Kalem suresi

Kalem suresi, 19. ayet

Kalem suresi, 19. ayet. فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ

feṭâfe `aleyhâ ṭâifüm mir rabbike vehüm nâimûn.

Diyanet İşleri

Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kalem 16–22 · surenin 19. ayeti / 52
  1. Kalem 16

    Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.

  2. Kalem 17

    Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.

  3. Kalem 18

    (Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. ("İnşaallah" demiyorlardı.)

  4. 19

    Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

  5. Kalem 20

    Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

  6. Kalem 21–22

    (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 19–20. ayetler için yazılmıştır.

19-20. “Onlar uyurlarken Rabbin tarafından gönderilen bir azap” yani ona geceleyin gökten inen bir azap “bahçenin dört bir yanını sardı da nihayet o,” koyu karanlık bir gece gibi “kapkara kesiliverdi.” Böylelikle ağaçlar ve meyveler yok oldu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah Teâlâ da onlara bir ateş gönderdi. Sahiplerinin uykuda olduğu esnada bahçelerini yutuveren o ateşi uzaklaştıramadılar.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَطَافَ fetafe fakat sardı kök: طوف
  2. عَلَيْهَا aleyha onu
  3. طَآئِفٌۭ taifun dolaşıcı bir bela kök: طوف
  4. مِّن min -nden
  5. رَّبِّكَ rabbike Rabbi- kök: ربب
  6. وَهُمْ vehum ve onlar
  7. نَآئِمُونَ naimune uyurlarken kök: نوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نوم (9 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: نوم (9 geçiş)

    Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

  • Aynı kök: نوم (9 geçiş)

    Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz.…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm."

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş)

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar uykudayken, Rabbinden (gelen) kuşatıcı bir afet orayı sarmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Ve onlar uykudayken Rabbinden gelen bir (bela) o (bahçeyi) bir bir yokladı.

Muhammed Esed

bunun üzerine, onlar uykudayken Rabbinden (gelen) bir salgın o (bahçeyi) sarmıştı,

Ahmed Hulusi

Onlar uyurlarken, Rabbinden bir sarıcı o bahçeyi sardı!

Ali Bulaç

Fakat onlar, uyuyorlarken, Rabbin tarafından dolaşıp gelen bir bela onun üstünü sarıp kuşatıverdi.

Ali Özek ve heyeti

Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de,

Ali Rıza Safa

Ardından, onlar uykudayken, Efendinden bir salgın orayı kapladı.

Bayraktar Bayraklı

Onlar uykudayken Rabbinin katından bir felaket, bostanlarını sardı.

Edip Yüksel

Onlar uykudayken Efendin tarafından gönderilen bir ziyaretçi (fırtına) bahçelerini ziyaret etti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar uykudayken Rabbin tarafından gönderilen bir ziyaretçi (fırtına) bahçelerini ziyaret etti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken onlar uyurken Rabbin tarafından bir dolaşan (afet) onun üzerinden dolaşıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken ona rabbından bir dolaşan dolaşıvermişti onlar uyuyorlardı

Erhan Aktaş

Fakat onlar daha uyanmadan, Rabb'in tarafından bir dolaşan onun üzerinde dolaştı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat onlar daha uyanmadan, Rabb'in tarafından bir dolaşan onun üzerinde dolaştı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat onlar daha uyanmadan, Rabb'in tarafından bir dolaşan onun üzerinde dolaştı.

Gültekin Onan

Fakat onlar, uyuyorlarken, rabbin tarafından dolaşıp gelen bir bela onun üstünü sarıp kuşatıverdi.

Hasan Basri Çantay

Halbuki onlar uyurlarken hemen Rabbinden (gönderilen) dolaşıcı bir bela onu sardı da.

İbni Kesir

Ama onlar, daha uykuda iken; Rabbının katından gönderilen bir salgın onu sardı da,

Mehmet Alagaş

(17-33) Mutlaka bahçe sahiplerine imtihan / bela ettiğimiz gibi onları da belaya / imtihana uğrattık. Yemin ettiler ki sabahlayınca onun ürünlerini biçelim. İstisna da etmediler (İnşallah demediler) onlar uyurlarken Rabbinden bir dolaşan /taif onun üzerinde dolaştı/gezindi. Sabahlayıncaya kadar ürünler biçildi /hasat edildi. Sabah olunca (gece çekilince) haydi eğer ki biçecekseniz erkenden gidin ekinlerinize / harslarınıza diye seslendiler / nidada bulundular. Fırlayıp gidiyorlarken aralarında da bugün beraberinizde miskin biri /çalışma gücü olmayan biri olmasın, ona / bahçeye girmesin diye mırıldanıyorlardı. (Birilerini) mahrum etmek kadriyle / niyetiyle erkenden yola düştüler. (Tüm her şe yin iyice ayarladığı zannıyla bahçeye, cesur bir giriş yapıyorlar) Onu gördüklerinde, yolu şaşırmışız dediler. Bilakis bizler mahrum olduk. Onlardan vasat olanı / orta yolu tutan biri dedi ki, size demedim mi keşke üstün tutsaydık / yüceltseydik. Dediler ki Rabbimiz seni yüceltiyoruz / üstün tutuyoruz, kesinlikle biz zalimler olduk. Az sonra da birbirlerini çekiştirip kınadılar. Yazıklar olsun bizlere kesinlikle biz azgınlarmışız. Umulur ki Rabbimiz bundan hayırlısına bizi tebdil eyler /değiştirir. Kesinlikle rabbimize rağbet ediciyiz / itibar gösteriyoruz / önem veriyoruz. İşte azap böyledir. (Bahçe sahiplerinin azabı mahrumiyettir) Sonraki azap / ahiret azabı da daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar uyurken, Rabbin tarafından bir kuşatıcı (ateş) bahçeyi sarıverdi.

