Hâkka suresi

Hâkka suresi, 30. ayet

Hâkka suresi, 30. ayet. خُذُوهُ فَغُلُّوهُ

ḫuẕûhü fegullûh.

Diyanet İşleri

(Allah, şöyle der:) "Onu yakalayıp bağlayın."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hâkka 27–33 · surenin 30. ayeti / 52

Konu Kitabı solundan verilen Hâkka 25–37 3

  1. Hâkka 27

    "Keşke ölüm her şeyi bitirseydi."

  2. Hâkka 28

    "Malım bana hiçbir yarar sağlamadı."

  3. Hâkka 29

    "Saltanatım da yok olup gitti."

  4. 30

    (Allah, şöyle der:) "Onu yakalayıp bağlayın."

  5. Hâkka 31

    "Sonra onu cehenneme atın."

  6. Hâkka 32

    "Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu."

  7. Hâkka 33

    "Çünkü o, azamet sahibi Allah'a iman etmiyordu."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 30–37. ayetler için yazılmıştır.

30. İşte o vakit azap için emir verilecek ve oldukça sert tabiatlı ve çok güçlü olan Zebanilere şöyle denilecektir: “Tutun onu da ellerini boynuna bağlayın.” Yani boynuna onu boğacak kadar dar zincir vurun.

31. “Sonra cehenneme sokun onu.” Cehennemin kor ateşleri ve alevleri içerisinde onu evirip çevirin.

32. “Sonra da onu” cehennemin son derece sıcak zincirlerinden “yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun.” Yani bu zincir, kendisini makadından geçip ağzından çıkacak şekilde onu zincire geçirin ve bu zincirle onu asın. O, bu korkunç şekilde sürekli azap görecektir. O azap ve o ceza ne kadar da kötüdür! Böyle bir azap ve böyle bir azardan dolayı vay onun haline!

33. Onu böylesi bir yere ulaştıran sebebe gelince: “Çünkü o yüce Allah’a iman etmezdi.” Rabbini inkâr eder, peygamberlerine karşı inatla direnirdi. Onların getirdikleri hakkı reddederdi.

34. “Yoksulu yedirmeye de teşvik etmezdi.” Kalbinde fakirlere ve yoksullara şefkat duymasını sağlayacak bir merhamet de yoktu. Malından onlara yedirmediği gibi kalbinde böyle bir duygu bulunmadığından dolayı başkasını da onlara yedirsin diye teşvik etmezdi.

Bu azabın esas sebebi şudur: Mutluluğun temeli ve sebepleri iki tanedir: Birisi esası itibari ile Allah’a imana dayanan Allah için ihlâslı amellerde bulunmaktır, diğeri ise bütün yönleri ile yaratılmışlara ihsanda bulunmaktır. Bunların en büyüğü de muhtaç kimselerin gıdalarını temin edecek şekilde onlara yemek yedirmek sureti ile zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaktır. Böylelerinin ise ne ihlâsı vardır ne de ihsanı. Bundan dolayı da bu azabı hak etmiş olacaklardır.

35. “Artık bugün burada” yani Kıyamet gününde “onun hiçbir yakın dostu yoktur.” Allah’ın azabından kurtulması yahut Allah’ın mükâfatını alarak umduğunu elde etmesi için ona şefaat edecek bir yakını, bir arkadaşı bulunmayacaktır. “Onun nezdinde şefaat izin verdiklerinden başkasına fayda sağlamaz.” (Sebe, 34/23); “Zalimlerin ne candan bir dostu, ne de şefaati kabul edilir bir şefaatçisi olacaktır.” (el-Mü’min, 40/18)

36. “İrinden başka hiçbir yiyeceği de yoktur.” Bu, son derece sıcak, acı, oldukça kötü kokulu ve son derece iğrenç tadı bulunan cehennemliklerin irinleridir.

37. Bu tür iğrenç bir yiyeceği de ancak “günahkarlar yer.” Yani dosdoğru yoldan sapanlar ve kendilerini cehenneme götüren her bir yolu izleyenler yer. İşte bundan dolayı can yakıcı azabı hak etmiş olurlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu kimse hakkında Meleklere, onu tutun ve ellerini boynunda toplayın! diye emir verilir.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خُذُوهُ huzuhu tutun onu kök: اخذ
  2. فَغُلُّوهُ fe gulluhu bağlayın onu kök: غلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir…

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah, meleklerine şöyle diyecektir): "Onu yakalayın ve bağlayın!

Mustafa İslamoğlu

(Görevli meleklere emredilecek): "Alın onu bağlayın!

Muhammed Esed

(Daha sonra,) "Onu yakalayıp bağlayın!" (diye emredilir,)

Ahmed Hulusi

"Tutun da bağlayın onu!"

