Enfâl suresi

Enfâl suresi, 63. ayet

Enfâl suresi, 63. ayet. وَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ لَوْ أَنفَقْتَ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مَّآ أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ إِنَّهُۥ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

veellefe beyne ḳulûbihim. lev enfaḳte mâ fi-l'arḍi cemî`am mâ ellefte beyne ḳulûbihim velâkinne-llâhe ellefe beynehüm. innehû `azîzün ḥakîm.

Diyanet İşleri

(62-63) Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 60–66 · surenin 63. ayeti / 75

Konu Kuvvet hazırlamak, barışa yanaşmak ve sabır Enfâl 59–66 3

  1. Enfâl 60

    Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.

  2. Enfâl 61

    Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  3. 62–63

    (62-63) Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. Enfâl 64

    Ey Peygamber! Sana ve sana tabi olan mü'minlere Allah yeter.

  5. Enfâl 65

    Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

  6. Enfâl 66

    Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 62–63. ayetler için yazılmıştır.

62-63. Barışta tek bir şeyden korkulur, o da kâfirlerin bu barış ile müslümanları aldatmak ve onlara karşı bir fırsat kollamak istemeleridir. İşte Yüce Allah, onların aldatmalarına karşı kendisinin mü’minlere yeteceğini, onları koruyacağını, böyle bir kötü niyetin zararının da kâfirlere döneceğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Eğer seni aldatmak isterlerse hiç şüphesiz Allah sana yeter.” Sana eziyet verecek şeylere karşı O sana kâfidir. Senin işlerini ve yararına olan şeyleri gerçekleştiren O’dur. Zaten bu konuda önceden beri O’nun sana yeterli ve yardımcı olduğuna dair kalbini rahatlatacak pek çok şey görmüşsündür. “Zira seni yardımıyla ve mü’minlerle destekleyen O’dur.” Yani sana semavî bir yardım ile destek verendir ki bu yardım, hiçbir şeyin karşısında duramayacağı ilâhî zaferdir. Ayrıca O, mü’minleri senin yardımına amade kılmakla da sana yardımcı olmuştur. “(Müminlerin) kalplerini birleştiren de O’dur.” O, mü’minlerin kalplerini sevgi ile birleştirdiği için onlar bir araya gelmiş, birbiri ile kaynaşmış ve böylece güçleri artmıştır. Bu ise Yüce Allah’ın kudreti dışında hiçbir kimsenin çalışma ve gücü ile meydana gelmiş değildir.

Şüphesiz ki “sen yeryüzünde ne varsa hepsini” altın, gümüş ve onların dışındaki değerli malları, aralarındaki mevcut nefret ve ileri derecedeki ayrılığı giderip kalplerini birbiri ile ısındırmak için “harcasaydın yine de kalplerini birleştiremezdin.” Çünkü kalpleri evirip çevirme kudreti yalnızca Allah’ındır.

“Fakat Allah, onların kalplerini birleştirdi. Çünkü O, Azizdir, Hakîmdir.” İzzetinin bir tecellisi olarak da onların kalplerini birbirine kaynaştırdı ve önceleri ayrılık içerisinde iken onları bir araya getirdi. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın üzerinizdeki nimetini de hatırlayın. Hani siz düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti ve O’nun nimeti ile kardeş olmuştunuz. Yine siz ateşten bir çukurun kenarında idiniz de sizi oradan O kurtardı.” (Âl-i İmran, 3/103)

Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah Teâlâ, sana yardım eden Müminlerin kalplerinin arasını ayrıyken birleştirdi (kaynaştırdı). Eğer sen, yeryüzünde bulunan malların tamamını onların dağınık olan kalplerinin arasını birleştirmek için sarf etmiş olsaydın onların arasını birleştiremezdin. Fakat yalnız başına Yüce Allah, onların arasını birleştirdi. Şüphesiz O, mülkünde üstün ve galip olandır. Hiç kimse O'na galip gelemez. O; düzeninde, dininde ve takdirinde hikmet sahibidir.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَلَّفَ ve ellefe ve uzlaştırdı kök: الف
  2. بَيْنَ beyne arasını kök: بين
  3. قُلُوبِهِمْ ۚ kulubihim onların kalblerinin kök: قلب
  4. لَوْ lev şayet
  5. أَنفَقْتَ enfekte sen verseydin kök: نفق
  6. مَا ma
  7. فِى fi bulunan
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  9. جَمِيعًۭا cemian herşeyi kök: جمع
  10. مَّآ ma
  11. أَلَّفْتَ ellefte yine de uzlaştıramazdın kök: الف
  12. بَيْنَ beyne arasını kök: بين
  13. قُلُوبِهِمْ kulubihim onların kalblerinin kök: قلب
  14. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  15. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  16. أَلَّفَ ellefe uzlaştırdı kök: الف
  17. بَيْنَهُمْ ۚ beynehum onların arasını kök: بين
  18. إِنَّهُۥ innehu çünkü O
  19. عَزِيزٌ azizun daima üstündür kök: عزز
  20. حَكِيمٌۭ hakimun hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın,…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Kalp

