Kalem suresi

Kalem suresi, 22. ayet

Kalem suresi, 22. ayet. أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ

eni-gdû `alâ ḥarŝiküm in küntüm ṣârimîn.

Diyanet İşleri

(21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kalem 19–25 · surenin 22. ayeti / 52
  1. Kalem 19

    Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

  2. Kalem 20

    Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

  3. 21–22

    (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

  4. Kalem 23–24

    (23-24) Bunun üzerine, "Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yola koyuldular.

  5. Kalem 25

    (Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 21–22. ayetler için yazılmıştır.

21-22. Onlar bahçelerini büsbütün kuşatan bu afetin farkında değillerdi. O nedenle de sabah olduğunda birbirlerine dediler ki: “Madem devşirecekseniz mahsulünüzün başına erkenden gidin.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şöyle diyorlardı: "Eğer meyveleri toplayacaksanız fakirler gelmeden, mahsulünüz için bir an önce yola çıkın.''

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَنِ eni diye
  2. ٱغْدُوا۟ gdu erkenden gidin kök: غدو
  3. عَلَىٰ ala
  4. حَرْثِكُمْ harsikum ekininize kök: حرث
  5. إِن in eğer
  6. كُنتُمْ kuntum kök: كون
  7. صَـٰرِمِينَ sarimine devşirecekseniz kök: صرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صرم (3 geçiş) · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden…

  • Aynı kök: صرم (3 geçiş) · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: غدو (16 geçiş)

    (Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.

  • Aynı kök: حرث (14 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Aynı kök: حرث (14 geçiş)

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: حرث (14 geçiş)

    Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin.…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Hasat etmek istiyorsanız, erkenden arazinize (bahçenize) gidin!"

Mustafa İslamoğlu

"Hasat yapmak istiyorsanız, erkenden arazinize gidin!"

Muhammed Esed

"Meyve toplamak istiyorsanız erkenden tarlanıza gidin!"

Ahmed Hulusi

"Eğer kesip devşirecekseniz, ekininize erken gidin!" (diye).

Ali Bulaç

"Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp çıkın."

Ali Özek ve heyeti

Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsûlünüzün başına gidin! diye

Ali Rıza Safa

"Ürün toplayacaksanız, erkenden bahçenize gidin!"

Bayraktar Bayraklı

- Sabahleyin birbirlerine şöyle seslendiler: "Eğer ürünlerinizi devşirecekseniz erkenden bostanlarınıza gidiniz!"

Edip Yüksel

"Devşirecekseniz, haydi ekinlerinize erken varın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Devşirecekseniz, haydi ekinlerinize erken varın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haydi, kesecekseniz harsinize (ekininize) erkence koşun! dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydin kesecekseniz harsinize irkence koşun dediler.

Erhan Aktaş

Eğer, ürününüzü toplayacaksanız, tarlanıza sabah erkenden gidin!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer, ürününüzü toplayacaksanız, tarlanıza sabah erkenden gidin!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer, ürününüzü toplayacaksanız, tarlanıza sabah erkenden gidin!

Gültekin Onan

"Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp çıkın."

Hasan Basri Çantay

"Devşirecekseniz erkence mahsulünüzü (devşirmiye) çıkın" diye.

İbni Kesir

Mahsullerinizi devşirecekseniz erkence çıkın, diye.

