Enfâl suresi

Enfâl suresi, 41. ayet

Enfâl suresi, 41. ayet. وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَىْءٍ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا يَوْمَ ٱلْفُرْقَانِ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

va`lemû ennemâ ganimtüm min şey'in feenne lillâhi ḫumüsehû velirrasûli veliẕi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîli in küntüm âmentüm billâhi vemâ enzelnâ `alâ `abdinâ yevme-lfürḳâni yevme-lteḳe-lcem`ân. vellâhü `alâ külli şey'in ḳadîr.

Diyanet İşleri

Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 38–44 · surenin 41. ayeti / 75

Konu Ganimetin taksimi ve Bedir günü Enfâl 41–44 3

  1. Enfâl 38

    Ey Muhammed! İnkar edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa) dönerlerse, öncekilere uygulanan ilahi kanun devam etmiş olacaktır.

  2. Enfâl 39

    Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.

  3. Enfâl 40

    Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin dostunuzdur. O, ne güzel dosttur; O, ne güzel yardımcıdır!

  4. 41

    Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  5. Enfâl 42

    Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet buluşmak üzere sözleşmiş olsaydınız (durumu fark edince) sözleşmenizde ayrılığa düşerdiniz (savaşa yanaşmazdınız). Fakat Allah, olacak bir işi (mü'minlerin zaferini) gerçekleştirmek için böyle yaptı ki, ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın. Şüphesiz Allah, elbette hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  6. Enfâl 43

    Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  7. Enfâl 44

    Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah'a döndürülür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. “Eğer Allah’a ve iki ordunun” müslümanlarla kâfirlerin ordularının “birbirleri ile karşılaştıkları Furkan gününde” Allah’ın hakkı batıldan ayırt edip hakkı üstün kıldığı ve batılı yok ettiği Bedir gününde ” “kulumuza indirdiğimize iman ettiyseniz…” Yani eğer Allah’a ve Allah’ın peygamberinin getirdiklerinin hakkın ta kendisi olduğunu göteren belge ve delillerin ortaya çıktığı Furkan gününde Allah’ın, Rasûlüne indirmiş olduğu hakka “iman ettiyseniz bilin ki ganimet olarak” kâfirlerin malından, onları hakkı ile yenerek, az olsun çok olsun “aldığınız her bir şeyin beşte biri Allah’a” ait olup geri kalanı -ey ganimeti alanlar- sizidir. Çünkü Yüce Allah burada ganimeti (“aldığınız” buyruğu ile) onlara izafe etmiş ve bundan beşte birlik payı istisna etmiştir. Bu da geri kalanın onlara ait olduğuna delildir. Bu da Allah Rasûlü’nün paylaştırdığı şekilde piyadeye bir pay süvariye ise -biri atına birisi de kendisine olmak üzere- iki pay vermek sureti ile paylaştırılır.

Burada sözü edilen beşte bir ise beş paya bölünür: Bir pay, Allah’a ve Rasûlüne ait olup belirlenmiş herhangi bir maslahat söz konusu olmaksızın bütün müslümanların genel maslahatlarına harcanır. Çünkü Yüce Allah bu payı kendisine ve Rasûlüne ayırmıştır. Allah ve Rasûlünün ise buna ihtiyacı yoktur. Böylece bunun Allah’ın kullarına ait olduğu ortaya çıkmaktadır. Yüce Allah, bunun için belirli bir harcama yeri de tespit etmediğine göre bunun, müslümanların genel maslahatına harcanacağı ortaya çıkmaktadır.

Gazilere paylaştırılmayan beşte birin ikinci payı ise Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Haşimoğulları ile Muttaliboğularından olan akrabalarına aittir. Yüce Allah’ın bunu akrabalara izafe etmesi bundaki asıl illetin, sadece akrabalık olduğuna delildir. Dolayısı ile bu konuda zenginleri de fakirleri de erkekleri de kadınları da birbirine eşittir.

Beşte birin üçüncü payı yetimlere verilir. Bunlar, küçük yaşta babalarını kaybedenlerdir. Allah, bunlara ganimetin beşte birinin beşte birini -onlara bir rahmet olmak üzere- ayırmıştır. Çünkü yetimler, kendi maslahatlarını yerine getirmekten acizdirler. Menfaatlerine olan işlerini görüp gözetecek kimseleri de yoktur.

