Enfâl suresi

Enfâl suresi, 43. ayet

Enfâl suresi, 43. ayet. إِذْ يُرِيكَهُمُ ٱللَّهُ فِى مَنَامِكَ قَلِيلًا وَلَوْ أَرَىٰكَهُمْ كَثِيرًا لَّفَشِلْتُمْ وَلَتَنَٰزَعْتُمْ فِى ٱلْأَمْرِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ سَلَّمَ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

iẕ yürîkehümü-llâhü fî menâmike ḳalîlâ. velev erâkehüm keŝîral lefeşiltüm veletenâza`tüm fi-l'emri velâkinne-llâhe sellem. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

Diyanet İşleri

Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 40–46 · surenin 43. ayeti / 75

Konu Ganimetin taksimi ve Bedir günü Enfâl 41–44 3

  1. Enfâl 40

    Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin dostunuzdur. O, ne güzel dosttur; O, ne güzel yardımcıdır!

  2. Enfâl 41

    Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  3. Enfâl 42

    Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet buluşmak üzere sözleşmiş olsaydınız (durumu fark edince) sözleşmenizde ayrılığa düşerdiniz (savaşa yanaşmazdınız). Fakat Allah, olacak bir işi (mü'minlerin zaferini) gerçekleştirmek için böyle yaptı ki, ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın. Şüphesiz Allah, elbette hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  4. 43

    Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  5. Enfâl 44

    Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah'a döndürülür.

  6. Enfâl 45

    Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

  7. Enfâl 46

    Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 43–44. ayetler için yazılmıştır.

43. Yüce Allah, müşrikleri Rasûlüne rüyada sayıca az miktarda göstermişti. O da ashabına bunu müjdelemiş, böylece kalpleri huzur ve itminana kavuşmuş, sebat bulmuştu. “Eğer onları sana çok gösterseydi” ve sen de bunu ashabına haber vermiş olsaydın “elbette zaafa düşerdiniz ve savaşma konusunda birbirinizle çekişirdiniz.” Aranızdan kimisi Kureyşlilerle savaşmak üzere çıkmayı uygun görürken, kiminiz bunu kabul etmeyecekti. Görüş ayrılığı ise zaafa düşmenin sebeplerindendir.

“Ama Allah” size lütuf ve ihsanda bulunarak “(sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O, kalplerde olanı hakkıyla bilendir.” Kalplerde bulunan sebatı, sabırsızlığı, doğruluğu ve yalanı bilendir. Yüce Allah’ın sizin kalplerinizi bilmesi, O’nun size lütuf ve ihsanda bulunmasına, Rasûlünün gördüğü rüyayı da doğru çıkarmasına sebep olmuştu.

44. Yüce Allah mü’minlere düşmanlarını göz kararı ile az gösterirken, ey mü’minler, sizleri de göz kararı ile onlara az gösteriyordu. Böylece her bir ordu diğerinin üzerine yürüsün diye her biri, ötekini sayıca az görüyordu. “ki Allah takdir edilmiş bir işi yerine getirsin.” Mü’minleri zafere ulaştırsın, kâfirleri bozguna uğratsın ve onların önderleriyle sapıklığın liderlerinin öldürülsün ve geriye onlardan herhangi birisinin anılacak bir namı kalmasın ve İslâm’a davet edildiklerinde onu kabul etmeleri kolaylaşsın. Dolayısıyla bu, kafirlerden hayatta kalıp da Yüce Allah’ın kendilerine İslâm’a girmeyi lütfettiği kimseler için de bir ilahi bir ihsan oldu.

“Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.” Yani yaratılmışların bütün işleri Allah’a döner. O da murdar olanı temiz olandan ayırır, insanlar arasında hiçbir haksızlık ve zulüm ihtiva etmeyen adil hükmünü verir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Hatırla ki, Allah'ın sana ve Müminlere olan nimetlerinden biri de, uykunda sana onları sayı olarak az göstermesidir. Sen de Müminleri cihada hayırla müjdeleyerek çıkardın. Böylece onların düşmana karşı savaşma azimleri kuvvetlendi. Eğer Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, rüyanda sana müşrikleri çok göstermiş olsaydı senin ashabının azimleri zayıflardı. Bundan dolayı savaşmaktan korkarlardı. Fakat Yüce Allah, sizleri bundan selamette kıldı ve yenilgiye uğramaktan korudu. Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözünde onları az gösterdi. O; kalplerin, nefislerin gizlediklerini hakkıyla bilendir.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz hani
  2. يُرِيكَهُمُ yurikehumu sana onları gösteriyordu kök: راي
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. فِى fi
  5. مَنَامِكَ menamike uykunda kök: نوم
  6. قَلِيلًۭا ۖ kalilen az kök: قلل
  7. وَلَوْ velev ve eğer
  8. أَرَىٰكَهُمْ erakehum sana onları gösterseydi kök: راي
  9. كَثِيرًۭا kesiran çok kök: كثر
  10. لَّفَشِلْتُمْ lefeşiltum çekinirdiniz kök: فشل
  11. وَلَتَنَـٰزَعْتُمْ veletenazea'tum ve çekişirdiniz kök: نزع
  12. فِى fi
  13. ٱلْأَمْرِ l-emri (savaş) iş(in)de kök: امر
  14. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  15. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  16. سَلَّمَ ۗ selleme kurtardı kök: سلم
  17. إِنَّهُۥ innehu doğrusu O
  18. عَلِيمٌۢ alimun bilir kök: علم
  19. بِذَاتِ bizati özünü
  20. ٱلصُّدُورِ s-suduri göğüslerin kök: صدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فشل (4 geçiş) · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kök: نزع (20 geçiş)

    Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün…

  • Aynı kök: فشل (4 geçiş) · Aynı kök: نزع (20 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı kök: فشل (4 geçiş)

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın…

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani Allah uykunda sana onları "az" göstermişti. Sana onları "çok" gösterseydi, elbette çekinecek ve bu iş hakkında elbette tartışmaya girişecektiniz. Fakat Allah (sizi bundan) kurtarmıştı. Şüphesiz ki O, göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.

Mustafa İslamoğlu

O zaman Allah rüyanda, sana onları sayıca az gösterdi. Eğer onları sana kalabalık gösterseydi, kesinlikle yılgınlığa kapılacak ve yapılması gerek iş konusunda anlaşmazlığa düşecektiniz. Fakat Allah (sizi) bundan korudu: çünkü O gönüllerin özünü en ince ayrıntısına kadar bilir.

Muhammed Esed

Allah onların sayısını rüyanda sana azmış gibi göstermişti: çünkü eğer çok gösterseydi, muhakkak ki yılgınlık duyacak ve yapılacak iş (tutulacak yol) hakkında birbirinizle anlaşmazlığa düşecektiniz. Ama işte, Allah (böyle bir duruma düşmekten sizi) kurtardı: (çünkü) O, (insanların) kalplerinde ne varsa, onun hakkında tam ve mutlak bilgi sahibidir.

Ahmed Hulusi

Allah uykunda onları sana az gösteriyor(du). . . Eğer sana onları çok gösterseydi, elbette korkuya kapılırdınız ve iş hakkında anlaşmazlığa düşerdiniz. . . Ne var ki Allah (sizi) selamete çıkardı. . . Muhakkak ki O, sadırların ("DÜNYAN"ın) zatı (varlığınızın El ESMA'sıyla hakikati) olarak Aliym'dir.

Ali Bulaç

Hani Allah, onları sana uykunda az gösteriyordu; eğer sana çok gösterseydi, gerçekten yılgınlığa kapılacaktınız ve iş konusunda gerçekten çekişmeye düşecektiniz. Ancak Allah esenlik (kurtuluş) bağışladı. Çünkü O, elbette sinelerin özünde saklı duranı bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Hatırla ki, Allah, uykunda sana onları az gösterdi. Eğer onları sana çok gösterseydi, elbette çekinecek ve bu iş hakkında münakaşaya girişecektiniz. Fakat Allah (sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O, kalplerin özünü bilir.

Ali Rıza Safa

Allah, onları, uykunda sana az gösteriyordu. Eğer çok gösterseydi, kesinlikle yılgınlığa kapılacak ve yapılacak işler konusunda, kesinlikle uyuşmazlığa düşecektiniz; fakat Allah kurtardı. Kuşkusuz, O, içlerinden geçenleri Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Hatırla ki Allah, uykunda sana onları az gösterdi. Eğer onları sana çok gösterseydi, elbette çekinecek ve bu iş hakkında münakaşaya girişecektiniz. Fakat Allah sizi bundan kurtardı. Şüphesiz O, kalplerin iç yüzünü bilir.

