Hâkka suresi · 1–12. ayetler

Hâkka; Semûd, Âd, Firavun ve Nûh kavimleri

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hâkka suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 1. ayet. ٱلْحَآقَّةُ

    Diyanet İşleri

    Gerçekleşecek olan kıyamet!

    Mehmet Okuyan

    Gerçekleşecek olan!

    Mustafa İslamoğlu

    Ah O kesin hakikatin gerçekleşmesi!

    Muhammed Esed

    Olacak olanın gerçekleşmesi!

    Ahmed Hulusi

    El Hakka (ölümle birlikte ortaya çıkacak mutlak hakikat)!

    Ali Bulaç

    'Elbette gerçekleşecek olan' (kıyamet).

    Ali Özek ve heyeti

    Gerçekleşecek olan;

    Ali Rıza Safa

    Gerçekleşecek Olan!

    Bayraktar Bayraklı

    Gerçekleşen,

    Edip Yüksel

    Gerçekleşen (olay).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gerçekleşen (olay).

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O hak olan (kıyamet).

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O Hakka

    Gültekin Onan

    'Elbette gerçekleşecek olan' (kıyamet).

    Hasan Basri Çantay

    O hak olan (kıyamet),

    İbni Kesir

    Gerçekleşecek olan.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gerçekleşecek olan kıyamet!

    Süleyman Ateş

    Gerçekleşen,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar tümüyle gerçektir.

    Şaban Britch

    Gerçekleşecek olan.

    Şaban Piriş

    Gerçekleşecek olan..

    Yaşar Nuri Öztürk

    el-Hakka/geleceği kuşkusuz olan şey!

  2. Hâkka suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 2. ayet. مَا ٱلْحَآقَّةُ

    Diyanet İşleri

    Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet?

    Mehmet Okuyan

    Nedir o gerçekleşecek olan!

    Mustafa İslamoğlu

    (Bilir misin ey muhatap) o ne dehşet gerçekleşecek?

    Muhammed Esed

    Ne korkunçtur (inanmayanlar için) başa gelecek olanın gerçekleşmesi!

    Ahmed Hulusi

    Nedir El Hakka?

    Ali Bulaç

    Nedir o 'muhakkak gerçekleşecek olan?'

    Ali Özek ve heyeti

    (Evet) nedir o gerçekleşecek olan?

    Ali Rıza Safa

    Gerçekleşecek olan, nedir?

    Bayraktar Bayraklı

    Nedir o gerçekleşen?

    Edip Yüksel

    Nedir o gerçekleşen?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Nedir o gerçekleşen!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Nedir o hak olan (kıyamet)?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ne Hakka?

    Erhan Aktaş

    Nedir gerçekleşeceği kesin olan?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Nedir gerçekleşeceği kesin olan?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Nedir gerçekleşeceği kesin olan?

    Gültekin Onan

    Nedir o 'muhakkak gerçekleşecek olan?'

    Hasan Basri Çantay

    nedir o hak olan (kıyamet)?

    İbni Kesir

    Nedir o gerçekleşecek olan?

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet?

    Süleyman Ateş

    Nedir o gerçekleşen?

    Süleymaniye Vakfı

    Gerçekleşeceği kesin olan nedir?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tümüyle gerçek olan nedir?

    Şaban Britch

    Nedir gerçekleşecek olan?

    Şaban Piriş

    Nedir gerçekleşecek olan?..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Nedir o hakka?

  3. Hâkka suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 3. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ

    Diyanet İşleri

    Gerçekleşecek olan kıyametin ne olduğunu sen ne bileceksin?

    Mehmet Okuyan

    O gerçekleşecek olanı sana bildiren ne olabilir ki!

    Mustafa İslamoğlu

    Sahi onun nasıl gerçekleşeceğini bilir misin sen?

    Muhammed Esed

    Bilir misin, nedir, başa gelecek olanın gerçekleşmesi?

    Ahmed Hulusi

    El Hakka'yı sana bildiren nedir?

    Ali Bulaç

    O gerçekleşecek olanı (kıyameti) sana bildiren nedir?

    Ali Özek ve heyeti

    Gerçekleşecek olanın (kıyametin) ne olduğunu sen nereden bileceksin?

    Ali Rıza Safa

    Ve gerçekleşecek olanı, sana bildiren nedir?