Beşte birin dördüncü payı, yoksullara yani küçük olsun büyük olsun erkek olsun kadın olsun ihtiyaç sahiplerine verilir. Beşinci pay da yolda kalmışlara aittir. Yolda kalmış ise yabancı bir beldede seferde iken muhtaç düşen yabancı kimse demektir.

Kimi müfessirler de şöyle demişlerdir: Ganimetin bu beşte birlik kısmı, bu kesimlerin dışında kimseye verilmez. Ayrıca bu kesimlerin bu beşte birden eşit pay almaları da gerekmez. Aksine onlara maslahata göre pay verilir. En uygun görüş de budur.

Yüce Allah, bu beşte birlik kısmın bu şekilde ayrılıp yerlerine dağıtılmasının, imanın bir şartı olduğunu belirtmiştir. Zira “Eğer Allah’a… iman ettiyseniz” buyruğu buna delalet etmektedir. “Allah her şeye gücü yetendir.” Kendisine karşı çıkan herkesi mutlaka yenik düşürür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Allah yolunda cihat ederken kâfirlerden onları mağlup ederek aldığınız ganimetler beşer pay olarak taksim edilir. Bunun beşte dördü mücahitlere paylaştırılır. Geri kalan beşte bir ise beşe bölünür: Bunun beşte biri, Allah ve resulü içindir ki bu, Müslümanların genel ihtiyaçları için sarf edilir. Diğer bir kısım Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, Haşimoğulları'ndan ve Abdulmuttalipoğullarından olan yakınları için, bir kısım yetimler için, bir kısım fakir ve yoksullar için, diğer bir kısım ise yolda kalmışlar içindir. Eğer Allah’a ve kulumuz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e düşmanlarına karşı yardım ederek, Allah'ın hak ve batılı birbirinden ayırdığı Bedir gününde indirdiğimize iman ediyorsanız, bu böyledir. Allah Teâlâ size yardım etmiştir ve O, her şeye gücü yetendir.

Kelimeler

33 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱعْلَمُوٓا۟ vea'lemu bilin ki kök: علم
  2. أَنَّمَا ennema
  3. غَنِمْتُم ganimtum aldığınız ganimetlerin kök: غنم
  4. مِّن min
  5. شَىْءٍۢ şey'in herbirinin kök: شيا
  6. فَأَنَّ feenne muhakkak
  7. لِلَّهِ lillahi Allah'a aittir kök: اله
  8. خُمُسَهُۥ humusehu beşte biri kök: خمس
  9. وَلِلرَّسُولِ velirrasuli ve Elçisine kök: رسل
  10. وَلِذِى velizi
  11. ٱلْقُرْبَىٰ l-kurba ve akrabalara kök: قرب
  12. وَٱلْيَتَـٰمَىٰ velyetama ve yetimlere kök: يتم
  13. وَٱلْمَسَـٰكِينِ velmesakini ve yoksullara kök: سكن
  14. وَٱبْنِ vebni kök: بني
  15. ٱلسَّبِيلِ s-sebili ve yolcu(lar)a kök: سبل
  16. إِن in eğer
  17. كُنتُمْ kuntum iseniz kök: كون
  18. ءَامَنتُم amentum inanmış kök: امن
  19. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  20. وَمَآ ve ma ve
  21. أَنزَلْنَا enzelna indirdiğimize kök: نزل
  22. عَلَىٰ ala
  23. عَبْدِنَا abdina kulumuza kök: عبد
  24. يَوْمَ yevme gününde kök: يوم
  25. ٱلْفُرْقَانِ l-furkani ayrılma kök: فرق
  26. يَوْمَ yevme günde kök: يوم
  27. ٱلْتَقَى t-teka karşılaştığı kök: لقي
  28. ٱلْجَمْعَانِ ۗ l-cem'aani o iki topluluğun kök: جمع
  29. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  30. عَلَىٰ ala üzerine
  31. كُلِّ kulli her kök: كلل
  32. شَىْءٍۢ şey'in şey kök: شيا
  33. قَدِيرٌ kadirun kadirdir kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kök: خمس (8 geçiş) · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Aynı kök: خمس (8 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'a ve doğru ile yanlışın ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun karşılaştığı gün (Bedir savaşında) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri, Allah, Elçi, yakınlık sahibi (olanlar), yetimler, yoksullar ve yolcu(lar) içindir. Allah her şeye gücü yetendir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Enfâl 8:1 ve Haşr 59:7-9. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Şunu iyi bilin ki, ganimet olarak aldığınız her şeyin beşte biri Allah'a ve Elçi'ye; dolayısıyla yakınlara, yetimlere, muhtaçlara ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz, Allah'a ve hakkın batıldan ayrıldığı o gün, -yani iki ordunun karşı karşıya geldiği gün- kulumuza indirdiklerimize inanıyorsanız (bu paylaşıma uyarsınız): Zira Allah her şeyi yapmaya kadirdir.

