Diyanet İşleri
İşte böyledir azap! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür; ah bir bilselerdi!
Kalem suresi
Kalem suresi, 33. ayet. كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ
keẕâlike-l`aẕâb. vele`aẕâbü-l'âḫirati ekber. lev kânû ya`lemûn.
İşte böyledir azap! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür; ah bir bilselerdi!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Bahçe sahipleri kıssası Kalem 17–33 3
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.
Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!"
"Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız."
İşte böyledir azap! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür; ah bir bilselerdi!
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında Naim cennetleri vardır.
Biz müslümanları suçlular gibi kılar mıyız?
Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
33. Yüce Allah, meydana gelen bu olayın büyüklüğüne dikkat çekerek şöyle buyurmaktadır: “İşte azap böyledir.” Yani azabın sebeplerini yerine getirenlere dünyada böyle azap edilir. Allah, onların azgınlaşmasına ve haddi aşmasına sebep olan, dünya hayatını tercih etmeye götüren şeyi ellerinden alır ve o şeye en çok ihtiyaç duydukları bir zamanda çeker alır. “Âhiret azabı ise” dünya azabından “elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi.” Onlar bunu bilecek olurlarsa, ceza görmelerini ve mükâfattan mahrum kalmalarını gerektiren her bir sebepten uzak dururlardı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte böyle, rızıktan mahrum bırakan azap gibi, bize asi olanlara azap ederiz. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. O azabın şiddetini ve devamlılığını keşke biliyor olsalardı.
Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri
Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik…
Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri
Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.
Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri
Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm."
Ortak kavram: Kibir
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…
Ortak kavram: Kibir
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Ortak kavram: Kibir
Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte (dünya) azabı böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
İşte (dünyevi) mahrumiyet böyle bir şeydir; ve ahiret mahrumiyeti, hiç kuşkusuz daha beterdir: keşke bilmiş olsalardı.
İşte (bazı insanları bu dünyada denemek için verdiğimiz) azap böyledir ama öteki dünyada (günahkarların uğrayacağı) azap daha şiddetli olacak; keşke bunu bilselerdi!
İşte böylecedir azap! Sınırsız geleceğin azabı ise elbette ekberdir! Eğer bilselerdi.
İşte azab böyledir. Ahiret azabı ise, muhakkak çok daha büyüktür; bir bilseler.
İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
İşte, ceza böyledir. Sonsuz yaşam cezası ise kesinlikle daha büyüktür; keşke bilselerdi!
İşte, azap böyledir. Ahiret azabı, elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise daha büyüktür. Bir bilselerdi.
İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise daha büyüktür. Bir bilselerdi.
İşte böyledir azap. Elbette ahiret azabı daha büyüktür, fakat bilselerdi!
İşte böyledir azab ve elbette Ahıret azabı daha büyüktür, fakat bilselerdi.
İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilenlerden olsalardı.
İşte azap böyledir. Âhiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilenlerden olsalardı.
İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilenlerden olsalardı.
İşte azab böyledir. Ahiret azabı ise, muhakkak çok daha büyüktür; bir bilseler.
İşte azab böyledir. Ahiret azabı ise elbet daha büyükdür. (Bunu) bilselerdi...
Azab işte böyledir. Fakat ahiret azabı elbet daha büyüktür. Keşki bilmiş olsalardı.
