68. sure

Kalem Suresi القلم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin 1–7 karşılaştır — Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin
  2. Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi 8–16 karşılaştır — Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi
  3. Bahçe sahipleri kıssası 17–33 karşılaştır — Bahçe sahipleri kıssası
  4. Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?" 34–41 karşılaştır — Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?"
  5. Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet 42–47 karşılaştır — Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet
  6. Sabret, balık sahibi gibi olma 48–52 karşılaştır — Sabret, balık sahibi gibi olma

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin 1–7

  1. Kalem suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 1. ayet. نٓ وَٱلْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ

    nûn. velḳalemi vemâ yesṭurûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    NUN! Kaleme ve (insanların) onunla yazdıklarına çok dikkat edin!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 1. ayet

  2. Kalem suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 2. ayet. مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ

    mâ ente bini`meti rabbike bimecnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbinin dipnot 1 nimeti sayesinde sen, cinlerin etkisinde değilsin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahibinin

    Ayet detayı — Kalem suresi, 2. ayet

  3. Kalem suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 3. ayet. وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ

    veinne leke leecran gayra memnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Senin için tükenmek bilmeyen bir ödül var.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 3. ayet

  4. Kalem suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 4. ayet. وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

    veinneke le`alâ ḫulüḳin `ażîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çünkü sen üstün bir dine dipnot 1 bağlısın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      الخُلُق= huluk ve hulk; din, tabiat ve huy anlamlarına gelir.(Lisan'ul-arab) Aişe validemizin bir soru üzerine "O'nun huluku Kur'an'dı" (A. b. Hanbel, Müsned) demesi bundandır. Allah Teala dinini şöyle tanımlamıştır: "Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah'ın fıtratına çevir. O, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur (= لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ اللَّهِ). İşte doğru din bu dindir. Ama insanların çoğu bunu bilmezler." (Rum 30/30)

    Ayet detayı — Kalem suresi, 4. ayet

  5. Kalem suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 5. ayet. فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ

    fesetübṣiru veyübṣirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yakında göreceksin, onlar da görecekler.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 5. ayet

  6. Kalem suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 6. ayet. بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ

    bieyyikümü-lmeftûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şeytanın etkisine dipnot 1 giren kimmiş?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki kelime meftun'dur. "Fitneye gelmiş" anlamındadır. Bilindiği gibi Şeytan cinlerdendir. Cinlerin etkisine girmekle itham edilmesi, şeytanın etkisine girdiğinin iddia edilmesidir. Şeytan insanı fitneye sokar. Bir ayet şöyledir: "Ey Ademoğulları! Sakın Şeytan ana-babanızı yaktığı gibi sizi de yakmasın.  Açılması hoş olmayacak yerlerini kendilerine göstermek için onların elbiselerini sıyırmış ve o bahçeden çıkarmıştı. O ve onun gibiler, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz Şeytanları inanmayanların dostları yaptık." (Araf 7/27)

    Ayet detayı — Kalem suresi, 6. ayet

  7. Kalem suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 7. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlih. vehüve a`lemü bilmühtedîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Senin Rabbin, yolundan sapanları iyi bilir. O, doğru yolda olanları da iyi bilir.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 7. ayet

Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi 8–16

  1. Kalem suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 8. ayet. فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    felâ tüṭi`i-lmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yalancıları dikkate alma!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 8. ayet

  2. Kalem suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 9. ayet. وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ

    veddû lev tüdhinü feyüdhinûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar çok isterler ki sen onlara yağcılık yapasın, onlar da sana yağcılık yapsınlar.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 9. ayet

  3. Kalem suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 10. ayet. وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ

    velâ tüṭi` külle ḥallâfim mehîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yemin edip duran alçakların hiçbirini dikkate alma!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 10. ayet

  4. Kalem suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 11. ayet. هَمَّازٍ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍ

    hemmâzim meşşâim binemîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Arkadan çekiştirenleri, söz getirip götürenleri,

