Hâkka suresi

Hâkka suresi, 20. ayet

Hâkka suresi, 20. ayet. إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَٰقٍ حِسَابِيَهْ

innî żanentü ennî mülâḳin ḥisâbiyeh.

Diyanet İşleri

"Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hâkka 17–23 · surenin 20. ayeti / 52

Konu Kitabı sağından verilen Hâkka 19–24 3

  1. Hâkka 17

    Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin Arş'ını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır.

  2. Hâkka 18

    O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz.

  3. Hâkka 19

    İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: "Gelin, kitabımı okuyun!"

  4. 20

    "Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."

  5. Hâkka 21

    Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.

  6. Hâkka 22

    Yüksek bir cennettedir.

  7. Hâkka 23

    Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 19–20. ayetler için yazılmıştır.

19. İşte bunlar bahtiyar ve mutlu kimselerdir. Salih amellerinin yazılı bulunduğu defterleri sağ taraflarından verilecektir. Böylelikle onlar, başkalarından ayırt edilmiş olacaklar, şanlarının yüceliğine dikkat çekilmiş ve değerleri yüceltilmiş olacaktır.

İşte o vakit onlar, sevinç ve neşe ile insanların da Allah’ın kendilerine vermiş olduğu lütuf ve ihsanları görmesini arzu ederek: “İşte alın, okuyun amel defterimi!” diyecektir. Yani işte kitabımı önünüze getirdim, onu okuyun! O, bana cennetleri müjdeliyor, türlü lütuf ve ihsanları, günahlarımın bağışlandığını ve kusurlarımın örtüldüğünü gösteriyor.

20. Beni bu duruma ulaştıran sebep, Allah’ın bana lütuf ve ihsan etmiş olduğu öldükten sonra dirilişe ve hesaba çekilmeye iman edişim ve bunun için de mümkün olan amelleri işleyerek hazırlanışımdır. Bundan dolayı o şöyle diyecektir:

"Ben zaten hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.” (Âyet-i kerimenin aslında geçen) “zan” kelimesi, burada “kesinlikle bilmek” anlamındadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Şüphesiz ben, yeniden diriltileceğimi ve mükâfatımı alacağımı dünyada iken biliyor ve yakinen inanıyordum."

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنِّى inni süphesiz ben
  2. ظَنَنتُ zenentu sezmiştim kök: ظنن
  3. أَنِّى enni elbette benim
  4. مُلَـٰقٍ mulakin karşılaşacağımı kök: لقي
  5. حِسَابِيَهْ hisabiyeh hesabımla kök: حسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    O, kitap ehlinden inkar edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin,…

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…

  • Ortak kavram: Hesap

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • A'râf 8 olası

    Ortak kavram: Hesap

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Doğrusu ben hesabımla karşılaşacağıma inanmıştım."

Mustafa İslamoğlu

Kesinlikle ben, hesabımla yüzleşeceğime gönülden inanmıştım!"

Muhammed Esed

Zaten (bir gün) hesabımın önüme konulacağını bilmiştim!"

Ahmed Hulusi

"Gerçekten ben, yaptıklarımın sonucuna kavuşacağımı düşünüyordum!"

Ali Bulaç

"Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım."

Ali Özek ve heyeti

doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum," der.

Ali Rıza Safa

"Aslında, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum!"

Bayraktar Bayraklı

- Kitabı sağ tarafından verilenler, "Alın kitabımı okuyun, doğrusu ben hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum" diyecek.

Edip Yüksel

"Hesabımla karşılaşacağımı bekliyordum."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Hesabımla karşılaşacağıma inanıyordum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü ben sezmiştim ki ben kavuşacağım hisabıma

Erhan Aktaş

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.

Gültekin Onan

"Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım."

Hasan Basri Çantay

"Çünkü ben hakıykaten hisabıma kavuşacağımı (kuvvetle) zannetmişdim".

İbni Kesir

Doğrusu ben, bir hesablaşma ile karşılaşacağımı sanıyordum.

