Diyanet İşleri
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 47. ayet. فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ
femâ minküm min eḥadin `anhü ḥâcizîn.
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an ne şairin ne kâhinin sözüdür Hâkka 38–47 3
(44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
Şüphesiz Kur'an, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Şüphesiz Kur'an, kafirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 44–47. ayetler için yazılmıştır.
44-46. “Eğer o (Peygamber) bazı sözler uydurup” iftira ederek yalan yere “Bize isnat etse idi, Biz elbette onu güçlü bir şekilde yakalardık. Sonra da kalp damarını koparırdık.”
Kalp damarı (ٱلۡوَتِينَ ) kalbe bağlı bir damar olup o damar kopacak olursa bu, insanın ölümüne sebep olur. Faraza Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Allah’a karşı -hâşâ- yalan uydursa idi, Yüce Allah onu derhal cezalandırır, güçlü ve muktedir bir şekilde onu yakalardı. Çünkü O, hikmet sahibidir, her şeye gücü yetendir. O’nun hikmeti, kendisi adına yalan uyduran, Allah'ın, kendisine muhalefet edenlerin kanlarını ve mallarını ona mubah kıldığını, kendisinin ve kendisine uyanların kurtulacaklarını, ona muhalefet edenlerin ise helâk olacaklarını iddia eden bir kimseye mühlet vermemesini gerektirir.
Ama Allah, rasûlünü mucizelerle desteklediğine, getirdiği apaçık delil ve belgelerin doğruluğunu ortaya koyduğuna, düşmanlarına karşı ona yardım edip zafer verdiğine ve onu onlara galip getirdiğine göre bütün bunlar, Allah’ın, rasûlünün risâletinin doğruluğuna dair en büyük şahitliğidir.
47. “O zaman sizden hiç kimse de ona bunu yapmamıza engel olamazdı.” Yani Allah, onu helâk edecek olsa idi, kendisi kendisini koruyamayacağı gibi hiçbir kimse de Allah’ın azabına karşı onu koruyamazdı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sizlerden hiç kimse de bize engel olamazdı. Onun, bizim adımıza sizin için sözler uydurması imkânsızdır.
Aynı kök: حجز (2 geçiş)
Yahut yeryüzünü karar kılma yeri yapan, içinde nehirler akıtan, onun için oturaklı dağlar yapan ve iki denizin arasına bir engel koyan mı? Allah ile…
Aynı kök: احد (85 geçiş)
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Aynı kök: احد (85 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: احد (85 geçiş)
Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen (Tevrat ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız. dipnot 1
da, sizden hiç kimse buna engel olamazdı.
ve hiç biriniz o'nu koruyamazdı!
Sizden hiçbir kimse de buna engel olamazdınız.
O zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.
Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.
O zaman, hiçbiriniz bunu uzaklaştıramazdı.
- Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.
Ve sizden kimse de buna engel olamazdı.
Ve sizden kimse de buna engel olamazdı.
O vakit sizden hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
O vakıt sizden hiç biriniz ona siper de olamazdınız
Hiçbiriniz buna engel olamazdınız.
Hiçbiriniz buna engel olamazdınız.
Hiçbiriniz buna engel olamazdınız.
O zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.
O vakit sizden hiçbiriniz buna mani de olamazdınız.
O zaman sizden hiç biriniz de buna engel olamazdınız.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Sizden hiç kimse buna engel olamazdı.
İçinizden bunu engelleyebilecek hiç kimse de olmazdı dipnot 1 .
İçinizden hiç biri de bunun önüne geçemezdi.
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Sizin hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
And no one among~ you could defend him from Us.
and none of you could have defended him.
Nor could any of you withhold him (from Our wrath).
and not one of you would have been able to withhold Us from doing so. dipnot 1
and not one of you could have protected him.
And none of you could have withheld Us from (punishing) him.
and none of you could have held Us off from him.
Then none of you could have stopped (Us) from (punishing) him (and thus stood in Our way of dealing justly).
and not one of you could have defended him.
None of you could have prevented Me (God) of doing so.
nor could any one of you have kept us off from him.
None of you would be able to prevent it.
neither would We have withheld any of you from chastising him.
And not one of you could have withheld Us from him.
Then in no way would anyone of you (be) debarring (Us) from him.
And not one of you could have held Us off from him.
And not one of you would have been able to stop (Us).
and none of you could have saved him!
and none of you could have shielded him ˹from Us˺!
None of you would be able to prevent it.
None of you could have helped him.
And there is no one of you who could prevent [Us] from him.
And not one of you could have protected him.)
And none of you could stop Us from doing that.
Nor could any of you withhold him (from Our Anger).
and none of you could have saved him from it.
None of you would be able to prevent it.