Diyanet İşleri
Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 21. ayet. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
fehüve fî `îşetir râḍiyeh.
Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı sağından verilen Hâkka 19–24 3
O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz.
İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: "Gelin, kitabımı okuyun!"
"Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."
Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.
Yüksek bir cennettedir.
Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).
(Onlara şöyle denir:) "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 21–24. ayetler için yazılmıştır.
21. “Artık o hoşnut edici bir yaşayış içindedir.” Bu yaşayışında canların arzuladığı, gözlerin zevk aldığı her şey bulunacaktır. Onlar, bu yaşayışlarından hoşnut olacaklardır ve ondan başkasını buna tercih etmeyeceklerdir.
22. “Yüksek bir cennettedir ki” köşkleri ve meskenleri oldukça yükseklerde olacaktır.
23. “Onun toplanmaya hazır olgun meyveleri (onlara) yakındır.” Yani oranın çeşitli meyveleri ve türlü mahsulleri yakın olacaktır. Oradakiler, bunları kolaylıkla alabileceklerdir. Ayakta iken de otururken de yaslanırken de bu meyvelere erişebileceklerdir.
24. Onlara ikramda bulunularak: “Geçmiş günlerde yaptıklarınızdan dolayı âfiyetle yeyin, için” denilecektir. Lezzetli her bir yiyecekten, arzu edilen her bir içecekten, rahatsız edici herhangi bir husus, zevkleri kursakta bırakıcı herhangi bir şey olmaksızın, tam bir huzur ve afiyetle yiyin, için. Sizin bu mükâfatınız, önceden işlemiş olduğunuz namaz, oruç, sadaka, hac, insanlara iyilik, Allah’ı zikretmek, O’na yönelmek ve kötü amelleri terk etmek gibi salih amelleriniz dolayısıyladır.
Burada Yüce Allah, salih amelleri cennete girmeye sebep, cennet nimetlerinin ana kaynağı ve mutluluğunun esası olarak ifade etmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sürekli olarak göreceği nimetlerden ötürü, artık onun için hoşnut olacağı bir hayat vardır.
Aynı kök: عيش (8 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.
Aynı kök: عيش (8 geçiş)
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: عيش (8 geçiş)
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına çok şefkatlidir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(21, 22, 23) Artık o (kişi), meyveleri sarkmış hâlde olan yüksek bir cennette memnun olacağı bir hayat içinde olacaktır.
O kendini mesut ve bahtiyar eden bir hayatın içinde bulacak;
Ve o, kendini böylece mutlu bir hayatın içinde bulacak,
Artık o, mutlu bir seyir içindedir;
Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir.
Hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.
Artık, hoşnutluk veren bir yaşam içindedir.
- O, hoş bir hayat içinde,meyveleri sarkmış,yüksek bir cennette olacak. Onlara şöyle denilecek: "Geçmiş günlerde yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyiniz, içiniz!"
O mutlu bir yaşantı içindedir,
O mutlu bir yaşantı içindedir,
Artık o hoşnut bir hayattadır.
Artık o, hoşnud bir hayatta
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat yaşayacak.
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat yaşayacak.
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat yaşayacak.
Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir.
İşte o, hoşnud bir hayat içindedir,
İşte o, hoş bir hayat içindedir.
(19-37) O gün sunulursunuz / arz olunursunuz hiçbir gizli şeyiniz de gizli kalmaz, Kimin kitabı sağından verilir ise “işte buyurun kitabımı okuyun, kesinlikle hesabımla kavuşacağımı öngörüyordum / zannediyordum” der, razı olduğu bir geçim / bir yaşantı üzere, yüce bir cennettedir, meyveleri toplaması kolay / sarkmış haldedir , geride ki günlerde yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için. Kimin kitabı solundan verilir ise “Yazıklar olsun keşke bana kitabım verilmeseydi , hesabımı bilmeseydim / idrak etmeseydim, yazıklar olsun keşke bitirici bir şey olsaydı , malımın hiç bana faydası olmadı , bütün sultanlığımda yok oldu / helak oldu” der. (Allah’a değil de mala dayalı saltanat tabi ki helak olur) Yakalayın onu , bağlayın onu, sonrada cehenneme atın onu, uzunluğu yetmiş arşın / dir’an olan zincir ile sürükleyin onu. Büyük Allah’a / Azametli Allah’a kesinlikle iman etmiyordu, yoksunu / miskini doyurmaya teşvik etmiyordu, bugün burada ona, sıcak davranan / dostça davranan yoktur, Gıslinden (Pislenen şey yıkadıktan sonra kalan pislik) yiyeceği vardır. Onu sadece yanlış yapanlar yer.
Artık o hoşnut olduğu bir yaşayıştadır.
Artık o, memmun eden bir yaşam içindedir.
Artık o, bütün beklentileri karşılayan bir yaşayış içindedir. dipnot 1
O, mutlu bir hayat sürecek
Artık o, hoşnut edici bir hayat içinde.
Artık O, hoşnut edici bir hayat içinde.
Artık o, hoşnutluk veren bir yaşayış içindedir.
Such persons whose deeds were imprinted with wisdom and piety shall live in comfort and delight.
and so he will have a pleasant life
And he will be in a life of Bliss,
Then he shall find himself in a life of bliss;
He will have a very pleasant life
So he shall be in a life, well-pleasing.
So he will have a pleasant life,
So he shall lead an (everlasting) life of blissful happiness,
So he shall be in a pleasing life
He will be the happiest ever in the best of gardens…
and he shall be in a pleasing life,
So he shall be in a life, well-pleasing.
He shall lead a pleasing life,
So he shall be in a life of Bliss,
So he will be in a satisfied livelihood,
Then he will be in blissful state
So he shall have an agreeable life
And so he will find himself in a happy state of life,
They will be in a life of bliss,
So he shall be in a life, well-pleasing.
He has deserved a happy life.
So he will be in a pleasant life -
Then is he in a pleasing life,
Then he will be in a state of Bliss.
So, he will be in a life of (ultimate) joy,
So he will be in a well-pleasing life
So he shall be in a life, well-pleasing.