Kalem suresi

Kalem suresi, 51. ayet

Kalem suresi, 51. ayet. وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ

veiy yekâdü-lleẕîne keferû leyüzliḳûneke biebṣârihim lemmâ semi`ü-ẕẕikra veyeḳûlûne innehû lemecnûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kalem 48–52 · surenin 51. ayeti / 52

Konu Sabret, balık sahibi gibi olma Kalem 48–52 3

  1. Kalem 48

    Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.

  2. Kalem 49

    Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı.

  3. Kalem 50

    (Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.

  4. 51

    Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.

  5. Kalem 52

    Halbuki o (Kur'an), alemler için ancak bir öğüttür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 51–52. ayetler için yazılmıştır.

51. Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Allah’ın emrine uyarak Rabbinin hükmüne âlemlerden hiç kimsenin gösteremeyeceği şekilde sabır gösterdi. Yüce Allah da ona güzel âkıbeti gösterdi. Zaten güzel âkıbet hep takvâ sahiplerinindir. Düşmanlarının onun hakkında ulaştıkları sonuç ise kendilerinin hoşuna gitmeyecek şeylerden ibaretti. Hatta onlar, gözleri ile ayağını kaydırıp onu devirmeye çalıştılar. Yani kıskançlıklarından, ona duydukları kin ve öfkelerinden dolayı ona nazarları değsin istediler. İşte fiili olarak ona verebilecekleri eziyet en fazla bu kadardı. Zira onu koruyan ve ona yardım eden Allah’tı. Sözlü olarak ona eziyet vermelerine gelince onun hakkında kalplerinin vesveselerine uygun sözler söylüyorlardı. Kimi zaman deli, kimi zaman şair, kimi zaman da sihirbaz diyorlardı.

52. “Halbuki o” bu Kur’ân-ı Azîm ve Zikr-i Hakîm “ancak âlemler için bir öğüttür.” Onlar bununla öğüt alırlar, dini ve dünyevi maslahatlarını öğrenirler.

Kalem Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Allah’a hamdolsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'a karşı kâfir olan ve resulünü yalanlayanlar, sana indirilmiş olan bu Kur’an’ı işittikleri zaman bakışlarının keskinliğinin şiddetinden neredeyse bakışlarıyla seni yere yıkacaklardı. -Arzularına uyarak ve haktan yüz çevirerek- şöyle diyorlardı: "Bunu getiren resul kesinlikle bir delidir.''

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِن ve in ve
  2. يَكَادُ yekadu neredeyse kök: كود
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  5. لَيُزْلِقُونَكَ leyuzlikuneke seni devireceklerdi kök: زلق
  6. بِأَبْصَـٰرِهِمْ biebsarihim gözleriyle kök: بصر
  7. لَمَّا lemma zaman
  8. سَمِعُوا۟ semiu işittikleri kök: سمع
  9. ٱلذِّكْرَ z-zikra Zikr(Kur'an)'ı kök: ذكر
  10. وَيَقُولُونَ ve yekulune ve diyorlardı kök: قول
  11. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  12. لَمَجْنُونٌۭ lemecnunun mecnundur kök: جنن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 7 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زلق (2 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    (39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan,…

  • Aynı kök: كود (24 geçiş)

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Aynı kök: كود (24 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Aynı kök: كود (24 geçiş)

    Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır"…

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler(di). "Şüphesiz ki o cinlenmiştir!" diyorlar.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, inkarda ısrar edenler bu ilahi öğüdü duydukları zaman sanki seni gözleriyle devireceklermiş gibi (baksalar) ve "O, kesinkes cin musallat olmuş biridir" deseler de (sabret)!

Muhammed Esed

Bu nedenle, hakikati inkara şartlanmış olanlar bu uyarı ve öğüdü her duyduklarında gözleriyle seni öldürecek gibi olsalar ve "(Muhammed mi?) o kesinlikle bir delidir!" deseler bile, (sabırlı ol.)

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki o hakikat bilgisini inkar edenler, Zikri (hakikatlerini hatırlatıcıyı) işittiklerinde az kalsın bakışlarıyla seni devireceklerdi! "Muhakkak ki O, bir cin etkisi altındadır" diyorlardı.

