Diyanet İşleri
"Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 36. ayet. وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ
velâ ṭa`âmün illâ min gislîn.
"Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı solundan verilen Hâkka 25–37 3
"Çünkü o, azamet sahibi Allah'a iman etmiyordu."
"Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu."
"Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur."
"Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."
Onu günahkarlardan başkası yemez."
(38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 30–37. ayetler için yazılmıştır.
30. İşte o vakit azap için emir verilecek ve oldukça sert tabiatlı ve çok güçlü olan Zebanilere şöyle denilecektir: “Tutun onu da ellerini boynuna bağlayın.” Yani boynuna onu boğacak kadar dar zincir vurun.
31. “Sonra cehenneme sokun onu.” Cehennemin kor ateşleri ve alevleri içerisinde onu evirip çevirin.
32. “Sonra da onu” cehennemin son derece sıcak zincirlerinden “yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun.” Yani bu zincir, kendisini makadından geçip ağzından çıkacak şekilde onu zincire geçirin ve bu zincirle onu asın. O, bu korkunç şekilde sürekli azap görecektir. O azap ve o ceza ne kadar da kötüdür! Böyle bir azap ve böyle bir azardan dolayı vay onun haline!
33. Onu böylesi bir yere ulaştıran sebebe gelince: “Çünkü o yüce Allah’a iman etmezdi.” Rabbini inkâr eder, peygamberlerine karşı inatla direnirdi. Onların getirdikleri hakkı reddederdi.
34. “Yoksulu yedirmeye de teşvik etmezdi.” Kalbinde fakirlere ve yoksullara şefkat duymasını sağlayacak bir merhamet de yoktu. Malından onlara yedirmediği gibi kalbinde böyle bir duygu bulunmadığından dolayı başkasını da onlara yedirsin diye teşvik etmezdi.
Bu azabın esas sebebi şudur: Mutluluğun temeli ve sebepleri iki tanedir: Birisi esası itibari ile Allah’a imana dayanan Allah için ihlâslı amellerde bulunmaktır, diğeri ise bütün yönleri ile yaratılmışlara ihsanda bulunmaktır. Bunların en büyüğü de muhtaç kimselerin gıdalarını temin edecek şekilde onlara yemek yedirmek sureti ile zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaktır. Böylelerinin ise ne ihlâsı vardır ne de ihsanı. Bundan dolayı da bu azabı hak etmiş olacaklardır.
35. “Artık bugün burada” yani Kıyamet gününde “onun hiçbir yakın dostu yoktur.” Allah’ın azabından kurtulması yahut Allah’ın mükâfatını alarak umduğunu elde etmesi için ona şefaat edecek bir yakını, bir arkadaşı bulunmayacaktır. “Onun nezdinde şefaat izin verdiklerinden başkasına fayda sağlamaz.” (Sebe, 34/23); “Zalimlerin ne candan bir dostu, ne de şefaati kabul edilir bir şefaatçisi olacaktır.” (el-Mü’min, 40/18)
36. “İrinden başka hiçbir yiyeceği de yoktur.” Bu, son derece sıcak, acı, oldukça kötü kokulu ve son derece iğrenç tadı bulunan cehennemliklerin irinleridir.
37. Bu tür iğrenç bir yiyeceği de ancak “günahkarlar yer.” Yani dosdoğru yoldan sapanlar ve kendilerini cehenneme götüren her bir yolu izleyenler yer. İşte bundan dolayı can yakıcı azabı hak etmiş olurlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O kimse için, cehennem ehlinin bedenlerinden çıkan su ve irinden başka yiyeceği bir yemeği de yoktur.
Aynı kök: غسل (4 geçiş)
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…
Aynı kök: غسل (4 geçiş)
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…
Aynı kök: غسل (4 geçiş)
Biz de ona, "Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içecek soğuk bir su" dedik.
