67. sure

Mülk Suresi الملك

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler 1–5 karşılaştır — Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler
  2. Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı 6–12 karşılaştır — Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı
  3. Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün 13–15 karşılaştır — Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün
  4. Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık 16–21 karşılaştır — Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık
  5. De ki: sorular ve son uyarı 22–30 karşılaştır — De ki: sorular ve son uyarı

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler 1–5

  1. Mülk suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 1. ayet. تَبَٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    tebârake-lleẕî biyedihi-lmülk. vehüve `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bütün yetkileri elinde tutan Allah pek yücedir. Her şeye bir ölçü koyan O'dur.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 1. ayet

  2. Mülk suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفُورُ

    elleẕî ḫaleḳa-lmevte velḥayâte liyeblüveküm eyyüküm aḥsenü `amelâ. vehüve-l`azîzü-lgafûr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ölümü ve hayatı yaratan odur dipnot 1 . Bunlar; hanginiz daha güzel iş yapacak diye sizi yıpratıcı bir imtihandan geçirmek içindir. O güçlüdür, bağışlayıcıdır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsan ortaya çıkıncaya kadar uzunca bir zaman geçer (İnsan 76/1). Onu oluşturan parçalar vardır ama o yoktur. Sonra yaratılır ve yıpratıcı bir imtihandan geçirilir. Sonra ölür ve onu oluşturan parçalar toprak olur. İmtihanın sonucu görmek için topraktan son kez yaratılacaktır. Böylece her insanın başından iki ölüm ve iki hayat geçmiş olacak)  (Mümin 40/11 ve Bakara 2/28) ve artık ölmeyecektir. Önce ölümün sonra hayatın yaratılması bunu gösterir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 2. ayet

  3. Mülk suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 3. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ طِبَاقًا مَّا تَرَىٰ فِى خَلْقِ ٱلرَّحْمَٰنِ مِن تَفَٰوُتٍ فَٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِن فُطُورٍ

    elleẕî ḫaleḳa seb`a semâvâtin ṭibâḳâ. mâ terâ fî ḫalḳi-rraḥmâni min tefâvüt. ferci`i-lbeṣara hel terâ min füṭûr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üst üste yedi kat göğü yaratan da O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir uyumsuzluk göremezsin. Bakışlarını bir daha çevir; bir çatlak görebilir misin?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 3. ayet

  4. Mülk suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 4. ayet. ثُمَّ ٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ ٱلْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ

    ŝümme-rci`i-lbeṣara kerrateyni yenḳalib ileyke-lbeṣaru ḫâsiev vehüve ḥasîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra bakışlarını iki defa daha çevir de bak, gözün umutsuz halde bitkin düşecektir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 4. ayet

  5. Mülk suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 5. ayet. وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًا لِّلشَّيَٰطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ

    veleḳad zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bimeṣâbîḥa vece`alnâhâ rucûmel lişşeyâṭîni vea`tednâ lehüm `aẕâbe-sse`îr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    En yakın göğü kandillerle (yıldızlarla) süsledik. Orayı şeytanlar için taşlama yeri yaptık ve onlara alevli bir ateş hazırladık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "En yakın göğü süs ile yıldızlarla süsledik ve her hayırsız şeytandan koruduk. Onlar Mele-i a'la'yı dinleyemezler; her taraftan atılırlar. Bu onları uzaklaştırmak içindir. Onlar için sürekli bir azap vardır. Bir an için kulak hırsızlığı yapan olursa onun arkasına, delip geçen bir ateş takılır." (Saffat 37/6-10)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 5. ayet

Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı 6–12

  1. Mülk suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 6. ayet. وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    velilleẕîne keferû birabbihim `aẕâbü cehennem. vebi'se-lmeṣîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rablerini görmezlikten gelenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü hale gelmektir o!