Muhammed Esed

Bilesiniz ki, (savaşta) ganimet olarak her ne ki ele geçirdiyseniz onun beşte biri Allaha ve Rasule; yakın akrabaya, yetimlere, ihtiyaç içinde olanlara ve yolda kalmışlara aittir. (Gözetmeniz gereken ölçü budur) eğer Allaha ve o hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun savaşta karşı karşıya geldiği gün kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız. (Ki işte o gün tanık olduğunuz gibi) Allahın her zaman, her şeyi irade etmeye gücü yeter.

Ahmed Hulusi

Eğer Allah'a ve Furkan günü (Hak ve batıl uğruna ayrışıp savaşanların günü), (yani) iki topluluğun karşılaştığı (Bedir) günü kulumuza inzal ettiğimize (meleklerin yardımına) iman etmişseniz, bilin ki ganimet olarak elde ettiklerinizin beşte biri Allah'a (Allah yolunda harcanmaya), Er Rasul'e (Rasulullah'a), akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve Allah için yolda kalmışlara aittir. . . Allah her şeye Kaadir'dir.

Ali Bulaç

Bilin ki, 'ganimet olarak ele geçirdiğiniz' şeylerin beşte biri, muhakkak Allah'ın, Resulün, yakınların, yetimlerin, yoksulların ve yolcunundur. Eğer Allah'a, hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği günde (Bedir'de) kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız (ganimeti böyle bölüşün). Allah, her şeye güç yetirendir.

Ali Özek ve heyeti

Eğer Allah’a ve hak ile bâtılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbiri ile karşılaştığı gün (Bedir savaşında) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a, Rasûlüne, hısımlara, yetimlere, yoksullara ve yolcuya aittir. Allah her şeye hakkıyla kadirdir.

Ali Rıza Safa

Ve iyi bilin ki, Gerçeği Ayrıştıran gün; iki topluluğun karşılaştığı gün, kulumuza indirdiğimize inandıysanız, savaş kazanımı olarak ele geçirdiğiniz şeylerin beşte biri, Allah, elçi, yakın akrabalar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Ve Allah, her şeye Gücü Yetendir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer Allah'a ve bir de hak ile batılın ayrıldığı, iki ordunun karşılaştığı gün, kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz biliniz ki, savaşta elde ettiğiniz ganimetlerin beşte biri Allah'a, Peygamber'e, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmış olanlara aittir. Allah, her şeye gücü yetendir.

Edip Yüksel

Ayrım gününde, iki ordunun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize ve ALLAH'a Gerçeği onaylıyorsanız, bilin ki elinize geçen her ganimetin beşte biri ALLAH'ın ve elçisinindir. Bu pay, akrabalar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışların hakkıdır. ALLAH her şeye Güç Yetirendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayırım gününde, iki ordunun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize ve ALLAH'a inanıyorsanız, bilin ki elinize geçen her ganimetin beşte biri ALLAH'ın ve Elçisinindir. Bu pay, akrabalar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışların hakkıdır. ALLAH herşeye Güç Yetirendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şunu da bilin ki, eğer Allah'a ve hak ile batılın ayrıldığı gün, iki ordunun çarpıştığı gün kulumuza indirdiklerimize iman etmiş iseniz, ganimet olarak aldığınız herhangi birşeyin beşte biri Allah'ındır, peygambere, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de ma'lumunuz olsun ki ganimet aldığınız her hangi bir şey, mutlaka onun beşte biri Allah içindir ki Peygambere ve ona karabeti olanlarla yetimler ve miskinler ve yolda kalmışlaradır, eğer siz Allaha iyman etmiş ve o furkan günü, o iki cem'iyyetin çarpıştığı gün kulumuza indirdiklerimize iyman eylemiş iseniz bunu böyle bilin; daha Allah her şeye kadir