Aynı kök: طعم (48 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: طعم (48 geçiş)
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: طعم (48 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(36, 37) (Sürekli) hata yapanlardan başkasının yemeyeceği irinden başka hiçbir yiyecek de yoktur.
ne de pis bir atıktan başka yiyeceğe;
ne de pislikten başka bir yiyeceği,
"İrinli artıklardan başka yiyecekleri olmaz;"
"İrin ve kan karışımından başka bir yemek yoktur."
Kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur.
Pislikten başka yiyeceği de yoktur.
- Ancak günahkarların yediği kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur."
Hiçbir yiyeceği de... İrin hariç,
Hiç bir yiyeceği de... İrin hariç,
Bir irinden başka bir yiyecek de yoktur.
Ne de bir taam, bir "gıslin" den başka
Ve gislinden dipnot 1 başka bir yiyecekleri yoktur.
Ve gislinden dipnot 1 başka bir yiyecekleri yoktur.
Ve irinden başka bir yiyecekleri yoktur.
"İrin ve kan karışımından başka bir yemek yoktur."
"Ğıslin" den başka yiyecek de yokdur,
Ğıslin'den başka yiyecek de yoktur.
(19-37) O gün sunulursunuz / arz olunursunuz hiçbir gizli şeyiniz de gizli kalmaz, Kimin kitabı sağından verilir ise “işte buyurun kitabımı okuyun, kesinlikle hesabımla kavuşacağımı öngörüyordum / zannediyordum” der, razı olduğu bir geçim / bir yaşantı üzere, yüce bir cennettedir, meyveleri toplaması kolay / sarkmış haldedir , geride ki günlerde yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için. Kimin kitabı solundan verilir ise “Yazıklar olsun keşke bana kitabım verilmeseydi , hesabımı bilmeseydim / idrak etmeseydim, yazıklar olsun keşke bitirici bir şey olsaydı , malımın hiç bana faydası olmadı , bütün sultanlığımda yok oldu / helak oldu” der. (Allah’a değil de mala dayalı saltanat tabi ki helak olur) Yakalayın onu , bağlayın onu, sonrada cehenneme atın onu, uzunluğu yetmiş arşın / dir’an olan zincir ile sürükleyin onu. Büyük Allah’a / Azametli Allah’a kesinlikle iman etmiyordu, yoksunu / miskini doyurmaya teşvik etmiyordu, bugün burada ona, sıcak davranan / dostça davranan yoktur, Gıslinden (Pislenen şey yıkadıktan sonra kalan pislik) yiyeceği vardır. Onu sadece yanlış yapanlar yer.
İrinden başka hiçbir yiyecek de yoktur.
İrinden başka yiyecek de yoktur.
İrinden başka yiyeceği de bulunmaz dipnot 1 .
kanlı irin dışında yiyeceği de olmaz.
İrinden başka yiyecek de yoktur.
Bu sebeple bugün pislikten başka hiçbir yiyecek yoktur.
"Yıkananların atık sularından başka yemek de yoktur."
Nor will he feed except upon the bloody rotten discharges;
and the only food he has is the filth
"Nor hath he any food except the corruption from the washing of wounds,
and has no food except the filth from the washing of wounds,
nor any food except exuding pus
Nor any food except filth from the washing of wounds.
nor any food except pus,
`Nor (will he be served with) any food excepting something extremely hot,
neither any food saving foul pus,
No wonder his food today is nothing but left over water of washing of wounds.
nor any food except foul ichor,
Nor any food, except for pollutants.
nor any food, but the filthy corruption flowing from the bodies of the damned,
"Nor any food except filth,
Neither any food except of foul refuse,
Nor any food save filth
Nor food other than suppuration (filth)
nor any food save the filth
nor any food except ˹oozing˺ pus,
Nor any food, except from pollutants.
Nor any food, except the bitter variety.
Nor any food except from the discharge of wounds;
Nor food save of foul pus,
Nor any food but the discarded shreds he gave to others.
"Nor does he have any food (here) except the corruption from the washing of wound,
nor any food except that which comes out from wounds when washing,
Nor any food, except from pollutants.