Enfâl suresi

Enfâl suresi, 44. ayet

Enfâl suresi, 44. ayet. وَإِذْ يُرِيكُمُوهُمْ إِذِ ٱلْتَقَيْتُمْ فِىٓ أَعْيُنِكُمْ قَلِيلًا وَيُقَلِّلُكُمْ فِىٓ أَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

veiẕ yürîkümûhüm iẕi-tteḳaytüm fî a`yüniküm ḳalîlev veyüḳallilüküm fî a`yünihim liyaḳdiye-llâhü emran kâne mef`ûlâ. veile-llâhi türce`u-l'ümûr.

Diyanet İşleri

Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah'a döndürülür.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 41–47 · surenin 44. ayeti / 75

Konu Ganimetin taksimi ve Bedir günü Enfâl 41–44 3

  1. Enfâl 41

    Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  2. Enfâl 42

    Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet buluşmak üzere sözleşmiş olsaydınız (durumu fark edince) sözleşmenizde ayrılığa düşerdiniz (savaşa yanaşmazdınız). Fakat Allah, olacak bir işi (mü'minlerin zaferini) gerçekleştirmek için böyle yaptı ki, ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın. Şüphesiz Allah, elbette hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  3. Enfâl 43

    Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  4. 44

    Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah'a döndürülür.

  5. Enfâl 45

    Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

  6. Enfâl 46

    Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

  7. Enfâl 47

    Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 43–44. ayetler için yazılmıştır.

43. Yüce Allah, müşrikleri Rasûlüne rüyada sayıca az miktarda göstermişti. O da ashabına bunu müjdelemiş, böylece kalpleri huzur ve itminana kavuşmuş, sebat bulmuştu. “Eğer onları sana çok gösterseydi” ve sen de bunu ashabına haber vermiş olsaydın “elbette zaafa düşerdiniz ve savaşma konusunda birbirinizle çekişirdiniz.” Aranızdan kimisi Kureyşlilerle savaşmak üzere çıkmayı uygun görürken, kiminiz bunu kabul etmeyecekti. Görüş ayrılığı ise zaafa düşmenin sebeplerindendir.

“Ama Allah” size lütuf ve ihsanda bulunarak “(sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O, kalplerde olanı hakkıyla bilendir.” Kalplerde bulunan sebatı, sabırsızlığı, doğruluğu ve yalanı bilendir. Yüce Allah’ın sizin kalplerinizi bilmesi, O’nun size lütuf ve ihsanda bulunmasına, Rasûlünün gördüğü rüyayı da doğru çıkarmasına sebep olmuştu.

44. Yüce Allah mü’minlere düşmanlarını göz kararı ile az gösterirken, ey mü’minler, sizleri de göz kararı ile onlara az gösteriyordu. Böylece her bir ordu diğerinin üzerine yürüsün diye her biri, ötekini sayıca az görüyordu. “ki Allah takdir edilmiş bir işi yerine getirsin.” Mü’minleri zafere ulaştırsın, kâfirleri bozguna uğratsın ve onların önderleriyle sapıklığın liderlerinin öldürülsün ve geriye onlardan herhangi birisinin anılacak bir namı kalmasın ve İslâm’a davet edildiklerinde onu kabul etmeleri kolaylaşsın. Dolayısıyla bu, kafirlerden hayatta kalıp da Yüce Allah’ın kendilerine İslâm’a girmeyi lütfettiği kimseler için de bir ilahi bir ihsan oldu.

“Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.” Yani yaratılmışların bütün işleri Allah’a döner. O da murdar olanı temiz olandan ayırır, insanlar arasında hiçbir haksızlık ve zulüm ihtiva etmeyen adil hükmünü verir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Hatırlayın ki Allah, müşrikler ile karşılaştığınızda size onları az gösteriyor, sizi savaşmak üzere düşmana doğru cesaretle atılmaya sevk ediyor ve sizin ile savaşa yanaşmaları için onların gözlerinde sizleri az gösteriyordu. Onlar, Allah'ın müşrikler hakkında takdir ettiği öldürülme ve esir edilme hükmünün yerine gelmesi, düşmana karşı yardım ve zafer nimeti ile Müminlerin nimetlendirilmesi için savaştan geri dönmeyi düşünmediler. İşler sadece tek olan Allah'a döndürülür. O, kötülük yapanın yaptığı kötülüğünün karşılığını verecektir. İyilik sahiplerini de iyilikleri sebebi ile mükâfatlandıracaktır.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz ta ki
  2. يُرِيكُمُوهُمْ yurikumuhum onları gösteriyor kök: راي
  3. إِذِ izi zaman
  4. ٱلْتَقَيْتُمْ t-tekaytum karşılaştığınız kök: لقي
  5. فِىٓ fi
  6. أَعْيُنِكُمْ ea'yunikum sizin gözlerinize kök: عين
  7. قَلِيلًۭا kalilen az kök: قلل
  8. وَيُقَلِّلُكُمْ ve yukallilukum ve sizi de azaltıyordu kök: قلل
  9. فِىٓ fi
  10. أَعْيُنِهِمْ ea'yunihim onların gözlerinde kök: عين
  11. لِيَقْضِىَ liyekdiye yerine getirmesi için kök: قضي
  12. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  13. أَمْرًۭا emran bir işi kök: امر
  14. كَانَ kane kök: كون
  15. مَفْعُولًۭا ۗ mef'ulen yapılması gereken kök: فعل
  16. وَإِلَى ve ila ve
  17. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  18. تُرْجَعُ turceu döndürülecektir kök: رجع
  19. ٱلْأُمُورُ l-umuru (bütün) işler kök: امر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz.…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Hani sen Allah'ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, "Eşini nikahında tut (onu boşama) ve…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Eğer biz onlara, "Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani (Allah) yapılması (gerekli) olan emri yerine getirmesi için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman size onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Bütün işler, yalnızca Allah'a döndürülecektir.

Mustafa İslamoğlu

Hani o gün karşı karşıya geldiğiniz zaman onları gözünüzde büyütmemenizi sağlamıştı; sizse onların gözünde zaten az görünüyordunuz ki, Allah olması mukadder bir işi gerçekleştirsin: sonunda her iş döner dolaşır Allah'ın dilediğine varır.

Muhammed Esed

İşte böylece, kavgada karşı karşıya geldiğiniz zaman, onları gözünüze az gibi gösterdi -tıpkı sizi de onların gözünde azalttığı gibi- ki Allah, (yapılmasını irade buyurduğu) işi gerçekleştirsin: çünkü bütün olay ve oluşumların gidişi, (başlangıç ve sonuç olarak) gelip Allaha dayanır.

Ahmed Hulusi

Hani siz karşı karşıya geldiğinizde onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. . . Allah, hükmü verilmiş olayı oluşturdu! (Nihayet) tüm işler Allah'a döndürülür.

Ali Bulaç

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah, 'olacağı olan işi gerçekleştirmek' için, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Ve (bütün) işler Allah'a döndürülür.

Ali Özek ve heyeti

Allah, olacak bir işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Bütün işler Allah’a döner.

Ali Rıza Safa

Allah, olacak bir işi gerçekleştirmek için karşılaştığınızda, sizin gözünüzde onları az gösteriyor; sizi de onların gözünde azaltıyordu. Çünkü tüm işler, Allah'a döndürülür.

Bayraktar Bayraklı

Allah, olacak bir işi yerine getirmek için savaş alanında karşılaştığınız zaman, onları sizin gözünüzde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler Allah'a döner.

Edip Yüksel

Zamanı gelip kendileriyle karşılaştığınızda sizin gözlerinizde onları az gösteriyor, onların da gözlerinde sizi az gösteriyordu ki ALLAH önceden planlanmış işi gerçekleştirsin. İşler, sonunda ALLAH'a döner.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zamanı gelip kendileriyle karşılaştığınızda sizin gözlerinizde onları az gösteriyor, onların da gözlerinde sizi az gösteriyordu ki ALLAH önceden planlanmış işi gerçekleştirsin. İşler, sonunda ALLAH'a döner.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani karşılıştığınızda Allah, o yapılması gereken işi yerine getirmek için onları sizin gözlerinizde azaltıyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Öyle ya, bütün işler yalnız Allah'a döndürülecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o vakıt ki karşılaştığınız sıra onları sizin gözlerinizde azaltıyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu, çünkü Allah o fi'le çıkarılmış olan emri yerine getirecekti, öyle ya bütün işler Allaha irca' olunur

Erhan Aktaş

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah onları sizin gözünüzde, sizi de onların gözünde sayıca azmış gibi gösteriyordu ki takdir edilen işi yerine getirsin. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah onları sizin gözünüzde, sizi de onların gözünde sayıca azmış gibi gösteriyordu ki takdir edilen işi yerine getirsin. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah onları sizin gözünüzde, sizi de onların gözünde sayıca azmış gibi gösteriyordu ki takdir edilen işi yerine getirsin. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

Gültekin Onan

Karşı karşıya geldiğinizde Tanrı, gerçekleş(tiril)ecek buyruğu yerine getirmek (kaza etmek) için onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu. Ve (bütün) buyruklar Tanrı'ya döndürülür.