Erhan Aktaş

Eğer Allah'a, Hakk ile Batıl'ın birbirinden ayrıldığı gün; iki ordunun karşı karşıya geldiği günde, kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız, bilin ki: Ganimet olarak ele geçirdiklerinizin beşte biri Allah'ın ve Resulü'nün, yakınların dipnot 1 , yetimlerin, düşkünlerin, yol oğlunundur. dipnot 2 Allah, Her Şeye Güç Yetirendir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah yolundaki mücadelende yanında yer alanların. Yakınlar; Allah Resul'ünün, Ehl-i Beyt'i ve akrabaları değil, İslam davasına sahip çıkıp yardım ettiği, bunun için yurdundan, evinden olduğu halde, savaşa katılma imkanı bulamayan ihtiyaç sahipleridir (Bkz. 59:7, 8).
  2. metne dön, dipnot 2
    "İbnu's-sebili," deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmek yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yoldan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı "yolda kalanlar" değil, kendisini Allah'ın yoluna adamış olanlardır. Ayrıca yaptığı şey imkansızlık nedeni ile yarım kalan kimselere de denmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Allah'a, Hakk ile Batıl'ın birbirinden ayrıldığı gün; iki ordunun karşı karşıya geldiği günde, kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki: Ganimet olarak ele geçirdiklerinizin beşte biri Allah'ın ve Resulü'nün, yakınların dipnot 1 , yetimlerin, düşkünlerin, yol oğlunundur dipnot 2 . Allah, Her Şeye Güç Yetirendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah yolundaki mücadelende yanında yer alanların. Yakınlar; Allah Resul'ünün, Ehl-i Beyt'i ve akrabaları değil, İslam davasına sahip çıkıp yardım ettiği, bunun için yurdundan, evinden olduğu halde, savaşa katılma imkanı bulamayan ihtiyaç sahipleridir. (59:7, 8)
  2. metne dön, dipnot 2
    "İbnu's-sebili, " deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmek yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yoldan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı "yolda kalanlar" değil, büyün varlığı ile "Allah yolunda" çalışma yolunu tercih etmiş ve bundan dolayı yardıma muhtaç duruma düşmüş olanlar anlamındadır. Ayrıca yaptığı bir şeyi imkansızlık nedeni yarım kalmış kimselere de denmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Allah'a, Hakk ile Batıl'ın birbirinden ayrıldığı gün; iki ordunun karşı karşıya geldiği günde, kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki: Ganimet olarak ele geçirdiklerinizin beşte biri Allah'ın, Rasul'ünün, yakınların dipnot 1 , yetimlerin, düşkünlerin, yarı yolda kalanlarındır. Allah, Her Şeye Güç Yetirendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah yolundaki mücadelende yanında yer alanların. Yakınlar; Allah Rasul'ünün, Ehl-i Beyt'i ve akrabaları değil, İslam davasına sahip çıkıp yardım ettiği, bunun için yurdundan, evinden olduğu halde, savaşa katılma imkanı bulamayan ihtiyaç sahipleridir. (59/Haşr,7,8)

Gültekin Onan

Bilin ki, 'ganimet olarak ele geçirdiğiniz' şeylerin beşte biri, mutlaka Tanrı'nın, elçinin, yakınların, yetimlerin, yoksulların ve yolcunundur. Eğer Tanrı'ya, hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün iki ordunun karşı karşıya geldiği günde (Bedir'de) kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız (ganimeti böyle bölüşün). Tanrı her şeye güç yetirendir.

