Enfâl suresi · 67–71. ayetler

Esirler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Enfâl suresi, 67. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 67. ayet. مَا كَانَ لِنَبِىٍّ أَن يَكُونَ لَهُۥٓ أَسْرَىٰ حَتَّىٰ يُثْخِنَ فِى ٱلْأَرْضِ تُرِيدُونَ عَرَضَ ٱلدُّنْيَا وَٱللَّهُ يُرِيدُ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hakim duruma gelmedikçe, hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz, halbuki Allah ahireti (kazanmanızı) istiyor. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Hiçbir peygambere yeryüzünde ağır basıncaya (kesin bir zafere ulaşıncaya) kadar, (yanında) esirler bulundurmak yakışmaz. dipnot 1 Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, Allah ise (sizin için) ahireti istiyor. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle kölelik-cariyelik kurumunun bitirilmesi için en önemli ilkeyi içermektedir. Ayrıca kölelerin bedelli veya bedelsiz bırakılmaları (Muhammed 47:4), durumu müsait olanlarla özgürlük sözleşmesi denilen [mükâtebe] yapılması (Nûr 24:33), mümin köle ve cariyelerin müşrik erkek ve kadınlardan hayırlı olduğu ifade edilerek kendileriyle evlenmenin teşvik edilmesi (Bakara 2:221), bazı kefaret uygulamalarında bazen ilk sırada olmak üzere seçenek olarak sunulması (Nisâ 4:92; Mâide 5:89; Mücâdele 58:3), zekât verilecek sekiz gruptan biri olması (Tevbe 9:60), iyilik ve [takvâ]da (duyarlılıkta) onlara yardımın öne çıkartılması (Bakara 2:177; Nisâ 4:36; Nûr 24:33) ve [akabe] denen sarp yokuşu aşmanın ilk uygulaması olarak belirlenmesi (Beled 90:13) bu noktada elbette hatırlanmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Kıran kırana gerçekleşmiş sıcak bir savaş sonucu olmadıkça bir peygambere esir almak yakışmaz. Sizler bu dünyanın geçici değerlerini istiyorsunuz; ama Allah (sizin için daha yüce bir değer olan) ahireti istiyor: zira Allah iradesinde pek yüce, işinde hikmetli olandır.

    Muhammed Esed

    Kıyasıya girdiği zorlu bir meydan savaşı sonucu değilse, esir almak bir peygamber için yakışık almaz. Siz bu dünyanın geçici kazançlarına talip olabiliyorsunuz, ama Allah (sizin için) sonraki hayatın (güzel/iyi olmasını) murad ediyor: çünkü, Allah doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen en yüce iktidar sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Bir Nebiye, arzda ağır basıncaya kadar, (savaşsız) esirler sahibi olması sahih olmaz. . . Siz (düşmanınızı öldürmek yerine esir almayı istemekle) dünyanın malını diliyorsunuz; Allah ise sonsuz geleceği diliyor. . . Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Hiç bir peygambere, yeryüzünde kesin bir zafer kazanıncaya kadar esir alması yakışmaz. Siz dünyanın geçici yararını istiyorsunuz. Oysa Allah (size) ahireti istemektedir. Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Yeryüzünde ağır basıncaya (küfrün belini kırıncaya) kadar, hiçbir peygambere esirleri bulunması yaraşmaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, halbuki Allah (sizin için) ahireti istiyor. Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Yeryüzünde kesin bir utku kazanıncaya dek, tutsak almak bir peygambere yakışmaz. Siz, dünyanın geçici yararını istiyorsunuz. Oysa Allah, sonsuz yaşamı istiyor. Çünkü Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir. dipnot 136