    Bayraktar Bayraklı

    Gerçekleşenin ne olduğunu sen nereden bileceksin.

    Edip Yüksel

    Gerçekleşenin ne olduğunu nerden bileceksin?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gerçekleşenin ne olduğunu nerden bileceksin?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve sana dirayetle ne bildirdi, o hak olan (kıyamet)in ne olduğunu?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve ne bildirdi sana dirayetle? Nedir o Hakka?

    Erhan Aktaş

    Gerçekleşeceği kesin olanın ne olduğunu, nereden bileceksin?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gerçekleşeceği kesin olanın ne olduğunu, nereden bileceksin?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçekleşeceği kesin olanın ne olduğunu, nereden bileceksin?

    Gültekin Onan

    O gerçekleşecek olanı (kıyameti) sana bildiren nedir?

    Hasan Basri Çantay

    O gerçek (kıyamet) i sana hangi şey bildirdi?

    İbni Kesir

    Hangi şey bildirdi sana, gerçekleşecek olanın ne olduğunu?

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gerçekleşecek olan kıyametin ne olduğunu sen ne bileceksin?

    Süleyman Ateş

    Gerçekleşenin ne olduğunu nerden bileceksin?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tümüyle gerçek olanın ne olduğunu nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)

    Şaban Britch

    Gerçekleşecek olanın ne olduğunu sana bildiren nedir?

    Şaban Piriş

    'Gerçekleşecek' olanın ne olduğunu sana bildiren nedir?

    Yaşar Nuri Öztürk

    O hakkanın niteliğini sana bildiren nedir?

  4. Hâkka suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 4. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ

    Diyanet İşleri

    Semud ve Ad kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.

    Mehmet Okuyan

    Semûd ve Âd (kavimleri) de o çarpan felaketi yalanlamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    Semud ve Ad (İnsanın aklını başına devşiren) o Son Vuruş'u inkar ettiler.

    Muhammed Esed

    Semud ve 'Ad (kabileleri), o ani felaket (haberlerin)i yalanladılar!

    Ahmed Hulusi

    Semud ve Ad, o Karia'yı (ölüm sonrası yaşanacak sonsuz yaşamı) yalanladılar.

    Ali Bulaç

    Semud ve Ad (toplumları), karia'yı yalan saydılar.

    Ali Özek ve heyeti

    Semûd ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.

    Ali Rıza Safa

    Semud ve Âd, apansız gelen yıkımı yalanlamıştı.

    Bayraktar Bayraklı

    Semud ve'Ad kavimleri kıyameti yalanladı.

    Edip Yüksel

    Semud ve Ad (halkı) sarsıcı olayı yalanladı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Semud ve Ad (halkı) sarsıcı olayı yalanladı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Semud ve Ad inanmadı o (beyinlerinde patlayacak) kıyamete!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İnanmadı Semud-ü Ad o kariaya.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Semud ve Âd halkı Karia'yı dipnot 1 yalanladılar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dehşete düşürecek sarsıcı olayı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Semud ve Âd toplumları Karia'yı dipnot 1 yalanladılar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dehşete düşürecek sarsıcı olayı.

    Gültekin Onan

    Semud ve Ad (toplumları), karia'yı yalan saydılar.

    Hasan Basri Çantay

    Semuud ile Aad (kavmleri ta yüreklerinde) patlayacak olan o kıyameti tekzib etdi (ler).

    İbni Kesir

    Semud ve Ad, tepelerine inecek olanı yalanladılar.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (kıyameti) yalanladılar.

    Süleyman Ateş

    Semud ve 'Ad (kavimleri), başa çarpan olayı yalanladılar.

    Süleymaniye Vakfı

    (Salih'in kavmi) Semud ve (Hud'un kavmi) Ad, (ansızın) kapıyı çalacak olan (o gün) dipnot 1 konusunda yalana sarılmışlardı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu kavimlerin, karşısında yalana sarıldıkları şey, öldükten sonra ahirette dirilip hesap verecekleri günün varlığıdır. O gün neler olacağı Karia Suresinde anlatılmıştır (Karia 101/1-11).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Semud ile Ad (kavimleri), gümbür gümbür gelen o felaket için "Yalan!" demişlerdi.