    Ayet detayı — Mülk suresi, 6. ayet

  2. Mülk suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 7. ayet. إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًا وَهِىَ تَفُورُ

    iẕâ ülḳû fîhâ semi`û lehâ şehîḳav vehiye tefûr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Oraya atıldıklarında, alevler saçarken çektiği havanın dipnot 1 uğultusunu işitirler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekayis'ul-luğa.(s.540) شَهِيقً soluk almak manasına olup zıddı زفير soluk vermek demektir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 7. ayet

  3. Mülk suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 8. ayet. تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلْغَيْظِ كُلَّمَآ أُلْقِىَ فِيهَا فَوْجٌ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ

    tekâdü temeyyezü mine-lgayż. küllemâ ülḳiye fîhâ fevcün seelehüm ḫazenetühâ elem ye'tiküm neẕîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sanki öfkesinden çatlayacak gibidir. Her bir bölük Cehenneme atılırken bekçiler onlara: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" diye sorarlar.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 8. ayet

  4. Mülk suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 9. ayet. قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ كَبِيرٍ

    ḳâlû belâ ḳad câenâ neẕîrun fekeẕẕebnâ veḳulnâ mâ nezzele-llâhü min şey'. in entüm illâ fî ḍalâlin kebîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Evet" derler; "bize uyarıcı geldi ama biz yalana sarıldık; Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz" dedik.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 9. ayet

  5. Mülk suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 10. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

    veḳâlû lev künnâ nesme`u ev na`ḳilü mâ künnâ fî aṣḥâbi-sse`îr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Keşke söz dinleseydik ya da aklımızı kullansaydık, şimdi bu alevli ateşin ahalisi içinde olmazdık" derler.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 10. ayet

  6. Mülk suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 11. ayet. فَٱعْتَرَفُوا۟ بِذَنۢبِهِمْ فَسُحْقًا لِّأَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

    fa`terafû biẕembihim. fesuḥḳal liaṣḥâbi-sse`îr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böylece suçlarını itiraf ederler. O alevli ateş ahalisi için bundan sonrası tam bir perişanlıktır.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 11. ayet

  7. Mülk suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 12. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ

    inne-lleẕîne yaḫşevne rabbehüm bilgaybi lehüm magfiratüv veecrun kebîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İçten içe dipnot 1 Sahibinden korkanlara gelince, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İçten" anlamı verdiğimiz kelime el- ğayb = الغيب‘dır. Bkz:Bakara 2/2 ve dipnotu.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 12. ayet

Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün 13–15

  1. Mülk suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 13. ayet. وَأَسِرُّوا۟ قَوْلَكُمْ أَوِ ٱجْهَرُوا۟ بِهِۦٓ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

    veesirrû ḳavleküm evi-cherû bih. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; O, içinizde olanları bilir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 13. ayet

  2. Mülk suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 14. ayet. أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ

    elâ ya`lemü men ḫaleḳ. vehüve-lleṭîfü-lḫabîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yaratan bilmez mi? Her şeyin iç yüzünü, en ince ayrıntısıyla bilen O'dur.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 14. ayet

  3. Mülk suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 15. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ ذَلُولًا فَٱمْشُوا۟ فِى مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا۟ مِن رِّزْقِهِۦ وَإِلَيْهِ ٱلنُّشُورُ

    hüve-lleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa ẕelûlen femşû fî menâkibihâ vekülû mir rizḳih. veileyhi-nnüşûr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. (Yeryüzünün) omuzlarında dolaşın ve rızkından yiyin. Topraktan çıkış dipnot 1 O'nun huzuruna olacaktır..

