Diyanet İşleri
(38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
Hâkka suresi · 38–47. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hâkka suresi, 38. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ
(38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
(38, 39) Hayır! Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki dipnot 1
Ötesi yok! Gördüğünüz her şeye Ben yemin ediyorum;
Evet! Görebildiğiniz her şeyi tanıklığa çağıracağım;
Yemin olsun görmekte olduklarınıza,
Hayır; gördüklerinize yemin ederim,
Görebildikleriniz üzerine yemin ederim ki
Yoo! Yemin olsun; gördüklerinize!
- Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine andolsun.
Yemin ederim gördüklerinize, dipnot 1
Yemin ederim gördüklerinize,
Artık yok, yemin ederim gördüklerinize
Artık yok, kasem ederim ki gördüklerinize
Hayır! Gördüğünüz şeylere yemin ederim;
Hayır! Gördüğünüz şeylere yemin ederim;
Hayır! Gördüğünüz şeylere yemin ederim;
Hayır; gördüklerinize yemin ederim.
(38-39) (Demek ki iş müşriklerin sandığı gibi değildir, zaahirdir). Neler görüyor, neler görmüyorsanız (onların hepsine) andederim ki,
Görebildiğinize yemin ederim ki;
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Yemin ederim gördüklerinize.
Yoo, yemin ederim; gördüklerinize,
Hayır! Görebildiklerinize yemin ederim,
Görmekte olduklarınız çok önemlidir.
Görebildikleriniz üzerine yemin ederim.
(38-39) Hayır, görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki...
Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin ederim gördüklerinize,
Hâkka suresi, 39. ayet. وَمَا لَا تُبْصِرُونَ
(38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
(38, 39) Hayır! Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki dipnot 1
göremediklerinize de.
ve bütün göremediklerinizi!
Ve görmediklerinize!
Görmediklerinize de.
ve göremedikleriniz.
Ve görmediklerinize!
- Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine andolsun.
Ve görmediklerinize,
Ve görmediklerinize,
ve görmediklerinize!
Ve görmediklerinize
Ve görmediklerinize.
Ve görmediklerinize.
Ve görmediklerinize.
Görmediklerinize de.
(38-39) (Demek ki iş müşriklerin sandığı gibi değildir, zaahirdir). Neler görüyor, neler görmüyorsanız (onların hepsine) andederim ki,
Ve göremediklerinize de;
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Görmediklerinize de…
Ve görmediklerinize,
Göremediklerinize de (yemin ederim ki) dipnot 1
Görmedikleriniz de.
Göremediklerinize de…
(38-39) Hayır, görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki...
Ve görmediklerinize!
Hâkka suresi, 40. ayet. إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
(38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
Şüphesiz ki o (Kur'an), değerli bir elçinin (Cebrail'in ulaştırdığı) sözüdür.
Hiç şüpheniz olmasın ki o (mesaj) şerefli bir elçinin sözüdür;
Bakın, bu (Kuran) gerçekten şerefli bir Elçi'nin (vahyedilmiş) sözüdür,
Muhakkak ki O, Keriym bir Rasulün kavlidir (sözüdür).
Hiç şüphesiz o (Kur'an), şerefli bir elçinin kesin sözüdür.
Hiç şüphesiz o (Kur'an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.
Kuşkusuz, O, kesinlikle, onurlu bir elçinin sözüdür. dipnot 534
Şüphesiz Kur'an, çok şerefli bir elçinin sözüdür.
Ki bu şerefli bir elçinin (getirdiği) sözdür.
Ki bu şerefli bir elçinin (getirdiği) sözdür.
O (Kur'an), hiç şüphesiz şanlı bir peygamberin getirdiği sözdür.
O hiç şübhesiz kerim bir Resulün getirdiği sözdür
Kuşkusuz o, şerefli bir Resul'ün sözdür dipnot 1 .
Kuşkusuz o, şerefli bir Resul sözüdür.
Kuşkusuz o, şerefli bir Rasul sözüdür.
Hiç şüphesiz o (Kuran) Şerefli bir elçinin kesin sözüdür.
Muhakkak o (Kur'an) Allah indinde çok şerefli peygamberin kati sözüdür.
Muhakkak o; şerefli bir elçinin kat'i sözüdür.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Şüphesiz o, çok değerli bir elçinin sözüdür.
Ki, o (Kur'an) elbette değerli bir elçinin sözüdür.
Kur'an, kesinlikle değerli bir elçinin sözüdür dipnot 1 .
Asıl önemlisi, Kur'an'ın değerli bir elçinin (Cebrail'in) sözü olmasıdır dipnot 1 .
Şüphesiz o, şerefli bir elçinin sözüdür.
Şüphesiz o, şerefli bir elçinin sözüdür.
Ki o, çok soylu bir elçinin sözüdür.
Hâkka suresi, 41. ayet. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ
O, bir şairin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!
O, asla bir şairin dipnot 1 sözü değildir. Ne kadar da azınız iman ediyor!
ve o bir şair sözü değildir: ne kadar da azınız inanıyor;
ve o, inanmaya ne kadar az (eğilimli) olsanız da bir şair sözü değildir;
O bir şair sözü değildir. . . İmanınız çok kısıtlı!
