Kalem suresi

Kalem suresi, 18. ayet

Kalem suresi, 18. ayet. وَلَا يَسْتَثْنُونَ

velâ yesteŝnûn.

Diyanet İşleri

(Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. ("İnşaallah" demiyorlardı.)

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kalem 15–21 · surenin 18. ayeti / 52
  1. Kalem 15

    Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der.

  2. Kalem 16

    Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.

  3. Kalem 17

    Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.

  4. 18

    (Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. ("İnşaallah" demiyorlardı.)

  5. Kalem 19

    Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

  6. Kalem 20

    Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

  7. Kalem 21

    (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 17–18. ayetler için yazılmıştır.

17-18. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Bizler hayrı yalanlayan bu kimseleri sınadık ve onlara mühlet verdik. Onlara dilediğimiz şekilde mal, evlat, uzun ömür ve buna benzer şeyler nasip ettik. Bizim bu verdiklerimiz, onların isteklerine de uygundu. Ancak onlar, nezdimizde değerli oldukları için bunları onlara vermedik. Hatta bu, kendileri için bir istidrâc (farkına varmadıkları bir yerden derece derece azaba yaklaştırma) bile olabilir.

İşte bunların bizim kendilerine mühlet verişimize aldanmaları, tıpkı bahçe sahiplerinin aldanışlarına benzer. Bu bahçe sahiplerinin ortak bir bahçeleri vardı. Ağaçlarının meyve verme zamanı gelmiş, meyveleri olgunlaşmış ve toplanma zamanı gelmişti. Onlar da artık bunları toplayıp elde edeceklerine kesin gözüyle bakmış ve buna engel olacak bir şeyin bulunmadığını zannetmişlerdi. Bu sebeple de inşaallah demek sureti ile istisnâ yapmaksızın sabah vakti mutlaka bu meyveleri toplayıp devşireceklerine yemin etmişlerdi.

Ancak Yüce Allah’ın onları gözetlemekte olduğunun farkına varmadılar. Azabın arkalarından bu bahçeyi gelip bulacağını ve kendileri meyveleri devşirmeden önce orayı kuşatacağını bilemediler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ettikleri yeminlerinde (inşallah) diyerek bir istisna da yapmıyorlardı.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. يَسْتَثْنُونَ yestesnune istisna da etmiyorlardı kök: ثني

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm."

  • Aynı kök: ثني (29 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: ثني (29 geçiş)

    Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka)…

  • Aynı kök: ثني (29 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(17, 18) Şüphesiz ki biz, bahçe sahiplerini denediğimiz gibi onları da denemiştik. Hani o (bahçe sahipleri) bahçeyi kesin olarak sabah hasat edeceklerine yemin etmişlerdi; istisna etmemişler(di). dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada sözü edilen "istisna etmemek" ifadesi "fakirlerin payını ayırmamak" veya "[inşallah] (Allah dilerse)" dememektir.

Mustafa İslamoğlu

Ancak Allah'ın hayata müdahil olduğu gerçeğine dair istisnai bir kayıt da düşmemiştiler.

Muhammed Esed

ve onlar (Allah'ın iradesi ile ilgili) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı:

Ahmed Hulusi

(İnşaAllah diye) istisna yapmıyorlardı!

Ali Bulaç

(Bu konuda) Hiçbir istisna yapmıyorlardı.

Ali Özek ve heyeti

Onlar istisna da etmiyorlardı.

Ali Rıza Safa

Hiç kuşkuları yoktu.

Bayraktar Bayraklı

"İnşallah" dememişlerdi.

Edip Yüksel

Bundan hiçbir kuşkuları yoktu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bundan hiç bir kuşkuları yoktu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Allah izin verirse, diye) bir istisna da yapmıyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir istisna da yapmıyorlardı

Erhan Aktaş

Bir istisna da yapmıyorlardı. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapacakları işi kesin ve garantili görerek; Allah'ı hesaba katmadılar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir istisna da yapmıyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapacakları işi kesin ve garantili görerek; Allah'ı hesaba katmadılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir istisna da yapmıyorlardı. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapacakları işi kesin ve garantili görerek; Allah'ı hesaba katmadılar.

Gültekin Onan

(Bu konuda) Hiçbir istisna yapmıyorlardı.

Hasan Basri Çantay

(Bu babda) istisna da yapmıyorlardı.

İbni Kesir

Bir istisna da yapmıyorlardı.