Hasan Basri Çantay

Hani karşılaşdığınız zaman (Allah) onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah işlenmesi gereken emri yerine getirecekdi. (Bütün) işler ancak Allaha döndürülür.

İbni Kesir

Hani, karşılaştığınız zaman; Allah, yapılmış bir emri yerine getireceğinden onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu. Ve işler Allah'a döndürülür.

Mehmet Alagaş

(42-48) Bir vakit sizler yakın bir vadide idiniz, (dünya yakın demek, hayatın yakın kısmı , ahiret devam kısmı) onlar ise uzak bir vadide idiler (Kusva uzak demek. Dünyanın zıddı) Süvariler ise sizden aşağıda idi. Şayet vaatleşmiş olsaydınız tayin edilen yer konusunda anlaşmazlık / ihtilaf kesin yaşardınız ve lakin Allah emrini gerçeklemek için faaliyette idi. (İşi size bırakmadı) helak olacak olan açık ve net helak olsun , yaşayacak olan da açık ve net yaşasın. Allah kesinlikle işitir, bilir . O vakit Allah rüyanda o nları sana az gösteriyordu , e ğer onları çok gösterseydi korkacaktınız, emirde anlaşmazlığa düşecektiniz ve lakin Allah kurtar dı, (selleme) muhakkak O, göğüslerin özünü bilir. Karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyordu , o nların gözlerinde de sizleri az gösteriyordu , faal olan / aktif olan Allah’ın emrinin gerçekleşmesi içindi, işler Allah ’a dönüş yapar. Ey iman edenler belli bir kısmı ile karşılaştığınız vakitte sebat edin ve Allah’ı çokça hatırlayın böylelikle belki kurtuluşa / felaha erersini z, Allaha ve Resul’üne itaat edin, çekişmeyin içinize korku düşer ve kuvvetiniz gider, sabredin, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir. Yurtlarından çalımlı ve insanlara gösterişli (Ria, iki yüzlü) çıkanlar gibi olmayın, Allah yolundan alıkoymayın, Allah yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır. Bir vakit şeytan onlara amellerini süslü / ziynetli gösterdi ve dedi ki insanlardan bugün size galip gelecek yoktur bende size yakın komşuyum , n e zaman ki iki tarafı gördü, arkasını dönüp caydı , m uhakkak ben sizden u zağım, sizin göremediklerinizi görüyorum, Allahtan da korkarım dedi. Allah şiddetli azap edendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.

Süleyman Ateş

Karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki yapılması gereken bir işi yerine getirsin. İşler, hep Allah'a döndürülecektir.

Süleymaniye Vakfı

Onlarla (Mekke ordusuyla) karşılaştığınızda da Allah, sizin gözünüzde onları az göstermiş, onların gözünde de sizi az göstermişti dipnot 1 . Allah, kararlaştırılan bir işi gerçekleştirsin diye böyle yapmıştı. Bütün işler Allah'a arz edilir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlarla (Mekkelilerle) karşılaştığınızda da Allah, onları sizin gözünüze az göstermiş, sizi de onların gözlerine az göstermişti. Allah, kesin karar verdiği sonucu ortaya çıkarmak için böyle yapmıştı. Her işin, Allah ile bağlantısı vardır.

Şaban Britch

Onlarla karşılaştığınızda Allah, olacak bir işi (mü’minlerin zaferini) gerçekleştirmek için onları sizin gözlerinizde az gösteriyor; sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. İşler dönüp Allah’a varır.

Şaban Piriş

Karşılaştığınızda olacak işi gerçekleştirmek için Allah, onları sizin gözlerinizde az gösteriyor; sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. İşler dönüp Allah'a varır.

Yaşar Nuri Öztürk

Karşılaştığınızda onları sizin gözlerinize az gösteriyordu. Sizi de onların gözünde azaltıyordu ki, yapılmasına karar verilen işi yürürlüğe koysun. Zaten bütün işler Allah'a döndürülür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When the two forces met, We influenced your minds' eyes so as you view them as being some few, and you would be viewed as being some few, so that you assail each other, and Allah's purpose would be served as has been enacted, and to Allah, the Ultimate Authority are committed and submitted all matters and all affairs for consideration, decision and execution here and Hereafter.

Abdul Haleem

When you met He showed them to you as few, and He made you few in their eyes, so that He might bring about what has been ordained: everything goes back to God.

Abdullah Yusuf Ali

And remember when ye met, He showed them to you as few in your eyes, and He made you appear as contemptible in their eyes: that Allah might accomplish a matter already enacted. For to Allah do all questions go back (for decision).

Abul A'la Maududi

And recall when He made them appear as few in your eyes when you met them in the battle just as He lessened you in their eyes so that Allah might accomplish what had been decreed. To Allah are all matters referred for decision.