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 136
      Ayetin ilk tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Zorlu bir savaş sonucu değilse, tutsak almak bir peygamber için yakışık almaz." veya "Gerçek bir savaş yapmadan, tutsak almak bir peygambere yakışmaz." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Yeryüzünde ağır basıncaya kadar, hiçbir peygambere esir sahibi olmak yaraşmaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz; halbuki Allah sizin için ahireti istiyor. Allah güçlüdür; hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Hiçbir peygambere, yeryüzünde savaşa katılmaksızın esirler edinmesi yakışmaz. Siz bu dünyanın geçici malını istiyorsunuz; ALLAH ise (sizin için) ahireti ister. ALLAH Üstündür, Bilgedir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet insan kaçırmayı ve köleciliği yasaklamaktadır. Savaş esirleri 47:4 ayetine göre savaştan sonra serbest bırakılır. * Ayrıca bak 4:25; 90:1-20.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hiç bir peygambere, yeryüzünde savaşa katılmaksızın esirler edinmesi yakışmaz. Siz bu dünyanın geçici malını istiyorsunuz; ALLAH ise (sizin için) ahireti ister. ALLAH Üstündür, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hiçbir peygamberin, yeryüzünde ağır basmadıkça (kafirlere karşı ezici bir üstünlük sağlamadıkça), esirlerinin olması doğru değildir. Siz dünya varlığını istiyorsunuz, Allah ise ahireti kazanmanızı istiyor. Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hiç bir Peygamber için Arzda ağır basmadıkça esirleri olmak doğru değildir, siz, Dünya uruzunu istiyorsunuz Allah ise Ahıreti kazanmanızı dileyor ve Allah azizdir hakimdir

    Erhan Aktaş

    Hiçbir Neb'iye, yeryüzünde düşmana üstünlük sağlayıncaya kadar, esir almak dipnot 1 yaraşmaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, oysa Allah ahireti istiyor. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müslümanların, fidye almak amacıyla esir edinme şeklindeki dünyalık kazanç peşinde olmaları kınanmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hiçbir nebiye, yeryüzünde düşmana üstünlük sağlayıncaya kadar, esir almak dipnot 1 yaraşmaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, oysa Allah ahireti istiyor. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müslümanların, fidye almak amacıyla esir edinme şeklindeki dünyalık kazanç peşinde olmaları kınanmaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hiçbir nebiye, yeryüzünde düşmana üstünlük sağlayıncaya kadar, esir almak dipnot 1 yaraşmaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, oysa Allah ahireti istiyor. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müslümanların, fidye almak amacıyla esir edinme şeklindeki dünyalık kazanç peşinde olmaları kınanmaktadır.

    Gültekin Onan

    Hiç bir peygambere, yeryüzünde kesin bir zafer kazanıncaya kadar esir alması yakışmaz. Siz dünyanın geçici yararını istiyorsunuz. Oysa Tanrı (size) ahireti istemektedir. Tanrı, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    Hiç bir peygamberin yer yüzünde ağır basıb (harb edib) zaferler kazanıncaya kadar (muhaarib düşmandan) esirler alması (vaaki) olmamışdır. Siz geçici dünya malını arzu ediyorsunuz. Halbuki Allah ahireti (daha çok ahiret sevabını kazanmanızı, ahireti düşünmenizi) ister. Allah azizdir (dostlarını düşmanları üzerine gaalib kılandır), hakimdir (her haale layık olanı hakkıyle ve hikmetiyle bilendir).

    İbni Kesir

    Hiç bir peygambere yeryüzünde savaşırken zaferler kazanıncaya kadar esirler alması yaraşmaz. Geçici dünya malını istiyorsunuz. Allah ise ahireti istiyor. Ve Allah; Aziz'dir, Hakim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (67-71) Hiçbir nebiye esir almak yakışmaz hatta arzda tamamen zafere ulaşsa dahi , dünyanın malını mı murat ediyorsunuz ? Allah ahireti murat ediyor Allah azizdir hakimdir. Eğer ki Allahtan geçmiş bir yazılı metin / kitap olmasaydı, aldıklarınızdan dolayı size acıtıcı / elim bir azap dokunurdu , elde ettiklerinizi helal ve hoş olarak yiyin ve Allahtan sakının, muhakkak Allah bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Ey nebi esirlerden elinizdekilere de ki; eğer ki Allah kalplerinizde bir hayır bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah, bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Eğer sana hıyanet etmeyi murat ediyorlarsa ki önce de Allaha hıyanet etmişlerdi, Allah onlara karşı sana imkân verdi. Allah bilendir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hâkim duruma gelmedikçe, hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz. Hâlbuki Allah ahireti (kazanmanızı) istiyor. Allah; mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleyman Ateş