Edip Yüksel

ALLAH onları rüyanda sana az gösteriyordu. Onları sana çok gösterseydi, dağılacak ve o konuda çekişip duracaktınız. Fakat ALLAH (sizi) kurtardı. O, göğüslerin özünü bilendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH onları rüyanda sana az gösteriyordu. Onları sana çok gösterseydi, dağılacak ve o konuda çekişip duracaktınız. Fakat ALLAH (sizi) kurtardı. O, göğüslerin özünü bilendir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani Allah, sana rüyandan onları az gösteriyordu; eğer sana onları açık gösterseydi, korkacak ve kumanda da tartışacaktınız. Fakat Allah, selamete bağladı; çünkü O, bütün sinelerin özünü bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki Allah sana onları ru'yanda az gösteriyordu, eğer sana onları çok gösterse idi korkacaktınız ve kumandada nizaa düşecektiniz ve lakin Allah selamete bağladı, çünkü o bütün sinelerin künhünü bilir

Erhan Aktaş

Hani Allah, onları sana uykunda az göstermişti. Eğer O, onları sana çok gösterseydi, tedirgin olup ne yapacağınız hususunda anlaşmazlığa düşerdiniz. Fakat Allah, sizi bu tehlikeden korudu. Zira O, göğüslerde olanları en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani Allah, onları sana uykunda az göstermişti. Eğer O, onları sana çok gösterseydi, tedirgin olup ne yapacağınız hususunda anlaşmazlığa düşerdiniz. Fakat Allah, sizi bu tehlikeden korudu. Zira O, göğüslerde olanları en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani Allah, onları sana uykunda az göstermişti. Eğer O, onları sana çok gösterseydi, tedirgin olup ne yapacağınız hususunda anlaşmazlığa düşerdiniz. Fakat Allah, sizi bu tehlikeden korudu. Zira O, göğüslerde olanları en iyi bilendir.

Gültekin Onan

Hani Tanrı onları sana uykunda az gösteriyordu; eğer sana çok gösterseydi gerçekten yılgınlığa kapılacaktınız ve buyruk konusunda gerçekten çekişmeye düşecektiniz. Ancak Tanrı esenlik (kurtuluş) bağışladı. Çünkü O, elbette sinelerin özünde saklı duranı bilir.

Hasan Basri Çantay

Hani Allah onları uykunda sana az gösteriyordu. Eğer onları sana çok gösterseydi elbette çekinecekdiniz ve iş hakkında elbette çekişirdiniz. Fakat Allah (bundan sizi) kurtardı. Çünkü O, hiç şübhesiz göğüslerin içini ve özünü bilendir.

İbni Kesir

Hani Allah; uykunda, onları sana az gösteriyordu. Eğer sana onları çok göstermiş olsaydı; elbette çekinecek ve iş hakkında çekişecektiniz. Fakat Allah, sizi kurtardı. Muhakkak ki O; göğüslerde olanı bilendir.

Mehmet Alagaş

(42-48) Bir vakit sizler yakın bir vadide idiniz, (dünya yakın demek, hayatın yakın kısmı , ahiret devam kısmı) onlar ise uzak bir vadide idiler (Kusva uzak demek. Dünyanın zıddı) Süvariler ise sizden aşağıda idi. Şayet vaatleşmiş olsaydınız tayin edilen yer konusunda anlaşmazlık / ihtilaf kesin yaşardınız ve lakin Allah emrini gerçeklemek için faaliyette idi. (İşi size bırakmadı) helak olacak olan açık ve net helak olsun , yaşayacak olan da açık ve net yaşasın. Allah kesinlikle işitir, bilir . O vakit Allah rüyanda o nları sana az gösteriyordu , e ğer onları çok gösterseydi korkacaktınız, emirde anlaşmazlığa düşecektiniz ve lakin Allah kurtar dı, (selleme) muhakkak O, göğüslerin özünü bilir. Karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyordu , o nların gözlerinde de sizleri az gösteriyordu , faal olan / aktif olan Allah’ın emrinin gerçekleşmesi içindi, işler Allah ’a dönüş yapar. Ey iman edenler belli bir kısmı ile karşılaştığınız vakitte sebat edin ve Allah’ı çokça hatırlayın böylelikle belki kurtuluşa / felaha erersini z, Allaha ve Resul’üne itaat edin, çekişmeyin içinize korku düşer ve kuvvetiniz gider, sabredin, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir. Yurtlarından çalımlı ve insanlara gösterişli (Ria, iki yüzlü) çıkanlar gibi olmayın, Allah yolundan alıkoymayın, Allah yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır. Bir vakit şeytan onlara amellerini süslü / ziynetli gösterdi ve dedi ki insanlardan bugün size galip gelecek yoktur bende size yakın komşuyum , n e zaman ki iki tarafı gördü, arkasını dönüp caydı , m uhakkak ben sizden u zağım, sizin göremediklerinizi görüyorum, Allahtan da korkarım dedi. Allah şiddetli azap edendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Süleyman Ateş

Allah, sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi, çekinirdiniz ve (savaş) iş(in)de çekişirdiniz. Fakat Allah, (sizi bundan) kurtardı. Doğrusu O, göğüslerin özünü bilir.

