Kalem suresi

Kalem suresi, 29. ayet

Kalem suresi, 29. ayet. قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

ḳâlû sübḥâne rabbinâ innâ künnâ żâlimîn.

Diyanet İşleri

Onlar, "Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kalem 26–32 · surenin 29. ayeti / 52
  1. Kalem 26

    Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.

  2. Kalem 27

    (Gerçeği anlayınca da), "Hayır, meğer biz mahrum bırakılmışız!" dediler.

  3. Kalem 28

    Onların en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size 'Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?" dedi.

  4. 29

    Onlar, "Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz" dediler.

  5. Kalem 30

    Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.

  6. Kalem 31

    Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!"

  7. Kalem 32

    "Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

29. “Onlar da: Rabbimizi tesbih ederiz; gerçekten biz zalimlik etmişiz, dediler.” Yani bundan sonra kusurlarını telafi ettiler; ancak bahçelerine kaldırılması söz konusu olmayan azap geldikten sonra bunu yaptılar. Ama onların bu tesbihlerinin, kendileri hakkında zalimlik ettiklerini itiraf edişlerinin günahlarını hafifletmekte kendilerine bir faydası olabilir ve bu, bir tevbe kabul edilebilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dediler ki: “Rabbimiz! Seni tenzih ederiz. Şüphesiz biz, bahçelerimizin meyvelerinden yoksulları mahrum etmeye karar verdiğimizde, kendi nefislerimize zulmeden zalim kimselerdendik.”

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  2. سُبْحَـٰنَ subhane tesbih ederiz kök: سبح
  3. رَبِّنَآ rabbina Rabbimizi kök: ربب
  4. إِنَّا inna doğrusu biz
  5. كُنَّا kunna kök: كون
  6. ظَـٰلِمِينَ zalimine zulmedenlermişiz kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Onların en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size 'Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?" dedi.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    "Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Onlar) "Rabbimiz yücedir! Doğrusu biz (kendimize) yazık etmişiz!" demişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Varlığın kendisi adına hareket ettiği Rabbimizin şanı ne yücedir" dediler; "Meğer biz zalimlerden olup çıkmışız."

Muhammed Esed

Onlar: "Rabbimizin şanı yücedir! Doğrusu biz zulüm işliyorduk!" diye cevap verdiler;

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Subhan'dır Rabbimiz! Muhakkak ki biz işin hakkını veremeyenler olduk!"

Ali Bulaç

ki: "Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz."

Ali Özek ve heyeti

Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Efendimiz, tüm yakıştırmalardan ayrıktır!" "Belli ki, haksızlık yapanlardan olmuşuz!"

Bayraktar Bayraklı

- Onlar, "Ey Rabbimiz! Seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Gerçekten biz, kendimize yazık ettik" dediler. Birbirlerini suçlamaya başladılar. Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize, biz azgın kimseleriz. Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir. Biz de ümitle O'na yöneleceğiz."

Edip Yüksel

Dediler ki, "Efendimiz yücedir. Biz zalimler imişiz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki, 'Rabbimiz yücedir. Biz zalimler imişiz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Rabbimiz Seni tenzih ederiz, doğrusu bizler zalimlermişiz!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sübhansın ya rabbena! Dediler: bizler doğrusu zalimlermişiz

Erhan Aktaş

Onlar: "Rabb'imizi tesbih ederiz. Doğrusu bizler haksızlık edenlermişiz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar: "Rabb'imizi tesbih ederiz. Doğrusu bizler haksızlık edenlermişiz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar: Rabb'imizi tesbih ederiz. Doğrusu bizler haksızlık edenlermişiz." dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz."

Hasan Basri Çantay

"Seni (tesbih ve) tenzih ederiz ey Rabbimiz. Hakıykaten biz zaalimlermişiz" dediler.

İbni Kesir

Dediler ki: Tesbih ederiz Seni Rabbımız, gerçekten biz, zalimlerden olmuşuz.

