Diyanet İşleri
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 14. ayet. وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً
veḥumileti-l'arḍu velcibâlü fedükketâ dekketev vâḥidetâ.
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sûra üfürülüş ve arzın kaldırılması Hâkka 13–18 3
(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.
Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin Arş'ını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 13–18. ayetler için yazılmıştır.
13. Yüce Allah, peygamberlerini yalanlayanlara neler yaptığını, onları nasıl cezalandırdığını, daha dünyada iken onları azaba çarptırdığını, buna karşılık peygamberleri ve onlara uyanları nasıl kurtardığını, bunun da âhiretteki cezanın bir başlangıcı, Kıyamet gününde amellerin karşılığının eksiksiz olarak verileceğinin bir habercisi olduğunu söz konusu ettikten sonra Kıyamet gününden önce meydana gelecek olan dehşet verici durumları söz konusu etmektedir.
Bunların ilki İsrafil’in “Sûr’a tek bir üfürüş” üfürmesi olacaktır. Bu da bütün bedenlerin yerden çıkışlarının tamamlanması esnasında olacaktır. İşte o vakit rûhlar çıkıp her biri kendi bedenine girecektir. İnsanlar böylelikle âlemlerin Rabbinin huzurunda dikileceklerdir.
14. “Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek bir defa çarpılıp parçalandığında” un ufak olacaklardır. Yani dağlar darmadağın olacak, yere karışacak ve üzerinde savrulacaktır. Her taraf bir düzlük haline gelecek, orada ne bir yükseklik, ne de bir çukur görülecektir. Yere ve yerin üzerindekilere yapılacak olan bunlardır.
16. Semâya ve orada gerçekleşeceklere gelince; semâ çalkalanacak, parçalanacak ve rengi değişecektir. Bunca sağlamlığına ve gücüne rağmen zayıflayıp yıkılmaya yüz tutacaktır. Bu ise onu sarsan, oldukça dehşetli, büyük bir sıkıntı dolayısı ile olacaktır. Bu hal onu zayıflatacaktır.
17. “Melekler” melaike-i kiram “göğün çevresinde olacak” semânın yanlarında ve onun köşe başlarında Rablerinin huzurunda boyun eğmiş bir halde, azameti karşısında itaatle duracaklar, bekleyeceklerdir.
“O gün onların üstlerinde bulunan sekiz” son derece güçlü melek, “Rabbinin Arş’ını” kullar arasında adaleti ve lütfu ile hüküm vermek üzere geleceği sırada “taşıyacaktır.” Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:
18. “O gün huzura” Allah’ın huzuruna “çıkarılırsınız ve” bedenlerinizden, bizzat sizden, amellerinizden ve vasıflarınızdan “size ait hiçbir şey gizli kalmaz.” Şüphesiz ki Yüce Allah gizliyi de açığı da bilendir. İnsanlar çıplak ayak, elbisesiz ve sünnetsiz olarak dümdüz bir arazide haşredileceklerdir. Seslenen hepsine sesini işittirecek ve bakan hepsini görecektir. İşte o vakit Allah, yaptıklarının karşılığını kendilerine verecektir. Bundan dolayı Yüce Allah, amellerinin karşılığının veriliş keyfiyetinden söz ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp şiddetli bir şekilde tek bir defa birbirine vurulup da yeryüzünün ve dağların parçaları ufalanarak parça parça dağıldığında.
Aynı kök: دكك (7 geçiş) · Aynı kök: جبل (41 geçiş)
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…
Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük…
Aynı kök: دكك (7 geçiş)
Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir" dedi.
Aynı kök: دكك (7 geçiş)
Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
Aynı kök: جبل (41 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok…
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahman'dır, Rahim'dir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(13, 14, 15) Sûr'a tek bir kez üflendiği, yer ve dağlar taşınarak birbirine tek çarpışla çarpıştırıldığı zaman, işte o gün o olay gerçekleşmiş (olacak)tır.
yeryüzü ve dağlar yerlerinden edilip, ardından da tek bir seferde un ufak edildiğinde:
yeryüzü(nün) ve dağlar(ın) bir tek darbe ile yerlerinden sökülüp parçalandıkları (anı)!