    Ayet detayı — Kalem suresi, 11. ayet

  5. Kalem suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 12. ayet. مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

    mennâ`il lilḫayri mü`tedin eŝîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    iyiliği engelleyen, saldırgan, günaha düşkün,

    Ayet detayı — Kalem suresi, 12. ayet

  6. Kalem suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 13. ayet. عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ

    `utüllim ba`de ẕâlike zenîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    saygısız, daha da ötesi şımarık olanları önemseme!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 13. ayet

  7. Kalem suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 14. ayet. أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ

    en kâne ẕâ mâliv vebenîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Malı ve oğulları var diye şımarır.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 14. ayet

  8. Kalem suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 15. ayet. إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    iẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-l'evvelîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetlerimiz okununca, "Bunlar eskilerin masalları!" der.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 15. ayet

  9. Kalem suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 16. ayet. سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ

    senesimühû `ale-lḫurṭûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böylelerinin burnunu sürteceğiz.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 16. ayet

Bahçe sahipleri kıssası 17–33

  1. Kalem suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 17. ayet. إِنَّا بَلَوْنَٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ

    innâ belevnâhüm kemâ belevnâ aṣḥâbe-lcenneh. iẕ aḳsemû leyaṣrimünnehâ muṣbiḥîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şu bahçenin sahiplerini yıpratıcı bir imtihandan geçirdiğimiz gibi bunları da yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz. Bahçenin sahipleri, ürünü sabah erkenden devşireceklerine yemin etmişlerdi.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 17. ayet

  2. Kalem suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 18. ayet. وَلَا يَسْتَثْنُونَ

    velâ yesteŝnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Başka bir ihtimal düşünmüyorlardı.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 18. ayet

  3. Kalem suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 19. ayet. فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ

    feṭâfe `aleyhâ ṭâifüm mir rabbike vehüm nâimûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar uykudayken Rabbinin emriyle bir afet, bahçeyi sarıp sarmaladı.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 19. ayet

  4. Kalem suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 20. ayet. فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ

    feaṣbeḥat keṣṣarîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orası devşirilmiş gibi oldu.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 20. ayet

  5. Kalem suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 21. ayet. فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ

    fetenâdev muṣbiḥîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sabah olunca bahçenin sahipleri biribirlerine seslendiler:

    Ayet detayı — Kalem suresi, 21. ayet

  6. Kalem suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 22. ayet. أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ

    eni-gdû `alâ ḥarŝiküm in küntüm ṣârimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eğer devşirecekseniz ürünlerinizin başına erkenden varın!" dediler.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 22. ayet

  7. Kalem suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 23. ayet. فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَٰفَتُونَ

    fenṭaleḳû vehüm yeteḫâfetûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hemen yola çıktılar. Şöyle fısıldaşıyorlardı:

    Ayet detayı — Kalem suresi, 23. ayet

  8. Kalem suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 24. ayet. أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ

    el lâ yedḫulennehe-lyevme `aleyküm miskîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Bu gün hiç bir yoksul, yanınıza kesinlikle sokulmamalı!"

    Ayet detayı — Kalem suresi, 24. ayet

  9. Kalem suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 25. ayet. وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍ قَٰدِرِينَ

    vegadev `alâ ḥardin ḳâdirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Karar verdikleri gibi erkenden hırsla oraya vardılar.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 25. ayet

  10. Kalem suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 26. ayet. فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ

    felemmâ raevhâ ḳâlû innâ leḍâllûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bahçeyi görünce: "Biz, kesinlikle başka bir yere geldik!" dediler.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 26. ayet

  11. Kalem suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 27. ayet. بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    bel naḥnü maḥrûmûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Hayır hayır, biz yoksun bırakıldık!"

    Ayet detayı — Kalem suresi, 27. ayet

  12. Kalem suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 28. ayet. قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

    ḳâle evseṭuhüm elem eḳul leküm levlâ tüsebbiḥûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dengeli olanları söze karıştı: "Size, ‘Allah'ın emrine uysanıza!' dememiş miydim?"

