Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler, Allah'a ve Resulüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasulüne itaat edin."
Enfâl suresi
Enfâl suresi, 1. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَنفَالِ قُلِ ٱلْأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَصْلِحُوا۟ ذَاتَ بَيْنِكُمْ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
yes'elûneke `ani-l'enfâl. ḳuli-l'enfâlü lillâhi verrasûl. fetteḳu-llâhe veaṣliḥû ẕâte beyniküm. veeṭî`ü-llâhe verasûlehû in küntüm mü'minîn.
(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler, Allah'a ve Resulüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasulüne itaat edin."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ganimetler ve gerçek mü'minlerin vasıfları Enfâl 1–4 3
(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler, Allah'a ve Resulüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasulüne itaat edin."
Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.
Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir.
İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
1. Enfâl, Yüce Allah’ın bu ümmete kâfirlerin mallarından fazladan (nafile) olarak verdiği ganimetlerdir. Bu sûrede yer alan bu âyet-i kerimeler, müslümanların müşriklerden ilk olarak büyük miktarda ganimet aldıkları Bedir gazvesi hakkında inmiştir. Bu ganimetler dolayısı ile kimi müslümanlar arasında bazı anlaşmazlıklar baş göstermişti. Bunun üzerine bu ganimetler hakkında Allah Rasûlüne soru sordular. Yüce Allah da bu buyrukları indirdi: “Sana enfâl’i” ne şekilde ve kimlere paylaştırılacağını “soruyarlar.” Sen de onlara “de ki: Enfâl Allah’ın ve Rasûlünündür.” Bu ganimetleri istedikleri gibi paylaştırırlar. Sizin Allah’ın ve Rasûlünün hükmüne itiraz etmeniz söz konusu olamaz. Aksine size Allah ve Rasûlü hüküm verdiği takdirde hükümlerine razı olmak ve bu konuda onların emirlerine teslimiyetle bağlanmak düşer. Bu mana Yüce Allah’ın: “O halde Allah’tan korkup sakının” buyruğunun kapsamına girmektedir ki, bu da emirlerine riâyet etmek ve yasaklarından kaçınmak sureti ile olur.
“Ve aranızı düzeltin.” Yani aranızdaki kin, güzel ilişkilerin koparılması ve birbirinize sırt dönmek gibi olumsuz ilişkileri karşılıklı sevgi, muhabbet ve birbirinizi görüp gözetmek sureti ile düzeltin. Bu yolla sözbirliği gerçekleşir ve ilişkilerinizi koparmaktan ötürü ortaya çıkmış düşmanlık, anlaşmazlık ve çekişmeler de ortadan kalkar. “Arayı düzeltme”nin kapsamına mü’minlere karşı güzel ahlaklı davranmak, onların kötü davranışta bulunanlarını affedip bağışlamak da girer. Çünkü böylelikle kalplerde yer alan kin ve birbirine sırt çevirme gibi duyguların önemli bir bölümü ortadan kalkar.
İşte bütün bu emirleri kapsayan da Yüce Allah’ın: “Eğer mü’min iseniz Allah’a ve Rasûlüne itaat edin” buyruğudur. Çünkü iman Allah’a ve Rasûlüne itaate davet eder. Nitekim Allah’a ve Rasûlüne itaat etmeyen birisi de mü’min değildir. Allah’a ve Rasûlüne itaati eksik olan kimsenin bu eksikliğinin sebebi de imanındaki eksikliktir.
İman; övülmeyi, hakkında güzellikle söz edilmeyi ve tam anlamı ile kurtuluşu sağlayan kâmil iman ve kamil olmayan iman olmak üzere iki kısım olduğundan dolayı Yüce Allah, kâmil imanı söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! Ashabın: "Ganimetlerin taksim edilmesi nasıl olur ve taksim edilen ganimetler kimlere verilir? diye sana soruyorlar. Ey Resul! Onların sorularına cevap olarak şöyle de: Ganimetler, Allah'a ve resulüne aittir. Ganimetlerin tasarruf ve dağıtımındaki hüküm Allah'a ve resulüne aittir. Sizin üzerinize düşen sadece boyun eğip teslim olarak Yüce Allah'tan korkmanızdır. Ey Müminler! Allah'ın emirlerine uyarak, yasaklarından kaçınarak Yüce Allah'tan korkun. Aranızdaki ayrılık ve düşmanlığı, sevgiyle, birbirinizle bağlarınızı devam ettirerek, güzel ahlak ve affedici olarak ıslah ediniz. Eğer gerçekten Müminseniz; Allah'ın ve resulünün itaatine bağlı kalınız. Çünkü iman, itaat etmeyi ihya edip harekete geçirir, isyan etmekten ve günah işlemekten alıkoyar. Bu soru sorma hadisesi Bedir savaşının ardında gerçekleşmiştir.
