Diyanet İşleri
(Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
Enfâl suresi
Enfâl suresi, 58. ayet. وَإِمَّا تَخَافَنَّ مِن قَوْمٍ خِيَانَةً فَٱنۢبِذْ إِلَيْهِمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْخَآئِنِينَ
veimmâ teḫâfenne min ḳavmin ḫiyâneten fembiẕ ileyhim `alâ sevâ'. inne-llâhe lâ yüḥibbü-lḫâinîn.
(Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar Enfâl 49–58 3
Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkar edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.
Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.
Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.
(Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
İnkar edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.
Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
58. “Eğer bir kavmin hainlik yapacağından endişe edersen” Yani seninle bir başka kavim arasında savaşmamaya dair bir antlaşma bulunur da sen onların hallerinden, hainlik edeceklerine dair -anlaşmayı bozacaklarını açıkça ifade etmeksizin- birtakım alametler tespit edecek olursan “kendilerine antlaşmalarını bozduğunu açıkça bildir.” Yani artık seninle aralarında bir antlaşma bulunmadığını onlara ilan et. Ancak bu “açıkça” olsun, yani bunu bilme hususunda iki taraf da eşit olsun. Yoksa gizlice onların antlaşmalarına hainlik etmen yahut da bu hususta onlara haber vermeksizin ahdin gereği olan herhangi bir şeyi yerine getirmemen helâl değildir. “Çünkü Allah hainlik edenleri sevmez.” Aksine hainlik edenlerden son derecede nefret eder. Bu yüzden bu işi sizi hainlikten uzak tutacak şekilde açıkça yapmanız gerekir.
Âyet-i kerime şuna delildir: Kâfirlerin, antlaşmalarına hainlik ettikleri kesin bir şekilde ortaya çıkmış ise antlaşmanın bozulduğunu onlara bildirmeye ayrıca gerek yoktur. Zira bu husus onlar için gizli değildir. Aksine düşman bu işi bile bile yapmıştır. Diğer taraftan böyle bir şeyi bildirmenin faydası da yoktur. Ayrıca “açıkça bildir” ifadesi de bunu gerektirmektedir. Zira böyle bir durumda herkes onların antlaşmalarını bozduklarını bilmektedir.
Yine âyet-i kerime mefhumu ile şuna delildir: Eğer onlardan antlaşmayı bozacaklarına delil olacak bir alamet görülmemişse ve hainlik edeceklerinden korkulmuyorsa ahdin bozulduğunu onlara bildirmek caiz değildir. Aksine verilen ahdin süresi bitinceye kadar ona bağlı kalmak icab eder.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Eğer kendileri ile anlaşma yaptığın (ahitleştiğin) bir kavmin sana beliren ipucundan dolayı anlaşmayı bozmasından ve seni aldatmasından korkarsan, sen de bu durumda onlarla yaptığın anlaşmayı bozacağını kendilerine bildir. Böylece seninle birlikte onlar da bunu bilsinler. Sakın, haber vermeden önce onlara baskın yapma. Çünkü aniden saldırmak hıyanettir. Allah Teâlâ, hainleri sevmez. Bilakis Yüce Allah, hainlerden nefret eder. Bu yüzden sen de hainlik etmekten (aldatmaktan) sakın.
Aynı kök: خون (16 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkarı sevmez.
Aynı kök: خون (16 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…
Aynı kök: خون (16 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Hani Davud'un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Antlaşma yaptığın) bir kavmin ihanet etmesinden korkarsan, sen de (onlarla yaptığın antlaşmayı) aynı şekilde bozduğunu kendilerine bildir! Şüphesiz ki Allah hainleri sevmez.
Ve eğer (aranızda anlaşma bulunan) bir toplumun ihanetinden haklı nedenlerle kaygıya kapılırsan, durumu dengelemek için onlarla yaptığın anlaşmayı geçersiz ilan et: unutma ki Allah hainleri sevmez!
beri yandan, eğer (kendisiyle andlaşma yapmış bulunduğun) bir topluluğun ihanet etmesinden kaygı duyman için ortada makul sebep varsa, sen de buna karşılık olarak onlarla yaptığın andlaşmayı boz: çünkü, Allah asla hainleri sevmez!
Şayet bir topluluğun ihanetinden endişen varsa, anlaşmayı geçersiz saydığını önceden onlara bildir! Muhakkak ki Allah ihanet edenleri sevmez.