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Kalp

    Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Kalp

    Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç…

  • Aynı kök: الف (22 geçiş) · Ortak kavram: Kalp · Ortak kavram: Hikmet

    Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak · Ortak kavram: Kalp

    (166-167) İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah'ın izniyledir. Bu da mü'minleri ortaya çıkarması ve münafıklık…

  • Aynı kök: الف (22 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) onların kalplerinin arasını birleştirmiştir. dipnot 1 Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların kalplerinin arasını birleştiremezdin fakat Allah onların arasını kaynaştırdı. Şüphesiz ki O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:103.

Mustafa İslamoğlu

ki onların yüreklerini O kaynaştırdı; eğer sen yeryüzünün bütün servetini harcasaydın, onların yüreklerinin arasını kaynaştıramazdın, ama Allah onları birleştirdi: çünkü her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden yalnızca O'dur.

Muhammed Esed

(O inanmış kimseler ki) kalplerini O bağdaştırdı, kaynaştırdı: (O inanmış kimseler ki,) uğrunda yeryüzündeki her şeyi toptan harcasaydın onların kalplerini birbirine ısındırıp kaynaştıramazdın; ama işte Allah onları bir araya getirdi. Gerçekten de Allah hikmetle edip eyleyen en yüce iktidar sahibidir.

Ahmed Hulusi

(İman edenlerin) kalplerini, verdiği paylaşım sevgisi ile tek kalp gibi yapmıştır! Şayet sen yeryüzünde ne varsa toptan bağışlamış olsan, onların kalplerinin arasını birleştiremezsin. . . Fakat Allah onların arasını ülfetle birleştirdi. . . Muhakkak ki O, Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Ve onların kalblerini uzlaştırdı. Sen, yeryüzündekilerin tümünü harcasaydın bile, onların kalblerini uzlaştıramazdın. Ama Allah, aralarını bulup onları uzlaştırdı. Çünkü O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Çünkü O, mutlak galiptir , hikmet sahibidir .

Ali Rıza Safa

Zaten yüreklerini birleştirdi. Yeryüzündeki şeylerin tümünü harcasaydın, onların yüreklerini birleştiremezdin; fakat Allah, birleştirdi. Kuşkusuz, O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Müminlerin kalplerini kaynaştırmıştır. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini kaynaştıramazdın; fakat Allah onların gönüllerini kaynaştırdı. Çünkü Allah, mutlak galiptir; hikmet sahibidir.

Edip Yüksel

Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Sen, yeryüzünde bulunanların hepsini harcasaydın bile kalplerini uzlaştıramazdın. Ancak, onların kalplerini ALLAH uzlaştırdı. O, Üstündür, Bilgedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Sen, yeryüzünde bulunanların hepsini harcasaydın bile kalplerini uzlaştıramazdın. Ancak, onların kalplerini ALLAH uzlaştırdı. O, Üstündür, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onların gönüllerini uzlaştıran da. Yoksa yeryüzünde ne varsa hepsini harcasaydın yine de onların kalplerini birleştiremezdin. Ancak Allah, onların arasında birleşmeyi sağladı; çünkü O, güçlüdür, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve kalblerinin arasını te'lif eyledi, yoksa yer yüzünde ne varsa hepsini sarf etse idin yine onların kalblerini te'lif edemezdin ve lakin Allah onların beyinlerini te'lif buyurdu çünkü o aziz, hakimdir.

Erhan Aktaş

Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak dipnot 1 etseydin yine de onların kalplerini kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onları kaynaştırdı. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Harcasaydın. Yardım olarak verseydin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak dipnot 1 etseydin yine de onların kalplerini kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onları kaynaştırdı. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Harcasaydın. Yardım olarak verseydin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak dipnot 1 etseydin yine de onların kalplerini kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onları kaynaştırdı. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yardım olarak verseydin.

