Diyanet İşleri
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Meâric suresi
Meâric suresi, 7. ayet. وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا
venerâhü ḳarîbâ.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Soran birisi: azabı uzak görenler Meâric 1–7 3
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
(Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.
Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 5–7. ayetler için yazılmıştır.
5. “O halde sen” kavmini davet etmekte herhangi bir usanma ve tahammülsüzlük göstermeksizin “güzel bir şekilde sabret.” Allah’ın emri üzere devam et, kullarını O’nu tevhid etmeye çağır, onların itaatsizliklerini ve böyle bir çağrıyı kabul etme isteksizliklerini görmen dahi bu konuda sana engel olmasın. Çünkü bu yolda sabrın pek büyük hayırları vardır.
6-7. “Şüphesiz onlar, onu uzak görüyorlar. Biz ise onu yakın görüyoruz.” Buradaki “onu” zamiri, azabın gelmesini isteyenlerin azaba uğramalarını ihtiva eden dirilişe aittir. Yani bunların tutumu, öldükten sonra dirilişi inkâr eden bir tutumdur. Bedbahtlığın ve ne yaptığını bilmezliğin etkisi altında kalarak ileride karşı karşıya kalacakları diriliş ve amellerin karşılıklarının verilmesini uzak görecek hale gelmiş bir tutumdur.
Yüce Allah ise onların uzak gördüklerini pek yakın görmektedir. Çünkü O, rıfk ile muamele eder. Halîmdir, acele etmez. Geleceğini takdir ettiği her bir şeyin mutlaka gerçekleşeceğini bilir ki gelecek olan her şey de yakındır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Oysa biz onun kaçınılmaz olarak çok yakında gerçekleşeceğini görüyoruz.
Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: قرب (96 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz ise onu yakın görmekteyiz. dipnot 1
Biz ise onu çok yakın görüyoruz.
ama Biz onu yakın görüyoruz!
Biz ise onu yakın görüyoruz!
Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görmekteyiz.
Oysa Biz, onu yakın görüyoruz.
- Kafirler o azabı uzak görüyorlar; biz ise onu yakın görmekteyiz.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görürüz.
Biz se onu yakın görürüz
Biz, onu yakın görüyoruz.
Biz, onu yakın görüyoruz.
Biz, onu yakın görüyoruz.
Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Biz ise; onu, yakın görmekteyiz.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
Oysa biz onu çok yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
oysa biz onu (onlara) yakın görüyoruz dipnot 1 .
oysa Biz yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görüyoruz
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Biz ise onu çok yakın görüyoruz.
While We, and the believers, see it close at hand and near fulfilment.
but We know it to be close.
But We see it (quite) near.
while We think that it is near at hand. dipnot 1
but We see it as very close.
But We see it (quite) near.
and We see it to be near.
But We know it to be near (at hand).
but We see it is nigh.
From God’s point of view, however, their punishment is much closer than what they perceive.
but we see it nigh!
We see it as near.
but We see it nigh at hand.
And We see it nigh.
And We see it near.
While we behold it nigh:
But We see it very near.
but, We see it as near!
but We see it as inevitable.
And We see it as near.
While we see it very close.
But We see it [as] near.
But We see it as near: —
But We see it near.
But We see it (quite) near.
and We see it near.
And We see it as near.