Ali Bulaç

O inkar edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. "O, gerçekten bir delidir" diyorlar.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler Zikr'i (Kur'an ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâlâ da (kin ve hasetlerinden:) «Hiç şüphe yok o bir delidir» derler.

Ali Rıza Safa

Üstelik nankörlük edenler, öğretiyi duydukları zaman, gözleriyle seni neredeyse gerçekten devireceklerdi. "Aslında, O, kesinlikle delirmiş!" diyorlardı. dipnot 532

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 532
    68:51,52 ayetleri, halk arasında Nazar Ayetleri olarak isimlendirilir. Bu iki ayet, nazardan koruyacağına inanılarak, evlerde, işyerlerinde ve insanların üzerinde Arapça yazılı olarak bulundurulur. Oysa anlamı bile bilinmeden, herhangi bir yerde yazılı olarak bulundurulan ayetlerin veya yakarış söylemlerinin yarar sağlaması olanaksızdır.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler Kur'an'ı duyduklarında, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. "Bu tam anlamıyla delidir" diyorlardı.

Edip Yüksel

Mesajı işittikleri zaman, inkarcılar neredeyse seni gözleriyle yiyeceklerdi. "O, delidir!" diyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Mesajı işittikleri zaman, inkarcılar neredeyse seni gözleriyle yiyeceklerdi. 'O, delidir!' diyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve gerçek o küfr edenler o zikri işittikleri vakıt az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı, bir de durmuşlar o her halde bir mecnun diyorlar.

Erhan Aktaş

Kafirler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. "Kuşkusuz o bir delidir." diyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. "Kuşkusuz o bir delidir." diyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. "O bir delidir." diyorlardı.

Gültekin Onan

O küfredenler zikri (Kuran'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. "O, gerçekten bir delidir" diyorlar.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, o küfredenler zikri işitdikleri zaman az kaldı seni gözleriyle yıkacaklardı. Haala da (kin ve hasedlerinden) "O, mutlakaa bir mecnundur" diyorlar.

İbni Kesir

Doğrusu o küfredenler, zikri işittiklerinde, az kalsın seni gözleriyle yiyeceklerdi. Ve o, mutlaka bir delidir, diyorlardı.

Mehmet Alagaş

(46-52) Yahut sen bir ücret / ecir mi istedin de onlar o borcun altında ezilmişler mi? ya da gayb / şahit olunamayan, onların yanlarında da onu mu yazıyorlar? Rabbinin hükmüne / yargı kararına sabret, balık sahibi gibi olma, vaktaki o öfke ve kederle dolu seslenmişti / nida etmişti. Rabbinden bir nimet yetişmeseydi/ tedarik etmeseydi. O kınanmış kişi / mezmum kişi ıssız bir alana / diyara atılacaktı. Rabbin onu yeniden seçti de onu salihlerden yaptı. Kafirler, Hatırlatmayı / Kuranı işittiklerinde bakışlarıyla seni y ıkacak / devirecek gibi olurlar ve derler ki kesinlikle O, cinlenmiş / mecnun. O Okunan / O Kuran, alemler için bir hatırlatmadır / zikirdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler, o zikri işittikleri vakit neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. “O, kesinlikle bir delidir.” diyorlardı.

Süleyman Ateş

O inkar edenler Zikr (Kur'an)'ı işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. "O mecnundur" diyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler, bu zikri dipnot 1 /Kur'an'ı işittiklerinde neredeyse bakışlarıyla seni öldürecek gibi olurlar ve şöyle derler: "O, kesinlikle cinlerin etkisinde dipnot 2 !"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Zikretmek, o bilgiyi dikkate alıp kullanmaktır. Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209, Haşr 59/19)
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler, bu zikri (Kur'an'ı) dinleyince seni gözleriyle yiyecekmiş gibi bakar: "tamamen cinlerin etkisinde" derler.

Şaban Britch

Kâfir olanlar, zikri işittiklerinde seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi: O, kesinlikle delidir, diyorlardı.

Şaban Piriş

Kafir olanlar, zikri işittiklerinde seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi: -O, kesinlikle delidir, diyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When the infidels hear you O Muhammad recite the Quran they turn their attention to you and their eyes almost breathe vengeance; their ill-will and their hatred forged in their bosoms that their tongues must vent, have vented your accusation of being a demoniac.