Mehmet Alagaş

(17-33) Mutlaka bahçe sahiplerine imtihan / bela ettiğimiz gibi onları da belaya / imtihana uğrattık. Yemin ettiler ki sabahlayınca onun ürünlerini biçelim. İstisna da etmediler (İnşallah demediler) onlar uyurlarken Rabbinden bir dolaşan /taif onun üzerinde dolaştı/gezindi. Sabahlayıncaya kadar ürünler biçildi /hasat edildi. Sabah olunca (gece çekilince) haydi eğer ki biçecekseniz erkenden gidin ekinlerinize / harslarınıza diye seslendiler / nidada bulundular. Fırlayıp gidiyorlarken aralarında da bugün beraberinizde miskin biri /çalışma gücü olmayan biri olmasın, ona / bahçeye girmesin diye mırıldanıyorlardı. (Birilerini) mahrum etmek kadriyle / niyetiyle erkenden yola düştüler. (Tüm her şe yin iyice ayarladığı zannıyla bahçeye, cesur bir giriş yapıyorlar) Onu gördüklerinde, yolu şaşırmışız dediler. Bilakis bizler mahrum olduk. Onlardan vasat olanı / orta yolu tutan biri dedi ki, size demedim mi keşke üstün tutsaydık / yüceltseydik. Dediler ki Rabbimiz seni yüceltiyoruz / üstün tutuyoruz, kesinlikle biz zalimler olduk. Az sonra da birbirlerini çekiştirip kınadılar. Yazıklar olsun bizlere kesinlikle biz azgınlarmışız. Umulur ki Rabbimiz bundan hayırlısına bizi tebdil eyler /değiştirir. Kesinlikle rabbimize rağbet ediciyiz / itibar gösteriyoruz / önem veriyoruz. İşte azap böyledir. (Bahçe sahiplerinin azabı mahrumiyettir) Sonraki azap / ahiret azabı da daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın!

Süleyman Ateş

"Haydi devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.

Süleymaniye Vakfı

"Eğer toplayacaksanız ürünlerinizin başına erkenden varın!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer devşirecekseniz ürünlerinizin başına erkenden varın!" dediler.

Şaban Britch

Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın!

Şaban Piriş

(22-23) -Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.

Yaşar Nuri Öztürk

"Hadi, eğer biçecekseniz ekininize erken gidin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Let us go", said one of them, "and do what you have planned to do if you are to serve your purpose".

Abdul Haleem

‘Go early to your field if you wish to gather all its fruits,’

Abdullah Yusuf Ali

"Go ye to your tilth (betimes) in the morning, if ye would gather the fruits."

Abul A'la Maududi

"Hurry to your orchard dipnot 1 if you would gather its fruit."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word tilth probably has been used because in the garden there were also fields of crops in between the trees.

Aisha Bewley

‘Leave early for your land if you want to pick the fruit. ’

Al-Hilali & Khan

Saying: "Go to your tilth in the morning, if you would pluck the fruits."

Ali Quli Qarai

‘Get off early to your field if you have to gather [the fruits]. ’

Amatul Rahman Omar

(Saying), `Go forth early at dawn to your field if you would pluck and gather the fruit. '

Arthur John Arberry

'Come forth betimes upon your tillage, if you would pluck!'

Bijan Moeinian

… "Let us go gather our fruits. "

E. Henry Palmer

'Go early to your tilth if ye would cut it!'

Edip-Layth

"Let us go this morning to harvest the crop."

George Sale

Go out early to your plantation, if ye intend to gather the fruit thereof:

Hamid S. Aziz

Saying, "Go early to your tilth if you would cut the produce. "

Mahmoud Ghali

(Saying), "Go forth early upon your tillage, in case you would wrest away (the fruit)!"

Marmaduke Pickthall

Saying: Run unto your field if ye would pluck (the fruit).

Mohamed Ahmed - Samira

"If you want to gather the fruits, let us go early to the plantation. "

Muhammad Asad

"Go early to your tilth if you want to harvest the fruit!"

Mustafa Khattab

˹saying,˺ "Go early to your harvest, if you want to pick ˹all˺ the fruit."

Progressive Muslims

"Let us go this morning to harvest the crop. "

Rashad Khalifa

"Let us harvest the crop."

Sahih International

[Saying], "Go early to your crop if you would cut the fruit. "

Sam Gerrans

“Go early to your tilth, if you would be reaping!”

Shabbir Ahmed

"Go early to your field if you want to pick the fruit. "

Syed Vickar Ahamed

Saying: "You go to your garden early in the morning, if you were to gather the fruits. "

Taqi Usmani

saying, "Set out early, if you are going to pluck (the fruits)."

The Monotheist Group

"Let us go this morning to harvest the crop."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