    Ayet detayı — Kalem suresi, 28. ayet

  13. Kalem suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 29. ayet. قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    ḳâlû sübḥâne rabbinâ innâ künnâ żâlimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hep bir ağızdan, "Rabbimiz! Sana boyun eğeriz. Biz yanlışlar içindeyiz!" dediler.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 29. ayet

  14. Kalem suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 30. ayet. فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَٰوَمُونَ

    feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetelâvemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dönüp birbirlerini suçlamaya başladılar:

    Ayet detayı — Kalem suresi, 30. ayet

  15. Kalem suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 31. ayet. قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ

    ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ ṭâgîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Yazık bize! Biz aşırı davranışlar içindeyiz.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 31. ayet

  16. Kalem suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 32. ayet. عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ

    `asâ rabbünâ ey yübdilenâ ḫayram minhâ innâ ilâ rabbinâ râgibûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbimizin, bunun yerine daha iyisini vermesini bekleriz. Rabbimizin bol ikramını umarız." dediler.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 32. ayet

  17. Kalem suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 33. ayet. كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    keẕâlike-l`aẕâb. vele`aẕâbü-l'âḫirati ekber. lev kânû ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte azap böyle olur! Ahiretteki azap daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 33. ayet

Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?" 34–41

  1. Kalem suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 34. ayet. إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    inne lilmütteḳîne `inde rabbihim cennâti-nne`îm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlışlardan korunanlar için Rableri katında nimetlerle dolu bahçeler vardır.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 34. ayet

  2. Kalem suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 35. ayet. أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ

    efenec`alü-lmüslimîne kelmücrimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tam teslim olanları, hiç suçlularla bir tutar mıyız?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 35. ayet

  3. Kalem suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 36. ayet. مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    mâ leküm. keyfe taḥkümûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Ey suçlular!) Elinizde ne var? Nasıl karar veriyorsunuz?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 36. ayet

  4. Kalem suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 37. ayet. أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ

    em leküm kitâbün fîhi tedrusûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin başka bir kitabınız var da onu mu okuyorsunuz?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 37. ayet

  5. Kalem suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 38. ayet. إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ

    inne leküm fîhi lemâ teḫayyerûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O kitapta "Siz neyi beğenirseniz o sizin olur." diye bir şey mi var?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 38. ayet

  6. Kalem suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 39. ayet. أَمْ لَكُمْ أَيْمَٰنٌ عَلَيْنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ

    em leküm eymânün `aleynâ bâligatün ilâ yevmi-lḳiyâmeti inne leküm lemâ taḥkümûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Siz her türlü kararı almaya yetkilisiniz." diye size karşı bizi bağlayan ve (mezardan) kalkış gününe kadar geçerli bir antlaşma mı var?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 39. ayet

  7. Kalem suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 40. ayet. سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ

    selhüm eyyühüm biẕâlike za`îm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara sor bakalım: Hangisi buna kefildir?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 40. ayet

  8. Kalem suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 41. ayet. أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ

    em lehüm şürakâ'. felye'tû bişürakâihim in kânû ṣâdiḳîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa onların ortakları (tanrıları) mı var? Samimi iseler ortaklarını dipnot 1 getirsinler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bunlar, araya aracılar koyan ve o aracıların Allah katında kendilerini kayıracağına inanan kimselerdir. Onları, kendilerine karşı Allah'ın, Allah'a karşı da kendilerinin ortağı sayarlardı. Buna benzer ayetlerden biri şudur: "De ki "Şu ortaklarınıza, Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınıza dönüp baktınız mı? Gösterin bana, onlar bu toprakların hangi parçasını yaratmışlardır? Yoksa göklerde ortaklıkları mı var? Ya da onlara yazılı bir belge verdik de ondaki açık hükümlere göre mi davranıyorlar? Hayır; bu zalimlerden birinin diğerine verdiği söz, onu aldatma dışında bir anlam taşımaz." (Fatır 35/40)