    Şaban Britch

    Semud ve Âd halkı (tepelerine) ansızın inecek olanı yalanlamışlardı.

    Şaban Piriş

    Semud ve Ad halkı (tepelerine) ansızın inecek olanı yalanlamışlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Semud ve Ad kariayı/başa çarpan olayı yalanlamıştı.

  5. Hâkka suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 5. ayet. فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ

    Diyanet İşleri

    Semud kavmi korkunç bir sarsıntı ile helak edildi.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir yanda Semud: sonuçta onlar ses duvarını çok çok aşan bir bela ile helak edildiler.

    Muhammed Esed

    Semud mu? Onlar şiddetli bir (yer) sarsıntı(sı) ile yok edildi;

    Ahmed Hulusi

    Semud'a gelince, yüksek sesli depremle helak edildiler!

    Ali Bulaç

    Bu nedenle Semud (halkı), korkunç bir sesle helak edildi.

    Ali Özek ve heyeti

    Semûd'a gelince: Onlar pek zorlu (bir sarsıntı) ile helâk edildiler.

    Ali Rıza Safa

    Semud, bu yüzden, korkunç bir olayla yıkıma uğratıldı.

    Bayraktar Bayraklı

    Semud kavmi korkunç bir sarsıntı ile yok edilmişti.

    Edip Yüksel

    Ve Semud o azgın (sarsıntı) ile yok edildi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve Semud o azgın (sarsıntı) ile yok edildi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Semud haddi aşan (korkunç bir gürültü) ile yok edildi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Amma Semud ihlak ediliverdiler o tagıye ile

    Erhan Aktaş

    Bu nedenle Semud halkı büyük bir yıkımla yok edildi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu nedenle Semud halkı büyük bir yıkımla yok edildi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu nedenle Semud halkı büyük bir yıkımla yok edildi.

    Gültekin Onan

    Bu nedenle Semud (halkı), korkunç bir sesle helak edildi.

    Hasan Basri Çantay

    Semuud'a gelince: Onlar hadden aşırı (korkunç bir ses) ile helak edildiler,

    İbni Kesir

    Bu sebeple Semud, azgın bir sesle helak edildiler.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ama Semûd, şiddetli bir çığlık/ses ile helâk edilmişti.

    Süleyman Ateş

    Bu yüzden Semud (kavmi) azgın bir vak'a ile helak edildiler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Semud korkunç bir sarsıntıyla etkisizleştirildi.

    Şaban Britch

    Ama Semud, şiddetli bir çığlık/ses ile helak edilmişti.

    Şaban Piriş

    Ama Semud, şiddetli bir sarsıntı ile helak edilmişti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine Semud, bir doğal felaket ile helak edildi.

  6. Hâkka suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 6. ayet. وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ

    Diyanet İşleri

    Ad kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgarla helak edildi.

    Mehmet Okuyan

    Âd (kavmi) ise uğultulu, kasıp kavuran bir fırtına ile helak edilmişti.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve öte yanda 'Ad: onlar da değdiğini sesiyle çarpan dizginlenemez bir kasırgayla helak edildiler.

    Muhammed Esed

    'Ad ise öfkeli bir kasırga ile yok olup gitti,

    Ahmed Hulusi

    Ad'a gelince, şiddetli bir kasırgayla helak edildiler!

    Ali Bulaç

    Ad (halkın)a gelince; onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile helak edildiler.

    Ali Özek ve heyeti

    Ad kavmi ise, uğultulu, kasıp kavuran bir fırtına ile mahvedildiler.

    Ali Rıza Safa

    Ve Âd, bu yüzden, köklerini yok eden bir kasırgayla yıkıma uğratıldı.

    Bayraktar Bayraklı

    - 'Ad toplumuna gelince, onlar soğuk ve şiddetli bir rüzgarla yok edildiler. Allah o rüzgarı yedi gece, sekiz gündüz, aralıksız olarak başlarına sardı. Böylece o halkın, içi boş hurma kütükleri gibi yere serildiklerini görürsün. Onlardan geriye kalan hiçbir kimseyi görüyor musun?