Gültekin Onan

Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Sen, yeryüzündekilerin tümünü harcasaydın bile, onların kalplerini uzlaştıramazdın. Ama Tanrı, aralarını bulup onları uzlaştırdı. Çünkü O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

ve onların gönüllerine sevgi verib birleşdirendir. Sen yer yüzünde olan (her) şey'i topdan harcamış olsan yine onların gönüllerini (böyle) birleşdiremezdin. Fakat Allah onların aralarını bulub kaynaşdırdı. Çünkü O, mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Ve onların kalblerini birleştirmiştir. Eğer yeryüzünde bulunan her şeyi sarfetsen yine de onların kalblerini birleştiremezdin. Fakat Allah birleştirdi onların arasını. Muhakkak ki Allah; Aziz'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(55-63) Allah katında yaratıkların en şerlisi / en fenası inanmayanlardır, kafir olanlardır, öyle ki onlarla sözleşirsin / ahitleşirsin sonra ahitlerini her defasında bozarlar, bundan da sakınmazlar / çekinmezler, harpte onları yakalasan (tesgafe) onlara şaşırtıcı bir azap ver ki artlarından gelenler böylelikle belki ibret alırlar. Eğer ki kavmin hıyanetinden korkarsan aynı şekilde senin de sözleşmeyi bozduğunu onlara bildir , m uhakkak ki Allah hainleri sevmez. Kafirler sanmasınlar ki yendiler, onlar kesinlikle bizi aciz bırakamazlar. Kapasitenizce / İstidadınızca onlara kuvvet, besili atlar hazırlayın, Allah’ın düşmanlarını, sizin de düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer başkalarını da onla korkutun. Allah yolunda ne harcarsanız / infak edersen iz onun geri ödenmesinde size vefalı davranılır size zulmedilmez. Barışa yanaşırlarsa sende yanaş ve Allah’ı vekil tayin et, muhakkak o işitendir bilendir. Seni kandırmak isterlerse muhakkak ki Allah sana yeter. O seni yardımıyla / nusretiyle ve müminler i le destekler. Onların gönüllerini arasını ısındırır , sen arzdakilerin hepsini harcasan onların kalplerinin arasını ısındıramazdın ve lakin Allah aralarını ısındırdı , muhakkak ki o azizdir hakimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Şüphesiz O Aziz'dir, Hakim'dir.

Süleyman Ateş

Ve onların kalblerinin arasını uzlaştırdı. Sen yeryüzünde bulunan herşeyi verseydin, yine onların kalblerinin arasını uzlaştıramazdın; fakat Allah, onların arasını uzlaştırdı. Çünkü O, daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Müminlerin kalplerini birbirine o ısındırdı. Dünya kadar mal harcasaydın kalplerini ısındıramazdın. Ama onların aralarını Allah kaynaştırdı. Daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan odur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müminlerin kalplerini O kaynaştırdı. Dünya kadar mal harcasaydın kalplerini kaynaştıramazdın. Ama Allah onları kaynaştırdı. Üstün olan ve kararları doğru olan O'dur. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (Enfal 8/55-63)

Şaban Britch

Kalplerinizin arasını kaynaştırdı. Eğer yeryüzünde olan her şeyi harcasaydın bile onların kalplerini birleştirip, kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onların arasını kaynaştırmıştır. Şüphesiz O Aziz'dir, Hakim'dir.

Şaban Piriş

Kalplerinizin arasını birleştirdi. Eğer yeryüzünde olan her şeyi sarfetseydin bile onların kalplerini birleştiremezdin. Fakat Allah, onların arasını birleştirmiştir. Şüphesiz O güçlüdür, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların kalplerini kaynaştıran da O'dur. Sen, yeryüzündeki herşeyi bağışlasaydın, onların kalplerini yine de kaynaştıramazdın; ama Allah onları birbirine ısıtıp yaklaştırmıştır. O'dur Aziz ve Hakim.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And it is He Who united their feeling and thought, their action and interest and their purpose, and caused their spiritual union with Allah. It is He Who made them reconcile themselves with their own hearts and with Allah. Had you spent all the available wealth on earth for this purpose, you would have failed to tune their hearts to one thought. But Allah brought this unison by tuning their frame of mind, their mood and their disposition; Allah is indeed Azizun and Hakimun.

Abdul Haleem

and with the believers, and brought their hearts together. Even if you had given away everything in the earth you could not have done this, but God brought them together: God is mighty and wise.

Abdullah Yusuf Ali

And (moreover) He hath put affection between their hearts: not if thou hadst spent all that is in the earth, couldst thou have produced that affection, but Allah hath done it: for He is Exalted in might, Wise.

Abul A'la Maududi

and joined their hearts. Had you given away all the riches of the earth you could not have joined their hearts, but it is Allah Who joined their hearts. dipnot 1 Indeed He is All-Mighty. All-Wise.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the allusion is to that strong bond of love and brotherhood that developed among the Arabs who embraced Islam and whose conversion brought them solidarity. This strong solidarity existed despite the fact that they came from a variety of tribes which had long-standing traditions of mutual enmity. This was a special favour of God on the Muslims, especially evident in the case of the Aws and Khazraj. It was barely a couple of years before their acceptance of Islam that the two clans virtually thirsted for each other's blood. During the battle of Bu'ath both seemed set to exterminate each other. (Ibn Hisham, vol. 1. pp. 427-8-Ed.) To turn such severe enmity into deep cordiality and brotherhood within a span of two or three years and to join together mutually repellent elements into a unity as firm as that of a solid wall as was witnessed in regards to the Muslim community during the life of Prophet (peace be upon him) was doubtlessly beyond the power of any mortal. Were anyone to depend on worldly factors alone, it would have been impossible to bring about such an achievement. God's support was the deciding factor in this development and this only serves to emphasize that Muslims should always seek and depend on God's support and favour rather than on worldly factors.

