Diyanet İşleri
Bir kahinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 42. ayet. وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ
velâ biḳavli kâhin. ḳalîlem mâ teẕekkerûn.
Bir kahinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an ne şairin ne kâhinin sözüdür Hâkka 38–47 3
(38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
O, bir şairin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!
Bir kahinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
O, alemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
(44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 38–43. ayetler için yazılmıştır.
38-39. Yüce Allah, kulların ve yaratılmışların gördükleri ve göremedikleri her şeye yemin etmektedir. Buna göre bu yeminin kapsamına bütün varlıklar girmektedir. Hatta bunun kapsamına Yüce Allah’ın mukaddes zatı da girmektedir.
40-43. Burada Allah, bu Kur’ân-ı Kerîm’i getiren rasûlün/elçinin doğruluğuna ve bu şerefli rasûlün bunu Allah’tan tebliğ ettiğine yemin etmekte, rasûlünün düşmanlarının iftira ederek ileri sürdükleri gibi şair, kahin veya sihirbaz olmadığını, aksine bunlardan çok uzak olduğunu bildirmektedir.
Kendilerini bu iddialarda bulunmaya iten ise onların inançsızlıkları ve öğüt almayışlarıdır. Eğer iman edip öğüt alan kimseler olsalardı, neyin kendilerine fayda sağlayacağını, neyin de zarar vereceğini bilirlerdi.
Bunlardan birisi de Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in durumu üzerinde düşünmeleri, onun niteliklerini ve ahlâkını gözlemeleridir. Böylelikle onlar, gerçeği güneş gibi net görecekler ve bu, onlara Allah Rasûlü’nün gerçekten peygamber olduğunu ve onun getirdiklerinin “âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiş” olduğunu bileceklerdir.
Onun getirdiği bu sözün, insan sözü olması mümkün değildir. Aksine o, bu sözü söyleyenin azametine, sıfatlarının celâline, mahlukatı terbiyesinin kemâline ve kullarından çok üstün ve yüce olduğuna delildir. Aynı şekilde onların bu iddiaları, Allah’a ve hikmetine hiçbir şekilde yakışmayan kuru bir zandan ibarettir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bir kâhinin sözü de değildir. Çünkü kâhin sözü, bu Kur’an’dan başka bir şeydir. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.
Aynı kök: كهن (2 geçiş)
(Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, asla bir kâhinin dipnot 1 sözü de değildir. Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!
ve o bir kahin sözü de değildir: ne kadar da azınız düşünüyor:
ve ders almaya ne kadar az (hazır olsanız) da bir kahin sözü de değildir:
Bir kahin sözü de değildir. . . Hatırlayıp düşünmeniz de çok kısıtlı!
Bir kahinin de sözü değildir. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz?
Bir kâhin sözü de değildir (o). Ne de az düşünüyorsunuz!
Bir kahinin sözü de değildir; ne denli az düşünüyorsunuz?
- O, bir şair sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz! Bir kahin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Kahin sözü de değildir; ne de az düşünüyorsunuz?
Kahin sözü de değildir; ne de az düşünüyorsunuz?
Bir kahin sözü de değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz!
bir kahin sözü de değildir, siz pek az düşünüyorsunuz
O, bir kahin sözü de değildir. Hiç öğüt dinlemiyorsunuz!
O, bir kahin sözü de değildir. Hiç öğüt dinlemiyorsunuz!
O, bir kahin sözü de değildir. Hiç öğüt dinlemiyorsunuz!
Bir kahinin de sözü değildir. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.
(O), bir kahin sözü de değildir. Siz ne az düşünür (adamlar)sınız!
Bir kahin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz?
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
O, bir kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Bir kahinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Bir kahin sözü de değildir dipnot 1 . Bilginizi ne kadar az kullanıyorsunuz!
Bir kahinin dipnot 1 sözü de değildir. Bilginizi ne kadar az kullanıyorsunuz dipnot 2 !
O, kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
O, kahin sözü de değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz.
Bir kahinin sözü de değildir o. Ne kadar da az araştırıp düşünüyorsunuz?
Nor is it a prophecy foretold by a foreteller that you do not, reflect upon with close attention.
nor the words of a soothsayer- how little you reflect!
Nor is it the word of a soothsayer: little admonition it is ye receive.
Nor is this the speech of a soothsayer. Little do you reflect!
Nor the word of a fortune-teller – how little heed you pay!
Nor is it the word of a soothsayer (or a foreteller): little is that you remember!
Nor is it the speech of a soothsayer. Little is the admonition that you take!
Neither it is the word of a soothsayer. Little is the heed you give!
nor the speech of a soothsayer (little do you remember).
These are not the words of a person who claims to know the future (how little you reflect to see the depth of these revelations. )
And it is not the speech of a soothsayer, - little is it that ye mind!-
Nor the utterance of a soothsayer; rarely do you take heed.
Neither is it the discourse of a soothsayer: How little are ye admonished!
Nor the word of a soothsayer; little is it that you mind.
Nor the saying of a soothsayer- little are you mindful of!
Nor diviner's speech - little is it that ye remember!
Nor is it the word of a soothsayer. Little is it that you reflect!
and neither is it - however little you may [be prepared to] take it to heart - the word of a soothsayer:
Nor is it the mumbling of a fortune-teller, ˹yet˺ you are hardly mindful.
Nor the utterance of a soothsayer; rarely do you take heed.
Nor the utterance of a soothsayer; rarely do you take heed.
Nor the word of a soothsayer; little do you remember.
Nor the word of a soothsayer — little do you take heed —
Nor is it the word of a soothsayer. Little of your intellect do you bring to use.
Nor is it the word of a soothsayer (or a fortune teller): Little warning (and advice) it is, that you receive.
nor is it the speech of a soothsayer, (but) little you heed to the advice.
Nor the utterance of a soothsayer; rarely do you take heed.