    Edip Yüksel

    Ad ise sert ve azgın bir kasırga ile yok edildi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ad ise sert ve azgın bir kasırga ile yok edildi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ad ise şiddetli bir rüzgar, azgın bir fırtına ile yok edildi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve amma Ad onlar da ihlak ediliverdiler bir sarsar rüzgar, azgın bir fırtına ile

    Erhan Aktaş

    Ad halkı ise kasıp kavuran, şiddetli bir fırtına ile yok edildi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Âd halkı ise kasıp kavuran, şiddetli bir fırtına ile yok edildi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Âd halkı ise kasıp kavuran, şiddetli bir fırtına ile yok edildi.

    Gültekin Onan

    Ad (halkın)a gelince; onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile helak edildiler.

    Hasan Basri Çantay

    Aad'e gelince: Onlar da uğultulu, azgın bir fırtına ile helak edildiler.

    İbni Kesir

    Ad'a gelince; onlar da uğultulu, azgın bir fırtına ile helak edildiler.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Âd kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu olan şiddetli bir rüzgârla helâk edildi.

    Süleyman Ateş

    'Ad (kavmi) ise uğultulu, azgın bir kasırga ile helak edildiler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ad ise uğultulu, azgın bir kasırga ile etkisizleştirilmişti.

    Şaban Britch

    Âd ise kasıp kavuran uğultulu bir rüzgar ile helak edilmişti.

    Şaban Piriş

    Ad ise kasıp kavuran şiddetli bir rüzgar ile helak edilmişti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ad ise gürleyen sesle gelen rüzgarlı bir fırtınayla mahvedildi.

  7. Hâkka suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 7. ayet. سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ

    Diyanet İşleri

    Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) art arda yedi gece sekiz gün(düz) o (kasırgayı) onların üzerine salmıştı. (Orada olsaydın) o halkı, içi boş hurma kütükleri gibi yere serilmiş hâlde görürdün.

    Mustafa İslamoğlu

    (Allah), üzerlerine emrine amade kıldığı o (kasırgayı) yedi gece sekiz gündüz kesintisiz bir biçimde estirdi; öyle ki, tıpkı kökünden savrulmuş hurma kütükleri gibi, o kavmin orada öylece donup kaldığını gözünde canlandırabilirsin.

    Muhammed Esed

    Allah, onların (kökünü kurutmak üzre,) üzerlerinde o kasırgayı yedi gece sekiz gün estirdi; öyle ki insanların (kökünden çıkarılmış) hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını gözünde canlandırabilirsin.

    Ahmed Hulusi

    Onu (kasırgayı) onlara, yedi gece ve sekiz gün musallat etti! O toplumu orada içi boş hurma kütükleri gibi yere yıkılmış görürsün!

    Ali Bulaç

    (Allah) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah onu, ardarda yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.

    Ali Rıza Safa

    Yedi gece ve sekiz gün, aralıksız olarak onların üzerine saldı. Öyle ki, o toplumu, içi boş hurma kütükleri gibi yerlere serilmiş görürdün.

    Bayraktar Bayraklı

    - 'Ad toplumuna gelince, onlar soğuk ve şiddetli bir rüzgarla yok edildiler. Allah o rüzgarı yedi gece, sekiz gündüz, aralıksız olarak başlarına sardı. Böylece o halkın, içi boş hurma kütükleri gibi yere serildiklerini görürsün. Onlardan geriye kalan hiçbir kimseyi görüyor musun?