    Yeryüzünde ağır bas(ıp küfrün belini iyice kır)ıncaya kadar hiçbir peygambere esirler sahibi olmak yakışmaz. Siz, geçici dünya malını istiyorsunuz, Allah ise (sizin için) ahireti istiyor. Allah daima üstün, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı

    Hiçbir nebi, dipnot 1 savaş alanında dipnot 2 düşmanı etkisiz hale getirmeden esir alma hakkına sahip değildir! dipnot 3 . Siz, hemen elinize geçecek şeyler istiyorsunuz. Allah ise sonrasını dipnot 4 istiyor. Daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet nebilerde ismet sıfatının olmadığının delillerindendir (Nisa 4/105-107, Tevbe 9/43, Hud 11/12, İsra 17/73-75, Neml 27/10-11, Tahrim 66/1-2). Yani nebiler günahlardan korunmuş değillerdir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen "el-ard = (الارض)" kelimesi, "o yer", anlamındadır. Burada savaşın yapıldığı yer anlamındadır.
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
      Savaş meydanında galip gelip düşman üzerinde tam hakimiyet kurmanızı istiyor.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Savaş alanında dipnot 1 düşmanı etkisiz hale getirinceye kadar hiçbir nebinin esir alma hakkı yoktur dipnot 2 . Siz, dünya malını (hemen elde edeceğinizi) istiyorsunuz. Allah ise Ahireti (sonrasını) istiyor. Üstün olan ve doğru kararlar veren Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      الارض o yer, demektir. Burada savaşın yapıldığı yer anlamındadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bkz. Muhammed 47/4

    Şaban Britch

    Yeryüzünde (savaşırken) ağır basıp (düşmanı yere sermeden) esir alma, hiçbir peygambere yaraşmaz! Geçici dünya malını istiyorsunuz. Oysa Allah, ahireti ister. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

    Şaban Piriş

    Yeryüzünde savaşırken, düşmanı yere sermeden esir alma hiç bir peygambere yaraşmaz! Geçici dünya malını istiyorsunuz. Oysa Allah, ahireti kazanmanızı ister. Allah güçlüdür, hakimdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiçbir peygamber için, yeryüzünde ağır basmadıkça, esirlere sahip olmak uygun değildir. Siz şu iğreti dünyanın nimetini istiyorsunuz; Allah ise ahireti istiyor. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

  2. Enfâl suresi, 68. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 68. ayet. لَّوْلَا كِتَٰبٌ مِّنَ ٱللَّهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ فِيمَآ أَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Eğer Allah'ın daha önce verilmiş bir hükmü olmasaydı, aldığınız şey (fidye)den dolayı size büyük bir azap dokunurdu.

    Mehmet Okuyan

    Allah tarafından (bir hüküm) geçmiş olmasaydı, aldığınız (ganimet)le ilgili size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

    Mustafa İslamoğlu

    Eğer Allah tarafından, önceden bir yasal izin olmamış olsaydı, ele geçirdikleriniz yüzünden başınıza korkunç bir felaketin gelmesi kaçınılmaz olurdu.

    Muhammed Esed

    Allah tarafından önceden buyrulmuş böyle bir ilke olmasaydı aldığınız bütün bu (tutsaklar) yüzünden başınıza mutlaka büyük bir azap çökerdi.

    Ahmed Hulusi

    Eğer Allah'ın bu konuda bir hükmü olmasaydı, aldığınız fidyeden elbette size acı azap dokunacaktı.

