Hâkka suresi

Hâkka suresi, 11. ayet

Hâkka suresi, 11. ayet. إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ

innâ lemmâ ṭaga-lmâü ḥamelnâküm fi-lcâriyeh.

Diyanet İşleri

(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hâkka 8–14 · surenin 11. ayeti / 52

Konu Hâkka; Semûd, Âd, Firavun ve Nûh kavimleri Hâkka 1–12 3

  1. Hâkka 8

    Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun?

  2. Hâkka 9

    Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lut kavmi) hep o suçu işlediler.

  3. Hâkka 10

    Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.

  4. 11–12

    (11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

  5. Hâkka 13–14

    (13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–12. ayetler için yazılmıştır.

11. Helak olanlar arasında Nûh kavmi de vardır. Allah, tufan ile onları suda boğmuştu: “Su sınırı aşıp (her yeri kapladığı) zaman” yeryüzünü kaplayıp oranın en yüksek yerlerinin de üstüne çıktığında “sizleri akıp giden o gemide biz taşıdık” Yüce Allah, onlardan sonra yarattığı insanlara olan lütfunu zikretmekte “sizleri” diyerek Allah’ın boğulmaktan kurtardığı baba ve annelerinin sulblerinde oldukları sırada gemide onları taşıyanın kendisi olduğunu hatırlatmaktadır. O bakımdan Allah’a hamdedin. Azgınları helâk ettiğinde sizi kurtarana şükredin. O’nun birliğine/tevhide delil olan âyet ve belgelerinden ibret alın. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

12. “Onu” yani o gemiyi -ki maksat gemi türüdür- “sizin için” yapılmış ilk gemiyi size hatırlatan “bir ibret kılalım... diye.”

Bu geminin kıssası nedir? Allah kendisine iman edenleri ve rasûlüne uyanları bu gemi ile nasıl kurtardı? Yeryüzünde bulunanların hepsini nasıl helâk etti? İşte bunları hatırlayasınız diye yaptı. Çünkü bir şeyin cinsinden olan, o cinsin ilkini/aslını hatırlatır.

“Ve belleyen kulaklar onu bellesin diye.” Akıl sahipleri bunu akılları ile kavrasın, bundan maksadın ne olduğunu ve hangi yönü ile belge ve mucize olduğunu bilsinler diye. Yüz çeviren ve gaflette olanlarla ahmak ve kavrayışsızlar ise böyle değildir. Onlar, Allah’ın âyetlerinden gereği gibi yararlanmazlar. Çünkü Allah’tan gelen hükümleri bellemez, O’nun âyetleri üzerinde düşünmezler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Elbette biz, su yükselip, taştığı zaman Nuh -aleyhisselam-'ın emrimizle inşa ettiği ve suda akıp giden gemi içinde onları taşıdık. Sonrasında sizler onların soyundan meydana geldiniz. Aslında bu sizin taşınmanız sayılırdı.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna elbette biz
  2. لَمَّا lemma
  3. طَغَا taga kabarınca kök: طغي
  4. ٱلْمَآءُ l-mau su(lar) kök: موه
  5. حَمَلْنَـٰكُمْ hamelnakum sizi taşıdık kök: حمل
  6. فِى fi
  7. ٱلْجَارِيَةِ l-cariyeti akıp gidende (gemi) kök: جري

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara…

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş)

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki su azgınlaştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık.

Mustafa İslamoğlu

Şüphesiz o su çığrından çıkıp tuğyan ettiğinde sizi gemide taşıyan Bizdik;

Muhammed Esed

(Ve) bakın: (Nuh tufanının) suları bütün bentleri aşıp patladığında sizi o gemi ile Biz (güvenli bölgelere) taşıdık,

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki o su, kontrol dışı yükseldiğinde, sizi akıp gidenin içinde biz taşıdık!

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık;

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;

Ali Rıza Safa

Aslında, su taştığı zaman, akıp gidenle sizi taşıdık.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz, su bastığı zaman sizi gemide biz taşıdık.

Edip Yüksel

Su taşınca sizi akıp giden (sal) üzerinde taşımıştık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Su taşınca sizi akıp giden (sal) üzerinde taşımıştık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa Biz, o su kabardığı zaman sizi akan gemide taşıdık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki biz o su tuğyan ettiği vakıt sizi akan gemide taşıdık

Erhan Aktaş

Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, (her yanı) su basdığı (mu'tad haddini aşdığı) zaman sizi gemide biz taşıdık.

