Enfâl suresi

Enfâl suresi, 53. ayet

Enfâl suresi, 53. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِّعْمَةً أَنْعَمَهَا عَلَىٰ قَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

ẕâlike bienne-llâhe lem yekü mügayyiran ni`meten en`amehâ `alâ ḳavmin ḥattâ yügayyirû mâ bienfüsihim veenne-llâhe semî`un `alîm.

Diyanet İşleri

Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 50–56 · surenin 53. ayeti / 75

Konu Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar Enfâl 49–58 3

  1. Enfâl 50

    Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

  2. Enfâl 51

    (Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.

  3. Enfâl 52

    Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.

  4. 53

    Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  5. Enfâl 54

    Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

  6. Enfâl 55

    Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkar edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.

  7. Enfâl 56

    Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

53. “Bunun” Yani Yüce Allah’ın yalanlayan ümmetlerin başına getirdiği azabın ve sahip bulundukları nimetleri sona erdirmesinin “sebebi”, onların işledikleri günahlar ve nefislerinde olanı değiştirmeleridir. Çünkü “Bir toplum, kendilerinde olan (iyi hali) değiştirmedikçe” itaati bırakıp masiyete yönelerek, Allah’ın nimetlerine şükür edecek yerde nankörlüğe yönelmedikçe “Allah onlara ihsan ettiği” dini ve dünyevi herhangi bir “nimeti asla değiştirmez.” Aksine onu devam ettirir, hatta O’na şükürlerini daha çok artıracak olurlarsa, O da onlar üzerindeki nimetini artırır. Ancak şükretmeyip nankörlük edecek olurlarsa o nimetleri onlardan alır ve onlar, kendilerindeki iyi hali değiştirdikleri gibi o da onlar üzerindeki nimetini değiştirir. Allah’ın bunu yapmaktaki hikmeti pek büyüktür ve O, bununla adaletinin gereğini yapmakta, kullarına da ihsanda bulunmaktadır. Çünkü onları ancak zulümleri kadarı ile cezalandırmaktadır. Ayrıca Yüce Allah, emrine muhalefet eden kullarına tattırdığı ibretlik cezalar aracılığıyla da kendi dostlarının kalplerini kendisine doğru yöneltir.

“Ve şüphesiz Allah her şeyi işitendir, bilendir.” İster sözünü açıkça söylesin, ister gizlice söylesin, kim ne konuşursa onun bütün konuştuklarını işitir. Ayrıca kalplerin içlerinde sakladıklarını, gönüllerin gizlediklerini de bilir. O, kulları üzerinde ilminin gereği olan ve meşietiyle yarattığı takdirleri gerçekleştirir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu şiddetli cezalandırma, Yüce Allah'ın bir kavme katından nimet verdiği zaman, kendi nefislerinde bulunan iman, istikamet ve nimetlere şükretmek gibi iyi hasletleri, Allah'ı inkâr etmek, O'na isyan edip nimetlerine nankörlük etmek gibi kötü hasletler ile değiştirmedikçe Allah'ın onlardan nimetleri çekip almaması sebebiyledir. Şüphesiz Allah Teâlâ, kullarının sözlerini hakkıyla işiten ve yaptıklarını hakkıyla bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike bu böyledir
  2. بِأَنَّ bienne çünkü
  3. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  4. لَمْ lem asla
  5. يَكُ yeku kök: كون
  6. مُغَيِّرًۭا mugayyiran değiştirmez kök: غير
  7. نِّعْمَةً nia'meten ni'meti kök: نعم
  8. أَنْعَمَهَا en'ameha onları nimetlendirdiği kök: نعم
  9. عَلَىٰ ala
  10. قَوْمٍ kavmin bir millet kök: قوم
  11. حَتَّىٰ hatta sürece
  12. يُغَيِّرُوا۟ yugayyiru değiştirmediği kök: غير
  13. مَا ma bulunanı
  14. بِأَنفُسِهِمْ ۙ bienfusihim kendilerinde kök: نفس
  15. وَأَنَّ ve enne ve şüphesiz
  16. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  17. سَمِيعٌ semiun işitendir kök: سمع
  18. عَلِيمٌۭ alimun bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Nimet

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Nimet

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…

  • Ortak kavram: Nimet

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bunun sebebi, bir toplum kendilerinde bulunanı değiştirinceye kadar Allah'ın onlara verdiği nimeti değiştirmemesi ve şüphesiz ki Allah'ın duyan ve bilen olmasıdır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah önceki azgın ve sapkın kavimleri cezalandırmasını ve helak etme sebebini dile getirmek üzere [zâlike bi] ifadesiyle cümleye başlamaktadır. Yüce Allah gerekçesini çok önemli bir sosyolojik hakikat üzerinden vermekte ve bir kavmi, bir topluluğu oluşturan fertler kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğini ifade etmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Bu, şu (yasa) gereğidir: Allah, bir topluma bahşettiği nimeti o toplum özbenliğine yabancılaşmadıkça asla değiştirmez: zira Allah her şeyi işitendir, tarifsiz bir ilimle bilendir.