    Ali Bulaç

    Eğer Allah'ın geçmişte bir yazması (söz vermesi) olmasaydı, aldıklarınıza karşılık size gerçekten büyük bir azab dokunurdu.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah tarafından önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldığınız fidyeden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

    Ali Rıza Safa

    Allah tarafından önceden yazılmış olmasaydı, aldıklarınıza karşılık, kesinlikle size büyük bir ceza gelirdi.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah tarafından önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldığınız fidyeden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın daha önce koyduğu bir yasa olmasaydı aldıklarınızdan ötürü size büyük bir azap dokunacaktı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın daha önce koyduğu bir yasa olmasaydı aldıklarınızdan ötürü size büyük bir azap dokunacaktı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer Allah tarafından bir yazı gelmiş olmasaydı, aldığınız fidyeden dolayı kesinlikle size büyük bir azap dokunurdu.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Eğer Allahdan bir yazı geçmiş olmasa idi aldığınız fidyeden dolayı size mutlak büyük bir azab dokunurdu

    Erhan Aktaş

    Eğer Allah tarafından önceden bir Kitap dipnot 1 olmasaydı, aldığınız şeyden dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yasa, kayda geçmiş yargı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer Allah tarafından önceden bir kitap dipnot 1 olmasaydı, aldığınız şeyden dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yasa, kayda geçmiş yargı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer Allah tarafından önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldığınız şeyden dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

    Gültekin Onan

    Eğer Tanrı'nın geçmişte bir yazması (söz vermesi) olmasaydı, aldıklarınıza karşılık size gerçekten büyük bir azab dokunurdu.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer Allahın geçmiş bir yazısı olmasaydı aldığınız (fidye) de size her halde büyük bir azab dokunurdu.

    İbni Kesir

    Eğer daha önceden Allah'ın geçmiş bir hükmü olmasaydı; aldıklarınızdan dolayı size büyük bir azab dokunurdu.

    Mehmet Alagaş

    (67-71) Hiçbir nebiye esir almak yakışmaz hatta arzda tamamen zafere ulaşsa dahi , dünyanın malını mı murat ediyorsunuz ? Allah ahireti murat ediyor Allah azizdir hakimdir. Eğer ki Allahtan geçmiş bir yazılı metin / kitap olmasaydı, aldıklarınızdan dolayı size acıtıcı / elim bir azap dokunurdu , elde ettiklerinizi helal ve hoş olarak yiyin ve Allahtan sakının, muhakkak Allah bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Ey nebi esirlerden elinizdekilere de ki; eğer ki Allah kalplerinizde bir hayır bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah, bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Eğer sana hıyanet etmeyi murat ediyorlarsa ki önce de Allaha hıyanet etmişlerdi, Allah onlara karşı sana imkân verdi. Allah bilendir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer Allah’ın daha önce verilmiş bir hükmü olmasaydı, aldığınıza (fidye) karşılık size büyük bir azap dokunurdu.

    Süleyman Ateş

    Eğer Allah'tan, (yanılma ile verilen hükümlerden ötürü azabetmemek hakkında) bir yazı geçmemiş olsaydı, aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka büyük bir azab dokunurdu.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın daha önce kayda geçmiş dipnot 1 bir kararı dipnot 2 olmasaydı, aldığınız şeyden dolayı size kesinlikle büyük bir azap çarpardı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Kayda geçmiş karar" meali verdiğimiz kelime kitaptır (كتاب). Kök anlamı, bir şeyi bir şeye eklemektir (Mekayis). Arapçada kelimeleri ekleyerek yazılan yazıya da sözleri ekleyerek yapılan konuşmaya da kitap denir (Müfredat).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Rumların galip geleceği gün sizi sevindireceğini) dipnot 1 Allah önceden yazmasaydı, aldığınız esirlerden dolayı başınıza büyük bir felaketin gelmesi kaçınılmazdı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz: Rum 30/1-5

    Şaban Britch

    Daha önce Allah’tan bir yazı olmasa idi, almış olduğunuz şey hususunda size elbette pek büyük bir azap dokunurdu.

    Şaban Piriş

    Daha önce Allah'tan verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldıklarınızdan dolayı size büyük bir azap dokunurdu.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer Allah'tan bir yazı önden gelmemiş olsaydı, aldığınız fidyeden ötürü size büyük bir azap dokunurdu.

