Meâric suresi

Meâric suresi, 14. ayet

Meâric suresi, 14. ayet. وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ

vemen fi-l'arḍi cemî`an ŝümme yüncîh.

Diyanet İşleri

(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meâric 11–17 · surenin 14. ayeti / 44

Konu O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı Meâric 8–18 3

  1. 11–14

    (11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

  2. Meâric 15–16

    (15-16) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.

  3. Meâric 17

    (17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 10–14. ayetler için yazılmıştır.

9-10. “Dağlar da (didilmiş boyalı) yün gibi ol(up havada uçuş)acak.” Yani atılmış yüne benzeyecek, ondan sonra da etrafa saçılıp darmadağın olacak.

Bu son derece sağlam, oldukça büyük varlıklar, böyle bir dağılmaya, böyle bir hale maruz kalacaklarına göre günahlarının ve veballerinin ağır yükü altında kalmış olacak olan bu zayıf kula ne olacak dersin?

Onun bu halde kalbinin yerinden oynaması, aklının başından gitmesi ve herkesi unutup hiçbirini hatırlamaması normal değil midir? İşte bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır: “Hiçbir dost, dostunu sormayacak.”

11-14. “Onlar birbirlerine gösterilirler.” Yani her yakın dost ve arkadaş arkadaşını görür. Fakat kalbinde halini soracak takat olmaz. Aralarındaki arkadaşlık ve sevgi onu ilgilendirmez. Kendisinden başka hiçbir şeyi düşünmez.

Azap göreceği muhakkak olan “günahkâr kimse, o günün azabından dolayı (herkesi) feda etmeyi arzular: Oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran aşiretini…” Yani normalde dünyada birbirleri ile yardımlaşan, biri diğerine destek veren akrabalarını dahi feda etmek isteyecek. Çünkü Kıyamet gününde kimsenin kimseye faydası olmayacağı gibi Allah’ın izni olmaksızın hiçbir kimse şefaatte de bulunamayacaktır. Hatta azabı hak etmiş olan günahkâr, bilip tanıdığı herkesi fidye olarak vermeyi temenni edecektir: “Ve yeryüzünde olan herkesi… yeter ki kendini kurtarsın.” Ancak bunun da ona hiçbir faydası olmayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ve yeryüzünde bulunan insan, cin ve diğer herkesi feda etmek ister ki; bu fedakârlık onu cehennem azabından esenlikte kılıp, kurtarsın.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَن ve men ve bulunanları
  2. فِى fi
  3. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  4. جَمِيعًۭا cemian hepsini kök: جمع
  5. ثُمَّ summe sonra
  6. يُنجِيهِ yuncihi kendisini kurtarsın kök: نجو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(11, 12, 13, 14) Birbirlerine gösterileceklerdir. dipnot 1 O suçlu kişi, o günün azabından (kurtulmak için) oğlunu (çocuğunu), hanımını (eşini), kardeşini, kendisini koruyup barındıran yakınlarını ve yeryüzünde kim varsa hepsini kendisini (azaptan) kurtarması için fidye vermek isteyecektir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetler ‘Abese 80:34-37 ile birlikte okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; Al-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Yûnus 10:54; Ra‘d 13:18; Zümer 39:47; Hadîd 57:15.

Mustafa İslamoğlu

dahası yeryüzünde yaşayan herkesi (fidye vermek isteyecek) ki kendisi kurtulabilsin.

Muhammed Esed

ve yeryüzünde yaşayan (başka) herkesi, onların tümünü; böylece yalnız kendini kurtarabilsin diye.

Ahmed Hulusi

Yeryüzünde yaşamış olanların tümünü (fidye verse) de kendini kurtarsa!

Ali Bulaç

Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.

Ali Özek ve heyeti

tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa, tek kendini kurtarsın.

Ali Rıza Safa

Ve yeryüzünde kim varsa, tümünü; kendisini kurtarmak için.