Süleymaniye Vakfı

(Ey Muhammed!) Allah onları rüyanda sana az gösterdi. Eğer çok gösterseydi kesinlikle dağılır ve savaşma konusunda kesinlikle anlaşmazlığa düşerdiniz Ama Allah, sizi bu hale düşmekten kurtardı. Çünkü O, içinizde olanları bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün rüyanda, Allah, onları sana az gösterdi. Eğer çok gösterseydi, telaşa düşer, o konuda çekişirdiniz. Ama Allah, sizi bu hale düşmekten kurtardı. Çünkü O, içinizde olanları bilir.

Şaban Britch

Allah, onları sana uykunda (sayıca) az gösteriyordu. Çok göstermiş olsaydı, yılacak ve bu hususta çekişmeye başlayacaktınız. Fakat Allah sizi kurtardı. Çünkü O kalplerde olan her şeyi bilendir.

Şaban Piriş

Allah, onları sana uykunda az gösteriyordu. Çok göstermiş olsaydı, yılacak ve bu hususta çekişmeye başlayacaktınız. Fakat Allah sizi kurtardı. Çünkü O kalplerde olanı bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah onları sana uykunda az gösteriyordu. Eğer onları sana çok gösterseydi, yılgınlığa düşer, işi kotarmada çekişmeye başlardınız. Ama Allah, sizi selamete çıkardı. O, göğüslerin içindekini çok iyi bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah O Muhammad -in His infinite mercy has presented to your mind in your sleep the troops of the infidels as being some few- at the psychologically appropriate moment in which your minds were in actual expectation of war to happen. Had He presented them to you in your vision as being multitudinous you would have been smitten with mental anguish and dismay and you would have fallen into dispute, but Allah saved the situation; He is 'Alimun of all that is brewed secretly in the breasts.

Abdul Haleem

[Prophet], remember when God made you see them in your sleep as few: if He had shown them to you [believers] as many, you would certainly have lost heart and argued about it, but God saved you. He knows the secrets of the heart.

Abdullah Yusuf Ali

Remember in thy dream Allah showed them to thee as few: if He had shown them to thee as many, ye would surely have been discouraged, and ye would surely have disputed in (your) decision; but Allah saved (you): for He knoweth well the (secrets) of (all) hearts.

Abul A'la Maududi

And recall when Allah showed them to you in your dream to be few in number. dipnot 1 And had He showed them to you to be numerous, you would have flagged and disagreed with one another about fighting them. But Allah saved you. Surely Allah knows what is hidden in the breasts.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to the time when the Prophet (peace be on him) was leaving Madina along with the Muslims, or was on his way to Badr for the encounter with the Quraysh and did not have any definite information about the strength of the enemy. In a dream, however, the Prophet (peace be on him) had a vision of the enemy. On the basis of that vision, the Prophet (peace he on him) estimated that the enemy, was not too powerful. Later when the Prophet (peace be on him) narrated his dream to the Muslims, they; were also encouraged and boldly went ahead to confront the enemy,

Aisha Bewley

Remember when Allah showed them to you in your dream as only a few. If He had shown you them as many, you would have lost heart and quarrelled about the matter; but Allah saved you. He knows what your hearts contain.

Al-Hilali & Khan

(And remember) when Allâh showed them to you as few in your (i.e. Muhammad’s صلى الله عليه وسلم) dream; if He had shown them to you as many, you would surely have been discouraged, and you would surely have disputed in making a decision. But Allâh saved (you). Certainly, He is the All-Knower of what is in the breasts.

Ali Quli Qarai

When Allah showed them to you as few in your dream, and had He shown them as many, you would have lost heart, and disputed about the matter. But Allah spared you. Indeed He knows well what is in the breasts.

Amatul Rahman Omar

(Prophet! recall the time) when Allâh showed these (disbelievers) to you in your dream to be only a few, and had He shown them to you as many (O believers!) you would surely have been demoralised and would have disputed one with another about the matter (of waging war), but Allâh saved (you). Indeed, He has the best knowledge of that which is in (your) hearts.

Arthur John Arberry

When God showed thee them in thy dream as few; and had He shown them as many you would have lost heart, and quarrelled about the matter; but God saved; He knows the thoughts in the breasts.