Eğer bir kavmin ihanet edeceğinden kesin olarak korkarsan, sen de açık ve adil bir tutumla (onlarla olan anlaşma metnini ve diplomatik ilişkiyi) at. Gerçekten Allah, ihanet edenleri sevmez.
(Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik yapmasından korkarsan, sen de (onlarla yaptığın ahdi) aynı şekilde bozduğunu kendilerine bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
Bir toplumun alçaklık yapmasından kaygı duyarsan, sen de aynı biçimde antlaşmayı bozmalısın. Kuşkusuz, Allah, alçaklık yapanları sevmez.
Bir kavmin ihanet etmesinden korkarsan, sen de aynı şekilde onlarla yaptığın antlaşmayı onlara at; çünkü Allah, ihanet edenleri sevmez.
Bir topluluğun ihaneti seni endişelendiriyorsa, sen de aynı şekilde (diplomatik ilişkiyi kesip) at. Kuşkusuz ALLAH hainleri sevmez.
Bir topluluğun ihaneti seni endişelendiriyorsa, sen de aynı şekilde (diplomatik ilişkiyi kesip) at. Kuşkusuz ALLAH hainleri sevmez.
Eğer bir kavmin hiyanetinden endişe edersen, hemen doğrudan doğruya antlaşmayı bozduğunu kendilerine bildir; çünkü Allah hainleri sevmez.
Her hangi bir kavmden de bir hıyanet endişe edersen evvel emirde (nebzet) ahidlerini reddettiğini düpe düz kendilerini bildir, çünkü Allah hainleri sevmez
Eğer bir halkın ihanetinden endişe edersen, onlarla aynı şekilde dipnot 1 anlaşmayı boz. Kuşkusuz Allah, hainlik yapanları sevmez.
Eğer bir halkın ihanetinden endişe edersen, onlarla aynı şekilde dipnot 1 anlaşmayı boz. Kuşkusuz Allah, hainlik yapanları sevmez.
Eğer bir toplumun ihanetinden endişe edersen, onlarla aynı şekilde dipnot 1 anlaşmayı boz. Kuşkusuz Allah, hainlik yapanları sevmez.
Eğer bir kavmin ihanet edeceğinden kesin olarak korkarsan, sen de açık ve adil bir tutumla (onlarla olan anlaşma metnini ve diplomatik ilişkiyi) at. Gerçekten Tanrı, ihanet edenleri sevmez.
Eğer (muaahede eden) bir kavmin haainliğini (ahdine sadakatsizliğini anlayarak bu cihetden) kat'i endişeye düşersen (evvela) hak ve adalet üzere (keyfiyyeti) kendilerine (bildir ve ahidlerini) at. Çünkü Allah haainleri sevmez.
Eğer bir kavmin hiyanet etmesinden korkarsan; sen de onlara karşı aynı şekilde davran. Muhakkak ki Allah; hainleri sevmez.
(55-63) Allah katında yaratıkların en şerlisi / en fenası inanmayanlardır, kafir olanlardır, öyle ki onlarla sözleşirsin / ahitleşirsin sonra ahitlerini her defasında bozarlar, bundan da sakınmazlar / çekinmezler, harpte onları yakalasan (tesgafe) onlara şaşırtıcı bir azap ver ki artlarından gelenler böylelikle belki ibret alırlar. Eğer ki kavmin hıyanetinden korkarsan aynı şekilde senin de sözleşmeyi bozduğunu onlara bildir , m uhakkak ki Allah hainleri sevmez. Kafirler sanmasınlar ki yendiler, onlar kesinlikle bizi aciz bırakamazlar. Kapasitenizce / İstidadınızca onlara kuvvet, besili atlar hazırlayın, Allah’ın düşmanlarını, sizin de düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer başkalarını da onla korkutun. Allah yolunda ne harcarsanız / infak edersen iz onun geri ödenmesinde size vefalı davranılır size zulmedilmez. Barışa yanaşırlarsa sende yanaş ve Allah’ı vekil tayin et, muhakkak o işitendir bilendir. Seni kandırmak isterlerse muhakkak ki Allah sana yeter. O seni yardımıyla / nusretiyle ve müminler i le destekler. Onların gönüllerini arasını ısındırır , sen arzdakilerin hepsini harcasan onların kalplerinin arasını ısındıramazdın ve lakin Allah aralarını ısındırdı , muhakkak ki o azizdir hakimdir.
(Anlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de anlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
Bir kavmin, (andlaşmaya) hiyanet etmesinden korkarsan, sen de (onlarla yaptığın andlaşmayı) aynı şekilde onlara at; çünkü Allah; hainleri sevmez.
Bir topluluğun hainlik yapacağından, bilgiye dayalı olarak korkarsan dipnot 1 sen de aynı şekilde onlarla ilişkiyi kes. Allah hainleri sevmez.
Bir topluluğun hainlik yapacağından bilgiye dayalı olarak korkarsan, yaptıklarına karşılık anlaşmayı bozduğunu kendilerine bildir. Allah hainleri sevmez.
Eğer bir topluluğun hıyanetinden korkarsan onlarla yapılan antlaşmayı kendilerine at/boz. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
Eğer bir topluluğun hıyanetinden korkarsan onlarla yapılan antlaşmayı kendilerine at. Çünkü Allah hainleri sevmez.
Eğer bir topluluktan hıyanet kuşkusu duyarsan, antlaşmaya bağlı kalmayacağını aynı şekilde sen de onlara bildir. Allah, hainlik edenleri sevmez.
Should you suspect treachery on the part of a people with whom you have concluded a peace treaty, let them know that you have cancelled your vow just the same; Allah detests indeed the treacherous.
And if you learn of treachery on the part of any people, throw their treaty back at them, for God does not love the treacherous.
If thou fearest treachery from any group, throw back (their covenant) to them, (so as to be) on equal terms: for Allah loveth not the treacherous.
And if you fear treachery from any people (with whom you have a covenant) then publicly throw their covenant at them. dipnot 1 Allah does not love the treacherous.
If you fear treachery on the part of a people, revoke your treaty with them mutually. Allah does not love treacherous people.
If you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) fear treachery from any people throw back (their covenant) to them (so as to be) on equal terms (that there will be no more covenant between you and them). Certainly Allâh likes not the treacherous.
And if you fear treachery from a people, break off [the treaty] with them in a like manner. Indeed Allah does not like the treacherous.
And if you fear (and have reasons to fear) treachery from a people, then annul (their pact) on terms of equality. Indeed, Allâh loves not the treacherous.
And if thou fearest treachery any way at the hands of a people, dissolve it with them equally; surely God loves not the treacherous.
When you are betrayed by a given people, annul their treaties. God does not like those who recourse to betrayal.
And shouldst thou ever fear from any people treachery, then throw it back to them in like manner; verily, God loves not the treacherous.
If you are being betrayed by a people, then you shall likewise move against them. God does not like the betrayers.
or if thou apprehend treachery from any people, throw back their league unto them, with like treatment; for God loveth not the treacherous.
And should you ever fear treachery from any people, then throw back to them their treaty in like manner (or in fairness); verily, Allah loves not the treacherous.
And definitely in case you ever fear treachery from any people, then renounce (the covenant) with them equally; surely Allah does not love the treacherous;
And if thou fearest treachery from any folk, then throw back to them (their treaty) fairly. Lo! Allah loveth not the treacherous.
If you apprehend treachery from a people (with whom you have a treaty), retaliate by breaking off (relations) with them, for God does not like those who are treacherous.
or, if thou hast reason to fear treachery from people [with whom thou hast made a covenant], cast it back at them in an equitable manner: for, verily, God does not love the treacherous!
And if you ˹O Prophet˺ see signs of betrayal by a people, respond by openly terminating your treaty with them. Surely Allah does not like those who betray.
And if you are being betrayed by a people, then you shall likewise move against them. God does not like the betrayers.
When you are betrayed by a group of people, you shall mobilize against them in the same manner. GOD does not love the betrayers.
If you [have reason to] fear from a people betrayal, throw [their treaty] back to them, [putting you] on equal terms. Indeed, Allah does not like traitors.
And if thou fear treachery from a people, then cast thou back to them likewise; God loves not the treacherous.
If you anticipate treachery and breach of treaty, then fairly return the treaty back to them. Allah does not love the treacherous.
If you fear disloyalty (or break of trust) from any group, remind (their promise) to them, (so as to be) on equal terms: For sure, Allah does not love the disloyal.
And if you apprehend a breach from a people, then, throw (the treaty) towards them in straight-forward terms. Surely, Allah does not like those who breach the trust.
And if you are being betrayed by a people, then you shall likewise move against them. God does not love the betrayers.