    Edip Yüksel

    Onu, yedi gece ve sekiz gün boyunca üzerlerine bir bela olarak saldı. Halkın, çürümüş hurma gövdeleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayetteki "yedi gece ve sekiz gündüz" ifadesi kesintisiz bir zaman dilimini ifade eder. Bu ayete göre Kuran'ın kabul ettiği gün, Yahudi geleneğindeki gibi gece ile değil gündüz ile başlar. Gece (leyl) kelimesinin Kuran'da gündüz (nehar) kelimesinden önce kullanılmasını delil olarak kabul eden geleneksel anlayış, gece ile gündüzü tanımlayan 91:3-4 ayetleriyle çelişir. * Gecenin gündüzü geçemeyeceğini ifade eden 36:40 ayeti bu açıdan ilginçtir. 2:187 ayeti de gündüz ile gecenin ne zaman başlayacağını bildirir. * 3:27; 17:12 ayetleri gece ile gündüzün karıştığı sabah ve akşam saatlerini anlatır. Bu ayetlere göre, gece güneş batımı ile başlar ve gündüz ise güneş batımından kısa bir süre sonra aydınlık çizginin kaybolduğu zamanda biter. Aynı şekilde, gündüz, güneş daha doğmadan kısa bir süre önce başlar ve gece ise güneşin doğumuyla biter. * Gündüz ve gece için ayrıca bak 10:67; 25:62; 36:37.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu, yedi gece ve sekiz gün boyunca üzerlerine bir bela olarak saldı. Halkın, çürümüş hurma gövdeleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah, köklerini kesmek için onu yedi gece, sekiz gündüz aralıksız onların üzerine musallat etti. Bir de görürsün o topluluğu ki, o süre zarfında içleri kof hurma kütükleri gibi yıkılıp kalmışlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    müsellat etmişti Allah onun üzerlerine yedi gece sekiz gün husum halinde, köklerini kesmek üzere müstemirren. Bir de görürsün ki o kavmı o müddet zarfında yıkıla kalmışlar. Ve sanki içleri kof hurma kütükleri imişler

    Erhan Aktaş

    Onu, yedi gece ve sekiz gün; hiç ara vermeden üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o halkı, orada kökünden sökülmüş hurma ağacı kütükleri gibi yere serilmiş görürsün.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu, yedi gece ve sekiz gün; hiç ara vermeden üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o halkı, orada kökünden sökülmüş hurma ağacı kütükleri gibi yere serilmiş görürsün.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu, yedi gece ve sekiz gün; hiç ara vermeden üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o halkı, orada kökünden sökülmüş hurma ağacı kütükleri gibi yere serilmiş görürsün.

    Gültekin Onan

    (Tanrı) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.

    Hasan Basri Çantay

    (Allah) onu yedi gece, sekiz gün ardı ardınca üzerlerine musallat etdi, öyle ki (eğer sen de haazır olsaydın) o kavmin (bu müddet) içinde (nasıl) olub yıkıldığını görürdün. Sanki onlar, içleri bomboş hurma kütükleri idiler.

    İbni Kesir

    Onların kökünü kesmek için, üzerlerine yedi gece sekiz gün, rüzgarı estirdi. Halkın, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi yere yıkıldığını görürdün.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O rüzgârı onlara yedi gece ve sekiz gün peşpeşe musallat kıldı. O kavmi o süre içinde içleri boşalmış hurma kütükleri imişler gibi yere yıkılmış görürdün.

    Süleyman Ateş

    (Allah) Onu, yedi gece, sekiz gün ardı ardına onların üzerine saldı. O kavmi orada, içi boş hurma kütükleri gibi serilmiş görürsün.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah rüzgarı, her şeyi silip süpürecek şekilde yedi gece, sekiz gün üzerlerine saldı. O gün (orada olsaydın) bütün halkı yere serilmiş halde görürdün; içi boşalmış hurma kütükleri gibiydiler.

    Şaban Britch

    Allah, onu yedi gece sekiz gün kesintisiz onların üzerine musallat etmişti. Böylece o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürdün.

    Şaban Piriş

    Allah, onu yedi gece sekiz gün kesintisiz onların üzerine estirmişti. Halkın orada içi boş hurma kütükleri gibi yere serildiğini görürdün.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onu, onların üzerine yedi gece, sekiz gün hiç ara vermeden saldı. Topluluğu orada yerlere serilmiş görürsün. İçleri boşaltılmış hurma kütükleri gibidirler.

  8. Hâkka suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 8. ayet. فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ

    Diyanet İşleri

    Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun?

    Mustafa İslamoğlu

    Şimdi onlardan geriye kalan bir (kişi) görebiliyor musun?

    Muhammed Esed

    şimdi onlardan geriye kalan bir iz görüyor musun?

    Ahmed Hulusi

    Onlardan geriye kalan ne görüyorsun?

    Ali Bulaç

    Şimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun?

    Ali Özek ve heyeti

    Şimdi sen, onlardan, orada kalmış herhangi bir şey görüyor musun?

    Ali Rıza Safa

    Artık, onlardan geriye kalan bir şey görüyor musun?