Hasan Basri Çantay

Eğer Allaha (iman etmiş), hak ile baatılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbirine kavuşduğu (Bedir) gün (ü) kulumuz (Muhammed) e indirdiğimiz (ayetler) e inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şey'in mutlakaa beşde biri Allahın, Resulünün, hısımların, yetimlerin, yoksulların, yolcunundur. Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.

İbni Kesir

Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran günde, iki topluluğun karşılaştığı o günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız; bilin ki: Ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ın, peygamberin ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah, her şeye gücü yetendir.

Mehmet Alagaş

(41) Eğer ki Allaha ve kuluna Furkan gününde ve de iki topluluğun karşılaştığı günde indirdiğine inanıyorsanız, bilin ki ganimet şeylerin mutlaka beşte biri Allah’a ve Resul’üne ve yakınlara ve yetimlere ve miskinlere ve yol çocuklarına aittir. Allah her şeyi ayarlayandır / kadirdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer Allah’a, Furkân günü (Bedir'de) olan iki ordunun birbirleriyle karşılaştıkları günde kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a, Râsûlün’e, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Allah her şeye gücü yetendir.

Süleyman Ateş

Eğer Allah'a ve (hak ile batılın) ayrılma gününde, o iki topluluğun karşılaştığı (Bedir) gün(ün)de kulumuz(Muhammed)e indirdiğimiz(ayetler)e inanmışsanız bilin ki aldığınız ganimetlerin beşte biri, Allah'a, Elçisine ve (Allah'ın Elçisi ile) akrabalığı bulunan(lar)a, yetimlere, yoksullara ve yolcu(lar)a aittir. Allah her şeye kadirdir.

Süleymaniye Vakfı

Eğer Allah'a ve furkan gününde (doğru ile yanlışın ayrıldığı gün dipnot 1 ), o iki ordunun çarpıştığı gün, kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız bilin ki aldığınız her ganimetin beşte biri Allah'ın, elçisinin, elçinin en yakınlarının, yetimlerin, çaresizlerin ve yolcularındır (beşte dördü de askerindir). Allah, her şeye bir ölçü koyar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Furkan, doğru ile yanlışı ayırmaktır. Allah'ın kitapları hak ile batılı ayırdığı için her biri birer furkan'dır. Kadir gecesi her bir meleğe ayrı ayrı görev verildiği için o günün tamamı furkan günüdür (Duhan 44/4). Bedir savaşı da o gün yapılmış, Kur'an o günün gecesinde indirilmeye başlanmıştır (Bakara 2/185).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer Allah'a inanıp güveniyor, doğru ile yanlışın ayrıldığı o gün dipnot 1 , yani o iki ordunun çarpıştığı gün, kulumuza indirdiğimize de inanıyorsanız, bilin ki aldığınız her ganimetin beşte biri Allah'ın dipnot 2 , elçisinin, elçinin en yakınlarının, yetimlerin, çaresizlerin ve yolcunundur. Allah, her şeye bir ölçü koyar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Furkan günü: Doğru ile yanlışın ayrıldığı gün. Furkan, ayırmaktır. Allah'ın kitapları hak ile batılı ayırdığı için her biri birer furkan'dır. Kadir gecesi melekler arasında görev paylaşımı yapıldığı için o gün, furkan günüdür. Allah Teala şöyle demiştir: HA! MİM! Her şeyi açıkça ortaya koyan bu Kitabı iyi düşünün. Biz bunu bereketli bir gecede (kadir gecesinde) indirmişizdir. Onunla uyarılarda bulunmaktayız. Karara bağlanmış her iş, o gece paylaştırılır. O işlerin kararı tarafımızdan verilir. Biz elçiler göndeririz. Onlar Rabbinden bir iyilik olarak gönderilir. Çünkü sizi dinleyen ve her şeyi bilen O'dur. (Duhan 44/1-6). Bedir savaşı o gün yapılmış, Kur'an o gün inmiştir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yani kamu harcamaları içindir.

Şaban Britch

Eğer Allah’a ve hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun karşılaştığı gün (Bedir Savaşı'nda) kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız, bilin ki ele geçirdiğiniz ganimetlerden beşte biri Allah’ın, Peygamber'in, yakınların, yetimlerin, düşkünlerin ve yolda kalmışlarındır.

