Diyanet İşleri
İşte durum bu: (Allah, mü'minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kafirlerin tuzağını zayıf düşürendir.
Enfâl suresi
Enfâl suresi, 18. ayet. ذَٰلِكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مُوهِنُ كَيْدِ ٱلْكَٰفِرِينَ
ẕâliküm veenne-llâhe mûhinü keydi-lkâfirîn.
İşte durum bu: (Allah, mü'minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kafirlerin tuzağını zayıf düşürendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü Enfâl 5–19 3
Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).
-Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah'ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
İşte durum bu: (Allah, mü'minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kafirlerin tuzağını zayıf düşürendir.
(Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.
Ey iman edenler! Allah'a ve Resulüne itaat edin ve (Kur'an'ı) dinlediğiniz halde ondan yüz çevirmeyin.
İşitmedikleri halde, "işittik" diyenler gibi de olmayın.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. “İşte böyledir.” Bu yardım, Allah tarafından sizin için gelmiştir. “Şüphesiz Allah kâfirlerin tuzağını zayıflatandır.” Müslümanlara ve İslâm’a karşı yaptıkları her türlü hile ve düzeni zayıflatan ve bu düzenlerini kendi başlarına geçirendir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Müşriklerin öldürülmesi, hezimete uğrayıncaya kadar ok yağmuruna tutulmaları ve dönüp kaçmaları, Müminlerin düşmanlarına karşı üstün gelmeleri için onlara Yüce Allah tarafından verilmiş bir nimettir. Yüce Allah, muhakkak kâfirlerin İslam'a karşı hazırlamış oldukları tuzaklarını zayıflatır.
Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.
Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.
Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…
Aynı kök: وهن (9 geçiş)
Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
Aynı kök: وهن (9 geçiş)
Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…
Aynı kök: وهن (9 geçiş)
Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik…
Aynı kök: كيد (35 geçiş)
Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız,…
Aynı kök: كيد (35 geçiş)
İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte böyle olmuştu. Şüphesiz ki Allah kâfirlerin tuzağını bozucudur. dipnot 1
Bu (da) sizin için (ey inananlar): İşte Allah, inkar edenlerin tuzağını (böyle) boşa çıkarır!
İşte bu (sınamaydı, Allahın muradı); ve keza, Allah(ın), hakkı inkar edenlerin düzenlerini hep boşa çıkardı(ğını göstermekti, Allahın muradı).
İşte böyle (yaşayıp gördünüz)! Muhakkak Allah, hakikat bilgisini yaşamayı inkar edenlerin tuzağını zayıf düşürendir!
İşte size böyle... Gerçekten Allah, kafirlerin hileli düzenlerini boşa çıkarıcıdır.
Bu böyledir. Şüphesiz Allah, kâfirlerin tuzağını bozar.
Bu böyledir. Kuşkusuz, Allah, nankörlük edenlerin dalaverelerini boşa çıkaracaktır.
İşte size Allah'ın lütfu! Allah, kafirlerin tuzaklarını boşa çıkartır.
İşte böyle; ALLAH kafirlerin planını bozar.
Bu yolla, ALLAH, kafirlerin planını bozar.
Bunu gördünüz, bir de Allah'ın kafirlerin tuzağını zayıf düşürmesi var!
Bunu gördünüz, bir de kafirlerin tedbirini Allahın za'iyf düşürmesi var
İşte size böyle yardım etti. Allah, Kafirlerin planlarını bozandır.
İşte size böyle yardım etti. Allah, Kafirlerin planlarını bozandır.
İşte size böyle yardım etti. Allah, gerçeği yalanlayan nankörlerin planlarını bozandır.
İşte size böyle... Gerçekten Tanrı kafirlerin hileli düzenlerini boşa çıkarıcıdır.
Bu böyledir. Şübhesiz ki Allah kafirlerin tuzaklarını yıpratıcıdır.
İşte bu, böyledir. Muhakkak ki Allah kafirlerin düzenini zayıflatıcıdır.
