuklarınız üç vakitte; sabah namazından önce, öğlen dinlenmesinde elbisenizi çıkarınca, bir de yatsı namazından sonra yanınıza girerken sizden izin istesinler. Bunlar, çıplak olabileceğiniz üç vaktidir. Bunların dışında size de onlara da bir günah yoktur. Onlar sizin, siz onların çevresinde dönüp dolaşırsınız. Allah size ayetlerini böyle açıklar. Allah bilir, doğru kararlar verir. Çocuklarınız erginlik çağına varınca kendilerinden öncekiler nasıl (her zaman) izin istiyorlarsa onlarda izin istesinler. Allah size ayetlerini böyle açıklar. Allah bilir, doğru kararlar verir. Nur 24/358-59

Şaban Britch

Ancak eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı müstesna. Çünkü onlar kınanmaz.

Şaban Piriş

Eşleri veya meşru şekilde sahip oldukları hariç. Çünkü onlar, bu hususta kınanmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak onlar, eşleriyle, imkanlarının sahip olduğu şeyler konusunda kınanamazlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Except with their wives and with those of the captives in their hands; an act being then holy and incurs no blame;

Abdul Haleem

from all but their spouses or their slave-girls––there is no blame attached to [relations with] these,

Abdullah Yusuf Ali

Except with their wives and the (captives) whom their right hands possess,- for (then) they are not to be blamed,

Abul A'la Maududi

except in regard to their spouses and those whom their right hands possess, for in regard to them they are not reproachable, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see (E.N. 7 of Surah Al-Mominoon).

Aisha Bewley

except from their wives and any slaves they own, in which case they incur no blame,

Al-Hilali & Khan

Except from their wives or the (women slaves) whom their right hands possess - for (then) they are not blameworthy.

Ali Quli Qarai

(except from their spouses and their slave women, for then they are not blameworthy;

Amatul Rahman Omar

Except from their (free) wives or those (wives of theirs) whom their right hands own (- slave wives), for which they are not to blame.

Arthur John Arberry

save from their wives and what their right hands own, then not being blameworthy

Bijan Moeinian

… with their wives and the ones that God has approved for them.

E. Henry Palmer

except for their wives or the (slave girls) whom their right hands possess, for they are not to be blamed;

Edip-Layth

Except around their spouses or those committed to by oath, there is no blame.

George Sale

of women other than their wives, or the slaves which their right hands possess; -- for as to them they shall be blameless;

Hamid S. Aziz

Except in the case of their wives or those whom their right hands possess - for on these surely is no blame,

Mahmoud Ghali

Except with their spouses or what their right hands possess; then surely they are not blameworthy (Literally: other than being blameworthy).

Marmaduke Pickthall

Save with their wives and those whom their right hands possess, for thus they are not blameworthy;

Mohamed Ahmed - Samira

Are free of blame,

Muhammad Asad

[not giving way to their desires] with any but their spouses - that is, those whom they rightfully possess [through wedlock] -: for then, behold, they are free of all blame,

Mustafa Khattab

except with their wives or those ˹bondwomen˺ in their possession,[1] for then they are free from blame,

Progressive Muslims

Except around their spouses or those committed to by oath, there is no blame.

Rashad Khalifa

(They have relations) only with their spouses, or what is legally theirs -

Sahih International

Except from their wives or those their right hands possess, for indeed, they are not to be blamed -

Sam Gerrans

Save with their wives, or what their right hands possess — for then are they not blameworthy,

Shabbir Ahmed

----- They have intimate relations only with their spouses - that is, those who are rightfully theirs through wedlock. For such relationship they are free of blame. ('Aw' = Or = That is = And. (23:5-7)).

Syed Vickar Ahamed

Except from their wives and the (captive) whom their right hand possess— For (them), they are not to be blameworthy,

Taqi Usmani

except from their wives and those (slave-girls) owned by their hands,- because they are not to be blamed,

The Monotheist Group

Except around their spouses or those maintained by their oaths, there is no blame.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