Aisha Bewley

Remember when Allah made you see them as few when you met them, and also made you seem few in their eyes. This was so that Allah could settle a matter whose result was preordained. All matters return to Allah.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when you met (the army of the disbelievers on the Day of the battle of Badr), He showed them to you as few in your eyes and He made you appear as few in their eyes, so that Allâh might accomplish a matter already ordained (in His Knowledge), and to Allâh return all matters (for decision).

Ali Quli Qarai

And when He showed them to you —when you met them [on the battlefield]— as few in your eyes, and He made you [appear] few in their eyes in order that Allah may carry through a matter that was bound to be fulfilled, and to Allah all matters are returned.

Amatul Rahman Omar

And when you encountered (them), He made them appear as a few in your eyes and He made you appear as a few in their eyes, in order that Allâh might bring about the thing that had already been decreed. And to Allâh all matters stand referred (for decision).

Arthur John Arberry

When God showed you them in your eyes as few, when you encountered, and made you few in their eyes, that God might determine a matter that was done; and unto God all matters are returned.

Bijan Moeinian

When you engaged in the fight, God made them appear to you fewer in number [to encourage you to fight] and made you appear fewer in number in their eyes too, so that [they would be encouraged to engage in the fight and that] God materializes His will; ultimately, it is God Who decides what should take place.

E. Henry Palmer

And when He showed them to you, as ye encountered them, as few in your eyes; and made you seem few in their eyes; that God might accomplish a thing that was as good as done; for unto God do things return!

Edip-Layth

He showed them to you when you met as being few to your eyes, and He made you appear as being fewer to their eyes. That was so God's decree would come to be; and to God all matters are returned.

George Sale

And when He caused them to appear unto you, when ye met, to be few in your eyes; and diminished your numbers in their eyes; that God might accomplish the thing which was decreed to be done: And unto God shall all things return.

Hamid S. Aziz

And when He showed them to you (Muslims), when you encountered them, as few in your eyes; and made you seem weak (or contemptible) in their eyes, it was that Allah might accomplish a thing that must be done (or was fore-ordained); for unto Allah do all things return!

Mahmoud Ghali

And as He showed you them in your eyes as few, as you encountered, and made you few in their eyes, that Allah might decree a Command that was to be performed, and to Allah all Commands are returned.

Marmaduke Pickthall

And when He made you (Muslims), when ye met (them), see them with your eyes as few, and lessened you in their eyes, (it was) that Allah might conclude a thing that must be done. Unto Allah all things are brought back.

Mohamed Ahmed - Samira

When you faced them He made (the enemy) seem few to you in numbers, and made you appear fewer in their eyes, (it was) so that God could accomplish what had been decreed; for all things rest with God.

Muhammad Asad

And so, when you met in battle, He made them appear as few in your eyes -just as He made you appear as of little account in their eyes - so that God might accomplish a thing [which He willed] to be done: for all things go back to God [as their source].

Mustafa Khattab

Then when your armies met, Allah made them appear as few in your eyes, and made you appear as few in theirs, so Allah may establish what He had destined. And to Allah ˹all˺ matters will be returned ˹for judgment˺.

Progressive Muslims

And God showed them to you when you met as being few to your eyes, and He made you appear as being fewer to their eyes. That was so God's decree would come to be; and to God all matters are returned.

Rashad Khalifa

And when the time came and you faced them, He made them appear fewer in your eyes, and made you appear fewer in their eyes as well. For GOD willed to carry out a certain plan. All decisions are made by GOD.

Sahih International

And [remember] when He showed them to you, when you met, as few in your eyes, and He made you [appear] as few in their eyes so that Allah might accomplish a matter already destined. And to Allah are [all] matters returned.

Sam Gerrans

And when He showed them, when you met, in your eyes as few, and lessened you in their eyes, that God might conclude a matter that was done; and to God are matters returned.

Shabbir Ahmed

When the two armies faced each other, He made them appear few in your eyes, and made you appear weak in their eyes (3:12). Allah willed that to be the Day of Distinction. All matters go back to Allah's Laws as their source.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when you met (in war), he showed them (the enemy) to you as a few (men) in your eyes, and He made you appear as few (and worthless) in their eyes: For Allah to complete an act already decided; For all questions go back to Allah (for decision).

Taqi Usmani

And when, at the time you met each other, He showed them to you few in number in your eyes, and reduced your number in their eyes, so that Allah might accomplish what was destined to be done. And to Allah all matters are returned.

The Monotheist Group

And He showed them to you when you met as being few to your eyes, and He made you appear as being fewer to their eyes. That was so the decree of God would come to be; and to God all matters are returned.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