Diyanet İşleri
Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 10. ayet. فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً
fe`aṣav rasûle rabbihim feeḫaẕehüm aḫẕeter râbiyetâ.
Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hâkka; Semûd, Âd, Firavun ve Nûh kavimleri Hâkka 1–12 3
Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.
Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun?
Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lut kavmi) hep o suçu işlediler.
Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.
(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 9–10. ayetler için yazılmıştır.
9. Yani azgın iki ümmet olan Âd ve Semûd’un dışında azgın ve haddi aşan başka ümmetler de gelmiştir. Yüce Allah’ın kendilerine rasûlü İmran oğlu Mûsâ’yı -salât ve selâm olsun ona- peygamber olarak gönderdiği Mısır Firavun’u bunlara bir örnektir.
O, onlara apaçık belgeler ve mucizeler göstermişti. Bunlar sayesinde hakka kesin olarak inandıkları halde sırf zalimlik ederek ve büyüklük taslayarak bile bile inkâr ettiler, küfre saptılar.
Onlardan önce daha başka yalanlayıcılar da gelmişti. “(Lut’un) altı üstüne getirilen şehirleri” bunlar Lût kavminin şehirleri idi. İşte bu sayılanların hepsi de “hep (aynı) günahı işlediler.” Yani haddi aşan işler yaptılar ki bunlar da küfür, yalanlama, zulüm, inatlaşma ve bunlara ek olarak türlü masiyetler ve fasıklıklar idi.
10. “Hepsi de Rablerinin rasûllerine isyan ettiler.” Yani bunların hepsi, Allah’ın kendilerine gönderdiği peygamberi yalanladılar.
"O da onları” hepsini “çok şiddetli” helâkleri ile sonuçlanan, bilinen sınırın ve miktarın çok üstünde “bir (azapla ansızın) yakalayıverdi.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlardan her biri kendilerine gönderilen elçiye karşı geldi ve onu yalanladı. Allah Teâlâ da helak olmalarını sağlayan şiddetli bir azapla onları yakalayıverdi.
Aynı kök: ربو (20 geçiş)
Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…
Aynı kök: ربو (20 geçiş)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: ربو (20 geçiş)
Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkar nankörü sevmez.
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rablerinin (her bir) elçisine isyan etmişlerdi; O da onları şiddetli bir şekilde yakalamıştı.
Nihayet Rablerinin elçisine karşı geldiler; ve (Allah günahlarıyla) katlanan bir bela ile tümünü enseledi.
ve Rablerinin (gönderdiği) elçilere isyan etmişlerdi. Allah şiddetli bir ceza darbesi ile onların hesabını gördü!
Rablerinin Rasulüne asi oldular da (Rableri) onları şiddetle yakalayıverdi!
Böylece Rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.
Böylece Rablerinin peygamberlerine karşı geldiler, O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.
Efendilerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine, yaman bir yakalayışla onları yakaladı.
Rablerinin peygamberine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.
Rab'lerinin elçisine isyan ettiler. Bunun sonucu olarak da onları şiddeti gittikçe artan bir biçimde yakalamıştı.
Rab'lerinin elçisine isyan ettiler. Bunun sonucu olarak da onları şiddeti gittikçe artan bir biçimde yakalamıştı.
Hep Rablerinin peygamberine karşı geldiler; o da onları gittikçe artan bir tutuşla alıverdi.
Hep rablarının Resulüne asi oldular o da onları alıverdi mütezayid bir tutuş (kahir bir kabza) ile
Onlar, Rabb'lerinin Resul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
Onlar, Rabb'lerinin Resul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
Onlar, Rabb'lerinin Rasul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
Böylece rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.
Öyle ki (her ümmet) Rablerinin peygamberine isyan etdiler. Bundan dolayı O da kendilerini fazla bir şiddetle yakalayıverdi.
Rabblarının elçisine isyan etmişlerdi. Bunun üzerine O da kendilerini gittikçe artan bir şiddetle yakalayıverdi.
(1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık
Rablerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
Rablerinin elçisine karşı geldiler. O da onları şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.
Her biri, Rablerinin resulüne /onun elçi olarak getirdiklerine dipnot 1 karşı geldiler. Rableri de onları etkisi arttıkça artan bir azapla yakaladı dipnot 2 .
Rablerinin dipnot 1 elçilerine baş kaldırdılar. Rableri de onları kaldırıp yere vurdu.
Rablerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
Rab'lerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
Rablerinin resulüne isyan ettiler de O da onları, şiddeti arttıkça artan bir yakalayışla yakaladı.
They disobeyed the Messenger of Allah their Creator, so He stunned them and overtook them by a condign punishment making them unable to hold their own.
these people committed grave sins and disobeyed the messenger of their Lord, so He seized them with an ever-tightening grip.
And disobeyed (each) the messenger of their Lord; so He punished them with an abundant Penalty.
They did not follow the Messenger of their Lord, and so He seized them with a severe grip.
They disobeyed the Messenger of their Lord so He seized them in an ever-tightening grip.
And they disobeyed their Lord’s Messenger, so He seized them with a strong punishment.
Then they disobeyed the apostle of their Lord, so He seized them with a terrible seizing.
They disobeyed (in their respective times) the Messenger of their Lord, so He seized them with an ever-increasing punishment.
and they rebelled against the Messenger of their Lord, and He seized them with a surpassing grip.
[God sent them a messenger to offer them a decent code of conduct]. As they denied the messenger of God, your Lord punished them badly.
and they rebelled against the apostle of their Lord, and He seized them with an excessive punishment.
They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital.
and they severally were disobedient to the apostle of their Lord; wherefore He chastised them with an abundant chastisement.
And they disobeyed the Messengers of their Lord, so He punished them with a severe punishment.
Then they disobeyed the Messenger of their Lord, so He took them (away) with a surpassing grip (Literally: swelling taking).
And they disobeyed the messenger of their Lord, therefor did He grip them with a tightening grip.
When they disobeyed the apostle of their Lord He seized them with an overwhelming punishment.
and rebelled against their Sustainer's apostles: and so He took them to task with a punishing grasp exceedingly severe!
each disobeying their Lord’s messenger, so He seized them with a crushing grip.
They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital.
They disobeyed the messenger of their Lord. Consequently, He requited them a devastating requital.
And they disobeyed the messenger of their Lord, so He seized them with a seizure exceeding [in severity].
And they opposed the messenger of their Lord, but He seized them with a surpassing grip.
For, they disobeyed the respective Messenger of their Lord. Consequently, He grasped them with a firm grasp.
And (each) disobeyed the messenger of their Lord: So He punished them with a severe penalty.
and they disobeyed the messenger of their Lord, so He seized them with an extremely severe seizure.
They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital.