Hâkka suresi

Hâkka suresi, 34. ayet

Hâkka suresi, 34. ayet. وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ

velâ yeḥuḍḍu `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.

Diyanet İşleri

"Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hâkka 31–37 · surenin 34. ayeti / 52

Konu Kitabı solundan verilen Hâkka 25–37 3

  1. Hâkka 31

    "Sonra onu cehenneme atın."

  2. Hâkka 32

    "Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu."

  3. Hâkka 33

    "Çünkü o, azamet sahibi Allah'a iman etmiyordu."

  4. 34

    "Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu."

  5. Hâkka 35

    "Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur."

  6. Hâkka 36

    "Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

  7. Hâkka 37

    Onu günahkarlardan başkası yemez."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 30–37. ayetler için yazılmıştır.

30. İşte o vakit azap için emir verilecek ve oldukça sert tabiatlı ve çok güçlü olan Zebanilere şöyle denilecektir: “Tutun onu da ellerini boynuna bağlayın.” Yani boynuna onu boğacak kadar dar zincir vurun.

31. “Sonra cehenneme sokun onu.” Cehennemin kor ateşleri ve alevleri içerisinde onu evirip çevirin.

32. “Sonra da onu” cehennemin son derece sıcak zincirlerinden “yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun.” Yani bu zincir, kendisini makadından geçip ağzından çıkacak şekilde onu zincire geçirin ve bu zincirle onu asın. O, bu korkunç şekilde sürekli azap görecektir. O azap ve o ceza ne kadar da kötüdür! Böyle bir azap ve böyle bir azardan dolayı vay onun haline!

33. Onu böylesi bir yere ulaştıran sebebe gelince: “Çünkü o yüce Allah’a iman etmezdi.” Rabbini inkâr eder, peygamberlerine karşı inatla direnirdi. Onların getirdikleri hakkı reddederdi.

34. “Yoksulu yedirmeye de teşvik etmezdi.” Kalbinde fakirlere ve yoksullara şefkat duymasını sağlayacak bir merhamet de yoktu. Malından onlara yedirmediği gibi kalbinde böyle bir duygu bulunmadığından dolayı başkasını da onlara yedirsin diye teşvik etmezdi.

Bu azabın esas sebebi şudur: Mutluluğun temeli ve sebepleri iki tanedir: Birisi esası itibari ile Allah’a imana dayanan Allah için ihlâslı amellerde bulunmaktır, diğeri ise bütün yönleri ile yaratılmışlara ihsanda bulunmaktır. Bunların en büyüğü de muhtaç kimselerin gıdalarını temin edecek şekilde onlara yemek yedirmek sureti ile zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaktır. Böylelerinin ise ne ihlâsı vardır ne de ihsanı. Bundan dolayı da bu azabı hak etmiş olacaklardır.

35. “Artık bugün burada” yani Kıyamet gününde “onun hiçbir yakın dostu yoktur.” Allah’ın azabından kurtulması yahut Allah’ın mükâfatını alarak umduğunu elde etmesi için ona şefaat edecek bir yakını, bir arkadaşı bulunmayacaktır. “Onun nezdinde şefaat izin verdiklerinden başkasına fayda sağlamaz.” (Sebe, 34/23); “Zalimlerin ne candan bir dostu, ne de şefaati kabul edilir bir şefaatçisi olacaktır.” (el-Mü’min, 40/18)

36. “İrinden başka hiçbir yiyeceği de yoktur.” Bu, son derece sıcak, acı, oldukça kötü kokulu ve son derece iğrenç tadı bulunan cehennemliklerin irinleridir.

37. Bu tür iğrenç bir yiyeceği de ancak “günahkarlar yer.” Yani dosdoğru yoldan sapanlar ve kendilerini cehenneme götüren her bir yolu izleyenler yer. İşte bundan dolayı can yakıcı azabı hak etmiş olurlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Başka kimseleri de yoksulları doyurmaya teşvik etmiyordu.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. يَحُضُّ yehuddu ön ayak olmuyurdu kök: حضض
  3. عَلَىٰ ala
  4. طَعَامِ taaami doyurmaya kök: طعم
  5. ٱلْمِسْكِينِ l-miskini yoksulu kök: سكن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حضض (3 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

  • Aynı kök: حضض (3 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    (2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yoksulu doyurmaya da teşvik etmiyordu.

Mustafa İslamoğlu

Yoksulu doyurmak için hiçbir çaba harcamadı.

Muhammed Esed

ve ihtiyaç içinde olanları yedirip içirmek için hiçbir istek ve kararlılık duymadı:

Ahmed Hulusi

"Yoksulları doyurmak konusunda hiç çabası yoktu (cimriydi)!"

Ali Bulaç

"Yoksula yemek vermeye destekçi olmazdı."

Ali Özek ve heyeti

Yoksulu doyurmaya teşvik etmezdi.

Ali Rıza Safa

Ve yoksulu doyurmayı özendirmiyordu.

Bayraktar Bayraklı

-"Çünkü o, Yüce Allah'a iman etmezdi, yoksulu doyurmaya teşvik etmezdi."