    Ayet detayı — Kalem suresi, 41. ayet

Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet 42–47

  1. Kalem suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 42. ayet. يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ

    yevme yükşefü `an sâḳiv veyüd`avne ile-ssücûdi felâ yesteṭî`ûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün her şey ortaya dökülecek! Secdeye çağrılacaklar ama güçleri yetmeyecek.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 42. ayet

  2. Kalem suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 43. ayet. خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ

    ḫâşi`aten ebṣâruhüm terheḳuhüm ẕilleh. veḳad kânû yüd`avne ile-ssücûdi vehüm sâlimûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Saygıyla önlerine bakacaklar, alçaklık her yanlarını saracak. Onlar bu hale gelmeden önce de secdeye çağrılmışlardı.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 43. ayet

  3. Kalem suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 44. ayet. فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ

    feẕernî vemey yükeẕẕibü bihâẕe-lḥadîŝ. senestedricühüm min ḥayŝü lâ ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu söz (Kur'an) karşısında yalana sarılanı bana bırak! Onları beklemedikleri yerden adım adım kötü sona yaklaştırırız.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 44. ayet

  4. Kalem suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 45. ayet. وَأُمْلِى لَهُمْ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ

    veümlî lehüm. inne keydî metîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara süre tanırım. Benim düzenim sağlamdır.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 45. ayet

  5. Kalem suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 46. ayet. أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

    em tes'elühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da borç altında mı eziliyorlar?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 46. ayet

  6. Kalem suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 47. ayet. أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

    em `indehümü-lgaybü fehüm yektübûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa gizli bilgiler onlarda da onu mu yazıyorlar?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 47. ayet

Sabret, balık sahibi gibi olma 48–52

  1. Kalem suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 48. ayet. فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌ

    faṣbir liḥukmi rabbike velâ tekün keṣâḥibi-lḥût. iẕ nâdâ vehüve mekżûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Balığın yuttuğu kişi gibi olma, Rabbinin kararı gelinceye kadar sıkıntılara sabret. O, mahcup bir şekilde yalvarıp yakarmıştı.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 48. ayet

  2. Kalem suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 49. ayet. لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ

    levlâ en tedârakehû ni`metüm mir rabbihî lenübiẕe bil`arâi vehüve meẕmûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eğer Rabbinin iyiliği imdadına yetişmeseydi dipnot 1 , aşağılanmış bir halde açık alana dipnot 2 atılacaktı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      ...
    2. metne dön, dipnot 2
      Balina ve yunuslar (deniz memelileri), eceli gelince çoğunlukla karaya vurur ve orada ölürler. Yunus'u (a.s.) da böyle bir deniz memelisi yuttuğu için bu ayete göre  onun karnından çıkmasaydı, balık karaya vuracak ve onun vücudu Yunus aleyhisselamın kabri olacaktı.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 49. ayet

  3. Kalem suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 50. ayet. فَٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    fectebâhü rabbühû fece`alehû mine-ṣṣâliḥîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ancak Rabbi ona bir fırsat daha verdi de onu iyilerden yaptı.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 50. ayet

  4. Kalem suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 51. ayet. وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ

    veiy yekâdü-lleẕîne keferû leyüzliḳûneke biebṣârihim lemmâ semi`ü-ẕẕikra veyeḳûlûne innehû lemecnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelenler, bu zikri (Kur'an'ı) dinleyince seni gözleriyle yiyecekmiş gibi bakar: "tamamen cinlerin etkisinde" derler.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 51. ayet

  5. Kalem suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 52. ayet. وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ

    vemâ hüve illâ ẕikrul lil`âlemîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Oysaki bu (Kur'an), herkese yarayacak doğru bilgiden başka bir şey değildir.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 52. ayet