  3. Enfâl suresi, 69. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 69. ayet. فَكُلُوا۟ مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Mehmet Okuyan

    Artık elde ettiğiniz ganimetten temiz, helal olarak yiyin! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu halde, ganimet olarak ele geçirdiklerinizin helal ve temiz olanlarını kullanın ve Allah'a karşı sorumlu davranın: unutmayın ki Allah tarifsiz bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

    Muhammed Esed

    O halde, savaşta ele geçirdiğiniz şeyler için (yalnız) helal olanları kullanın ve Allaha karşı sorumluluk bilinci taşıyın: (hem de şu gerçeği hep akılda tutarak) Allah çok esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.

    Ahmed Hulusi

    Elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yeyin. . . Allah'tan korunun. Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Artık ganimet olarak elde ettiklerinizden helal ve temiz olarak yiyin ve Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Ve Allah'tan korkun. Şüphesiz ki Allah bağışlayan, merhamet edendir.

    Ali Rıza Safa

    Savaş kazanımı olarak ele geçirdiğiniz şeylerden, helal ve temiz olarak artık yiyin. Ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyiniz. Allah'tan sakınınız. Şüphesiz ki Allah, bağışlayandır; merhamet edendir.

    Edip Yüksel

    Artık ele geçirdiğiniz ganimetleri helal ve temiz olarak yiyebilirsiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Artık ele geçirdiğiniz ganimetleri helal ve temiz olarak yiyebilirsiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve hoş olarak yiyin ve Allah'tan korkun! Çünkü Allah, bağışlayan, çok merhamet edendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Artık elde ettiğiniz ganimetten halal ve hoş olarak yiyin ve Allaha korunun, çünkü Allah gafurdur rahimdir

    Erhan Aktaş

    Artık elde ettiğiniz ganimetten, helal ve temiz olarak yiyin ve Allah için takvalı olun. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Artık elde ettiğiniz ganimetten, helal ve temiz olarak yiyin ve Allah için takvalı olun. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Artık elde ettiğiniz ganimetten, helal ve temiz olarak yiyin ve Allah için takvalı dipnot 1 olun. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

    Gültekin Onan

    Artık ganimet olarak elde ettiklerinizden helal ve temiz olarak yiyin ve Tanrı'dan korkup sakının. Şüphesiz Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Artık elde etdiğiniz ganimetden halal ve hoş olarak yeyin. Allahdan korkun. Şübhesiz ki Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yeyin. Allah'tan da sakının. Çünkü Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (67-71) Hiçbir nebiye esir almak yakışmaz hatta arzda tamamen zafere ulaşsa dahi , dünyanın malını mı murat ediyorsunuz ? Allah ahireti murat ediyor Allah azizdir hakimdir. Eğer ki Allahtan geçmiş bir yazılı metin / kitap olmasaydı, aldıklarınızdan dolayı size acıtıcı / elim bir azap dokunurdu , elde ettiklerinizi helal ve hoş olarak yiyin ve Allahtan sakının, muhakkak Allah bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Ey nebi esirlerden elinizdekilere de ki; eğer ki Allah kalplerinizde bir hayır bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah, bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Eğer sana hıyanet etmeyi murat ediyorlarsa ki önce de Allaha hıyanet etmişlerdi, Allah onlara karşı sana imkân verdi. Allah bilendir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    Artık aldığınız ganimetten helal ve temiz olarak yeyin ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Artık ganimet olarak aldıklarınızdan helal ve temiz olanları yiyin dipnot 1 . Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, Bedir'de yanlış yapan müslümanlara zafer verdiğini bildirdikten sonra aldıkları ganimetleri yemelerini de helal kılmıştır. Ganimet olan esirler değil, onlardan alınacak fidyeler (Muhammed 47/4) ve düşmandan alınan diğer mallardır (Enfal 8/41).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aldığınız ganimeti helali hoş olarak yiyebilirsiniz. Allah'tan çekinerek korunun. Allah bağışlar, ikramı boldur.