Şaban Piriş

Eğer Allah'a ve hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun karşılaştığı gün kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız, bilin ki ele geçirdiğiniz ganimetlerden beşte biri Allah'ın, peygamberin, yakınların, yetimlerin, düşkünlerin ve yolda kalmışlarındır. Allah'ın her şeye gücü yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Doğru ile yanlışın ayrılış günü, iki topluluğun karşılaştığı gün, kulumuza indirmiş olduğumuza inanıyorsanız şunu bilin: Ganimet/kazanç olarak elde ettiğiniz şeylerin beşte biri Allah'a, resule, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışa aittir. Allah herşeye kadirdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And you Muslims must realize that whatever you capture from your enemy in the way of spoils of war, comes under Allah's Authority. One fifth is assigned to Allah and His Messenger, to the kindred and to the orphans and the needy, that is if the heart of your purpose is indeed Allah's purpose and you have exercised your minds in thought and contemplation conferred on Our Messenger and on your souls to vindicate the powers of good and beat down the powers of evil when the two forces met, and Allah is Qadirun over all things; He overrules personal aims.

Abdul Haleem

Know that one-fifth of your battle gains belongs to God and the Messenger, to close relatives and orphans, to the needy and travellers, if you believe in God and the revelation We sent down to Our servant on the day of the decision, the day when the two forces met in battle. God has power over all things.

Abdullah Yusuf Ali

And know that out of all the booty that ye may acquire (in war), a fifth share is assigned to Allah,- and to the Messenger, and to near relatives, orphans, the needy, and the wayfarer,- if ye do believe in Allah and in the revelation We sent down to Our servant on the Day of Testing,- the Day of the meeting of the two forces. For Allah hath power over all things.

Abul A'la Maududi

Know that one fifth of the spoils that you obtain belongs to Allah, to the Messenger, to the near of kin, to the orphans, and the needy, and the wayfarer. dipnot 1 This you must observe if you truly believe In Allah and in what We sent down on Our servant dipnot 2 on the day when the true was distinguished from the false, the day on which the two armies met in battle. Allah has power over all things.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse lay's down the law for distributing the spoils of war. Spoils of war, as mentioned earlier, essentially belong to God and His Messenger. They alone have the right to dispose of them. As for the soldiers who fight, they are not the rightful owners of the spoils; whatever they do receive should be considered an extra reward from God rather than their legitimate right. Here it is stated how God and His Messenger decided to dispose of the spoils. The prescribed rule is that the soldiers should depbsit all the spoils with the ruler or the commander without making any effort to conceal anything. One-fifth of the spoils thus deposited would be assigned for the purposes mentioned in the present verse and four-fifths would be distributed among the soldiers who had taken part in the fighting. In keeping with the directive contained in the present verse, after every battle the Prophet (peace be on him) used to proclaim: 'These are your spoils. My own share in them is no more than one-fifth and even that fifth is spent on you. Bring everything, even if it be a piece of thread or a needle, or anything bigger or smaller, and take nothing by stealth (gulal), for taking by stealth is a shameful deed, and would lead to Hell.' (Ahmad b. Hanbal, Musnad, vol. 5, p. 316 - Ed.) It is pertinent to remember that the share of God and His Messenger (peace be on him) in the spoils signifies that a part of the spoils should be earmarked for the struggle to exalt the Word of God and to establish Islam as an operational system of life.. As to the word 'kinsmen' in the verse, during the Prophet's lifetime, it stood for his relatives. Since the Prophet (peace be on him) devoted all his time to the cause of Islam, he was not in a position to earn his own living. Hence, some arrangement had to be made for the maintenance of the Prophet (peace be on him) as well as for his family, and the relatives dependent upon him for financial support. Hence a part of khums (one-fifth of the spoils of war) was specified for that purpose. There is, however, some disagreement among jurists as to whom this share should go to after the Prophet's death. Some jurists are of the view that after the Prophet's death the rule stands repealed. According to other jurists, this part should go to relatives of those who succeeded him to Caliphate. Other jurists are of the view that this share should be distributed among the poor members of the Prophet's family. To the best of my knowledge, the Rightly-Guided Caliphs followed the last practice. (See the comments of Qurtubi, Ibn Kathir and Jassas on the verse. See also Ibn Rushd, Bidayat al-Mujtahid, vol. 1, pp. 377-8 - Ed. )
  2. metne dön, dipnot 2
    This refers to the support and help from God which brought about victory for the Muslims.