Mehmet Alagaş

(19-37) O gün sunulursunuz / arz olunursunuz hiçbir gizli şeyiniz de gizli kalmaz, Kimin kitabı sağından verilir ise “işte buyurun kitabımı okuyun, kesinlikle hesabımla kavuşacağımı öngörüyordum / zannediyordum” der, razı olduğu bir geçim / bir yaşantı üzere, yüce bir cennettedir, meyveleri toplaması kolay / sarkmış haldedir , geride ki günlerde yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için. Kimin kitabı solundan verilir ise “Yazıklar olsun keşke bana kitabım verilmeseydi , hesabımı bilmeseydim / idrak etmeseydim, yazıklar olsun keşke bitirici bir şey olsaydı , malımın hiç bana faydası olmadı , bütün sultanlığımda yok oldu / helak oldu” der. (Allah’a değil de mala dayalı saltanat tabi ki helak olur) Yakalayın onu , bağlayın onu, sonrada cehenneme atın onu, uzunluğu yetmiş arşın / dir’an olan zincir ile sürükleyin onu. Büyük Allah’a / Azametli Allah’a kesinlikle iman etmiyordu, yoksunu / miskini doyurmaya teşvik etmiyordu, bugün burada ona, sıcak davranan / dostça davranan yoktur, Gıslinden (Pislenen şey yıkadıktan sonra kalan pislik) yiyeceği vardır. Onu sadece yanlış yapanlar yer.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Ben, zaten kesinlikle böyle bir hesapla karşılaşacağımı biliyordum." der.

Süleyman Ateş

"Ben hesabımla karşılaşacağımı sezmiştim zaten."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ben hesabımla yüzleşeceğimi biliyordum."

Şaban Britch

Ben zaten bu hesabıma ulaşacağımı biliyordum, der.

Şaban Piriş

(19-20) Kimin kitabı sağından verilirse, -Alın, kitabımı okuyun, ben zaten bu hesabıma ulaşacağımı tahmin etmiştim, der.

Yaşar Nuri Öztürk

"Kendi hesabıma kavuşacağımı sezmiştim zaten."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"I was convinced", he adds, "of the truth of The Day of Judgement when I would be requited the like for the like".

Abdul Haleem

I knew I would meet my Reckoning,’

Abdullah Yusuf Ali

"I did really understand that my Account would (One Day) reach me!"

Abul A'la Maududi

Verily I was sure that I would be handed over my account." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, he was fortunate because he had been conscious of the Hereafter in the world and had lived his life with the belief that he would have to appear before God one day and render his account to Him.

Aisha Bewley

I counted on meeting my Reckoning. ’

Al-Hilali & Khan

"Surely, I did believe that I shall meet my Account!"

Ali Quli Qarai

Indeed I knew that I shall encounter my account. ’

Amatul Rahman Omar

`Verily, I was sure that I would have to face my reckoning (one day)'.

Arthur John Arberry

Certainly I thought that I should encounter my reckoning. '

Bijan Moeinian

. . "Read my lifetime devotion to God, I knew that one day I will be proud of it."

E. Henry Palmer

Verily, I thought that I should meet my reckoning;'

Edip-Layth

"I knew that I was going to be held accountable."

George Sale

verily I thought that I should be brought to this my account:

Hamid S. Aziz

"Surely I knew that I shall meet my account. "

Mahmoud Ghali

Surely I expected that I should meet my reckoning. "

Marmaduke Pickthall

Surely I knew that I should have to meet my reckoning.

Mohamed Ahmed - Samira

I was certain I'll be given my account. "

Muhammad Asad

Behold, I did know that [one day] I would have to face my account!

Mustafa Khattab

I surely knew I would face my reckoning."

Progressive Muslims

"I knew that I was going to be held accountable. "

Rashad Khalifa

"I did believe that I was going to be held accountable."

Sahih International

Indeed, I was certain that I would be meeting my account. "

Sam Gerrans

“I knew that I should meet my reckoning.”

Shabbir Ahmed

Behold, I always thought that my account would be given to me. "

Syed Vickar Ahamed

"Surely, I did really know that my account would (One Day) reach me!"

Taqi Usmani

I was sure that I would encounter my reckoning."

The Monotheist Group

"I knew that I was going to be held accountable."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