Süleyman Ateş

Fakat onlar uyurlarken hemen (gönderilen) dolaşıcı bir bela, onu sardı da,

Süleymaniye Vakfı

Bu yüzden, onlar uykudayken dipnot 1 Rabbinden gelen bir hortum dipnot 2 bahçeyi sardı.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette geçen "taif (طَائِفٌ)" kelimesi, "bir şeyin etrafında dönen şey/kimse" demektir. Bahçeyi kökünden sökülmüş hale getirebilecek afet, ancak güçlü bir rüzgar olabilir. Kendi ekseni etrafında dönen iki tür rüzgar fırtınası vardır. Biri tayfun, diğeri hortumdur. Kendi etrafında dönerek ilerleyen bir bulutla başlayan ve yerle temas ettiğinde de daireler halinde küçük bir alanda dolaşmaya devam eden, huni şeklini almış güçlü hava sütununa hortum denir. Hortumun etki alanı küçük olmasına rağmen şiddeti büyüktür ve her yerde görülebilir. Buna karşılık tayfunlar, çok büyük bir alanı kaplayan, dünyanın dönüş yönüne zıt bir şekilde doğudan batıya doğru kendi ekseni etrafında dönen, sadece tropik enlemlerde ve okyanusların sıcak suları üzerinde hareket eden dev rüzgar fırtınalarıdır. Bu ayette sözü edilen afet sadece belli bir bölgede güçlü bir etki oluşturduğu için, burada geçen 'taif' kavramına 'hortum" anlamı verilmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar uykudayken Rabbinin emriyle bir afet, bahçeyi sarıp sarmaladı.

Şaban Britch

Onlar uyurken, Rabbin tarafından bir kuşatıcı (ateş) bahçeyi sarıverdi.

Şaban Piriş

Onlar uyurken, Rabbin tarafından bir felaket bahçeyi sarıverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama onlar uyumaktayken, Rabbinden gelen bir dolaşıcı bahçeyi dolaştı da,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But the orchard was visited by a divine dispensation which did away with it at one blow while they were asleep,

Abdul Haleem

a disaster from your Lord struck the garden as they slept

Abdullah Yusuf Ali

Then there came on the (garden) a visitation from thy Lord, (which swept away) all around, while they were asleep.

Abul A'la Maududi

Thereupon a calamity from your Lord passed over it while they were asleep,

Aisha Bewley

So a visitation from your Lord came upon it while they slept

Al-Hilali & Khan

Then there passed by on the (garden) a visitation (fire) from your Lord at night and burnt it while they were asleep.

Ali Quli Qarai

Then a visitation from your Lord visited it while they were asleep.

Amatul Rahman Omar

So a sudden and awful visitation (a calamity) from your Lord visited it while they were asleep.

Arthur John Arberry

Then a visitation from thy Lord visited it, while they were sleeping,

Bijan Moeinian

While they were sleeping your Lord send a storm which destroyed their garden.

E. Henry Palmer

and there came round about it an encompassing calamity from thy Lord the while they slept;

Edip-Layth

So a passing sent from your Lord came to it while they all were asleep.

George Sale

Wherefore a surrounding destruction from thy Lord encompassed it, while they slept;

Hamid S. Aziz

Then there encompassed it (the garden) a visitation from your Lord while they were sleeping.

Mahmoud Ghali

Then a (destructive) visitation from your Lord visited (Literally: went around it) it while they were sleeping,

Marmaduke Pickthall

Then a visitation from thy Lord came upon it while they slept

Mohamed Ahmed - Samira

Then a calamity from your Lord fell upon it, but they remained fast asleep.

Muhammad Asad

whereupon a visitation for thy Sustainer came upon that [garden] while they were asleep,

Mustafa Khattab

Then it was struck by a torment from your Lord while they slept,

Progressive Muslims

So a passing sent from your Lord came to it while they all were asleep.

Rashad Khalifa

A passing (storm) from your Lord passed by it while they were asleep.

Sahih International

So there came upon the garden an affliction from your Lord while they were asleep.

Sam Gerrans

Then an itinerant from thy Lord went about it while they slept,

Shabbir Ahmed

Then a tornado from your Lord struck it while they slept.

Syed Vickar Ahamed

Then there came on the (garden) a visitation from your Lord, (which swept away) all around while they were asleep.

Taqi Usmani

Then, there whirled around it a whirl (of calamity) from your Lord, while they were asleep.

The Monotheist Group

So a passing sent from your Lord came to it while they all were asleep.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