Diyanet İşleri
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.
Meâric suresi
Meâric suresi, 21. ayet. وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا
veiẕâ messehü-lḫayru menû`â.
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları Meâric 19–35 3
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.
Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.
Ancak, namaz kılanlar başka.
Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir.
(24-25) Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 19–21. ayetler için yazılmıştır.
19. Bu buyruklar, insanın tabiatı itibari ile sahip olduğu niteliklerini dile getirmekte ve onun hem çok hırslı hem de sabırsız olduğunu belirtmektedir:
20. “Başına kötülük geldi mi sızlanıp feryat eder.” Yani o, herhangi bir tatsızlık, bir hastalıkla karşılaşırsa veya sevdiği bir mal, yakın akraba yahut evladı elinden gidecek olursa tahammül göstermez. Bu yolda sabretmez, Allah’ın takdir ettiği hükmüne rızı göstermez.
21. “İyiliğe kavuştu mu da cimri kesilir.” Allah’ın kendisine verdiğinden infak etmez, Allah’ın bunca nimet ve iyiliğine karşı Allah’a şükretmez. Yani o, darlık ve sıkıntı zamanlarında sabretmez, bolluk ve rahatlık zamanlarında da iyilik yapmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer ona insanı mutlu eden bir bolluk veya zenginlik isabet ederse de onu Allah yolunda harcamaz, çok cimrilik eder.
Aynı kök: منع (17 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise…
Aynı kök: منع (17 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
(24-25) (Allah, şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kafiri!"
Aynı kök: منع (17 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba;…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O'ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O,…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O'ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu…
Ortak kavram: Hayır
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Ortak kavram: Hayır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bir hayra (zenginliğe) ulaşınca da çok cimri kesilir.
ama bir iyiliğe nail olduğu zaman da onu herkesten kıskanır.
bir iyilik ile karşılaşınca da onu bencilce (sahiplenip başka insanlardan) uzak tutar.
Ona hayır ulaştığında ise pinti, bencildir!
Ona bir hayır dokunduğunda engelleyici olur (veya cimrilik eder).
Ona imkân verildiğinde ise pinti kesilir.
Ve kendisine bir iyilik geldiğinde, engelleyici olur.
- İnsanoğlu gerçekten cimri yaratılmıştır. Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder. Kendisine imkan dokunduğunda pinti kesilir.
Kendisine iyilik dokunduğu zaman ise cimridir.
Kendisine iyilik dokunduğu zaman ise cimridir.
hayır dokununca kıskançtır.
Hayır dokundumu kıskanç
Mal-mülk sahibi olunca da ondan kimseyi yararlandırmaz. dipnot 1
Mal-mülk sahibi olunca da ondan kimseyi yararlandırmaz.
Mal-mülk sahibi olunca da ondan kimseyi yararlandırmaz.
Ona bir hayır dokunduğunda engelleyici olur (veya cimrilik eder).
ona hayır dokununca da çok cimri dir.
Kendisine bir hayır dokununca da çok cimridir.
(19-38) Muhakkak ki insan kaygılı cimri (malının bitme kaygısı ile) yaratılmıştır, şer dokunduğu vakit katlanamaz feryat eder / sızlanır, kendisine bir hayır dokunduğunda ise eli sıkılaşır / bencil olur, tabi namaz kılanlar bunun dışındadır , onlar ki namazlarında süreklidirler / daimidirler , mallarında da isteyenler ve mahrum olan için bilinen bir pay vardır , onlar ki din gününü doğrularlar / tasdik ederler , Rablerinin azabından korkulu titrek bir haldedirler , Rabbinin azabından emin olunamaz. (Azap bana dokunmayacak asla denemez). Onlar ki namuslarını / ırzlarını / iffetlerini (Ferace; ırz koruyucu örtü) muhafaza ederler , a ncak eşlerine ve ellerinin altında bulundurduklarına karşı korumaları gerekmez , bundan dolayı kınanmazlar, bunun dışında bir şey arayanlar ise haddi aşanlardır. Onlar ki emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler, şahitliklerini de tam olarak yerine getiriler , namazlarını ise muhafaza ederler , onlar, verilmiş / ikram edilmiş cennetlerdedirler, kafirlere ne oluyor ki sana yönelip parça parça, sağdan soldan, sana koşarak geliyorlar. Onların her biri naim cennetlerine gireceğini mi ümit ediyor. Hayır Asla!
Ona bir iyilik dokununca da cimrilik eder.
Kendisine hayır dokundu mu yardım etmez (sıkı sıkı tutar).
Eline bir nimet geçse kimseye bir şey vermez dipnot 1 .
Bir nimete konsa kimseye zırnık koklatmaz.
Bir iyilik dokununca da çok cimridir.
Bir iyilik dokununca da çok cimridir.
Kendisine hayır ve nimet ulaşınca ondan başkalarının yararlanmasına engel olur.
But if he has the luck and heaven prospers him, then he is niggardly, unwilling to give or spend in divine service and he says to his money "my god art thou".
but tight-fisted when good fortune comes his way.
And niggardly when good reaches him;-
and tight-fisted when good fortune visits him,
begrudging when good things come –
And niggardly when good touches him.
and grudging when good comes his way
But is niggardly when good falls to his lot.
when good visits him, grudging,
and when God makes the man wealthy [instead of showing his gratefulness by becoming generous], he becomes stingy!
when good touches him, niggardly;
When good touches him he is stingy.
but when good befalleth him, he becometh niggardly:
And niggardly when good befalls him
And when charity touches him, (he is) a constant preventer of it,
And, when good befalleth him, grudging;
If good comes to him he holds back his hand,
and whenever good fortune comes to him, he selfishly withholds it [from others].
and withholding when touched with good—
And when good touches him he is stingy.
If blessed by wealth, stingy.
And when good touches him, withholding [of it],
And when good touches him, withholding —
And niggardly when good reaches him.
And miserly when good reaches him—
and very niggard when visited by good (fortune),
And when good touches him he is stingy.