Aisha Bewley

and unified their hearts. Even if you had spent everything on the earth, you could not have unified their hearts. But Allah has unified them. He is Almighty, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

And He has united their (i.e. believers’) hearts. If you had spent all that is in the earth, you could not have united their hearts, but Allâh has united them. Certainly He is All-Mighty, All-Wise.

Ali Quli Qarai

and united their hearts. Had you spent all that is in the earth, you could not have united their hearts, but Allah united them together. Indeed He is all-mighty, all-wise.

Amatul Rahman Omar

And He has united their (- believers') hearts in mutual affection. Had you spent all that is in the earth you could not have united their hearts so, but Allâh united their hearts in mutual affection. He is indeed All-Mighty, All-Wise.

Arthur John Arberry

and brought their hearts together. Hadst thou expended all that is in the earth, thou couldst not have brought their hearts together; but God brought their hearts together; surely He is All-mighty, All-wise.

Bijan Moeinian

It was God Who made the believers feel like being brothers. Even if you have spent all the wealth of the world, you could not have united them (only two years ago the clan of Aas and Khadhraj were killing each other out of animosity.) God is the Greatest, God is the Most Wise.

E. Henry Palmer

and reconciles their hearts! Didst thou expend all that is in the earth thou couldst not reconcile their hearts, but God reconciled them, verily, He is mighty and wise!

Edip-Layth

He made unity between their hearts. Had you spent all that is on earth, you would not have united between their hearts, but God united between them. He is Noble, Wise.

George Sale

and hath united their hearts. If thou hadst expended whatever riches are in the earth, thou couldest not have united their hearts, but God united them; for He is mighty and wise.

Hamid S. Aziz

And attunes (or reconciles) their heart! If you had spent all that is in the earth you could not have attuned their heart, but Allah reconciled them, verily, He is Mighty and Wise!

Mahmoud Ghali

And He has brought their hearts together (Literally: joined "between" their hearts). If you had expended whatever is in the earth altogether, in no way could you have brought their hearts together; but Allah has brought them together; surely He is Ever-Mighty, Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

And (as for the believers) hath attuned their hearts. If thou hadst spent all that is in the earth thou couldst not have attuned their hearts, but Allah hath attuned them. Lo! He is Mighty, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

Whose hearts He cemented with love. You could never have united their hearts even if you had spent whatever (wealth) is in the earth; but God united them with love, for He is all-mighty and all-wise.

Muhammad Asad

whose hearts He has brought together: [for, ] if thou hadst expended all that is on earth, thou couldst not have brought their hearts together [by thyself]: but God did bring them together. Verily, He is almighty, wise.

Mustafa Khattab

He brought their hearts together. Had you spent all the riches in the earth, you could not have united their hearts. But Allah has united them. Indeed, He is Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

And He made unity between their hearts. And had you spent all that is on Earth, you would not have united between their hearts, but God united between them. He is Noble, Wise.

Rashad Khalifa

He has reconciled the hearts (of the believers). Had you spent all the money on earth, you could not reconcile their hearts. But GOD did reconcile them. He is Almighty, Most Wise.

Sahih International

And brought together their hearts. If you had spent all that is in the earth, you could not have brought their hearts together; but Allah brought them together. Indeed, He is Exalted in Might and Wise.

Sam Gerrans

And He united their hearts. Hadst thou spent all that is in the earth, thou couldst not have united their hearts. But God united them; He is exalted in might and wise.

Shabbir Ahmed

Allah has brought together the hearts of the believers. If you (O Messenger) had spent all that is in the earth, you could not have produced that affection, but Allah has done it. (The Divine Ideology has attuned the believers). Surely, He is Almighty, Wise.

Syed Vickar Ahamed

And (in addition), He has placed unity between their (believer’s) hearts: Even if you had spent all that is in the earth, you could not have produced that unity (and love); But Allah has so united them, surely, He is Supreme in Strength (Aziz), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

and united their hearts. Had you spent all that is on earth, you could not have united their hearts. But Allah did unite their hearts. Surely, He is All-Mighty, All-Wise.

The Monotheist Group

And He made unity between their hearts. And if you had spent all that is on the earth, you would not have united between their hearts, but God united between them. He is Noble, Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 63. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 63. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 63. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