Kalem suresi

Kalem suresi, 16. ayet

Kalem suresi, 16. ayet. سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ

senesimühû `ale-lḫurṭûm.

Diyanet İşleri

Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kalem 13–19 · surenin 16. ayeti / 52

Konu Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi Kalem 8–16 3

  1. Kalem 13–14

    (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

  2. Kalem 15

    Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der.

  3. 16

    Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.

  4. Kalem 17

    Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.

  5. Kalem 18

    (Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. ("İnşaallah" demiyorlardı.)

  6. Kalem 19

    Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

16. Daha sonra Yüce Allah, belirtilen işleri yapan ve belirtilen niteliklere sahip olan kimselerin burnundan damgalamakla tehdit etmektedir. Yani Yüce Allah, bir azap ile burnunu damgalayacak ve ona izleri açıkça belli olacak şekilde azap edecektir. Bu azabın alâmeti de kişinin yüzünde görülecektir ki bu, onun için en ağır alamettir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz onun burnuna, onu lekeleyen ve ona yapışıp kalan bir alamet koyacağız.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَنَسِمُهُۥ senesimuhu biz onu damgalayacağız kök: وسم
  2. عَلَى ala üzerini
  3. ٱلْخُرْطُومِ l-hurtumi burnunun kök: خرطم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 1 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وسم (2 geçiş)

    Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Buna karşılık), ileride onun burnunu sürteceğiz.

Mustafa İslamoğlu

Onun burnuna (zillet) damgasını çıkmaz bir biçimde vuracağız.

Muhammed Esed

(Bunun için) Biz onu, yakasını kurtaramayacağı bir zillet ile damgalayacağız!

Ahmed Hulusi

Yakında burnundan damgalayacağız onu (görmezden gelemeyecek)!

Ali Bulaç

Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.

Ali Özek ve heyeti

Biz yakında onun burnuna damga vuracağız (kibirini kırıp rezil edeceğiz)

Ali Rıza Safa

Yakında, burnunu sürteceğiz onun.

Bayraktar Bayraklı

Yakında onun burnunu damgalayacağız.

Edip Yüksel

Onun burnunu işaretleyeceğiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onun burnunu işaretliyeceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yakında Biz onu o hortumunun üzerinden damgalayacağız

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberiniz olsun ki biz onlara bela vermişizdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yakında hortumunun üzerine damga basacağız. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gücünü elinden alıp, burnunu sürteceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yakında hortumunun üzerine damga basacağız. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gücünü elinden alıp, burnunu sürteceğiz.

Gültekin Onan

Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.

Hasan Basri Çantay

Biz yakında onun hortumunun üstüne damga basacağız!

İbni Kesir

Biz, onun burnunu yakında yere sürteceğiz.

Mehmet Alagaş

(7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yakında biz onun burnu üzerine damga vuracağız.

Süleyman Ateş

Biz onu burnunun üzerine damga vurup işaretleyeceğiz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böylelerinin burnunu sürteceğiz.

Şaban Britch

Yakında biz onun burnu üzerine damga vuracağız.

Şaban Piriş

Yakında onun burnunu yere sürteceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız/burnunu sürteceğiz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We shall impress on him a stigma of infamy and furnish him with a distorted, contemptuous and ugly disproportionate snout.

Abdul Haleem

We shall brand him on the snout!

Abdullah Yusuf Ali

Soon shall We brand (the beast) on the snout!

Abul A'la Maududi

Soon shall We brand him on his snout. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Because he thought he was a man of high prestige, his nose has been called a snout, and branding him on the snout means disgracing him. That is, We shall so disgrace him in the world and in the Hereafter that his mark of disgrace will become indelible.

Aisha Bewley

We will brand him on the snout!

Al-Hilali & Khan

We shall brand him on the snout (nose)!

Ali Quli Qarai

Soon We shall brand him on the snout.

Amatul Rahman Omar

We will soon brand him on the snout (and stigmatize him with indelible disgrace).

Arthur John Arberry

We shall brand him upon the muzzle!

Bijan Moeinian

" Pretty soon I (God) will brand him with disgrace.

E. Henry Palmer

We will brand him on the snout!

Edip-Layth

We will mark him on the path.

George Sale

We will stigmatize him on the nose.

Hamid S. Aziz

We will brand him on the snout.

Mahmoud Ghali

We will (brand) him markedly upon the snout!

Marmaduke Pickthall

We shall brand him on the nose.

Mohamed Ahmed - Samira

We shall brand him on the muzzle.

Muhammad Asad

[For this] We shall brand him with indelible disgrace!

Mustafa Khattab

We will soon mark his snout.[1]

Progressive Muslims

We will mark him on the path.

Rashad Khalifa

We will mark his face.

Sahih International

We will brand him upon the snout.

Sam Gerrans

We will brand him on the snout.

Shabbir Ahmed

- We shall brand such a person with manifest disgrace! ('Branding the snout' alludes to bringing to visible disgrace a person who chooses to live at the subhuman level).

Syed Vickar Ahamed

Soon shall We brand (the beast) on the nose!

Taqi Usmani

We will soon brand him on the snout.

The Monotheist Group

We will mark him on the path.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