Enfâl suresi

Enfâl suresi, 8. ayet

Enfâl suresi, 8. ayet. لِيُحِقَّ ٱلْحَقَّ وَيُبْطِلَ ٱلْبَٰطِلَ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ

liyüḥiḳḳa-lḥaḳḳa veyübṭile-lbâṭile velev kerihe-lmücrimûn.

Diyanet İşleri

Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah'ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 5–11 · surenin 8. ayeti / 75

Konu Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü Enfâl 5–19 3

  1. Enfâl 5

    Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.

  2. Enfâl 6

    Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.

  3. Enfâl 7

    Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı meydana çıkarmak ve kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

  4. 8

    Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah'ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi.

  5. Enfâl 9

    Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, "Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum" diye cevap vermişti.

  6. Enfâl 10

    Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  7. Enfâl 11

    Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. “Tâ ki” doğruluğuna ve gerçekliğine dair belge ve tanıkları ortaya çıkarmak sureti ile “hakkı üstün kılsın, batılı” da batıl oluşuna dair delil ve belgeleri ortaya koymak sureti ile “yok etsin, velev ki günahkârlar hoşlanmasa bile.” Çünkü Allah onlara hiçbir şekilde aldırış etmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah hakkı, İslam ve ehlini üstün kılarak gerçekleştirir. Bu da hakikati ve doğruluğu delilleri ile ortaya çıkararak olur. Aynı zamanda Allah -Subhanehu ve Teâlâ- müşrikler hoşlanmasalar da delilleri ortaya koyarak batılı apaçık bir şekilde ortaya koyar.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لِيُحِقَّ liyuhikka ta ki gerçekleştirsin kök: حقق
  2. ٱلْحَقَّ l-hakka hakkı kök: حقق
  3. وَيُبْطِلَ ve yubtile ve ortadan kaldırsın kök: بطل
  4. ٱلْبَـٰطِلَ l-batile batılı kök: بطل
  5. وَلَوْ velev şayet
  6. كَرِهَ kerihe istemese (bile) kök: كره
  7. ٱلْمُجْرِمُونَ l-mucrimune suçlular kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Suçluların hoşuna gitmese de, Allah, hakkı sözleriyle gerçekleştirecektir."

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bütün bunlar), suçlular istemese de hakkı gerçekleştirmek ve batılı ortadan kaldırmak içindi.

Mustafa İslamoğlu

ki hakkın gerçek ve batılın sahte olduğu böylece ortaya çıksın: tabi ki, günahı tabiat haline getirenler istemese de!

Muhammed Esed

Böylece O, hakkın (her zaman) hak olduğunu batılın da batıl olduğunu gösterecekti; bu günaha gömülüp gitmiş olanların hoşuna gitmese de.

Ahmed Hulusi

Hakk'ı gerçekleştirmek ve boş, asılsız olanı geçersiz kılmak için. . . İsterse Allah'a karşı suç işleyenler bundan hoşlanmasın!

Ali Bulaç

O, suçlu günahkarlar istemese de, hakkı gerçekleştirmek ve batılı geçersiz kılmak için (böyle istiyordu.)

Ali Özek ve heyeti

(Bunlar,) günahkârlar istemese de hakkı gerçekleştirmek ve bâtılı ortadan kaldırmak içindi.

Ali Rıza Safa

Gerçek gerçekleşsin ve gerçeğe aykırı olan yok olsun diye; suçlular hoşlanmasa da.

Bayraktar Bayraklı

Bu istek, günahkarların hoşuna gitmese de hakkı gerçekleştirmek ve batılı ortadan kaldırmak içindi.

Edip Yüksel

Ki suçlular hoşlanmasa da hakkı gerçekleştirsin ve haksızlığı ortadan kaldırsın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ki suçlular hoşlanmasa da hakkı gerçekleştirsin ve haksızlığı ortadan kaldırsın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ki hakkı, hak olarak tanıtsın ve batılı ortadan kaldırsın; varsın suçlular istemesinler!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki hakkı hak tanıtsın ve batılı ibtal etsin, varsın mücrimler istemesin

Erhan Aktaş

Bu, suçluların hoşuna gitmese de Hakk'ın ortaya çıkarılması ve Batıl'ın yok olması içindi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, suçluların hoşuna gitmese de Hakk'ın ortaya çıkarılması ve Batıl'ın yok olması içindi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, suçluların hoşuna gitmese de Hakk'ın ortaya çıkarılması ve Batıl'ın yok olması içindi.