O, bir şairin sözü değildir. Ne az inanıyorsunuz?
Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!
O, bir ozanın sözü değildir; ne denli az inanıyorsunuz?
- O, bir şair sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz! Bir kahin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
O bir şair sözü değildir; ne de az onaylıyorsunuz?
O bir şair sözü değildir; ne de az inanıyorsunuz?
Ve O, bir şair sözü değildir. Siz pek az inanıyorsunuz!
Ve o bir şair sözü değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz
O, bir şair sözü değildir. Amma da inançsızsınız!
O, bir şair sözü değildir. Amma da inançsızsınız!
O, bir şair sözü değildir. Amma da inançsızsınız!
O, bir şairin sözü değildir. Ne kadar az inanıyorsunuz?
O, bir şair sözü değildir. Ne az inanır (adamlar) sınız siz!
Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz?
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
O, bir şair sözü değildir. Ne kadar da az iman ediyorsunuz!
O, bir şa'irin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!
O, bir şair sözü değildir. Ne kadar az inanıp güveniyorsunuz dipnot 1 !
O bir şairin sözü değildir. Ne kadar az inanıp güveniyorsunuz!
O, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!
O, bir şair sözü değildir. Ne kadar az inanıyorsunuz.
Bir şairin sözü değildir o. Ne kadar da az inanıyorsunuz?
Hâkka suresi, 42. ayet. وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ
Bir kahinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
O, asla bir kâhinin dipnot 1 sözü de değildir. Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!
ve o bir kahin sözü de değildir: ne kadar da azınız düşünüyor:
ve ders almaya ne kadar az (hazır olsanız) da bir kahin sözü de değildir:
Bir kahin sözü de değildir. . . Hatırlayıp düşünmeniz de çok kısıtlı!
Bir kahinin de sözü değildir. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz?
Bir kâhin sözü de değildir (o). Ne de az düşünüyorsunuz!
Bir kahinin sözü de değildir; ne denli az düşünüyorsunuz?
- O, bir şair sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz! Bir kahin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Kahin sözü de değildir; ne de az düşünüyorsunuz?
Kahin sözü de değildir; ne de az düşünüyorsunuz?
Bir kahin sözü de değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz!
bir kahin sözü de değildir, siz pek az düşünüyorsunuz
O, bir kahin sözü de değildir. Hiç öğüt dinlemiyorsunuz!
O, bir kahin sözü de değildir. Hiç öğüt dinlemiyorsunuz!
O, bir kahin sözü de değildir. Hiç öğüt dinlemiyorsunuz!
Bir kahinin de sözü değildir. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.
(O), bir kahin sözü de değildir. Siz ne az düşünür (adamlar)sınız!
Bir kahin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz?
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
O, bir kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Bir kahinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Bir kahin sözü de değildir dipnot 1 . Bilginizi ne kadar az kullanıyorsunuz!
Bir kahinin dipnot 1 sözü de değildir. Bilginizi ne kadar az kullanıyorsunuz dipnot 2 !
O, kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
O, kahin sözü de değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz.
Bir kahinin sözü de değildir o. Ne kadar da az araştırıp düşünüyorsunuz?
Hâkka suresi, 43. ayet. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
O, alemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
Âlemlerin Rabbinden indir(il)medir.
O, Alemlerin Rabbi katından indirilmedir.
(o) bütün alemlerin Rabbinden bir vahiy(dir).
Rabb-ül alemin'den bir tenzildir (tafsile indirme)!
Alemlerin Rabbinden bir indirilmedir.
(O), âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
Evrenlerin Efendisinden indirilmiştir.
Kur'an, alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
Evrenlerin Efendinden indirilmedir.
Evrenlerin Rabbinden indirilmedir.
O, alemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
O rabbül'aleminden bir tenzildir
Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.
Âlemlerin Rabb'inden indirilmedir.
Âlemlerin Rabb'inden indirilmedir.
Alemlerin rabbinden bir indirilmedir.
(O), alemlerin Rabbinden indirilmedir.
Alemlerin Rabbından indirilmedir.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
(Bu Kur'an) varlıkların Rabbi / Sahibi tarafından indirilmiştir dipnot 1 .
Varlıkların Rabbi dipnot 1 tarafından indirilmiştir.
Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
Alemlerin Rabbinden indirmedir.
Alemlerin Rabbi'nden bir indiriştir o.
Hâkka suresi, 44. ayet. وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ
(44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
(O elçi) bize (atfen) bazı sözler uydurmuş olsaydı,
Ve eğer (Peygamber) kısmen dahi, söylemediğimiz sözler uydurarak Bize isnat etseydi,
Şimdi o, (kendisine bunu emanet ettiğimiz kişi,) (kendi) sözlerinden bir kısmını Bize isnad etmeye kalkışsaydı,
Uydurup bize atfetseydi;
Eğer o, bize karşı bazı sözleri uydurup söylemiş olsaydı.