    Bayraktar Bayraklı

    - 'Ad toplumuna gelince, onlar soğuk ve şiddetli bir rüzgarla yok edildiler. Allah o rüzgarı yedi gece, sekiz gündüz, aralıksız olarak başlarına sardı. Böylece o halkın, içi boş hurma kütükleri gibi yere serildiklerini görürsün. Onlardan geriye kalan hiçbir kimseyi görüyor musun?

    Edip Yüksel

    Onların hiçbir kalıntısını görüyor musun?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların hiç bir kalıntısını görüyor musun?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bak şimdi görebilir misin onlardan bir kalıntı?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bak şimdi görebilir misin onlardan bir bakıyye.

    Erhan Aktaş

    Artık onlara ait bir kalıntı görebiliyor musun?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Artık onlara ait bir kalıntı görebiliyor musun?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Artık onlara ait bir kalıntı görebiliyor musun?

    Gültekin Onan

    Şimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun?

    Hasan Basri Çantay

    Şimdi onlardan bir kalan görüyor musun?

    İbni Kesir

    Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun?

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlardan arta kalan bir şey görüyor musun?

    Süleyman Ateş

    Onlardan hiç geri kalan görüyor musun?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan kalma bir kimseyi dipnot 1 görebilir misin

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, onların soylarından kimsenin kalmadığını göstermektedir. Yoksa yaşadıkları yerin kalıntıları, ibret için korunmuştur. Allah Teala şöyle buyurur: Ad ile Semud'un başına gelenleri de kalıntılarına bakıp kesin olarak anlarsınız. Şeytan, yaptıklarını süslü göstermiş ve onları yoldan çıkarmıştı. Oysa onlar ilerisini görebilen kimselerdi. (Ankebut 29/38)

    Şaban Britch

    Onlardan arta kalan bir şey görüyor musun?

    Şaban Piriş

    Onlardan arta kalan bir şey görüyor musun?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlardan geri kalan birşey görüyor musun?

  9. Hâkka suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 9. ayet. وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ

    Diyanet İşleri

    Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lut kavmi) hep o suçu işlediler.

    Mehmet Okuyan

    Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen şehirler(in halkları) hep o hatayı (şirki) işlemişlerdi.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir de Firavun ve ondan önce gelenler ve altüst olmuş şehirler vardı; (hepsi de) hataya gömülmüşlerdi:

    Muhammed Esed

    Bir de Firavun vardı; ve ondan önce yaşamış (birçok)ları, altüst olmuş şehirler (onların hepsi) günah üstüne günah işlemişlerdi;

    Ahmed Hulusi

    Firavun, ondan öncekiler ve helak olmuş şehirler, hep o hatayı yapanlar!

    Ali Bulaç

    Firavun (kavmi), ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı da hep) o hata ile (tarih sahnesine) geldiler.

    Ali Özek ve heyeti

    Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler halkı (Lût kavmi) hep o günahı (şirki) işlediler.

    Ali Rıza Safa

    Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan kentler aynı büyük suçlarla geldiler.

    Bayraktar Bayraklı

    Firavun, ondan öncekiler ve alt üst olmuş şehirler de hep o günahı işlediler.

    Edip Yüksel

    Firavun, ondan öncekiler ve altüst olan (Sodomlu)lar da kötülük işlemişti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Firavun, ondan öncekiler ve altüst olan (Sodomlu) larda kötülük işlemişti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Firavun da, ondan öncekiler de altı üstüne getirilen o ülkeler(in halkı Lut kavmi) de hep o hatayı işlediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Firavin de geldi, ondan evvelkiler de, mü'tefikeler de hep o hata ile

    Erhan Aktaş

    Firavun, ondan öncekiler ve kentleri alt üst olanlar, o yanlış ile geldiler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Firavun, ondan öncekiler ve kentleri alt üst olanlar, o yanlış ile geldiler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Firavun, ondan öncekiler ve kentleri alt üst olanlar, o hata ile geldiler.

    Gültekin Onan

    Firavun (kavmi), ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı da hep) o hata ile (tarih sahnesine) geldiler.

    Hasan Basri Çantay

    Fir'avn da, ondan öncekiler de, altüst olan (kasaba) lar (halkı) da hep o hataayı (meydana) getirdiler (irtikab etdiler).