Muhammed Esed

Bu böyledir, çünkü Allah, bir topluma bahşettiği nimeti ve esenliği, o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe asla değiştirmez; ve (bilin ki) Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

Ahmed Hulusi

İşte bu böyledir. . . Bir topluluk nefslerindekini değiştirmedikçe, Allah onlara (hakikatlerinden) olan nimetini değiştirmez! Allah Semi'dir, Aliym'dir.

Ali Bulaç

Nedeni şu: Bir kavim (toplum), kendinde olanı değiştirinceye kadar Allah, ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Bu da, bir millet kendilerinde bulunanı (güzel ahlâk ve meziyetleri) değiştirinceye kadar Allah'ın onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden dolayıdır. Gerçekten Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Bu böyledir. Çünkü Allah, bir topluma bağışladığı nimeti, onlar kendilerinde olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. Çünkü kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Bu böyledir.Bir toplum, kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe, Allah da onlara verdiği nimeti değiştirmez. Şüphesiz Allah işitendir; bilendir.

Edip Yüksel

Zira, bir topluluk kendilerini değiştirmedikçe, ALLAH onlara verdiği nimetleri değiştirecek değildir. ALLAH İşitendir, Bilendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zira, bir topluluk kendilerini değiştirmedikçe, ALLAH onlara verdiği nimetleri değiştirecek değildir. ALLAH İşitendir, Bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun nedeni şudur: Allah, bir kez bir kavme verdiği bir nimeti, onlar kendilerindeki bu nimete erme sebebini değiştirmedikçe değiştirecek değildir ve Allah, işiten ve bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu, şundan: bir kerre Allah bir kavme in'am ettiği bir ni'meti onlar nefislerindeki sebebi değiştirinciye kadar değiştirmiş değildir, bir de Allah işitir, bilir

Erhan Aktaş

Çünkü bir halk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti dipnot 1 değiştirecek değildir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İçinde bulundukları durumu, verdiği her türlü imkanı, gücü, üstünlüğü… Bkz. 13:11. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çünkü bir halk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti dipnot 1 değiştirecek değildir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İçinde bulundukları durumu, verdiği her türlü imkanı, gücü, üstünlüğü... Bkz. 13:11. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çünkü bir topluluk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirecek değildir. dipnot 1 Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Verdiği her türlü imkanı, gücü, üstünlüğü vb.
  2. metne dön, dipnot 2
    13/Ra'd Suresi, 11.

Gültekin Onan

Nedeni şu: Bir kavim, kendinde olanı değiştirinceye kadar Tanrı ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Kuşkusuz Tanrı işitendir, bilendir.

Hasan Basri Çantay

Bunun hikmeti şudur: Bir kavm nefislerinde olan (iyi haali) değiştirinceye kadar Allah onlara ihsan ettiği ni'meti değişdirici değildir ve şübhesiz ki O, (her şey'i) hakkıyle işidicidir, kemaliyle bilicidir.

İbni Kesir

Bunun sebebi; bir topluluk kendi nefislerindekini değiştirmedikçe, Allah' ın onlara verdiği nimetini değiştirmeyeceğidir. Ve muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.

Mehmet Alagaş

(49-54) Bir vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar / maraz olanlar; şunları dinleri aldattı (bu hale getirdi) dediler. Kim Allah’a tevekkül eder / vekil tayin ederse muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Hele kafirleri vefat ederlerken bir görsen, melekler onların yüzlerine ve artlarına vururlar, yangın azabını tadın , i şte bu, ellerinizle sunduklarınızdan / takdim ettiklerinizden dolayıdır, Allah kullarına zulüm edici değildir. Tıpkı öncekileri olan firavun ailesi gibi, Allah’ın ayetlerini inkâr ettiler ve Allah ta onları günahları ile aldı. Muhakkak Allah sağlamdır, azabı şiddetlidir. İşte bu, Allah’ın, ta ki onlar kendilerini değiştirinceye kadar, bir kavme verdiği nimeti değiştirmemesinden dolayıdır, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir / bilgedir. Tıpkı öncekileri olan firavun ailesi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar, günahları nedeniyle onları helak ettik, firavun ailesini suda boğduk, hepsi zalim idiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Süleyman Ateş

Bu böyledir, çünkü bir millet kendilerinde bulunan(güzel meziyet)i değiştirmedikçe Allah onlara verdiği ni'meti değiştirmez. Allah işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu bir kuraldır: Bir topluluk kendi özünü değiştirmezse Allah ona verdiği nimeti değiştirmez; Allah, dinler ve bilir.