Abdul Haleem

The disbelievers almost strike you down with their looks when they hear the Quran. They say, ‘He must be mad!’

Abdullah Yusuf Ali

And the Unbelievers would almost trip thee up with their eyes when they hear the Message; and they say: "Surely he is possessed!"

Abul A'la Maududi

When the unbelievers hear this Exhortation, they look at you as though they would knock you off your feet with their (hostile) glances. dipnot 1 They say: "Surely he is afflicted with madness";

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Would make you slip: Would eat you up with their eyes. For a similar expression of the Makkan disbelievers’ rage and fury against the Prophet (peace be upon him), see also Surah Bani Israil, Aya

Aisha Bewley

Those who are kafir all but strike you down with their evil looks when they hear the Reminder and say, ‘He is quite mad. ’

Al-Hilali & Khan

And verily, those who disbelieve would almost make you slip with their eyes (through hatred) when they hear the Reminder (the Qur’ân), and they say: "Verily, he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) is a madman!"

Ali Quli Qarai

Indeed the faithless almost devour you with their eyes when they hear the Reminder, and they say, ‘He is indeed crazy. ’

Amatul Rahman Omar

Those who disbelieve would fain have dislodged you (from your God-given mission) with their (angry) looks when they heard the Reminder full of admonition (- the Qur'ân, but you were firm and steadfast). And they say, `He is certainly a mad man.'

Arthur John Arberry

The unbelievers wellnigh strike thee down with their glances, when they hear the Reminder, and they say, 'Surely he is a man possessed!'

Bijan Moeinian

Mohammad, when the disbeliever hear the verses of Qur’an, they look at you in such a way as though their eyes want to eat you up and say: "Mohammad is certainly mad. "

E. Henry Palmer

The misbelievers well-nigh upset thee with their looks when they hear the reminder, and they say, 'Surely he is mad!'

Edip-Layth

Those who have rejected almost attack you with their eyes when they hear the reminder, and they say, "He is crazy!"

George Sale

It wanteth little but that the unbelievers strike thee down with their malicious looks, when they hear the admonition of the Koran; and they say, he is certainly distracted:

Hamid S. Aziz

And those who disbelieve would almost smite you with their eyes when they hear the Reminder (Quran), and they say, "Most surely he is mad (or possessed).

Mahmoud Ghali

And decidedly the ones who have disbelieved were indeed almost about to trip you with their be holdings as soon as they heard the Remembrance, and they say, "Surely he is indeed a madman. "

Marmaduke Pickthall

And lo! those who disbelieve would fain disconcert thee with their eyes when they hear the Reminder, and they say: Lo! he is indeed mad;

Mohamed Ahmed - Samira

But the unbelievers would like to stare you out of balance when they hear the warning, and say: "Surely he is possessed;"

Muhammad Asad

Hence, [be patient,] even though they who are bent on denying the truth would all but kill thee with their eyes whenever they hear this reminder, and [though] they say, "[As for Mubammad,] behold, most surely he is a madman!"

Mustafa Khattab

The disbelievers would almost cut you down with their eyes when they hear ˹you recite˺ the Reminder,[1] and say, "He is certainly a madman."

Progressive Muslims

And those who have rejected almost attack you with their eyes when they hear the reminder, and they Say: "He is crazy!"

Rashad Khalifa

Those who disbelieved show their ridicule in their eyes when they hear the message and say, "He is crazy!"

Sahih International

And indeed, those who disbelieve would almost make you slip with their eyes when they hear the message, and they say, "Indeed, he is mad. "

Sam Gerrans

And those who ignore warning almost cause thee to slip with their eyes when they hear the remembrance, and they say: “He is possessed.”

Shabbir Ahmed

And behold, those who deny the Truth, offend you (O Prophet) with their eyes when they hear the Reminder. And they say, "Behold, he is a madman."

Syed Vickar Ahamed

And verily, the unbelievers would almost deceive with their eyes when they hear the Reminder (the Quran); And they say: "Surely, he is possessed!"

Taqi Usmani

And indeed the disbelievers seem to trip you up with their glances when they hear the Reminder, and say, "He is a madman indeed."

The Monotheist Group

And those who have rejected almost attack you with their eyes when they hear the Reminder, and they say: "He is crazy!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