Mehmet Alagaş

(17-33) Mutlaka bahçe sahiplerine imtihan / bela ettiğimiz gibi onları da belaya / imtihana uğrattık. Yemin ettiler ki sabahlayınca onun ürünlerini biçelim. İstisna da etmediler (İnşallah demediler) onlar uyurlarken Rabbinden bir dolaşan /taif onun üzerinde dolaştı/gezindi. Sabahlayıncaya kadar ürünler biçildi /hasat edildi. Sabah olunca (gece çekilince) haydi eğer ki biçecekseniz erkenden gidin ekinlerinize / harslarınıza diye seslendiler / nidada bulundular. Fırlayıp gidiyorlarken aralarında da bugün beraberinizde miskin biri /çalışma gücü olmayan biri olmasın, ona / bahçeye girmesin diye mırıldanıyorlardı. (Birilerini) mahrum etmek kadriyle / niyetiyle erkenden yola düştüler. (Tüm her şe yin iyice ayarladığı zannıyla bahçeye, cesur bir giriş yapıyorlar) Onu gördüklerinde, yolu şaşırmışız dediler. Bilakis bizler mahrum olduk. Onlardan vasat olanı / orta yolu tutan biri dedi ki, size demedim mi keşke üstün tutsaydık / yüceltseydik. Dediler ki Rabbimiz seni yüceltiyoruz / üstün tutuyoruz, kesinlikle biz zalimler olduk. Az sonra da birbirlerini çekiştirip kınadılar. Yazıklar olsun bizlere kesinlikle biz azgınlarmışız. Umulur ki Rabbimiz bundan hayırlısına bizi tebdil eyler /değiştirir. Kesinlikle rabbimize rağbet ediciyiz / itibar gösteriyoruz / önem veriyoruz. İşte azap böyledir. (Bahçe sahiplerinin azabı mahrumiyettir) Sonraki azap / ahiret azabı da daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

(İnşaallah diyerek, yeminlerinde) istisna da yapmıyorlardı.

Süleyman Ateş

İstisna da etmiyorlar (Allah dilerse biçeriz demiyorlar)dı.

Süleymaniye Vakfı

(Muhtaçlara) hiçbir şey bırakmayacaklardı dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kalem 68/16 ayetinden, burada anlatılan olayın, Kur'an'ın indirilmesinden önce yaşandığı anlaşılmaktadır. Tevrat'ta, her hasatta geçerli olan şu kurallar yer alır: Tarlaların en kenar ve köşelerinin biçilmemesi, artakalan başakların toplanmaması, bağ bozumunda olgun olmayan üzümlerin devşirilmemesi, düşen üzümlerin toplanmaması, bütün bunların yoksullara ve yolculara bırakılması (
    Levililer 19:9-11 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Levililer 19:9

    “ ‹Ülkenizdeki ekinleri biçerken tarlanızı sınırlarına kadar biçmeyeceksiniz. Artakalan başakları toplamayacaksınız.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). Demek ki bahçenin kenarlarında bir şey bırakmadan ürünün tamamını toplamak Kur'an'dan önceki şeriate göre suçtur. Bahçe sahipleri, bu emirlere karşı gelerek, başkaları için bahçede bırakmaları gereken kısmı da toplamaya yemin ettiklerinden, cezayı hak etmişlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Başka bir ihtimal düşünmüyorlardı.

Şaban Britch

(İnşaallah diyerek, yeminlerinde) istisnâ da yapmıyorlardı.

Şaban Piriş

Hiçbir istisna da yapmıyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiçbir istisna tanımıyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No one did they except and the decision was irrevocable.

Abdul Haleem

and made no allowance [for the Will of God]:

Abdullah Yusuf Ali

But made no reservation, ("If it be Allah's Will").

Abul A'la Maududi

without making any allowance (for the will of Allah). dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they were so sure and confident of their power and authority that they swore they would surely pluck the fruit of their garden next morning, without feeling any need to say: We shall do so if Allah so willed.

Aisha Bewley

but did not say the redeeming words, ‘If Allah wills’.

Al-Hilali & Khan

Without saying: Inshâ’ Allâh (If Allâh wills).

Ali Quli Qarai

and they did not make any exception.

Amatul Rahman Omar

And (they were so sure of it that) they made no reservation (for the poor and did not say, `If it be Allâh's will').

Arthur John Arberry

and they added not the saving words.

Bijan Moeinian

And they forgot to say: "God willing. "

E. Henry Palmer

But they made not the exception;

Edip-Layth

They were without doubt.

George Sale

and added not the exception, if it please God:

Hamid S. Aziz

And were not willing to set aside a portion (for the poor).

Mahmoud Ghali

And made no exception (for the Will of Allah).

Marmaduke Pickthall

And made no exception (for the Will of Allah);

Mohamed Ahmed - Samira

But did not add: "If God may please. "

Muhammad Asad

and made no allowance [for the will of God]:

Mustafa Khattab

leaving no thought for Allah’s Will.[1]

Progressive Muslims

They were without doubt.

Rashad Khalifa

They were so absolutely sure.

Sahih International

Without making exception.

Sam Gerrans

And made no allowance.

Shabbir Ahmed

And made no exception (for the needy poor).

Syed Vickar Ahamed

But made no reservation, (by saying: "Inshâ-Allah", or "If Allah Wills it. ")

Taqi Usmani

and did not make any exception (by saying inshā’allāh ).

The Monotheist Group

They were without doubt.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