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yeniden yaratılıp topraktan çıkarak Allah'ın huzurunda toplanma, mahşer günü, hesap günü

    Ayet detayı — Mülk suresi, 15. ayet

Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık 16–21

  1. Mülk suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 16. ayet. ءَأَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يَخْسِفَ بِكُمُ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا هِىَ تَمُورُ

    eemintüm men fi-ssemâi ey yaḫsife bikümü-l'arḍa feiẕâ hiye temûr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökte olanın, bir sarsıntıyla sizi yere batırmasına karşı güvenceniz var mı?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 16. ayet

  2. Mülk suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 17. ayet. أَمْ أَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ

    em emintüm men fi-ssemâi ey yürsile `aleyküm ḥâṣibâ. feseta`lemûne keyfe neẕîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa gökte olanın, üzerinize taş yağdıran şeyler göndermesine karşı güvende misiniz? Tarafımdan uyarılan kimsenin dipnot 1 ne hale geldiğini yakında öğrenirsiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki نَذِير = nezir'e ism-i mef'ul anlamı verilmiştir. Çünkü Allah Teala şöyle buyurur: Biz elçi göndermeden azap etmeyiz. (İsra 17/15)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 17. ayet

  3. Mülk suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 18. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

    veleḳad keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim fekeyfe kâne nekîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizden dipnot 1 öncekiler de yalana sarılmışlardı; onları hiç beklemedikleri bir hale nasıl da getirmiştim!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İltifat

    Ayet detayı — Mülk suresi, 18. ayet

  4. Mülk suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 19. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٰٓفَّٰتٍ وَيَقْبِضْنَ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحْمَٰنُ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍۭ بَصِيرٌ

    evelem yerav ile-ṭṭayri fevḳahüm ṣâffâtiv veyaḳbiḍn. mâ yümsikühünne ille-rraḥmân. innehû bikülli şey'im beṣîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üstlerinde sıralar halinde uçuşan kuşları, kanatlarını çekerken görmediler mi? Onları, Rahman'dan dipnot 1 başka hiç kimse o çizgide tutamaz. Her şeyi gören O'dur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyiliği sonsuz olan Allah'tan başkası onları orada tutamaz.(Bkz. Nahl 16/79)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 19. ayet

  5. Mülk suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 20. ayet. أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ جُندٌ لَّكُمْ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحْمَٰنِ إِنِ ٱلْكَٰفِرُونَ إِلَّا فِى غُرُورٍ

    emmen hâẕe-lleẕî hüve cündül leküm yenṣuruküm min dûni-rraḥmân. ini-lkâfirûne illâ fî gurûr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rahman ile aranıza girip size yardım için kenetlenmiş olanlar kimlermiş dipnot 1 ? Kafirler bile bile aldanmışlık dipnot 2 içinde olurlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      üçler, yediler, kırklar vs.
    2. metne dön, dipnot 2
      Müfredat (والغرة: غفلة في اليقظة)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 20. ayet

  6. Mülk suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 21. ayet. أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى يَرْزُقُكُمْ إِنْ أَمْسَكَ رِزْقَهُۥ بَل لَّجُّوا۟ فِى عُتُوٍّ وَنُفُورٍ

    emmen hâẕe-lleẕî yerzüḳuküm in emseke rizḳah. bel leccû fî `utüvviv venüfûr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah rızkı kesse size kim rızık verebilir? Hayır (kimse veremez), onlar inadına bir azgınlık ve nefret içindedirler.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 21. ayet

De ki: sorular ve son uyarı 22–30

  1. Mülk suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 22. ayet. أَفَمَن يَمْشِى مُكِبًّا عَلَىٰ وَجْهِهِۦٓ أَهْدَىٰٓ أَمَّن يَمْشِى سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    efemey yemşî mükibben `alâ vechihî ehdâ emmey yemşî seviyyen `alâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kafasını iyice önüne eğip yürüyen mi yoksa doğru yolda dimdik yürüyen mi hedefi daha iyi bulur?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 22. ayet