Şaban Britch

Bu (ceza), bir toplum kendi nefsinde olan (iyi hali) değiştirmedikçe, Allah’ın o topluma bahşettiği nimeti değiştirici olmadığı içindir. Allah, her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

Şaban Piriş

Bu, bir toplum kendi nefsinde olanı değiştirmedikçe, Allah'ın o topluma bahşettiği nimeti değiştirici olmadığı içindir. Allah, işitendir, bilendir..

Yaşar Nuri Öztürk

Bu böyledir. Çünkü Allah bir topluma lütfettiği nimeti, o toplum birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmemiştir. Ve Allah, iyice işiten, gereğince bilendir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This reasoning is based on Allah's justified course of action adopted as an expedient. He never withdraws nor changes His merited or unmerited favour He graced a given nation with until they change their own minds' attitude and the disposition of their innermost being, Allah is indeed Sami'un (with unlimited audition), and 'Alimun.

Abdul Haleem

[He did] this because God would never change a favour He had conferred on a people unless they changed what was within themselves. God is all hearing, all knowing.

Abdullah Yusuf Ali

"Because Allah will never change the grace which He hath bestowed on a people until they change what is in their (own) souls: and verily Allah is He Who heareth and knoweth (all things)."

Abul A'la Maududi

This happened because Allah is not one to change the favour which He has bestowed upon a people until they have changed their attitude. dipnot 1 , Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Unless a nation renders itself totally unworthy of God's favour, it is not deprived of it.

Aisha Bewley

That is because Allah would never change a blessing He has conferred on a people until they had changed what was in themselves. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

That is so because Allâh will never change a grace which He has bestowed on a people until they change what is in their ownselves. And verily, Allâh is All-Hearer, All-Knower.

Ali Quli Qarai

That is because Allah never changes a blessing that He has bestowed on a people unless they change what is in their own souls, and Allah is all-hearing, all-knowing:

Amatul Rahman Omar

It happened thus because Allâh is One Who would never withdraw a favour which He has conferred on a people until they themselves change their own state of mind, and that is because Allâh is (all the same) All-Hearing, All-Knowing.

Arthur John Arberry

That is because God would never change His favour that He conferred on a people until they changed what was within themselves; and that God is All-hearing, All-knowing.

Bijan Moeinian

This took place in accordance the Lord’s tradition: God does not take His favors back from people, unless they [change their way of life and] prove that they do not deserve such favors. God sees everything and knows everything.

E. Henry Palmer

That is because God is not one to change a favour He has favoured a people with, until they change what they have in themselves, and for that God both hears and knows.

Edip-Layth

That is because God was not to change anything He bestowed to a people, unless they change what is in themselves. God is Hearer, Knowledgeable.

George Sale

This hath come to pass because God changeth not his grace, wherewith He hath favoured any people, until they change that which is in their souls; and for that God both heareth and seeth.

Hamid S. Aziz

That is because Allah is not one to change the favour He has bestowed on a people, until they first change what they have in themselves (in their own souls), and because Allah is Hearer and Knower.

Mahmoud Ghali

That is for that Allah is not changing (His) favor that He conferred (Literally: favored) on a people until they have changed what is within themselves; and that Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

That is because Allah never changeth the grace He hath bestowed on any people until they first change that which is in their hearts, and (that is) because Allah is Hearer, Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

God does not withdraw a favour bestowed upon a people unless they change themselves, for God hears all and knows everything.

Muhammad Asad

This, because God would never change the blessings with which He has graced a people unless they change their inner selves: and [know] that God is all-hearing, all-seeing.

Mustafa Khattab

This is because Allah would never discontinue His favour to a people until they discontinue their faith. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

That is because God was not to change anything He bestowed to a people, unless they change what is in themselves. God is Hearer, Knowledgeable.

Rashad Khalifa

GOD does not change a blessing He has bestowed upon any people unless they themselves decide to change. GOD is Hearer, Omniscient.

Sahih International

That is because Allah would not change a favor which He had bestowed upon a people until they change what is within themselves. And indeed, Allah is Hearing and Knowing.

Sam Gerrans

Is it not that God changes not the favour He bestows upon a people until they change what is in their souls and that God is hearing and knowing!

Shabbir Ahmed

Allah never changes a Blessing He has bestowed upon a nation until they first change themselves (13:11). The Hearer, the Knower, announces this Law to you.

Syed Vickar Ahamed

"Because Allah will never change the grace which He has given to a people until they change what is in their (own) souls: And surely Allah is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem)

Taqi Usmani

All this is because Allah is not the one who may change a favour He has conferred on a people unless they change their own condition, and that Allah is All-Hearing, All-Knowing.

The Monotheist Group

That is because God was not to change any blessing He bestowed upon a people, unless they change what is in themselves. God is Hearer, Knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