Diyanet İşleri
"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 26. ayet. وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ
velem edri mâ ḥisâbiyeh.
"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı solundan verilen Hâkka 25–37 3
Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).
(Onlara şöyle denir:) "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.
Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: "Keşke kitabım bana verilmeseydi."
"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
"Keşke ölüm her şeyi bitirseydi."
"Malım bana hiçbir yarar sağlamadı."
"Saltanatım da yok olup gitti."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 25–29. ayetler için yazılmıştır.
25. İşte bunlar bedbaht kimselerdir. Kötü amellerini kapsayan defterleri, başkalarından ayırt edilmeleri, küçük düşürülmeleri, rezil edilmeleri ve utandırılmaları için sollarından verilecektir.
Onlar gam, keder ve üzüntüden dolayı şöyle diyecektir: “Keşke bana amel defterim verilmeseydi.” Çünkü bu defter, bana cehennem ateşine gireceğimi ve ebedi olarak hüsrana uğrayacağımı bildirmektedir.
26. “Keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim.” Keşke unutulup gitseydim, diriltilmeseydim, hesaba çekilmeseydim. Bundan dolayı şöyle diyecektir:
27. “Ah, keşke ölümle her şey bitmiş olsaydı.” Yani keşke ilk ölümüm, kendisinden sonra diriliş olmayan bir ölüm olsaydı.
28-29. Daha sonra malına ve saltanatına bakınca bunların aleyhine birer vebal olduğunu, bunlardan âhireti için önden bir şeyler göndermemiş olduğunu, bunları azaptan kurtulmak için fidye olarak verecek olsa bile kendisine hiçbir faydalarının olamayacağını anlayacak ve şöyle diyecektir:
"Malımın bana faydası olmadı.” Dünyada faydasını görmedim. Çünkü ben, maldan iyilik olarak bir şey önceden göndermedim. Âhirette de bana faydası dokunmadı. Çünkü fayda verecek vakti geride kaldı.
“Saltanatım da elimden kaydı gitti.” Yok oldu, kaybolup gitti. Artık ne askerin, ne çokluğun, ne sayının, ne aracın-gerecin, ne ardı büyük mevkilerin faydası var. Aksine bütün bunlar, rüzgâr ile savrulmuşçasına geçip gitti. Bundan dolayı ticaretimiz de kârımız da yok oldu. Onun yerine gamlar, kederler ve üzüntüler geldi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Keşke hesabımda nelerin olduğunu hiç bilmeseydim."
Aynı kök: دري (29 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…
Aynı kök: دري (29 geçiş)
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Aynı kök: دري (29 geçiş)
De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk…
Ortak kavram: Hesap
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Ortak kavram: Hesap
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim!
Ve hesabımın ne olduğunu (keşke) hiç bilmeseydim!
ve (keşke) şu hesabımı görmemiş olsaydım!
"Hesabımı (yaptıklarımın sonucunun ne olduğunu) hiç bilmeseydim!"
"Hesabımı hiç bilmeseydim."
hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
"Hesabımı hiç bilmeseydim!"
- Kitabı sol tarafından verilene gelince, o da şöyle diyecek: "Keşke kitabım bana verilmeseydi, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim, keşke ölüm her şeyi bitirmiş olsaydı; malım bana hiçbir fayda vermedi, bütün gücüm yok oldu."
"Hesabımın ne olduğunu öğrenmeyeydim."
'Hesabımın ne olduğunu öğrenmeyeydim.'
Ve hesabımın ne olduğunu öğrenmeseydim!
Ve vakıf olmasa idim ne imiş? Hisabıma
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim." der.
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim." der.
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim." der.
"Hesabımı hiç bilmeseydim."
"Hisabımın da ne olduğunu bilmeseydim".
Hesabımın da ne olduğunu bilmeseydim.
(19-37) O gün sunulursunuz / arz olunursunuz hiçbir gizli şeyiniz de gizli kalmaz, Kimin kitabı sağından verilir ise “işte buyurun kitabımı okuyun, kesinlikle hesabımla kavuşacağımı öngörüyordum / zannediyordum” der, razı olduğu bir geçim / bir yaşantı üzere, yüce bir cennettedir, meyveleri toplaması kolay / sarkmış haldedir , geride ki günlerde yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için. Kimin kitabı solundan verilir ise “Yazıklar olsun keşke bana kitabım verilmeseydi , hesabımı bilmeseydim / idrak etmeseydim, yazıklar olsun keşke bitirici bir şey olsaydı , malımın hiç bana faydası olmadı , bütün sultanlığımda yok oldu / helak oldu” der. (Allah’a değil de mala dayalı saltanat tabi ki helak olur) Yakalayın onu , bağlayın onu, sonrada cehenneme atın onu, uzunluğu yetmiş arşın / dir’an olan zincir ile sürükleyin onu. Büyük Allah’a / Azametli Allah’a kesinlikle iman etmiyordu, yoksunu / miskini doyurmaya teşvik etmiyordu, bugün burada ona, sıcak davranan / dostça davranan yoktur, Gıslinden (Pislenen şey yıkadıktan sonra kalan pislik) yiyeceği vardır. Onu sadece yanlış yapanlar yer.
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim."
"Şu hesabımı hiç bilmemiş olsaydım!"
Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim! dipnot 1
Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
Hesabımı hiç bilmeseydim.
Hesabımı hiç bilmeseydim.
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmemiş olsaydım."
"Nor would I have been asked to answer for conduct not knowing what language shall my countenance speak nor what shall it look like".
and knew nothing of my Reckoning.
"And that I had never realised how my account (stood)!
and had not known my account. dipnot 1
and had not known about my Reckoning!
"And that I had never known how my Account is!
nor had I ever known what my account is!
`And I had not known my reckoning.
and not known my reckoning!
"I wish I would have never been reminded of my deeds. "
I did not know what my account would be.
"That I never knew my account,"
and that I had not known what this my account was!
"And I did not know how my account stood:
And that I had not realized my reckoning!
And knew not what my reckoning!
And not known my account!
and neither known this my account!
nor known anything of my reckoning!
"And that I never knew my account, "
"I wish I never knew my account.
And had not known what is my account.
“And had not known what is my reckoning!
And knew not my account.
"And that I had never known what my account (contained)!
and I had never known what my account is!
"And that I never knew my account,"