Mehmet Alagaş

(17-33) Mutlaka bahçe sahiplerine imtihan / bela ettiğimiz gibi onları da belaya / imtihana uğrattık. Yemin ettiler ki sabahlayınca onun ürünlerini biçelim. İstisna da etmediler (İnşallah demediler) onlar uyurlarken Rabbinden bir dolaşan /taif onun üzerinde dolaştı/gezindi. Sabahlayıncaya kadar ürünler biçildi /hasat edildi. Sabah olunca (gece çekilince) haydi eğer ki biçecekseniz erkenden gidin ekinlerinize / harslarınıza diye seslendiler / nidada bulundular. Fırlayıp gidiyorlarken aralarında da bugün beraberinizde miskin biri /çalışma gücü olmayan biri olmasın, ona / bahçeye girmesin diye mırıldanıyorlardı. (Birilerini) mahrum etmek kadriyle / niyetiyle erkenden yola düştüler. (Tüm her şe yin iyice ayarladığı zannıyla bahçeye, cesur bir giriş yapıyorlar) Onu gördüklerinde, yolu şaşırmışız dediler. Bilakis bizler mahrum olduk. Onlardan vasat olanı / orta yolu tutan biri dedi ki, size demedim mi keşke üstün tutsaydık / yüceltseydik. Dediler ki Rabbimiz seni yüceltiyoruz / üstün tutuyoruz, kesinlikle biz zalimler olduk. Az sonra da birbirlerini çekiştirip kınadılar. Yazıklar olsun bizlere kesinlikle biz azgınlarmışız. Umulur ki Rabbimiz bundan hayırlısına bizi tebdil eyler /değiştirir. Kesinlikle rabbimize rağbet ediciyiz / itibar gösteriyoruz / önem veriyoruz. İşte azap böyledir. (Bahçe sahiplerinin azabı mahrumiyettir) Sonraki azap / ahiret azabı da daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar; “Rabbimizi tesbih ederiz. Şüphesiz biz, zalim kimseler imişiz.” dediler.

Süleyman Ateş

"Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zulmedenlermişiz!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Şöyle dediler: "Rabbimize boyun eğeriz! Biz gerçekten yanlış yapan kimselermişiz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hep bir ağızdan, "Rabbimiz! Sana boyun eğeriz. Biz yanlışlar içindeyiz!" dediler.

Şaban Britch

Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) zulmedenlerdenmişiz dediler.

Şaban Piriş

Hemen akılları başlarına geldi ve: -Rabbimiz'in şanı yücedir. Biz, zalimlerden olduk, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Now, they said, "Glory to You, our Creator; we have been wrongful of the actions we harmfully performed yet we knew they are utterly forbidden".

Abdul Haleem

they said, ‘Glory be to God, Our Lord! Truly, we were doing wrong!’-

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Glory to our Lord! Verily we have been doing wrong!"

Abul A'la Maududi

They cried out: "Glory be to our Lord! Certainly we were sinners."

Aisha Bewley

They said, ‘Glory be to our Lord! Truly we have been wrongdoers. ’

Al-Hilali & Khan

They said: "Glory to Our Lord! Verily, we have been Zâlimûn (wrong-doers)."

Ali Quli Qarai

They said, ‘Immaculate is our Lord! We have indeed been wrongdoers!’

Amatul Rahman Omar

(Thereupon) they said, `Glory be to our Lord. Certainly we have been wrongdoers.'

Arthur John Arberry

They said, 'Glory be to God, our Lord; truly, we were evildoers. '

Bijan Moeinian

Then they said: "Glory to our Lord, we were wrong. "

E. Henry Palmer

Said they, 'Celebrated be the praises of our Lord! verily, we were unjust!'

Edip-Layth

They said, "Glory be to our Lord. We have transgressed."

George Sale

They answered, praise be unto our Lord! Verily we have been unjust doers.

Hamid S. Aziz

They said, "Glory be to our Lord, surely we were unjust. "

Mahmoud Ghali

They said, All Extolment be to our Lord! Surely we were unjust. "

Marmaduke Pickthall

They said: Glorified be our Lord! Lo! we have been wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

"Glory to our Lord, " they said; we were really in the wrong. "

Muhammad Asad

They answered: "Limitless in His glory is our Sustainer! Verily, we were doing wrong!"

Mustafa Khattab

They replied, "Glory be to our Lord! We have truly been wrongdoers."

Progressive Muslims

They said: "Glory be to our Lord. We have transgressed."

Rashad Khalifa

They said, "Glory be to our Lord. We have transgressed."

Sahih International

They said, "Exalted is our Lord! Indeed, we were wrongdoers. "

Sam Gerrans

They said: “Glory be to our Lord! We were wrongdoers!”

Shabbir Ahmed

They said, "Glorified is our Lord! Verily, it is we who have been offenders. " (Refusing the Divine Right of the needy).

Syed Vickar Ahamed

They said: "Glory to our Lord! Surely, we have been doing wrong!"

Taqi Usmani

They said, "We pronounce the purity of our Lord. No doubt, we were wrongdoers."

The Monotheist Group

They said: "Glory be to our Lord. We have transgressed."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