    Şaban Britch

    Elde ettiğiniz ganimetleri temiz ve helal olarak yiyin; Allah’tan sakının/takvalı olun. Şüphesiz Allah, çokça bağışlayandır. Çokça merhamet edendir.

    Şaban Piriş

    Elde ettiğiniz ganimetleri temiz ve helal olarak yiyin; Allah'tan korkun, şüphesiz Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Artık elde ettiğiniz ganimetlerden helal ve temiz olarak yiyin; Allah'tan sakının! Allah çok affedici, çok merhametlidir.

  4. Enfâl suresi, 70. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 70. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّمَن فِىٓ أَيْدِيكُم مِّنَ ٱلْأَسْرَىٰٓ إِن يَعْلَمِ ٱللَّهُ فِى قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlas, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Bedir savaşı sonrasında müslümanların ellerinde bulunan esirlerle ilgili olarak Hz. Muhammed'in onlara bir hakikati iletmesini emretmektedir. Bu çerçevede Yüce Allah onların kalplerinde hak ve hakikate yani imana ve İslam'a dair bir meyil olduğunu bilirse, Bedir'de kaybettiklerinden, verdikleri fidyelerden, ellerinden alınmış olan mal, servet ve ganimetlerden, yitirdikleri itibarlarından çok daha hayırlılarının kendilerine verileceği bildirilmektedir. İşte bu ifade, savaşta ele geçirilen tutsakların öldürülmemesi gerektiğinin en net gerekçesini ortaya koymaktadır. Çünkü içlerinden birilerinin tevbe edebileceği, bu durumda Bedir'de kaybettiklerinden daha fazlasının onlara hem dünyada hem de mahşerde verileceği müjdelenmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sen ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: "Eğer Allah yüreklerinizde iyi ve güzelin (yerleşik hali olan imana) yatkınlık bulursa, size sizden alınandan daha güzelini bahşedecek; tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağı olan Allah sizi de bağışlayacaktır.

    Muhammed Esed

    (Öyleyse) ey Peygamber, elindeki esirlere de ki: "Allah yüreklerinizde bir güzellik bulursa, bütün o sizden alınan şeylerden daha güzelini bahşedecektir size: Çünkü Allah, çok esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.

    Ahmed Hulusi

    Ey Nebi! Esirlerden elinizde bulunanlara de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır (iman) bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar! Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir. "

    Ali Bulaç

    Ey Peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse (görürse) size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir."

    Ali Özek ve heyeti

    Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan (fidyeden) daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Ali Rıza Safa

    Ey peygamber! Elinizdeki tutsaklara, şunu söyle: "Allah, yüreğinizde bir iyilik olduğunu bilirse, sizden alınanlardan daha iyisini verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir!"

    Bayraktar Bayraklı

    Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

    Edip Yüksel

    Ey peygamber, elinizde bulunan esirlere de ki: "ALLAH kalbinizde bir iyilik bilse, yitirdiklerinizden daha iyisini size verir ve sizi bağışlar. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey peygamber, elinizde bulunan esirlere de ki: 'ALLAH kalbinizde bir iyilik bilse, yitirdiklerinizden daha iyisini size verir ve sizi bağışlar. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey peygamber, elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı bağışlar. Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır bilirse size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı mağfiret buyurur, Allah gafur, rahimdir

    Erhan Aktaş

    Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, dipnot 1 size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar." Allah'ın Rahmeti Bol'dur, Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kendinizde, doğru yola yönelme isteği, gerçeği bulma arzusu olursa.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse dipnot 1 , size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar." Allah'ın Rahmeti Bol'dur, Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kendinizde, doğru yola yönelme isteği, gerçeği bulma arzusu olursa.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse dipnot 1 , size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar." Allah'ın Rahmeti Bol'dur, Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kendinizde, doğru yola yönelme isteği, gerçeği bulma arzusu olursa.

    Gültekin Onan

    Ey Peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Tanrı, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse (görürse) size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir."