(17-33) Mutlaka bahçe sahiplerine imtihan / bela ettiğimiz gibi onları da belaya / imtihana uğrattık. Yemin ettiler ki sabahlayınca onun ürünlerini biçelim. İstisna da etmediler (İnşallah demediler) onlar uyurlarken Rabbinden bir dolaşan /taif onun üzerinde dolaştı/gezindi. Sabahlayıncaya kadar ürünler biçildi /hasat edildi. Sabah olunca (gece çekilince) haydi eğer ki biçecekseniz erkenden gidin ekinlerinize / harslarınıza diye seslendiler / nidada bulundular. Fırlayıp gidiyorlarken aralarında da bugün beraberinizde miskin biri /çalışma gücü olmayan biri olmasın, ona / bahçeye girmesin diye mırıldanıyorlardı. (Birilerini) mahrum etmek kadriyle / niyetiyle erkenden yola düştüler. (Tüm her şe yin iyice ayarladığı zannıyla bahçeye, cesur bir giriş yapıyorlar) Onu gördüklerinde, yolu şaşırmışız dediler. Bilakis bizler mahrum olduk. Onlardan vasat olanı / orta yolu tutan biri dedi ki, size demedim mi keşke üstün tutsaydık / yüceltseydik. Dediler ki Rabbimiz seni yüceltiyoruz / üstün tutuyoruz, kesinlikle biz zalimler olduk. Az sonra da birbirlerini çekiştirip kınadılar. Yazıklar olsun bizlere kesinlikle biz azgınlarmışız. Umulur ki Rabbimiz bundan hayırlısına bizi tebdil eyler /değiştirir. Kesinlikle rabbimize rağbet ediciyiz / itibar gösteriyoruz / önem veriyoruz. İşte azap böyledir. (Bahçe sahiplerinin azabı mahrumiyettir) Sonraki azap / ahiret azabı da daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı.
İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi.
İşte azab böyledir. Ahiret azabı ise daha büyüktür, keşke bilselerdi.
İşte (dünyadaki) azap böyledir! Ahiretteki azap ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi dipnot 1 !
İşte azap böyle olur! Ahiretteki azap daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
İşte azap böyledir. Ahiret azabı daha büyüktür. Bilmiş olsalardı.
İşte azap böyledir. Ahiret azabı daha büyüktür. Bilmiş olsalardı...
İşte böyledir azap! Ahiretin azabı ise gerçekten çok daha büyüktür. Bir bilselerdi!
Such is the retributory punishment, here, for those who go beyond the limits prescribed by Allah and say to their money "my Allah art thou " or " you are my god ", and deny the poor what is due, and greater shall be the punishment Hereafter if only people knew.
Such is the punishment [in this life], but greater still is the punishment in the Hereafter, if only they knew.
Such is the Punishment (in this life); but greater is the Punishment in the Hereafter,- if only they knew!
Such is the chastisement; and the chastisement of the Hereafter is assuredly even greater, if only they knew.
Such is the punishment. And the punishment of the Next World is much greater if they only knew.
Such is the punishment (in this life), but truly, the punishment of the Hereafter is greater if they but knew.
Such was the punishment; and the punishment of the Hereafter is surely greater, had they known.
Such is the punishment (for the disbelieving Makkans) in the very life and greater still is the punishment of the Hereafter, if they but understand.
Such is the chastisement; and the chastisement of the world to come, is assuredly greater, did they but know.
Such was their punishment. They did not know, however, that the punishment of the Hereafter is far greater.
Thus is the torment, but, verily, the torment of the hereafter is greater, if ye did but know!
Such was the punishment. But the retribution of the Hereafter is far worse, if they only knew.
Thus is the chastisement of this life: But the chastisement of the next shall be more grievous; if they had known it, they would have taken heed.
Such is the chastisement, and certainly the chastisement of the Hereafter is even greater, did they but know!
Thus was the torment; and the torment of the Hereafter is indeed greater, if they did know.
Such was the punishment. And verily the punishment of the Hereafter is greater if they did but know.
Such is Our chastisement; and the punishment of the Hereafter will be greater, if only they knew!
SUCH is the suffering [with which We try some people in this world]; but greater by far will be the suffering [which sinners shall have to bear] in the life to come - if they but knew it!
That is the ˹way of Our˺ punishment ˹in this world˺. But the punishment of the Hereafter is certainly far worse, if only they knew.[1]
Such was the punishment. But the retribution of the Hereafter is far worse, if they only knew.
Such was the requital. But the retribution of the Hereafter is far worse, if they only knew.
Such is the punishment [of this world]. And the punishment of the Hereafter is greater, if they only knew.
Thus is the punishment — and the punishment of the Hereafter is greater, had they but known.
Such is the suffering! But far greater is the suffering of the Hereafter - if they knew it.
Such is the punishment (in this life); But surely, greater is the Punishment in the Hereafter— If only they knew!
In this way the punishment comes. And, of course, the punishment of the Hereafter is even greater, if they but realize!
Such was the punishment. But the retribution of the Hereafter is far worse, if only they knew.