Gültekin Onan

O, suçlu-günahkarlar istemesede hakkı gerçekleştirmek ve batılı geçersiz kılmak için (böyle istiyordu).

Hasan Basri Çantay

Bunun hikmeti şu idi: (Allah) o günahkar (müşrik) ler istemese de hak (olan müslümanlığ) ı paydar edecek, baatıl (olan şirk) i de ibtal buyuracakdı.

İbni Kesir

Ta ki suçlular istemese de, hakkı gerçekleştirsin ve batılı iptal etsin.

Mehmet Alagaş

(5-14) Nasıl ki Rabbin seni, evinden gerçek için / hak için çıkarmıştı (Allah vahyi gayrı metluv olarak çık demiştir) ve dahi müminlerden bir bölüm / bir fırka da bundan hoşlanmıyordu. (İlk itaatin beklendiği ilk taarruz bedir) Açık ve net hale gelen hak konusunda senle mücadele ediyorlardı / tartışıyorlar , ö lüme doğru sürülüyorlardı / iletiliyorlardı / sevk ediliyorlardı, onlar da bakıp duruyorlardı. (Göz göre göre ölüme sürükleniyorlar gibiydiler, lakin bu savaştan korku değil stratejik bir sorgulama idi hazırlık yapmamışlardı sonuç bile bile ölüm olabilirdi) Allah iki gruptan / tayfadan / taifeden birisinin kesin sizin olacağına söz veriyordu / vaat ediyordu. Sizde dikensiz olanın sizin olmasını temenni ediyordunuz. Allah ise kelimeleri ile gerçek gerçeklensin muradı vardı / iradesi o yönde idi, kafirlerin ard ını / arkasını kesmek istiyordu. Mücrimler hoşlanmasalar dahi, gerçek gerçekleşir, batıl batıllaşır / iptal olur / geçersiz olur. (Ebu Süfyan kervanı ile şamdan dönüyor, Kureyş’te silahlanıp orduyla kervana ilerliyorken Resul, 314 kişi 70 deve ile yola çıktı ya kervanı alacaklar ya da orduyu mağlup edeceklerdi, meşru gözüken gasp edilmiş mallarını taşıyan kervana yönelmeleri idi, di kensiz olanı ani kervanı seçmek dikenli zahmetli olan ordudan daha iyi gözüktü. ) o vakit Rabbinizden yardım istiyordunuz, size cevap verildi / icabet edildi. Muhakkak ki ben sıra sıra meleklerden bini ile sizi destekleyeceğim. Allah kalplerinizin doygunluğu için / tatmin olması için onu size müjde yaptı, galip edici yardım ancak Allah katındadır (saade değil nasara) muhakkak Allah saygıdeğerdir / azizdir / hikmetli karar verendir / h âkimdir. Ondan bir güven olarak / emniyet olarak size hafif bir uyku bastırıyordu , onunla sizi temizlemesi için üzerinize gökten su indiriyordu, şeytanın pisliğini sizden gideriyordu, kalplerinizi sağlam bağlıyordu, ayaklarınızı onunla sabitliyordu, Rabbin meleklerine sizinle beraberim, inananlara sebat verin , kafirlerin kalbine korku bırakacağım, boyunlarının üstüne vurun, bütün parmaklarına vurun diye vahyediyordu. Bunun nedeni, onlar ın Allah’a ve Resul’üne karşı çıkmalarıdır , kim Allaha ve Resul’üne karşı çıkarsa Allah , muhakkak ki şiddetli ceza verir , şimdi sizler onu tadın, kesinlikle kafirler için ateş azabı var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu, günahkârların hoşuna gitmese de hakkı (İslamı) yüceltmek ve batılı da ortadan kaldırmak içindir.

Süleyman Ateş

Ki suçlular istemese de hakkı gerçekleştirsin, batılı da ortadan kaldırsın.

Süleymaniye Vakfı

Suçluların /Mekkeli müşriklerin hoşuna gitmese de Allah gerçek vaadini tahakkuk ettirmek ve onların batıl eylemlerini dipnot 1 boşa çıkarmak istiyordu.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Perslerle Romalıların savaştığı gün, Allah'ın müminlere zafer vereceğini, Mekke'de inen Rum 30/1-6. ayetlerden öğrenmelerine rağmen Allah'ın verdiği zafer sözünü boşa çıkarma gayretleri.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O suçlular istemeseler bile gerçeği ortaya çıkarıp yanlışı ortadan kaldıracağını, bu şekilde gösterecekti.