Aisha Bewley

Know that when you take any booty a fifth of it belongs to Allah, and to the Messenger, and to close relatives, orphans, the very poor and travellers, if you believe in Allah and in what We sent down to Our slave on the Day of Discrimination, the day the two groups met – Allah has power over all things –

Al-Hilali & Khan

And know that whatever of war-booty that you may gain, verily one-fifth (1/5th) of it is assigned to Allâh, and to the Messenger, and to the near relatives [of the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم)], (and also) the orphans, Al-Masâkîn (the poor) and the wayfarer, if you have believed in Allâh and in that which We sent down to Our slave (Muhammad صلى الله عليه وسلم) on the Day of criterion (between right and wrong), the Day when the two forces met (the battle of Badr); And Allâh is able to do all things.

Ali Quli Qarai

Know that whatever thing you may come by, a fifth of it is for Allah and the Apostle, for the relatives and the orphans, for the needy and the traveller, if you have faith in Allah and what We sent down to Our servant on the Day of Separation, the day when the two hosts met; and Allah has power over all things.

Amatul Rahman Omar

And know that whatever you acquire on winning a victory, a fifth of it belongs to Allâh, to the Messenger and to the kindred and the orphan, and the needy and the wayfarer; (this you must observe) if you believe in Allâh and in what We sent down upon Our servant on the Day of Discrimination (between the truth and the falsehood), the day the two armies encountered each other (at the Battle of Badr). Indeed, Allâh is Possessor of power to do all He will.

Arthur John Arberry

Know that, whatever booty you take, the fifth of it is God's, and the Messenger's, and the near kinsman's, and the orphans', and for the needy, and the traveller, if you believe in God and that We sent down upon Our servant on the day of salvation,. the day the two hosts encountered; and God is powerful over everything;

Bijan Moeinian

The fifth of whatever is taken from the enemy in the war, belongs to God and His messenger to be distributed among the relatives, the orphans, the needy ones and the traveler in distress. You will obey this decision [which is the answer to the beginning question of this chapter,] If you believe in God and what I sent to My servant (Mohammad) on the Day of Decision (the Devine help which led to your victory); the day that the two armies (in the battle of Badr) clashed. Never forget that God has power over everything.

E. Henry Palmer

and know that whenever ye seize anything as a spoil, to God belongs a fifth thereof, and to His Apostle, and to kindred and orphans, and the poor and the wayfarer; if ye believe in God and what we have revealed unto our servants on the day of the discrimination,- the day when the two parties met; and God is mighty over all.

Edip-Layth

You should know: "Of anything you gain, that one-fifth shall go to God and the messenger: to the relatives, the orphans, the poor, and the wayfarer." You will do this if you acknowledge God and in what We revealed to Our servant on the day of distinction, the day the two armies clashed. God is able to do all things.

George Sale

And know that whenever ye gain any spoils, a fifth part thereof belongeth unto God, and to the apostle, and his kindred, and the orphans, and the poor, and the traveller; if ye believe in God, and that which we have sent down unto our servant on the day of distinction, on the day whereon the two armies met: And God is almighty.

Hamid S. Aziz

And know that whenever you seize anything as a spoil of war, to Allah belongs a fifth thereof, and to His Apostle, and to kindred and orphans, and the needy and the wayfarer; if you believe in Allah and what We have revealed unto Our servants on the Day of Discrimination (Testing or Decision between right and wrong), the day when the two armies met (the battle of Badr). And Allah has Power over all things.

Mahmoud Ghali

And know that whatever thing you take as booty, then for Allah is the fifth of it and for the Messenger, and for a near kinsman, and the orphans, and the indigent, and the wayfarer, in case you believe in Allah and what We sent down upon Our Bondman on the day of the all-distinctive Criterion, the day the two gatherings encountered, and Allah is Ever-Determiner over everything.