İbni Kesir

Gerçekten su bastığı zaman sizi; Biz, taşıdık gemide.

Mehmet Alagaş

(1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

Rowwad Tercüme Merkezi

Doğrusu sular taştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık.

Süleyman Ateş

Su(lar) kabarınca biz sizi, akıp giden (gemi)de taşıdık.

Süleymaniye Vakfı

(Yeryüzünü) sular basınca sizi /sizin atalarınızı dipnot 1 gemide biz taşıdık.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nuh Tufanı'ndan sonraki insanların tamamı, Nuh aleyhisselam ve onunla birlikte gemide taşınan insanların soyundandır (İsra 17/3, Saffat 37/77, 82).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sular kabarınca (Nuh'un halkından) sizin gibi olanları gemide Biz taşıdık.

Şaban Britch

Sular taştığı zaman sizi gemide biz taşıdık.

Şaban Piriş

Sular taştığı zaman sizi gemide biz taşıdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Su azıp köpürdüğünde, biz sizi o akıp gidende taşıdık,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When the water gained advantage on the kingdom of the shore and inundated the land, We carried you in the Ark which We kept afloat;

Abdul Haleem

But when the Flood rose high, We saved you in the floating ship,

Abdullah Yusuf Ali

We, when the water (of Noah's Flood) overflowed beyond its limits, carried you (mankind), in the floating (Ark),

Abul A'la Maududi

Verily when the water rose to great heights, dipnot 1 We bore you upon a floating vessel (i.e. the Ark) dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The illusion is to the deluge of the Prophet Noah (peace be upon him), in which a whole nation was drowned because of this very crime, and only those people were saved, who had listened to and obeyed the Messenger of Allah.
  2. metne dön, dipnot 2
    We boarded you: Because the whole human race that exists today has descended from the people who were boarded in the Ark thousands of years ago and thus saved from the deluge. It means: You exist in the world today because in that deluge Allah had caused only the infidels to be drowned and had saved the believers.

Aisha Bewley

When the waters rose We carried you in the ship

Al-Hilali & Khan

Verily, when the water rose beyond its limits [Nûh’s (Noah) Flood], We carried you (mankind) in the floating [ship that was constructed by Nûh (Noah)]

Ali Quli Qarai

Indeed when the Flood rose high, We carried you in a floating ark,

Amatul Rahman Omar

(Similarly Noah was disobeyed) and no sooner did the water (begin to) rise high than We carried (people like) you in the floating Ark.

Arthur John Arberry

Lo, when the waters rose, We bore you in the running ship

Bijan Moeinian

Remember the favor of your Lord Who carried you on the Arc (of Noah) as the water rose high as a reminder. …

E. Henry Palmer

Verily, we, when the water surged, bore you on it in a sailing ship,

Edip-Layth

When the water flooded, We carried you on the vessel.

George Sale

When the water of the deluge arose, We carried you in the ark which swam thereon;

Hamid S. Aziz

Surely We bore you (mankind) up in the Ark when the water rose high,

Mahmoud Ghali

Surely, as soon as the water (s) overflowed, (Literally: was inordinate) We carried you in the running ship.

Marmaduke Pickthall

Lo! when the waters rose, We carried you upon the ship

Mohamed Ahmed - Samira

When the water rose in flood, We bore you in the ark,

Muhammad Asad

[And] behold: when the waters [of Noah's flood] burst beyond all limits, it was We who caused you to be borne [to safety] in that floating ark,

Mustafa Khattab

Indeed, when the floodwater had overflowed, We carried you[1] in the floating Ark ˹with Noah˺,

Progressive Muslims

And when the water flooded, We carried you on the vessel.

Rashad Khalifa

The flood was devastating, so we carried you on the floating (ark).

Sahih International

Indeed, when the water overflowed, We carried your ancestors in the sailing ship

Sam Gerrans

When the water had burst all bounds, We bore you in the ship

Shabbir Ahmed

Behold! When waters topped the levels, We carried you upon the watercraft.

Syed Vickar Ahamed

Verily, when the water (of Nuh's Flood) overflowed beyond its limits, We carried you (mankind) in the floating Ark,

Taqi Usmani

When the water overflowed (in the Deluge of NūH), We let you (O mankind,) board the floating ship,

The Monotheist Group

And when the water flooded, We carried you on the vessel.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