  2. Mülk suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 23. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

    ḳul hüve-lleẕî enşeeküm vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Sizi var eden; size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) özelliği veren ve gönüllerinizi dipnot 1 oluşturan O'dur. Görevlerinizi ne kadar az yapıyorsunuz!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Günümüz ilminde İnsan, düşünen veya konuşan canlı diye tarif edilir. Halbuki Kur'an'da kuşların ve karıncaların konuşmalarına ve akıllarını kullanarak yaptıkları işlere yer verilir. Bu ve benzeri ayetlere göre insanın temel farkı, kulaklarında, gözlerinde ve gönlünde olandır. Gönül, kalp diye de adlandırılır. Gözler ve kulaklar kalbin danışmanıdır. Göz doğruları görür, kulak doğruları dinler. Akıl ise ayrı bir organ değil, yanlışları ayıklama işlemidir. Kalp, menfaatlerin, beklentilerin veya özentilerin etkisiyle, akıl süzgecinden geçen bilgileri ya kabul veya reddeder. İnsanı diğer varlıklardan farklı yapan şey ruhudur. Ruhun insana kazandırdıkları ile ilgili olarak Bkz. Secde 32/9 ve dipnotu. İnsanın kişiliğini belirleyen bu ruhtur. İmanın, kalp ile tasdik şartına bağlanması da bundandır. Yoksa peygamberlerin söylediklerinin doğru olduğunu herkes bilir. Ama kendini bir düşünce ve anlayışa esir edenler, o doğruları görmek veya duymak istemezler. Asıl körlük ve sağırlık budur. Kafir, örten demektir. Bunlar gerçekleri sürekli örtmeye çalışan kimselerdir. Örtecek bir şey yoksa örtme yani kafirlik de olmaz.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 23. ayet

  3. Mülk suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 24. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

    ḳul hüve-lleẕî ẕera'eküm fi-l'arḍi veileyhi tuḥşerûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Toprağa sizi tohum gibi eken dipnot 1 O'dur. O'nun huzurunda toplanacaksınız."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      (ذرأ)'nin iki anlamı vardır; biri beyaza çalan renk, diğeri tohum atmaktır. Mekayis, ذرأ md.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 24. ayet

  4. Mülk suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 25. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Dediğiniz doğruysa onun ne zaman olacağını da söyleyin." derler.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 25. ayet

  5. Mülk suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 26. ayet. قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    ḳul inneme-l`ilmü `inde-llâh. veinnemâ ene neẕîrum mübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "O bilgi, Allah katındadır. Ben, sadece doğruları açıklayan bir uyarıcıyım."

    Ayet detayı — Mülk suresi, 26. ayet

  6. Mülk suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 27. ayet. فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةً سِيٓـَٔتْ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ

    felemmâ raevhü zülfeten sîet vucûhü-lleẕîne keferû veḳîle hâẕe-lleẕî küntüm bihî tedde`ûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O tehdidi yakından görünce ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) yüzleri fenalaşır ve onlara "Öğrenmek istediğiniz şey budur" denir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 27. ayet

  7. Mülk suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 28. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَهْلَكَنِىَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِىَ أَوْ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلْكَٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    ḳul era'eytüm in ehlekeniye-llâhü vemem me`iye ev raḥimenâ femey yücîru-lkâfirîne min `aẕâbin elîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Düşünsenize, Allah beni ve benimle birlikte olanları yok etse veya iyilikte bulunsa, her iki durumda da siz kafirleri acıklı azaptan kim kurtarabilir?"

    Ayet detayı — Mülk suresi, 28. ayet

  8. Mülk suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 29. ayet. قُلْ هُوَ ٱلرَّحْمَٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    ḳul hüve-rraḥmânü âmennâ bihî ve`aleyhi tevekkelnâ. feseta`lemûne men hüve fî ḍalâlim mübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "İyiliği sonsuz olan O'dur; biz O'na inanıp güvendik ve O'nu kendimize vekil ettik. Açık bir sapıklık içinde olanın kim olduğunu yakında öğrenirsiniz."

    Ayet detayı — Mülk suresi, 29. ayet

  9. Mülk suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 30. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَآؤُكُمْ غَوْرًا فَمَن يَأْتِيكُم بِمَآءٍ مَّعِينٍۭ

    ḳul era'eytüm in aṣbeḥa mâüküm gavran femey ye'tîküm bimâim me`în.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Düşünsenize, bir sabah sularınız yerin dibine batsa, kim size bir akarsu getirebilir?"

    Ayet detayı — Mülk suresi, 30. ayet