Arz (bedenler) ve dağlar (benlikler) kaldırılıp da tek darbeyle darmadağın edildiklerinde;
Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman.
yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman,
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp, tek bir çarpılışla paramparça edildiğinde.
Yer ve dağlar yükletilip birbirine bir çarpışla parça parça edildiğinde;
Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpılıp darmadağın edildiği zaman,
Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpılıp darmadağın edildiği zaman,
o yer ve dağlar yükletilip arkasından bir çarpılış çarpıldıklarında,
O yer ve dağlar yükletilip arkasından da bir çarpılış çarpıldılar mı bir daf'a
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp, bir tek çarpışla parçalandığı zaman,
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp, bir tek çarpışla parçalandığı zaman,
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp, bir tek çarpışla parçalandığı zaman,
Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman.
yerle dağlar yerlerinden kaldırılıb da yekdiğerine bir çarpışla hepsi toz haaline geldiği (zaman).
Yer ile dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığında,
(13-18) Tek bir defalık sûr’a üfürüldüğünde, arz ve dağlar taşındığında, tek bir çarpma ile çarpıldığında, işte o gün olay vuku bulmuştur, g ök yarılmıştır , lime lime çökmüştür /sarkmıştır , Melekler enkazın etrafındadırlar ve Onların üzerinde Rabbinin tahtını sekiz melek taşımaktadırlar.
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp, tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman.
Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,
ve yeryüzü ile dağlar kaldırılıp (un ufak edilerek) tek bir düzlük haline getirildiğinde dipnot 1 ,
yeryüzü ve dağlar kaldırılır, bir tek çarpma ile darmadağın edilirler.
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman.
Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpıldığı zaman.
Yer ve dağlar yükletilip birbirine bir çarpılışla parça parça edildiğinde,
And the earth and the mountains are given a lift and in one crash they are pounded, ending with the wrecks of matter and the crush of the Worlds,
when the earth and its mountains are raised high and then crushed with a single blow,
And the earth is moved, and its mountains, and they are crushed to powder at one stroke,-
and the earth and the mountains are carried aloft and are crushed to bits at one stroke,
and the earth and the mountains are lifted and crushed with a single blow,
And the earth and the mountains shall be removed from their places, and crushed with a single crushing.
and the earth and the mountains are lifted and levelled with a single leveling,
And the earth and the mountains are borne away and then crushed into fine dust with a single crash,
and the earth and the mountains are lifted up and crushed with a single blow,
On that day the earth will be thrown out of its projectile and the mountains will be pulverized to powder.
and the earth shall be borne away, and the mountains too, and both be crushed with one crushing;
The earth and the mountains will be removed from their place and crushed with a single crush.
and the earth shall be moved from its place, and the mountains also, and shall be dashed in pieces at one stroke:
And the earth and the mountains are borne away and crushed with a single crushing.
And the earth and the mountains are borne up, then they are pounded one pounding.
And the earth with the mountains shall be lifted up and crushed with one crash,
And the earth and mountains heaved and crushed to powder with one levelling blow,
and the earth and the mountains shall be lifted up and crushed with a single stroke!
and the earth and mountains will be lifted up and crushed with one blow,
And the Earth and the mountains will be removed from their place and crushed with a single crush.
The earth and the mountains will be carried off and crushed; utterly crushed.
And the earth and the mountains are lifted and leveled with one blow -
And the earth and the mountains are lifted up and levelled with a single blow,
And the earth will be moved and the mountains, and struck with a stroke.
And the earth and its mountains shall be dislodged from their places and are crushed to powder at one stroke—
and the earth and the mountains will be lifted and crushed into pieces with a single blow,
And the earth and the mountains will be removed from their place and crushed with a single crush.