    Hasan Basri Çantay

    Ey peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allahın ezeli ilmine göre yüreklerinizde bir hayır (iman ve ihlas) varsa O, size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi yarlığar da. Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Ey peygamber; elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah kalbinizde hayır olduğunu bilirse; sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Ve Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (67-71) Hiçbir nebiye esir almak yakışmaz hatta arzda tamamen zafere ulaşsa dahi , dünyanın malını mı murat ediyorsunuz ? Allah ahireti murat ediyor Allah azizdir hakimdir. Eğer ki Allahtan geçmiş bir yazılı metin / kitap olmasaydı, aldıklarınızdan dolayı size acıtıcı / elim bir azap dokunurdu , elde ettiklerinizi helal ve hoş olarak yiyin ve Allahtan sakının, muhakkak Allah bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Ey nebi esirlerden elinizdekilere de ki; eğer ki Allah kalplerinizde bir hayır bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah, bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Eğer sana hıyanet etmeyi murat ediyorlarsa ki önce de Allaha hıyanet etmişlerdi, Allah onlara karşı sana imkân verdi. Allah bilendir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlâs, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    Ey peygamber, ellerinizde bulunan esirlere söyle: "Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınan(fidye)den daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki "Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu görürse, sizden alınandan daha iyisini verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey nebi! Elinizdeki esirlere de ki "Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilse, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizin bağışlar. (durumunuzu düzeltir)Allah bağışlar, ikramda bulunur."

    Şaban Britch

    Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Şaban Piriş

    -Ey Peygamber, elinizde bulunan esirlere: -Allah kalbinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir. Sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir, de!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey Peygamber! Elinizde esir olarak bulunanlara de ki: "Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha değerlisini verir ve sizi affeder. Allah çok affedici, çok esirgeyicidir."

  5. Enfâl suresi, 71. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 71. ayet. وَإِن يُرِيدُوا۟ خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا۟ ٱللَّهَ مِن قَبْلُ فَأَمْكَنَ مِنْهُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Eğer sana hainlik etmek isterlerse, (bil ki) onlar daha önce Allah'a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı (sana) imkan vermişti. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Sana ihanet (etmek) isterlerse -ki daha önce Allah'a da ihanet etmişlerdi- ve Allah onlar nedeniyle (sana) imkân vermişti. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama eğer sana ihanete kalkışırlarsa, unutma ki (senden) daha önce Allah'a ihanet etmişlerdi de, (Allah mü'minlere) onları (uslandırma) imkanı vermişti: zira (unutmasınlar ki) Allah her niyeti bilendir, her işinde tam isabet edendir.

    Muhammed Esed

    Ve eğer sana ihanet etmeye yeltenirlerse, (unutmasınlar ki) daha önce Allaha da ihanet etmişlerdi de bu yüzden Allah (inananları) onlara baskın çıkarmıştı. Çünkü Allah doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Eğer sana hıyanet dilerlerse, gerçekten onlar daha önce Allah'a hainlik yapmışlardı da, onlara karşı (sana) başarı vermişti! Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Eğer sana ihanet etmek isterlerse, onlar daha önce Allah'a da ihanet etmişlerdi; böylece O da, "bozguna uğramaları (için) sana imkan vermişti.' Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Yok eğer sana hainlik etmek istiyorlarsa, zaten daha önce de Allah'a hainlik etmişlerdi de, onlara (gâlib gelecek) imkânı, Allah sana vermişti. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Sana alçaklık yapmaya kalkarlarsa, daha önce, Allah'a da alçaklık yapmışlardı. Bunun üzerine, Allah, onlara karşı sana olanaklar verdi. Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Esirler sana ihanet etmek isterlerse, daha önce Allah'a da ihanet etmişlerdi de Allah onlara karşı sana imkan ve kudret vermişti. Allah bilendir; hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Yok, sana ihanet etmek istiyorlarsa, zaten daha önce ALLAH'a ihanet etmişlerdi. Bunun üzerine onları yenik düşürdü. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yok, sana ihanet etmek istiyorlarsa, zaten daha önce ALLAH'a ihanet etmişlerdi. Bunun üzerine onları yenik düşürdü. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer sana hiyanet etmek isterlerse, unutmasınlar ki, bundan önce Allah'a hiyanet ettiler de kahredilmelerine imkan verdi. Allah, herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve eğer sana hıyanet etmek isterlerse unutmasınlar ki bundan evvel Allaha hıyanet ettiler de kahredilmelerine imkan verdi, Allah alim, hakimdir