(15-19) Ey iman edenler toplu ilerleyen kafir bir ordu ile karşılaştığınız vakit onlara ardınızı dönmeyin. O gün kişi arkasını ancak savaşı çarpıtmak / müteharrifen yahut bir sınıflamaya katılmak için dönebilir (fietün kategori) bunun dışında geri dönen Allah’ın gazabına uğramıştır, onun barınağı cehennemdir ne kötü dönüş yeridir. Onları siz öldürmediniz ve lakin Allah onları öldürdü, fırlattığın zaman da sen atmadın ve lakin Allah attı, müminleri onunla güzel bir bağlılık sınavı ile sınadım, kesinlikle Allah işitendir bilendir. Böylelikle Allah Kafirlerin tuzak kurgusunu zayıflatır, madem fetih istiyorsunuz O fetih size kesinlikle geldi, eğer ki işi bitirirseniz bu sizin için hayırlıdır , eğer ki dönerseniz biz de döneriz , sizin birliğiniz size asla bir fayda vermez velev çok olsanız bile. Kesinlikle Allah, Müminlerle beraberdir.
İşte durum bu. Bir de Allah, kâfirlerin tuzağını zayıf düşürendir.
İşte size böyle yaptı. Çünkü Allah, kafirlerin tuzağını zayıflatır.
Öyle oldu. Çünkü kafirlerin oyununu zayıf düşüren de Allah'tır.
Böyle olmasının (zafer elde etmenizin) nedeni Allah'ın o kafirlerin düzenini zayıflatmasıdır.
İşte bu (yardım) Allah'ın kâfir kimselerin tuzaklarını boşa çıkarmasıdır.
İşte siz ve kafirlerin tuzağını etkisiz kılan Allah!.
Gördünüz ya, Allah küfre sapanların tuzağını fersiz bırakır.
And so, this is it. Meantime Allah defies the infidels; He suspends their volition and renders their stratagem inefficient.
‘That is what you get!’––and God will weaken the disbelievers’ designs.
That, and also because Allah is He Who makes feeble the plans and stratagem of the Unbelievers.
This is His manner of dealing with you. As for the unbelievers, Allah will surely undermine their designs.
That is your reward. Allah always confounds the schemes of the kuffar.
This (is the fact) and surely, Allâh weakens the deceitful plots of the disbelievers.
Such is the case, and [know] that Allah undermines the stratagems of the faithless.
That is (what happened at the Battle of Badr), and (know for the future too) that Allâh will always go on thwarting the (war) strategies of the disbelievers.
That for you; and that God weakens the unbelievers' guile.
This is the way that God comes to your help. As for the secret plans of the disbelievers [against the believers], God will make them ineffective.
There! verily, God weakens the stratagem of the misbelievers.
That, and God weakens the plots of the ingrates.
That is what happened; And know that Allah will weaken the design of the disbelievers.
That and also because Allah weakens the stratagem of the disbelievers.
That (The Arabic pronoun is in the plural form) is for you; and (know) that Allah is enfeebling the plotting of the disbelievers.
That (is the case); and (know) that Allah (it is) Who maketh weak the plan of disbelievers.
That was that, but remember God will make the plots of the unbelievers contemptible.
This [was God's purpose] -and also [to show] that God renders vain the artful schemes of those who deny the truth.
As such, Allah frustrates the evil plans of the disbelievers.
That, and God weakens the plots of the rejecters.
Additionally, GOD thus nullifies the schemes of the disbelievers.
That [is so], and [also] that Allah will weaken the plot of the disbelievers.
That:[...]. — And because God makes weak the plan of the false claimers of guidance,
That is the case; and know that Allah makes weak the scheme of the rejecters.
That (is so), and also because Allah is He Who makes the plans and strategies of the disbelievers weak and shaky.
Apart from that, Allah is the One who frustrates the device of the disbelievers.
That, and God weakens the plans of the rejecters.