Enfâl suresi

Enfâl suresi, 45. ayet

Enfâl suresi, 45. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ leḳîtüm fieten feŝbütû veẕkürü-llâhe keŝîral le`alleküm tüfliḥûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 42–48 · surenin 45. ayeti / 75
  1. Enfâl 42

    Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet buluşmak üzere sözleşmiş olsaydınız (durumu fark edince) sözleşmenizde ayrılığa düşerdiniz (savaşa yanaşmazdınız). Fakat Allah, olacak bir işi (mü'minlerin zaferini) gerçekleştirmek için böyle yaptı ki, ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın. Şüphesiz Allah, elbette hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  2. Enfâl 43

    Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  3. Enfâl 44

    Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah'a döndürülür.

  4. 45

    Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

  5. Enfâl 46

    Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

  6. Enfâl 47

    Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.

  7. Enfâl 48

    Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

45. “Ey iman edenler!” Kâfirlerden size savaş açan “bir topluluk ile karşılaştığınızda” o toplulukla savaşmak üzere “sebat edin.” Sabrı elden bırakmayın ve akıbeti, güç ve zafere kavuşmak olan bu büyük itaat konusunda nefsinizi tahammüllü olmaya zorlayın. Bunu sağlamak için de Allah’ı çokça anın “ki felaha eresiniz.” Yani arzu ettiğiniz şey olan düşmanlarınıza karşı zaferi elde edebilesiniz. O halde sabır ve sebat, Allah’ı çokça anmak, ilâhi yardıma ulaşmanın en büyük sebepleri arasında yer alır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman edip O'nun resulüne tabi olanlar! Eğer kâfir bir topluluk ile karşılaşacak olursanız sebat edin ve sakın korkmayın. Yüce Allah'ı çokça zikredin, onlara karşı size yardım etmeye kadir olan O'dur. Sizi, istediğinize ulaştırması ve sakındığınız şeyden uzaklaştırması için O'na dua edin.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. إِذَا iza zaman
  5. لَقِيتُمْ lekitum karşılaştığınız kök: لقي
  6. فِئَةًۭ fieten bir toplulukla kök: فاي
  7. فَٱثْبُتُوا۟ fesbutu sebat edin kök: ثبت
  8. وَٱذْكُرُوا۟ vezkuru ve anın kök: ذكر
  9. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  10. كَثِيرًۭا kesiran çok kök: كثر
  11. لَّعَلَّكُمْ leallekum belki
  12. تُفْلِحُونَ tuflihune başarıya erişirsiniz kök: فلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فاي (11 geçiş) · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti.…

  • Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kök: ثبت (18 geçiş)

    Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek,…

  • Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kök: ثبت (18 geçiş)

    Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne.…

  • Aynı kök: فاي (11 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: فاي (11 geçiş)

    Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz…

  • Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Aynı kök: ثبت (18 geçiş)

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve…

  • Aynı kök: ثبت (18 geçiş)

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! (Daha önce size savaş açan) herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman dayanıklı olun dipnot 1 ve Allah'ı çok hatırlayın dipnot 2 ki kurtulasınız!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah müminlere hitap etmekte ve kendilerine savaş açanlarla savaş ortamında karşılaştıkları topluluğa karşı sebat göstermelerini, dayanmalarını, yılmamalarını emretmektedir. Burada saldırmaktan söz edilmemektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Ahzâb 33:41; Cum‘a 62:10.

Mustafa İslamoğlu

(Öyleyse) siz ey iman edenler; bir toplulukla savaş için karşı karşıya geldiğinizde, yılmayın ve Allah'ı sürekli anın ki kurtuluşa eresiniz.

Muhammed Esed

(O halde) siz ey imana erişenler, savaş durumunda bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde, sıkı durun ve aralıksız Allahı anın ki kurtuluşa erişesiniz!

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler!. . Bir topluluk ile karşılaştığınız vakit (imanınızla) sabit durun. . . Allah'ı çok çok zikredin (anın ve düşünün) ki zorluğu yarıp geçip, kurtuluşa eresiniz!

Ali Bulaç

Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklık gösterin ve Allah'ı çokca zikredin. Ki kurtuluş (felah) bulasınız.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki başarıya erişesiniz.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Bir toplulukla karşılaştığınızda dirençli olun ve Allah'ı çok anın; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat ediniz ve Allah'ı çok anınız ki başarıya erişesiniz.

Edip Yüksel

Ey iman edenler bir ordu ile karşılaştığınızda dayanın ve ALLAH'ı çokça anın ki başarasınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar bir ordu ile karşılaştığınızda dayanın ve ALLAH'ı çokça anın ki başarasınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, bir düşman kümesi ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki, kurtuluşa eresiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler bir düşman kümesiyle karşılaştığınız vakıt sebat edin ve Allahı çok zikreyleyin ki felaha irebilesiniz

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman, kararlı ve dirençli olun ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman, kararlı ve dirençli olun ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman, sebat dipnot 1 edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kararlı, dirençli ve istekli olun.

Gültekin Onan

Ey inananlar, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklılık gösterin ve Tanrı'yı çokca zikredin ki kurtuluş bulasınız.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, (harbeden) bir (düşman) topluluğuna çaldığınız vakit sebat edin ve Allahı çok anın. Taki umduğunuza kavuşasınız.

İbni Kesir

Ey iman edenler; bir toplulukla karşılaşırsanız sebat edin ve Allah'ı çok zikredin ki felaha eresiniz.