Eğer o (Muhammed) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,
Bize yakıştırarak sözler uydurmuş olsaydı.
- Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.
O bize bazı sözler yakıştırsa,
O bize bazı sözler yakıştırsa,
O Bizim adımıza bazı laflar uydurmaya kalkışsaydı,
O bize isnaden ba'zı laflar uydurmağa kalkışsaydı
Eğer Biz'im adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı;
Eğer Bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı;
Eğer Bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı;
Eğer o bize karşı bazı sözleri uydurup söylemiş olsaydı.
Eğer (peygamber söylemediğimiz) ba'zı sözleri bize karşı kendiliğinden uydurmuş olsaydı,
Eğer o; bazı sözleri Bize karşı buna katmış olsaydı,
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Eğer Peygamber bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı;
Eğer o, (Muhammed), bazı laflar uydurup bize iftira etseydi,
(Resulümüz Muhammed) Eğer bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı dipnot 1 ,
Muhammed, Bize karşı bir takım sözler uydursaydı,
Eğer (Peygamber) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı;
Eğer (Muhammed) bizim hakkımızda sözler uydurmuş olsaydı.
Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi,
Hâkka suresi, 45. ayet. لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ
(44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
Bu nedenle elbette (onu önce) güçlü bir şekilde yakalardık.
onu sağ kolundan şiddetle yakalar
o'nu sağ elinden yakalardık;
Elbette O'ndan sağ elini (gücünü) alırdık.
Muhakkak onun sağ elini (bütün güç ve kudretini) çekip alıverirdik.
elbette onu kıskıvrak yakalardık.
Onu, sağ elinden kesinlikle yakalardık.
- Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.
Biz onu kuvvetle yakalar,
Biz onu kuvvetle yakalar,
Elbette Biz onu, o yüzden yeminiyle yakalar (kuvvetle tutar hıncını alır)dık!
Elbette biz onu ondan dolayı yeminiyle yakalar (kuvvetle tutar hıncını alır)dık.
Elbette onun bütün gücünü alırdık.
Elbette onun bütün gücünü alırdık.
Elbette onun bütün gücünü alırdık.
Muhakkak onun sağ elini (bütün güç ve kudretini) çekip alıverirdik.
Elbette onun sağ elini (kuvvet ve kudretini) alıverdik,
Elbette Biz; onu, kuvvetle yakalardık.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Elbette onu sağ tarafından kıskıvrak yakalardık.
Elbette onun sağ (elini veya kuvvet)ini alırdık.
Elbette onu kıskıvrak yakalardık.
onu kıskıvrak yakalar,
Elbette onu (boynunun) sağ tarafından kıskıvrak yakalardık.
Onun gücünü kuvvetini alırdık.
Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık.
Hâkka suresi, 46. ayet. ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ
Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
Sonra da bu nedenle can damarını keserdik.
ve şah damarını kesip (başını) koparırdık
ve şah damarını keserdik;
Sonra, elbette O'nun şah damarını (aort) keserdik!
Sonra onun can damarını elbette keserdik.
Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).
Sonra, şah damarını kesinlikle keserdik.
- Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.
Sonra, ondan vahyi keserdik.
Sonra, ondan vahyi keserdik.
Sonra da onun iliğini keser atardık.
Sonra da ondan vetinini (iliğini) keser atardık
Sonra kesinlikle can damarını koparırdık.
Sonra kesinlikle can damarını koparırdık.
Sonra kesinlikle can damarını koparırdık.
Sonra onun can damarını elbette keserdik.
sonra da, hiç şübhesiz, onun kalb damarını koparırdık.
Sonra da, hiç şüphesiz onun şah damarını koparırdık.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Sonra da onun can damarını kopartırdık.
Sonra onun can damarını keserdik.
Sonra kesinlikle onun ana atardamarını koparırdık dipnot 1 .
şah damarını koparırdık.
Sonra onun şah damarını elbette keserdik.
Sonra onun şah damarını elbette keserdik.
Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.
Hâkka suresi, 47. ayet. فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız. dipnot 1
da, sizden hiç kimse buna engel olamazdı.
ve hiç biriniz o'nu koruyamazdı!
Sizden hiçbir kimse de buna engel olamazdınız.
O zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.
Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.
O zaman, hiçbiriniz bunu uzaklaştıramazdı.
- Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.
Ve sizden kimse de buna engel olamazdı.
Ve sizden kimse de buna engel olamazdı.
O vakit sizden hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
O vakıt sizden hiç biriniz ona siper de olamazdınız
Hiçbiriniz buna engel olamazdınız.
Hiçbiriniz buna engel olamazdınız.
Hiçbiriniz buna engel olamazdınız.
O zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.
O vakit sizden hiçbiriniz buna mani de olamazdınız.
O zaman sizden hiç biriniz de buna engel olamazdınız.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Sizden hiç kimse buna engel olamazdı.
İçinizden bunu engelleyebilecek hiç kimse de olmazdı dipnot 1 .
İçinizden hiç biri de bunun önüne geçemezdi.
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Sizin hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.