    Erhan Aktaş

    Eğer sana ihanet etmek isterlerse; daha önce Allah'a da ihanet etmişlerdi. Allah, onlara karşı sana imkan verdi. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer sana ihanet etmek isterlerse; daha önce Allah'a da ihanet etmişlerdi. Allah, onlara karşı sana imkan verdi. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer sana ihanet etmek isterlerse; daha önce Allah'a da ihanet etmişlerdi. Allah, onlara karşı sana imkan verdi. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Gültekin Onan

    Eğer sana ihanet etmek isterlerse, onlar daha önce Tanrı'ya da ihanet etmişlerdi; böylece O da, 'bozguna uğramaları (için) sana imkan vermişti'. Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer sana haainlik etmek isterlerse... Onlar daha evvel Allaha da haainlik etmişlerdir de O, sana kendilerine karşı imkan ve kudret vermişdi. Allah (her şey'i) hakkıyle bilicidir, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Eğer sana hainlik yapmak isterlerse; daha önce Allah'a da hainlik etmişlerdi de Allah, onlara karşı sana imkan ve kudret vermişti. Ve Allah; Alim'dir, Hakim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (67-71) Hiçbir nebiye esir almak yakışmaz hatta arzda tamamen zafere ulaşsa dahi , dünyanın malını mı murat ediyorsunuz ? Allah ahireti murat ediyor Allah azizdir hakimdir. Eğer ki Allahtan geçmiş bir yazılı metin / kitap olmasaydı, aldıklarınızdan dolayı size acıtıcı / elim bir azap dokunurdu , elde ettiklerinizi helal ve hoş olarak yiyin ve Allahtan sakının, muhakkak Allah bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Ey nebi esirlerden elinizdekilere de ki; eğer ki Allah kalplerinizde bir hayır bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah, bağışlayıcıdır esirgeyendir / merhametlidir. Eğer sana hıyanet etmeyi murat ediyorlarsa ki önce de Allaha hıyanet etmişlerdi, Allah onlara karşı sana imkân verdi. Allah bilendir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer sana hainlik etmek isterlerse, (bil ki) onlar daha önce Allah’a da hainlik etmişlerdi de, Allah onlara karşı (sana) imkân (kudret) vermişti. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleyman Ateş

    Eğer sana hainlik yapmak isterlerse, daha önce Allah'a da hainlik yapmışlardı. Bu yüzden (Allah) onlara karşı (sana) imkan verdi. Allah (herşeyi) bilendir, yerli yerince yapandır.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana hainlik etmek isterlerse (bil ki,) bunlar daha önce Allah'a da hainlik ettiler dipnot 1 . Bu yüzden Allah onlara karşı size fırsat verdi. Allah, daima bilen ve kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onların Allah'a hainlik etmeleri, ona ortaklar koşup verdiği nimetlere karşı nankörlük etmeleridir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana hainlik etmek isterlerse daha önce Allah'a da hainlik ettiler (sonra Allah, kahredilmelerine imkan verdi). Allah bilir, doğru kararlar verir.

    Şaban Britch

    Esirler sana ihanet etmek isterlerse, onlar daha önce Allah’a da hainlik etmişlerdi. Allah sana, onlara karşı imkân verdi. Allah her şeyi bilendir, Hakim'dir.

    Şaban Piriş

    Esirler sana ihanet etmek isterlerse, onlar daha önce Allah'a da hainlik etmişlerdi. Allah sana, onlara karşı imkan verdi. Allah bilendir, hakimdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sana hıyanet etmek isterlerse kesin olan şu ki, daha önce Allah'a hıyanet ettiler de Allah, aleyhlerine bir imkan yarattı. Allah herşeyi bilen, her hikmete sahip olandır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.