    İbni Kesir

    Firavun da, ondan öncekiler de ve altüst olmuş kasabalar da hep suçla gelmişlerdi.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Firavun da, ondan öncekiler de, altı üstüne gelen kasabalar halkı da hep hata işlediler.

    Süleyman Ateş

    Fir'avn ve ondan öncekiler ve altüst olmuş kentler(in halkı olan Lut kavmi) de hatalı iş yaptılar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Firavun, ondan öncekiler ve yanlış yola giren her toplum aynı hataya düştü.

    Şaban Britch

    Firavun (kavmi), ondan öncekiler ve yerle bir olan Lut şehirleri (halkı da hep) o hata ile geldiler.

    Şaban Piriş

    Firavun da, onlardan öncekiler de ve safsatacılar da günahlarıyla geldiler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Firavun da ondan öncekiler de altı üstüne gelmiş kentlerde aynı hataya vücut verdiler.

  10. Hâkka suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 10. ayet. فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً

    Diyanet İşleri

    Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.

    Mehmet Okuyan

    Rablerinin (her bir) elçisine isyan etmişlerdi; O da onları şiddetli bir şekilde yakalamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    Nihayet Rablerinin elçisine karşı geldiler; ve (Allah günahlarıyla) katlanan bir bela ile tümünü enseledi.

    Muhammed Esed

    ve Rablerinin (gönderdiği) elçilere isyan etmişlerdi. Allah şiddetli bir ceza darbesi ile onların hesabını gördü!

    Ahmed Hulusi

    Rablerinin Rasulüne asi oldular da (Rableri) onları şiddetle yakalayıverdi!

    Ali Bulaç

    Böylece Rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.

    Ali Özek ve heyeti

    Böylece Rablerinin peygamberlerine karşı geldiler, O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.

    Ali Rıza Safa

    Efendilerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine, yaman bir yakalayışla onları yakaladı.

    Bayraktar Bayraklı

    Rablerinin peygamberine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.

    Edip Yüksel

    Rab'lerinin elçisine isyan ettiler. Bunun sonucu olarak da onları şiddeti gittikçe artan bir biçimde yakalamıştı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rab'lerinin elçisine isyan ettiler. Bunun sonucu olarak da onları şiddeti gittikçe artan bir biçimde yakalamıştı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hep Rablerinin peygamberine karşı geldiler; o da onları gittikçe artan bir tutuşla alıverdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hep rablarının Resulüne asi oldular o da onları alıverdi mütezayid bir tutuş (kahir bir kabza) ile

    Erhan Aktaş

    Onlar, Rabb'lerinin Resul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, Rabb'lerinin Resul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, Rabb'lerinin Rasul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

    Gültekin Onan

    Böylece rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.

    Hasan Basri Çantay

    Öyle ki (her ümmet) Rablerinin peygamberine isyan etdiler. Bundan dolayı O da kendilerini fazla bir şiddetle yakalayıverdi.

    İbni Kesir

    Rabblarının elçisine isyan etmişlerdi. Bunun üzerine O da kendilerini gittikçe artan bir şiddetle yakalayıverdi.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rablerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

    Süleyman Ateş

    Rablerinin elçisine karşı geldiler. O da onları şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.

    Süleymaniye Vakfı

    Her biri, Rablerinin resulüne /onun elçi olarak getirdiklerine dipnot 1 karşı geldiler. Rableri de onları etkisi arttıkça artan bir azapla yakaladı dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Resul kelimesi yerine "onun elçi olarak getirdikleri" ifadesi bunun için yazılmıştır (Maide 5/67, Nahl 16/35).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rablerinin dipnot 1 elçilerine baş kaldırdılar. Rableri de onları kaldırıp yere vurdu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahiplerinin

    Şaban Britch

    Rablerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

    Şaban Piriş

    Rab'lerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rablerinin resulüne isyan ettiler de O da onları, şiddeti arttıkça artan bir yakalayışla yakaladı.

  11. Hâkka suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 11. ayet. إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ

    Diyanet İşleri

    (11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki su azgınlaştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz o su çığrından çıkıp tuğyan ettiğinde sizi gemide taşıyan Bizdik;

    Muhammed Esed

    (Ve) bakın: (Nuh tufanının) suları bütün bentleri aşıp patladığında sizi o gemi ile Biz (güvenli bölgelere) taşıdık,

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki o su, kontrol dışı yükseldiğinde, sizi akıp gidenin içinde biz taşıdık!