Marmaduke Pickthall

And know that whatever ye take as spoils of war, lo! a fifth thereof is for Allah, and for the messenger and for the kinsman (who hath need) and orphans and the needy and the wayfarer, if ye believe in Allah and that which We revealed unto Our slave on the Day of Discrimination, the day when the two armies met. And Allah is Able to do all things.

Mohamed Ahmed - Samira

Know that one-fifth of what you acquire as booty (of war) is for God and His Apostle, and for relatives and orphans, the poor and wayfarers, if you truly believe in God and what We revealed to Our votary on the day of victory over the infidels when the two armies clashed (at Badr). For God has the power to do any thing.

Muhammad Asad

AND KNOW that whatever booty you acquire [in war], one-fifth thereof belongs to God and the Apostle, and the near of kin, and the orphans, and the needy, and the wayfarer. [This you must observe] if you believe in God and in what We bestowed from on high upon Our servant on the day when the true was distinguished from the false - the day when the two hosts met in battle. And God has the power to will anything.

Mustafa Khattab

Know that whatever spoils you take, one-fifth is for Allah and the Messenger, his close relatives, orphans, the poor, and ˹needy˺ travellers, if you ˹truly˺ believe in Allah and what We revealed to Our servant on that decisive day when the two armies met ˹at Badr˺. And Allah is Most Capable of everything.

Progressive Muslims

You should know: "Of anything you gain, that one-fifth shall go to God and the messenger, and the relatives, and the orphans, and the poor, and the wayfarer. " You will do this if you believe in God and in what We revealed to Our servant on the day of the Criterion, the day the two armies clashed. God is able to do all things.

Rashad Khalifa

You should know that if you gain any spoils in war, one-fifth shall go to GOD and the messenger, to be given to the relatives, the orphans, the poor, and the traveling alien. You will do this if you believe in GOD and in what we revealed to our servant on the day of decision, the day the two armies clashed. GOD is Omnipotent.

Sahih International

And know that anything you obtain of war booty - then indeed, for Allah is one fifth of it and for the Messenger and for [his] near relatives and the orphans, the needy, and the [stranded] traveler, if you have believed in Allah and in that which We sent down to Our Servant on the day of criterion - the day when the two armies met. And Allah, over all things, is competent.

Sam Gerrans

And know that anything you take in spoils, to God belongs its fifth, and to the Messenger, and to the relatives, and the fatherless, and the poor, and the wayfarer, if you believe in God, and what We sent down upon Our servant on the day of division — the day the two hosts met; and God is over all things powerful.

Shabbir Ahmed

(You ask about the distribution of the spoils of war when you fight aggression and attain victory. ) Whatever you take as spoils of war, a fifth of that is for Allah and for the Messenger (the Central Authority, to run the government). The rest will belong to the families of soldiers who laid their lives defending the State, the orphans, those left alone in the society, the widows, the ones whose income has stalled for any reason, the needy wayfarer, and whoever travels to the believers in a destitute condition. This is if you believe in Allah and in what We revealed to Our servant when the two armies met (at Badr) on the Day of Distinction. Allah is the Appointer of due measure for all things.

Syed Vickar Ahamed

And know that out of all the things (won in war and) those that you may collect (during the war) verily, a fifth share is to be set aside for Allah’s cause— And for the Messenger (Muhammad), and for near relatives, the orphans, the needy, and the traveler far from home— If you believe in Allah and in the teachings We sent down to Our Servant (the Prophet) on the day of Test, (the battle of Badr)— The day of the meeting of the two forces, and Allah is Able (Khadir) to do all things.

Taqi Usmani

And know that whatever spoils you receive, its one fifth is for Allah and for His Messenger, and for kinsmen and orphans and the needy and the wayfarer, if you do believe in Allah and in what We have sent down upon Our Servant on the decisive day, the day when the two forces encountered each other. And Allah is powerful over everything.

The Monotheist Group

And know that anything you profit, one-fifth shall go to God and the messenger, and the relatives, and the orphans, and the poor, and the wayfarer. You will do this if you believe in God and in what We revealed to Our servant on the Day of the Criterion, the day the two armies clashed; and God is capable of all things.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