Mehmet Alagaş

(42-48) Bir vakit sizler yakın bir vadide idiniz, (dünya yakın demek, hayatın yakın kısmı , ahiret devam kısmı) onlar ise uzak bir vadide idiler (Kusva uzak demek. Dünyanın zıddı) Süvariler ise sizden aşağıda idi. Şayet vaatleşmiş olsaydınız tayin edilen yer konusunda anlaşmazlık / ihtilaf kesin yaşardınız ve lakin Allah emrini gerçeklemek için faaliyette idi. (İşi size bırakmadı) helak olacak olan açık ve net helak olsun , yaşayacak olan da açık ve net yaşasın. Allah kesinlikle işitir, bilir . O vakit Allah rüyanda o nları sana az gösteriyordu , e ğer onları çok gösterseydi korkacaktınız, emirde anlaşmazlığa düşecektiniz ve lakin Allah kurtar dı, (selleme) muhakkak O, göğüslerin özünü bilir. Karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyordu , o nların gözlerinde de sizleri az gösteriyordu , faal olan / aktif olan Allah’ın emrinin gerçekleşmesi içindi, işler Allah ’a dönüş yapar. Ey iman edenler belli bir kısmı ile karşılaştığınız vakitte sebat edin ve Allah’ı çokça hatırlayın böylelikle belki kurtuluşa / felaha erersini z, Allaha ve Resul’üne itaat edin, çekişmeyin içinize korku düşer ve kuvvetiniz gider, sabredin, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir. Yurtlarından çalımlı ve insanlara gösterişli (Ria, iki yüzlü) çıkanlar gibi olmayın, Allah yolundan alıkoymayın, Allah yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır. Bir vakit şeytan onlara amellerini süslü / ziynetli gösterdi ve dedi ki insanlardan bugün size galip gelecek yoktur bende size yakın komşuyum , n e zaman ki iki tarafı gördü, arkasını dönüp caydı , m uhakkak ben sizden u zağım, sizin göremediklerinizi görüyorum, Allahtan da korkarım dedi. Allah şiddetli azap edendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki, başarıya erişesiniz.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler, bir birlikle karşı karşıya gelince sıkı durun ve Allah'ı (onun sözlerini) hep aklınızda tutun dipnot 1 ki hedefinize ulaşasınız.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat ذكر md.). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24,En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler, bir birlikle karşı karşıya gelince direnin ve Allah'ı (savaş ve mücadele ile ilgili emirlerini) çokça hatırlayın ki başarıya ulaşasınız.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınızda dayanın; başarıya ulaşmak için Allah’ı çok anın!

Şaban Piriş

Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınızda dayanın; başarıya ulaşmak için Allah'ı çok anın!

Yaşar Nuri Öztürk

Ey inananlar! Bir düşman topluluğu ile karşılaştığınızda sebat edin. Allah'ı çok anın ki zafere ulaşabilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: When you come upon an encounter with a troop of your enemies; do-not waver, but be resolute and firm, and think of Allah and call Him to mind as often as you can so that Heaven may help you gain the upper hand,

Abdul Haleem

Believers, when you meet a force in battle, stand firm and keep God firmly in mind, so that you may prosper.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! When ye meet a force, be firm, and call Allah in remembrance much (and often); that ye may prosper:

Abul A'la Maududi

Believers! When you encounter a host in battle, stand firm and remember Allah much that you may triumph.

Aisha Bewley

You who have iman! when you meet a troop, stand firm and remember Allah repeatedly so that hopefully you will be successful.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! When you meet (an enemy) force, take a firm stand against them and remember the Name of Allâh much (both with tongue and mind), so that you may be successful.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! When you meet a host [in battle], then stand firm, and remember Allah greatly so that you may be felicitous.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! when you encounter a host, remain steadfast, and remember Allâh much that you may triumph.

Arthur John Arberry

O believers, whensoever you encounter a host, then stand firm, and remember God frequently; haply so you will prosper.

Bijan Moeinian

O’ you who believe, when you face an enemy, show courage and mention the Lord’s name frequently; may you come out victoriously [if it is the will of God. ]

E. Henry Palmer

O ye who believe! when ye encounter a troop, then stand firm and remember God; and haply ye may prosper!

Edip-Layth

O you who acknowledge, when you meet an armed group, stand firm and mention God frequently, that you may succeed.

George Sale

O true believers, when ye meet a party of the infidels, stand firm, and remember God frequently, that ye may prosper:

Hamid S. Aziz

O you who believe! When you encounter a force, then stand firm and remember Allah much, that you may be successful (or may prosper)!

Mahmoud Ghali

O you who have believed, when you meet a community, (i. e., an enemy community) then stand firm and remember Allah much, that possibly you would prosper.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! When ye meet an army, hold firm and think of Allah much, that ye may be successful.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, when you meet an army, stand firm, and think of God a great deal that you may be blessed with success.

Muhammad Asad

[Hence, ] O you who have attained to faith, when you meet a host in battle, be firm, and remember God often; so that you might attain to a happy state!

Mustafa Khattab

O believers! When you face an enemy, stand firm and remember Allah often so you may triumph.

Progressive Muslims

O you who believe, when you meet a force, stand firm and mention God excessively, that you may succeed.

Rashad Khalifa

O you who believe, when you encounter an army, you shall hold fast and commemorate GOD frequently, that you may succeed.

Sahih International

O you who have believed, when you encounter a company [from the enemy forces], stand firm and remember Allah much that you may be successful.

Sam Gerrans

O you who heed warning: when you meet a company, stand firm and remember God much, that you might be successful.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Whenever you meet an army, hold firm and remember Allah's Laws of achieving victory so that you may be successful (8:10).

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! When you meet an enemy, be firm; And stand up against them, and recall Allah in remembrance much so that you may prosper:

Taqi Usmani

O you who believe, when you face a group (in battle), stand firm and remember Allah abundantly, so that you may be successful.

The Monotheist Group

O you who believe, when you meet a force, stand firm and mention God excessively, that you may succeed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