Diyanet İşleri
Semud ve Ad kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 4. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ
keẕẕebet ŝemûdü ve`âdüm bilḳâri`ah.
Semud ve Ad kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hâkka; Semûd, Âd, Firavun ve Nûh kavimleri Hâkka 1–12 3
Gerçekleşecek olan kıyamet!
Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet?
Gerçekleşecek olan kıyametin ne olduğunu sen ne bileceksin?
Semud ve Ad kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
Semud kavmi korkunç bir sarsıntı ile helak edildi.
Ad kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgarla helak edildi.
Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4. Daha sonra Yüce Allah, kıyametin dünyada mevcut olan ve tanık olunan hallerine dair bir örneğini söz konusu etmektedir. Bu da geçmişteki azgın ümmetlerin başına gelen oldukça büyük cezalardır. Şöyle buyurmaktadır:
"Semûd ve Âd, dehşeti yüreklere çarpan o (günü el-Kâria) yalanladılar.” Semûd, Hicr denilen yerde yaşamış meşhur bir kabilenin adıdır. Allah onlara rasûlü Salih aleyhisselam’ı peygamber olarak göndermişti.
O, onları izlemekte oldukları şirklerinden vazgeçirmeye çağırıyor, onlara tevhidi emrediyordu. Onlar ise onun davetini reddettiler ve onu yalanladılar. Kendilerine haber verdiği Kıyamet gününün de yalan olduğunu ileri sürdüler.
Kıyamet gününün bir adı da el-Kâria’dır. O, dehşetli halleri ile insanların kalplerini çalar. Hadramevt denilen yerde yaşamış olan ilk Âd kavmi de böyledir. Onlara da Yüce Allah, rasûlü Hûd aleyhisselam’ı göndermiş, o da kendilerini sadece Allah’a ibadet etmeye davet etmişti. Ama onu yalanlamışlar ve öldükten sonra gerçekleşeceğini haber verdiği dirilişi inkâr etmişlerdi. Yüce Allah da bu iki kabileyi dünyada gönderdiği helâk edici azaplarla helâk etmişti:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Salih’in kavmi Semûd ve Hûd’un kavmi Âd, dehşetinin şiddeti sebebiyle bütün insanların korkuya kapıldığı kıyameti inkâr ettiler.
Aynı kök: قرع (5 geçiş)
Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu).…
Aynı kök: قرع (5 geçiş)
Yürekleri hoplatan büyük felaket!
Aynı kök: قرع (5 geçiş)
Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?
Aynı kök: عود (63 geçiş)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: عود (63 geçiş)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: عود (63 geçiş)
Meryem oğlu İsa, "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Semûd ve Âd (kavimleri) de o çarpan felaketi yalanlamıştı.
Semud ve Ad (İnsanın aklını başına devşiren) o Son Vuruş'u inkar ettiler.
Semud ve 'Ad (kabileleri), o ani felaket (haberlerin)i yalanladılar!
Semud ve Ad, o Karia'yı (ölüm sonrası yaşanacak sonsuz yaşamı) yalanladılar.
Semud ve Ad (toplumları), karia'yı yalan saydılar.
Semûd ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.
Semud ve Âd, apansız gelen yıkımı yalanlamıştı.
Semud ve'Ad kavimleri kıyameti yalanladı.
Semud ve Ad (halkı) sarsıcı olayı yalanladı.
Semud ve Ad (halkı) sarsıcı olayı yalanladı.
Semud ve Ad inanmadı o (beyinlerinde patlayacak) kıyamete!
İnanmadı Semud-ü Ad o kariaya.
Semud ve Ad halkı Karia'yı dipnot 1 yalanladılar.
Semud ve Âd halkı Karia'yı dipnot 1 yalanladılar.
Semud ve Âd toplumları Karia'yı dipnot 1 yalanladılar.
Semud ve Ad (toplumları), karia'yı yalan saydılar.
Semuud ile Aad (kavmleri ta yüreklerinde) patlayacak olan o kıyameti tekzib etdi (ler).
Semud ve Ad, tepelerine inecek olanı yalanladılar.
(1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık
Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (kıyameti) yalanladılar.
Semud ve 'Ad (kavimleri), başa çarpan olayı yalanladılar.
(Salih'in kavmi) Semud ve (Hud'un kavmi) Ad, (ansızın) kapıyı çalacak olan (o gün) dipnot 1 konusunda yalana sarılmışlardı.
Semud ile Ad (kavimleri), gümbür gümbür gelen o felaket için "Yalan!" demişlerdi.
Semud ve Âd halkı (tepelerine) ansızın inecek olanı yalanlamışlardı.
Semud ve Ad halkı (tepelerine) ansızın inecek olanı yalanlamışlardı.
Semud ve Ad kariayı/başa çarpan olayı yalanlamıştı.
The people of Thamud -the Thamudites- and those of 'Ad - the 'Adites denied that Day of the stunning roar concurrent with the collision of the celestial bodies.
The people of Thamud and 'Ad denied that the crashing blowwould come:
The Thamud and the 'Ad People (branded) as false the Stunning Calamity!
The Thamud dipnot 1 and the Ad denied the (possibility of a) sudden calamity, dipnot 2 calling it false.
Thamud and ‘Ad denied the Crushing Blow.
Thamûd and ‘Âd people denied the Qâri‘ah (the striking Hour of Judgement)!
Thamūd and ‘Ād denied the Catastrophe.
(The tribe of) Thamûd and `âd treated (the news of) the calamity which strikes (peoples' hearts with terror to make them realize) as a lie.
Thamood and Ad cried lies to the Clatterer.
The people of Thamood and A’ad before you thought the Day of Judgment is a lie.
Thamud and 'Ad called the Striking Day a lie;
Thamud and Aad rejected the Shocker.
The tribes of Thamud and Ad denied as a falsehood the day which shall strike men's hearts with terror.
Thamud and A'ad called the Stunning Calamity (the Day of Judgment) a lie.
Thamûd and c?d cried lies to the Smiter.
(The tribes of) Thamud and A'ad disbelieved in the judgment to come.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
THE LIE gave [the tribes of] Thamud and ‘Ad to [all tidings of] that sudden calamity!
˹Both˺ Thamûd and ’Ȃd denied the Striking Disaster.[1]
Thamud and 'Aad disbelieved in the Shocker.
Thamoud and 'Aad disbelieved in the Shocker.
Thamud and 'Aad denied the Striking Calamity.
Thamūd and ʿĀd denied the Calamity.
Thamud and Aad denied the oncoming Uproar.
The Samood (Thamud) and the ‘Ad people (treated) the stunning calamity as false!
Thamūd and ‘Ād had denied (the happening of) the Shocking Event (the Day of Judgment).
Thamud and 'Aad disbelieved in the Shocker.