Ali Bulaç

(Allah buyruk verir:) "Onu tutuklayın, hemen bağlayın."

Ali Özek ve heyeti

Onu yakalayın da, (ellerini boynuna) bağlayın;

Ali Rıza Safa

"Onu yakalayın; sonra bağlayın!"

Bayraktar Bayraklı

O esnada şöyle emredilir: "Onu yakalayıp bağlayınız."

Edip Yüksel

Yakalayın, bağlayın onu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yakalayın, bağlayın onu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tutun onu, hemen bağlayın onu!

Elmalılı Hamdi Yazır

Tutun onu hemen bağlayın onu

Erhan Aktaş

"Onu tutun ve bağlayın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onu tutun ve bağlayın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onu tutun ve bağlayın."

Gültekin Onan

(Tanrı buyruk verir:) "Onu tutuklayın, hemen bağlayın."

Hasan Basri Çantay

(Allah buyurur:) "Tutun onu da (ellerini, boynunu) bağlayın".

İbni Kesir

Tutun onu da bağlayın.

Mehmet Alagaş

(19-37) O gün sunulursunuz / arz olunursunuz hiçbir gizli şeyiniz de gizli kalmaz, Kimin kitabı sağından verilir ise “işte buyurun kitabımı okuyun, kesinlikle hesabımla kavuşacağımı öngörüyordum / zannediyordum” der, razı olduğu bir geçim / bir yaşantı üzere, yüce bir cennettedir, meyveleri toplaması kolay / sarkmış haldedir , geride ki günlerde yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için. Kimin kitabı solundan verilir ise “Yazıklar olsun keşke bana kitabım verilmeseydi , hesabımı bilmeseydim / idrak etmeseydim, yazıklar olsun keşke bitirici bir şey olsaydı , malımın hiç bana faydası olmadı , bütün sultanlığımda yok oldu / helak oldu” der. (Allah’a değil de mala dayalı saltanat tabi ki helak olur) Yakalayın onu , bağlayın onu, sonrada cehenneme atın onu, uzunluğu yetmiş arşın / dir’an olan zincir ile sürükleyin onu. Büyük Allah’a / Azametli Allah’a kesinlikle iman etmiyordu, yoksunu / miskini doyurmaya teşvik etmiyordu, bugün burada ona, sıcak davranan / dostça davranan yoktur, Gıslinden (Pislenen şey yıkadıktan sonra kalan pislik) yiyeceği vardır. Onu sadece yanlış yapanlar yer.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onu yakalayın da (ellerini boynuna) bağlayın.

Süleyman Ateş

(Allah, cehennemin muhafızlarına buyurur:) "Tutun onu, bağlayın onu."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onunla ilgili şöyle denir: "Tutun onu, bağlayın!

Şaban Britch

Tutun onu, (ellerini boynuna) bağlayın!

Şaban Piriş

-Tutun onu, bağlayın!

Yaşar Nuri Öztürk

"Tutun onu, derhal bağlayın onu!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Seize him, bind him and make fast with a tie,

Abdul Haleem

‘Take him, put a collar on him,

Abdullah Yusuf Ali

(The stern command will say): "Seize ye him, and bind ye him,

Abul A'la Maududi

(A command will be issued): "Seize him and shackle him,

Aisha Bewley

‘Seize him and truss him up.

Al-Hilali & Khan

(It will be said): "Seize him and fetter him;

Ali Quli Qarai

[The angels will be told:] ‘Seize him, and fetter him!

Amatul Rahman Omar

(Orders shall be issued about such a one, ) `Lay hold of him and bind him down with fetters,

Arthur John Arberry

'Take him, and fetter him,

Bijan Moeinian

It will be ordered:. .

E. Henry Palmer

'Take him and fetter him,

Edip-Layth

Take him and shackle him.

George Sale

And God shall say to the keepers of hell, take him, and bind him,

Hamid S. Aziz

(The command is given) "Seize him, and chain him,

Mahmoud Ghali

"Take him, and shackle him up,

Marmaduke Pickthall

(It will be said): Take him and fetter him

Mohamed Ahmed - Samira

"Seize him and manacle him,

Muhammad Asad

Thereupon the command will go forth:] "Lay hold of him, and shackle him,

Mustafa Khattab

˹It will be said,˺ "Seize and shackle them,

Progressive Muslims

Take him and shackle him.

Rashad Khalifa

Take him and shackle him.

Sahih International

[ Allah will say], "Seize him and shackle him.

Sam Gerrans

“Take him, and fetter him;

Shabbir Ahmed

Take him and shackle him! (Halt from further development).

Syed Vickar Ahamed

(The command will be:) "Seize him and bind (shackle) him,

Taqi Usmani

(Then it will be said to angels,) "Seize him, then put a collar around his neck,

The Monotheist Group

Take him and shackle him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