Bijan Moeinian

Remember when the Lord made them appear to you (in your dream) as a small band. . Had I shown them as they were (a great army), you would surely have lost courage and began to dispute the wisdom of the engagement. The Lord, however, saved the situation as He knows even the innermost thought of yours.

E. Henry Palmer

When God showed thee them in thy dream as though they were but few; but had He shown thee them as though they were many, ye would have been timid, and ye would have quarrelled about the matter;- but God preserved you; verily, He knows the nature of men's breasts!

Edip-Layth

God shows them to you as being few in your dream, and had He shown them to be many, then you would have failed and you would have disputed in the matter; it was God who saved you. He is the Knower of what is inside the chests.

George Sale

When thy Lord caused the enemy to appear unto thee in thy sleep, few in number; and if He had caused them to appear numerous unto thee, ye would have been disheartened and would have disputed concerning the matter: But God preserved you from this; for He knoweth the innermost parts of the breasts of men.

Hamid S. Aziz

Allah showed them unto you (Muhammad) in your dream as few in number. But had He shown them to you as many, you (Muslims) would have been timid (afraid), and you would have quarrelled about the matter. But Allah saved you from this. Verily, He knows well the secret of men's heart!

Mahmoud Ghali

As Allah showed you them in your sleeping as few; and if He had shown them to you as many, you would indeed have been disheartened, and you would indeed have contended together about the Command; but Allah saved (i. e., handed you victory) (you). Surely He is Ever-Knowing of the inmost (thoughts) in the breasts (Literally: what the breasts own).

Marmaduke Pickthall

When Allah showed them unto thee (O Muhammad) in thy dream as few in number, and if He had shown them to thee as many, ye (Muslims) would have faltered and would have quarrelled over the affair. But Allah saved (you). Lo! He knoweth what is in the breasts (of men).

Mohamed Ahmed - Samira

God showed (the Makkans) to be few in your dream, for if He had shown them to be many you would surely have lost courage and disagreed about the (wisdom) of the battle. But God spared you this, for He surely knows what is in the hearts of men.

Muhammad Asad

Lo! God showed them to thee in a dream as few: for, had He shown them to you as many, you would surely have lost heart, and would surely have disagreed with one another about what to do. But God saved [you from this]: verily, He has full knowledge of what is the hearts [of men].

Mustafa Khattab

˹Remember, O  Prophet,˺ when Allah showed them in your dream as few in number. Had He shown them to you as many, you ˹believers˺ would have certainly faltered and disputed in the matter. But Allah spared you ˹from that˺. Surely He knows best what is ˹hidden˺ in the heart.

Progressive Muslims

God shows them to you as being few in your dream, and had He shown them to be many, then you would have failed and you would have disputed in the matter; it was God who saved you. He is the Knower of what is inside the chests.

Rashad Khalifa

GOD made them appear in your dream (O Muhammad) fewer in number. Had He made them appear more numerous, you would have failed, and you would have disputed among yourselves. But GOD saved the situation. He is Knower of the innermost thoughts.

Sahih International

[Remember, O Muúammad], when Allah showed them to you in your dream as few; and if He had shown them to you as many, you [believers] would have lost courage and would have disputed in the matter [of whether to fight], but Allah saved [you from that]. Indeed, He is Knowing of that within the breasts.

Sam Gerrans

When God showed them in thy dream as few; and had He shown them as many you would have lost heart and disputed together over the matter; but God delivered. He knows what is in the breasts.

Shabbir Ahmed

Allah made them few in your vision (O Messenger). Had He made them appear more numerous (if you got intimidated by their great numbers), you believers would have failed. And you would have disputed among yourselves whether to fight them at Badr was a good idea. But Allah saved you believers from faltering. He knew the resolve in your hearts.

Syed Vickar Ahamed

(And remember) in your dream Allah showed them (the enemy) to you as few (men) if He had shown them to you as many (men); you would surely have lost your courage and you would surely have argued (your) decision. But Allah saved (you): Surely, He knows well the (secrets) of (all) hearts.

Taqi Usmani

(Recall) when in your dream, Allah showed them to you few in number. And if He had shown them to you many in number, you would have been demoralized and would have disputed in the matter, but Allah saved (you). Surely, Allah is fully aware of what lies in the hearts.

The Monotheist Group

God showed them to you as being few in your dream, and if He had shown them to you to be many, then you would have failed and you would have disputed in the matter, but God saved you. He is the Knower of what is in the chests.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 43. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 43. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 43. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