Diyanet İşleri
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
Meâric suresi
Meâric suresi, 18. ayet. وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ
veceme`a feev`â.
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı Meâric 8–18 3
(15-16) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.
Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–18. ayetler için yazılmıştır.
15-16. “Asla” onların kurtulma çareleri yoktur. Kimse onlara yardım edemeyecektir. Çünkü bu gibi günahkârlar hakkında Rabbinin azap sözü hak olmuştur. Akraba ve arkadaşların fayda sağlayabilecekleri haller geride kalmıştır.
“O, alevli bir ateştir. Derileri kavurup soyar.” Yani aşırı hararetinden dolayı görünen ve görünmeyen azaları soyup sıyıran bir ateştir.
17-18. “(Kendine) çağırır arkasını dönen ve yüz çevireni; (mal) toplayıp da bir kenara yığanı.” Haktan yüz çeviren, hakka sırtını dönen, malları yığıp keselere, kasalara dolduran, kendisine faydalı olacak ve ateşi kendisinden uzaklaştıracak yerlere harcamayan kimseleri cehennem ateşi kendisine doğru çağırır ve alevi ile onları yakmaya hazırlanır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Mal toplayanı ve Allah yolunda harcamakta cimrilik yapanı çağırır.
Aynı kök: وعي (7 geçiş)
Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle…
Aynı kök: وعي (7 geçiş)
(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu…
Aynı kök: وعي (7 geçiş)
Halbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(17, 18) Arkasını dönüp yüz çevireni ve (mal) toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağıracaktır. dipnot 1
zira o (serveti) toplayıp (paylaşmayarak) biriktiriyordu.
ve (servet) biriktirip, (onu öteki insanların elinden) alanları.
Toplayıp da servet yığanı!
(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.
(servet) toplayıp yığan.
Toplayıp biriktirenleri de.
- Kızaran derileri soyar; sırtını döneni, yüz çevireni ve biriktirip depo edeni çağırır.
Toplayıp kasaya saklayanı.
Toplayıp kasaya saklayanı.
Toplayıp toplayıp kasaya yığanı.
Ve toplayıp toplayıp kasaya yığanı
Mal, mülk edinip, onu biriktireni.
Mal, mülk edinip, onu biriktireni.
Mal, mülk edinip, onu biriktireni.
(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.
(mal) birikdirib de kab içinde saklayanı.
Malını toplayıp kap içinde saklayanı da.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
Mal toplayıp biriktireni.
(Mal) Toplayıp kasada yığanı!
servet biriktirip saklayanı da... dipnot 1
Mal biriktirip saklayanı da!
Malını toplayıp yığanı…
Malını toplayıp yığanı...
Toplayıp kasada yığanı/depolayanı.
Who hoarded wealth and denied it those who deserved alms, for alms are but the vehicles of prayer.
amasses wealth and hoards it.
And collect (wealth) and hide it (from use)!
and amassed wealth and covetously hoarded it. dipnot 1
and amassed and hoarded up.
And collect (wealth) and hide it (from spending it in the Cause of Allâh).
amassing [wealth] and hoarding [it].
(It will claim) him who amassed (wealth) and withheld (it).
who amassed and hoarded.
…. did nothing but making and saving money.
and who amassed and hoarded!
Who hoarded and counted.
and shall have amassed riches, and covetously hoarded them.
And amasses wealth then locks it up.
And (who) gathered (riches); (so he) prudently kept them.
And hoarded (wealth) and withheld it.
Who amasses and then hoards.
and amass [wealth] and thereupon withhold [it from their fellow-men].
and gathered and hoarded ˹wealth˺.
And who hoarded and counted.
Those who hoarded and counted.
And collected [wealth] and hoarded.
And gathered and hoarded.
And hoarded wealth, and withheld it.
And collect (wealth) and hide it (from use for Allah)!
and accumulated (wealth) and hoarded (it).
And who hoarded and counted.