Bayraktar Bayraklı

- Onlar birbirlerine gösterilecekler. Günahkar, o günün azabından kurtulmak için çocuklarını fidye vermeyi temenni edecek. Eşini ve kardeşini, mensubu olduğu aşiretini, yeryüzündeki herkesi verip sonunda kendini kurtarmak ister.

Edip Yüksel

Ve yeryüzünde bulunan herkesi, ki kurtulsun.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve yeryüzünde bulunan herkesi, ki kurtulsun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve yeryüzünde bulunanların hepsini (verip) sonra kendisini kurtarsa.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Arzda bulunanların hepsini de sonra kendini kurtarsa

Erhan Aktaş

Yeryüzünde kimi varsa tamamını verip kendisini kurtarmak ister.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeryüzünde kimi varsa tamamını verip kendisini kurtarmak ister.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeryüzünde kimi varsa tamamını verip kurtulmak ister.

Gültekin Onan

Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.

Hasan Basri Çantay

ve yer (yüzün) de kim varsa hepsini. Ki nihayet (bu fedakarlığı) kendisini (Allahın azabından) kurtarsın.

İbni Kesir

Ve yeryüzünde bulunan herkesi. Ki nihayet kendisini kurtarsın.

Mehmet Alagaş

(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yeryüzünde olanların hepsini de. Sonra (ister ki) kendini kurtarsın.

Süleyman Ateş

Ve yeryüzünde bulunanların hepsini (versin) de tek kendisini kurtarsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

yeryüzünde olan herkesi fidye olarak verip canını kurtarmayı çok ister.

Şaban Britch

Ve yeryüzünde bulunan herkesi (fidye olarak vermek ister) ki kendini kurtarabilsin.

Şaban Piriş

Ve yeryüzünde bulunan herkesi... Sonra kendisini kurtarabilsin..

Yaşar Nuri Öztürk

Ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And with the lives of all those on earth, just to escape the horror which doubles all his torment and his woe.

Abdul Haleem

and everyone on earth, if it could save him.

Abdullah Yusuf Ali

And all, all that is on earth,- so it could deliver him:

Abul A'la Maududi

and all persons of the earth, if only he could thus save himself.

Aisha Bewley

or everyone else on earth, if that only meant that he could save himself.

Al-Hilali & Khan

And all that are in the earth, so that it might save him.[1]

Ali Quli Qarai

and all those who are upon the earth, if that might deliver him.

Amatul Rahman Omar

And (by offering) all that is on the earth put together, (thinking) if only thus he might deliver himself (from the punishment).

Arthur John Arberry

and whosoever is in the earth, all together, so that then it might deliver him.

Bijan Moeinian

…. whatever is in the earth to save his neck.

E. Henry Palmer

and all who are in the earth, that yet it might rescue him!

Edip-Layth

All who are on earth, so that he can be saved!

George Sale

and all who are in the earth; and that this might deliver him:

Hamid S. Aziz

And all those that are in the earth, hoping to be delivered.

Mahmoud Ghali

And whoever is in the earth all together, so that thereafter it might deliver him.

Marmaduke Pickthall

And all that are in the earth, if then it might deliver him.

Mohamed Ahmed - Samira

And all those who are on the earth, to save himself.

Muhammad Asad

and of whoever [else] lives on earth, all of them - so that he could but save himself.

Mustafa Khattab

and everyone on earth altogether, just to save themselves.

Progressive Muslims

And all who are on Earth, so that he can be saved!

Rashad Khalifa

Even all the people on earth, if it would save him.

Sahih International

And whoever is on earth entirely [so] then it could save him.

Sam Gerrans

And whoso is in the earth all together — then might it deliver him.

Shabbir Ahmed

And all who lived on earth - all of them if then it might save him.

Syed Vickar Ahamed

And all, all that is on earth— So that it could save him—

Taqi Usmani

and all those on earth, then he may redeem himself.

The Monotheist Group

And all who are on the earth, so that he can be saved!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