Aynı kök: نفل (4 geçiş)
Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın.
Aynı kök: نفل (4 geçiş)
Ona İshak'ı ve ayrıca da Yakub'u bağışladık ve her birini salih kimseler yaptık.
Aynı kök: سال (129 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kök: سال (129 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: "Ganimetler Allah ve Elçisi içindir. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun; aranızı düzeltin! Müminlerseniz Allah'a ve Elçisine itaat edin!" dipnot 1
Sana cihadın bahşettiği gelirler hakkında soruyorlar. De ki: "Cihadın bahşettiği bütün gelirler Allah'a ve Elçisi'ne aittir. Şu halde, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve aranızdaki ilişkiyi düzgün tutun! Bir de Allah'a ve Elçisi'ne kulak verin: tabi ki, gerçekten inanıyorsanız eğer!"
Sana ganimetler hakkında soracaklar. De ki: "Bütün ganimetler Allaha ve Onun Elçisine aittir" Öyleyse, Allahtan yana bilinç ve duyarlık içinde olun; aranızda kardeşlik bağlarınızı canlı tutun;Allaha ve Onun Elçisine karşı duyarlık gösterin, eğer (gerçekten) inanan kimselerseniz!
Sana savaş ganimetlerinin taksimini (konusunu) soruyorlar. . . De ki: "Savaş ganimetleri, Allah ve Rasulünündür. . . Allah'tan (hakikatinizin yaşanmaması halinde, bunun getireceği sonuçlarından) korunun ve aranızdaki din kardeşliği ilişkisini (birbirinizin hakikatini görerek) düzeltin. Eğer (hakiki) iman edenler iseniz, Allah'a ve Rasulüne itaat edin (çünkü Hakikatiniz ve o hakikatin dillendiricisi, sizin hakikatinizi yaşamanızı ister). "
Sana savaş ganimetlerini sorarlar. De ki: "Ganimetler Allah'ın ve Resulündür. Buna göre, eğer mü'min iseniz Allah'tan korkup sakının, aranızı düzeltin ve Allah'a ve Resulü'ne itaat edin."
Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.
Sana, Savaş Kazanımları hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Savaş kazanımları, Allah'ın ve elçinindir!" Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve aranızı düzeltin. Allah'a ve O'nun elçisine boyun eğin; eğer inanıyorsanız?
Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: "Ganimetler Allah ve Peygamberi'ne aittir. O halde Allah'tan sakınınız, aranızda barış ve esenliği sağlayınız. Eğer müminler iseniz, Allah ve Rasulü'ne itaat ediniz."
Savaş ganimetleri hakkında senden soruyorlar. De ki: "Ganimetler, ALLAH'ın ve elçisinindir." ALLAH'ı dinleyin, aranızı düzeltin. Gerçeği onaylıyorsanız, ALLAH'a ve elçisine uyun. dipnot 1
Savaş ganimetleri hakkında senden soruyorlar. De ki: 'Ganimetler, ALLAH'ın ve elçisinindir.' ALLAH'ı dinleyin, aranızı düzeltin. İnanıyorsanız, ALLAH'a ve elçisine uyun.
Sana ganimetlerin taksiminden soruyorlar. De ki: "Ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten iman etmişseniz, Allah'tan korkun, birbirinizle aranızı düzeltin, Allah ve Resulüne itaat edin!
Sana ganimetlerin taksiminden soruyorlar, de ki ganimetlerin taksimi Allaha ve Resulüne aid, onun için siz gerçekten mü'minlerseniz Allahdan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin, Allaha ve Resulüne ıtaat edin
Sana enfalı dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Resul'ü içindir. Eğer Mü'min iseniz Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Resul'üne itaat edin.
Sana enfalı dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Resulü içindir. Eğer mü'min iseniz Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Resul'üne itaat edin.
Sana enfalı dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Rasulü içindir. Eğer mü'min iseniz Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Rasul'üne itaat edin.
Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: "Ganimetler Tanrı'nın ve elçisinindir. Buna göre, eğer inançlılar iseniz Tanrı'dan korkup sakının, aranızı düzeltin ve Tanrı'ya ve elçisine itaat edin."
(Habibim) sana harb ganimetleri (nin hükmünü) sorarlar. De ki: "(Bu) ganimetler Allahın ve Resulünündür. O halele (tam) mü'minlerseniz Allahdan korkun, (ihtilafa düşmeyib) aranızı düzeltin, Allaha ve peygamberine İtaat edin.
Sana ganimetlerden sorarlar. De ki: Ganimetler; Allah'ın ve Rasulünündür. Şu halde eğer mü'minler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah'a ve peygamberlerine itaat edin.
(1) Sana ganimetlerden / enfalden soruyorlar. Ganimetler Allah ve Resulünündür. Allahtan sakının birbirinizin / zaatlar arasını ıslah edin / düzeltin, eğer iman ediyorsanız / mümin iseniz Allah ve Resulüne uyun / itaat edin.
Sana Enfâl'i soruyorlar. De ki: Enfâl Allah’ın ve Rasûl’ündür. Allah’tan sakının (takvalı olun), aranızı düzeltin. Eğer Mümin iseniz Allah’a ve Rasûlüne itaat ediniz."
Sana ganimetlerden sorarlar; de ki: "Ganimetler, Allah'ın ve Elçi(si)nindir. Siz, (gerçekten) inananlar iseniz, Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah'a ve Elçisine ita'at edin!"
Sana enfali dipnot 1 /savaş sonucu ele geçirilen kamu mallarını soruyorlar. De ki:"Enfal, bütünüyle Allah'ın ve resulünündür." Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve aranızı düzeltin. Eğer inanıp güveniyorsanız, Allah'a ve resulüne /elçisinin getirdiği Kur'an'a dipnot 2 gönülden boyun eğin.
Sana ganimetlerin nasıl pay edileceğini soruyorlar. De ki "Ganimetlerin pay edilmesi Allah'ın ve elçisinin işidir." Allah'tan çekinin ve birbirinizle aranızı düzeltin. Eğer inanıp güveniyorsanız, Allah'a ve elçisine boyun eğin.
Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: Ganimetler, Allah’a ve elçisine aittir. Allah’tan sakının (takvalı olun), aranızı düzeltin. Eğer mümin iseniz Allah’a ve Rasûlüne itaat ediniz.
Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: -Ganimetler, Allah'a ve Elçisi'ne aittir. Allah'tan korkun, aranızı düzeltin. Eğer mümin iseniz Allah'a ve Elçisi'ne itaat ediniz.
Sana harp ganimetlerini sorarlar. De ki: "Onlar Allah ve Resul içindir. O halde Allah'tan korkun ve aranızda barış ve esenliği kurun. Ve eğer müminler iseniz Allah'a ve O'nun Resulü'ne itaat edin!"
They ask you O Muhammad about the spoils of war what to do with them, to whom do they belong and how are they going to be divided among the victors! Say to them: "They belong to Allah and His cause and to the Messenger who administers Allah's affairs according to divine instructions. The main thing is that you people entertain the profound reverence dutiful to Allah and to stand firm to Allah's principles and purpose, to concert all matters in difference and to obey Allah and His Messenger if indeed your hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues".
They ask you [Prophet] about [distributing] the battle gains. Say, ‘That is a matter for God and His Messenger, so be mindful of God and make things right between you. Obey God and His Messenger if you are true believers:
They ask thee concerning (things taken as) spoils of war. Say: "(such) spoils are at the disposal of Allah and the Messenger: So fear Allah, and keep straight the relations between yourselves: Obey Allah and His Messenger, if ye do believe."
They ask you concerning the spoils of war? Tell them: 'The spoils of war belong to Allah and the Messenger. So fear Allah, and set things right between you, and obey Allah and His Messenger if you are true believers. dipnot 1
They will ask you about booty. Say: ‘Booty belongs to Allah and the Messenger. So have taqwa of Allah and put things right between you. Obey Allah and His Messenger if you are muminun.’
They ask you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) about the spoils of war. Say: "The spoils are for Allâh and the Messenger." So fear Allâh and adjust all matters of difference among you, and obey Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), if you are believers.