Edip Yüksel

Yoksullara yedirmeye de çalışmıyordu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yoksullara yedirmeğe de çalışmıyordu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksulun yiyeceğine hiç bakmıyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve fukaranın yiyeceğine hiç bakmıyordu

Erhan Aktaş

Miskinin yedirilmesini dipnot 1 teşvik etmiyordu.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Malında ve mülküne miskinin hakkı olan payı vermeyi istemiyordu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Miskinin yedirilmesini dipnot 1 teşvik etmiyordu.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Malında ve mülküne miskinin hakkı olan payı vermeyi istemiyordu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Miskininin yedirilmesini dipnot 1 teşvik etmiyordu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Malında ve mülküne miskinin hakkı olan payı vermeyi istemiyordu.

Gültekin Onan

"Yoksula yemek vermeye destekçi olmazdı."

Hasan Basri Çantay

"(kendisi) yoksula yemek (yedirmek şöyle dursun, başkalarını da) vermiye teşvıyk etmezdi",

İbni Kesir

Ve yoksulu doyurmaktan hoşlanmazdı. 69

Mehmet Alagaş

(19-37) O gün sunulursunuz / arz olunursunuz hiçbir gizli şeyiniz de gizli kalmaz, Kimin kitabı sağından verilir ise “işte buyurun kitabımı okuyun, kesinlikle hesabımla kavuşacağımı öngörüyordum / zannediyordum” der, razı olduğu bir geçim / bir yaşantı üzere, yüce bir cennettedir, meyveleri toplaması kolay / sarkmış haldedir , geride ki günlerde yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için. Kimin kitabı solundan verilir ise “Yazıklar olsun keşke bana kitabım verilmeseydi , hesabımı bilmeseydim / idrak etmeseydim, yazıklar olsun keşke bitirici bir şey olsaydı , malımın hiç bana faydası olmadı , bütün sultanlığımda yok oldu / helak oldu” der. (Allah’a değil de mala dayalı saltanat tabi ki helak olur) Yakalayın onu , bağlayın onu, sonrada cehenneme atın onu, uzunluğu yetmiş arşın / dir’an olan zincir ile sürükleyin onu. Büyük Allah’a / Azametli Allah’a kesinlikle iman etmiyordu, yoksunu / miskini doyurmaya teşvik etmiyordu, bugün burada ona, sıcak davranan / dostça davranan yoktur, Gıslinden (Pislenen şey yıkadıktan sonra kalan pislik) yiyeceği vardır. Onu sadece yanlış yapanlar yer.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yoksulu yedirmeye teşvik etmiyordu.

Süleyman Ateş

"Yoksulu doyurmaya ön ayak olmuyurdu!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çaresiz birini doyurmaya özendirmezdi.

Şaban Britch

Yoksulu yedirmeye teşvik etmiyordu.

Şaban Piriş

Yoksulu yedirmeye teşvik etmiyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yoksulu doyurmaya özendirmiyordu."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor did he encourage ministering to the necessities and demands of the indigent.

Abdul Haleem

he never encouraged feeding the hungry,

Abdullah Yusuf Ali

"And would not encourage the feeding of the indigent!

Abul A'la Maududi

nor would he urge the feeding of the poor. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, not to speak of feeding a poor man himself, he did not even like to say to others that they should feed the hungry.

Aisha Bewley

nor did he urge the feeding of the poor.

Al-Hilali & Khan

And urged not on the feeding of Al-Miskîn (the poor).[1]

Ali Quli Qarai

and he did not urge the feeding of the needy,

Amatul Rahman Omar

`And he did not urge (the people) to feed the poor,

Arthur John Arberry

and he never urged the feeding of the needy;

Bijan Moeinian

No only he did not feed an orphan but he did not even appreciate such a charitable act [probably calling them lazy, of bad nature, shame to the society, better dead than alive, etc. ]

E. Henry Palmer

nor was he particular to feed the poor:

Edip-Layth

Nor did he advocate the feeding of the poor.

George Sale

and was not solicitous to feed the poor:

Hamid S. Aziz

"Nor did he urge the feeding of the poor.

Mahmoud Ghali

And he did not urge (offering) food to the indigent.

Marmaduke Pickthall

And urged not on the feeding of the wretched.

Mohamed Ahmed - Samira

Nor urged others to feed the poor.

Muhammad Asad

and did not feel any urge to feed the needy:

Mustafa Khattab

nor encouraged the feeding of the poor.

Progressive Muslims

Nor did he advocate the feeding of the poor.

Rashad Khalifa

Nor did he advocate the feeding of the poor.

Sahih International

Nor did he encourage the feeding of the poor.

Sam Gerrans

And encouraged not the feeding of the needy

Shabbir Ahmed

And arranged not to feed the needy.

Syed Vickar Ahamed

"And would not encourage the feeding of those in need!

Taqi Usmani

and did not persuade (others) to feed the needy.

The Monotheist Group

Nor did he advocate the feeding of the poor.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 34. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 34. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 34. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