Şaban Britch

Bu, günahkarların hoşuna gitmese de hakkı (İslamı) yüceltmek ve batılı da ortadan kaldırmak içindir.

Şaban Piriş

Günahkarların hoşuna gitmese de hakkı ortaya koymak ve batılı da ortadan kaldırmak için..

Yaşar Nuri Öztürk

Diliyordu ki, kötülüğü temsil edenler istemese de hakkı ayan-beyan gözler önüne koysun, saçma ve tutarsız olanı hükümsüz kılsın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And as such, shall Allah vindicate the truth and blot out falsehood, offensive as it may be to those sinful idolaters.

Abdul Haleem

to prove the Truth to be true, and the false to be false, much as the guilty might dislike it.

Abdullah Yusuf Ali

That He might justify Truth and prove Falsehood false, distasteful though it be to those in guilt.

Abul A'la Maududi

that He might prove the truth to be true and the false to be false, however averse the evil-doers might be to it. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This gives some idea of the prevalent situation at the time. As we have said earlier (see above, p. 128), the march of the Quraysh towards Madina meant that only one of the two would survive in Arabia - either Islam or the entrenched system of Jahiliyah (Ignorance). Had the Muslims not taken up the challenge, the very survival of Islam would have been imperilled. But since the Muslims took the initiative and dealt a severe blow to the military strength of the Quraysh it became possible for Islam to consolidate itself and subsequently the forces of Ignorance suffered a succession of humiliating reverses.

Aisha Bewley

This was so that He might verify the Truth and nullify the false, even though the evildoers hate that.

Al-Hilali & Khan

That He might cause the truth to triumph and bring falsehood to nothing, even though the Mujrimûn (disbelievers, polytheists, sinners, criminals) hate it.

Ali Quli Qarai

so that He may confirm the truth and bring falsehood to naught, though the guilty should be averse.

Amatul Rahman Omar

So that He might establish the truth and wipe out the falsehood, though those who had cut their ties with Allâh considered it hard.

Arthur John Arberry

and that He might verify the truth and prove untrue the untrue, though the sinners were averse to it.

Bijan Moeinian

God wanted that the truth be triumphant and the falsehood to be defeated, to the dismay of the guilty ones.

E. Henry Palmer

to prove the truth true, and to make vain the vain, although the sinners are averse.

Edip-Layth

So that truth will be manifest and the falsehood will be falsified; even if the criminals oppose it.

George Sale

That He might establish the Truth and bring to naught that which is false, although the guilty may dislike it.

Hamid S. Aziz

That He might cause Truth to triumph and make Falsehood vain, despite the aversion of the guilty.

Mahmoud Ghali

That He might (uphold) truthfully the truth and void the untrue, although the criminals would hate (that).

Marmaduke Pickthall

That He might cause the Truth to triumph and bring vanity to naught, however much the guilty might oppose;

Mohamed Ahmed - Samira

So that Truth may be affirmed and falsehood negated, even though the sinners be averse.

Muhammad Asad

so that He might prove the truth to be true and the false to be false, however hateful this might be to those who were lost in sin.

Mustafa Khattab

to firmly establish the truth and wipe out falsehood—even to the dismay of the wicked.

Progressive Muslims

So that truth will be manifest, and the falsehood will be confounded; even if the criminals dislike it.

Rashad Khalifa

For He has decreed that the truth shall prevail, and the falsehood shall vanish, in spite of the evildoers.

Sahih International

That He should establish the truth and abolish falsehood, even if the criminals disliked it.

Sam Gerrans

That He might establish the truth and bring vanity to nothing, though the lawbreakers were averse.)

Shabbir Ahmed

(That was your first armed confrontation with the opponents in which you were greatly outnumbered and ill equipped. ) For He has decreed that the Truth shall triumph, and the falsehood shall vanish, even as the guilty detest it.

Syed Vickar Ahamed

That He might prove the Truth and prove what is false that amounts to nothing, even though it may be unpleasant to the guilty (criminal).

Taqi Usmani

so that He proves the truth to be true and the falsehood to be false, even though the sinners might dislike it.

The Monotheist Group

So that the truth will be manifest, and the falsehood will be finished; even if the criminals hate it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