They ask you concerning the anfāl. Say, ‘The anfāl belong to Allah and the Apostle.’ So be wary of Allah and settle your differences, and obey Allah and His Apostle, should you be faithful.
People ask you about the voluntary gifts (for the advancement of the cause of Allâh). Say, `The voluntary gifts are at the disposal of Allâh and His Messenger (to administer). So take Allâh as a shield and reconcile your mutual differences and obey Allâh and His Messenger if you are (true) believers.
They will question thee concerning the spoils. Say: 'The spoils belong to God and the Messenger; so fear you God, and set things right between you, and obey you God and His Messenger, if you are believers.'
O’ Mohammad, they will come to you to settle their disagreement as to how to divide whatever they have confiscated in the war [of Badr (the first war between the Muslims and the disbelievers). ] Say: "Whatever gained in the war belong to God and His Messenger has the final word in distributing them. Therefore, respect the Lord and obey Him, if you are true believers."
They will ask thee about the spoils. Say, 'The spoils are God's and the Apostle's; fear God and settle it amongst yourselves; obey God and the Apostle if ye do believe.'
They ask you regarding the spoils of war, say, "The spoils of war are for God and the messenger." So be aware of God, and peacefully reform the matters between you; and obey God and His messenger if you are those who acknowledge.
They ask thee concerning the spoils. Say, 'The spoils of war are for Allah and the Messenger. So fear Allah, and set things right among yourselves, and obey Allah and His Messenger, if you are believers.'
They will ask you about the spoils of war. Say, "The spoils belong to Allah and the Messenger, so fear (keep your duty to) Allah and keep straight the relationship amongst yourselves; obey Allah and the Messenger if you do believe."
They ask you about the spoils. (The Arabic word nafl originally means: supererogatory prayer, or gift) Say, "The spoils (belong) to Allah and the Messenger; so be pious to Allah, and act righteously among yourselves (Or: make a reconciliation after differences) and obey Allah and His Messenger, in case you are believers."
They ask thee (O Muhammad) of the spoils of war. Say: The spoils of war belong to Allah and the messenger, so keep your duty to Allah, and adjust the matter of your difference, and obey Allah and His messenger, if ye are (true) believers.
THEY ASK YOU of (benefits accruing as) spoils of war. Tell them: "The benefits belong to God and His Messenger." So fulfil your duty to God and keep peace among yourselves. Obey God and the Prophet, If you really believe.
HEY WILL ASK thee about the spoils of war. Say: "All spoils of war belong to God and the Apostle." Remain, then, conscious of God, and keep alive the bonds of brotherhood among yourselves, and pay heed unto God and His Apostle, if you are [truly] believers!
They ask you ˹O Prophet˺ regarding the spoils of war. Say, "Their distribution is decided by Allah and His Messenger. So be mindful of Allah, settle your affairs, and obey Allah and His Messenger if you are ˹true˺ believers."
They ask you regarding the spoils of war, Say: "The spoils of war are for God and the messenger. " So be aware of God, and be upright in matters between you; and obey God and His messenger if you are believers.
They consult you about the spoils of war. Say, "The spoils of war belong to GOD and the messenger." You shall observe GOD, exhort one another to be righteous, and obey GOD and His messenger, if you are believers.
They ask you, [O Muúammad], about the bounties [of war]. Say, "The [decision concerning] bounties is for Allah and the Messenger." So fear Allah and amend that which is between you and obey Allah and His Messenger, if you should be believers.
They ask thee about the spoils of war. Say thou: “The spoils of war are for God and the Messenger; so be in prudent fear of God, and make right in what is between you; and obey God and His messenger, if you be believers.”
They ask you (O Messenger), about the spoils of war. Say, "The spoils of war belong to Allah and the Messenger (The Central Authority). Be mindful of Allah's Commands and maintain the bonds of brotherhood among you. Obey Allah and the Messenger if you are believers.
They ask you (O Muhammad) about (things taken as) spoils of war. Say: "(Such) spoils (of war) are for Allah and the Messenger (Muhammad): So fear Allah, and settle the differences between yourselves (with fairness): Obey Allah and His Messenger (Muhammad), if you do believe."
They ask you about the spoils. Say, "The spoils are for Allah and the Messenger." So, fear Allah, and set your relations right, and obey Allah and His Messenger, if you are believers.
They ask you regarding the spoils, say: "The spoils are for God and the messenger." So be aware of God, and be upright in matters between you; and obey God and His messenger if you are believers.