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık;

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;

    Ali Rıza Safa

    Aslında, su taştığı zaman, akıp gidenle sizi taşıdık.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz, su bastığı zaman sizi gemide biz taşıdık.

    Edip Yüksel

    Su taşınca sizi akıp giden (sal) üzerinde taşımıştık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Su taşınca sizi akıp giden (sal) üzerinde taşımıştık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Oysa Biz, o su kabardığı zaman sizi akan gemide taşıdık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki biz o su tuğyan ettiği vakıt sizi akan gemide taşıdık

    Erhan Aktaş

    Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, (her yanı) su basdığı (mu'tad haddini aşdığı) zaman sizi gemide biz taşıdık.

    İbni Kesir

    Gerçekten su bastığı zaman sizi; Biz, taşıdık gemide.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Doğrusu sular taştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık.

    Süleyman Ateş

    Su(lar) kabarınca biz sizi, akıp giden (gemi)de taşıdık.

    Süleymaniye Vakfı

    (Yeryüzünü) sular basınca sizi /sizin atalarınızı dipnot 1 gemide biz taşıdık.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nuh Tufanı'ndan sonraki insanların tamamı, Nuh aleyhisselam ve onunla birlikte gemide taşınan insanların soyundandır (İsra 17/3, Saffat 37/77, 82).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sular kabarınca (Nuh'un halkından) sizin gibi olanları gemide Biz taşıdık.

    Şaban Britch

    Sular taştığı zaman sizi gemide biz taşıdık.

    Şaban Piriş

    Sular taştığı zaman sizi gemide biz taşıdık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Su azıp köpürdüğünde, biz sizi o akıp gidende taşıdık,

  12. Hâkka suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hâkka suresi, 12. ayet. لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ

    Diyanet İşleri

    (11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

    Mehmet Okuyan

    (Gerçeği) hatırlatma (vesilesi) yapalım ve kavrayan kulak(ların sahipleri) onu iyice kavrasın diye onları size (anlattık). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıssaların anlatılma gerekçeleriyle ilgili bkz. A‘râf 7:176; Hûd 11:120; Yûsuf 12:111; Tâhâ 20:99; Kâf 50:37; Nâzi‘ât 79:26.

    Mustafa İslamoğlu

    Onu, size bir ibret vesikası kılmak için, dahası işittiğini anlayan her kulak (sahibinin işin özünü) kavraması için (aktardık).

    Muhammed Esed

    ki bütün bunları size (kesintisiz) bir uyarı haline getirelim ve her uyanık ve duyarlı kulak onu bilinçle algılayabilsin.

    Ahmed Hulusi

    Onu, sizin için bir hatırlatma ve iyi algılayan kulak da onu iyi kavrasın diye (naklettik)!

    Ali Bulaç

    Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu belleyip kavrasın.'

    Ali Özek ve heyeti

    onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

    Ali Rıza Safa

    Onu size bir uyarı yapalım ve duyan kulaklar onu kavrasın diye.

    Bayraktar Bayraklı

    Onu sizin için öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

    Edip Yüksel

    Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onu sizlere bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onu sizlere bir anid yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye

    Erhan Aktaş

    Onu sizin için bir öğüt yapalım, duyan kulaklar onu duysun diye.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu sizin için bir öğüt yapalım, duyan kulaklar onu duysun diye.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu sizin için bir öğüt yapalım, duyan kulaklar onu duysun diye.

    Gültekin Onan

    Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu 'belleyip kavrasın'.

    Hasan Basri Çantay

    Onu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, onu belleyen kulaklar da bellesin diye.

    İbni Kesir

    Ki bunu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım. Ve anlayışlı kulaklar anlasın diye.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bunu sizin için bir öğüt kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye.

    Süleyman Ateş

    Ki onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulak(lar) onu bellesin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunu, aklınızdan çıkarmayacağınız bir bilgi ve kulağınıza küpe olsun diye yaptık.

    Şaban Britch

    Bunu sizin için bir öğüt kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye.

    Şaban Piriş

    Bunu sizin için bir öğüt/uyarı kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki onu size bir hatırlatıcı/düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.