Diyanet İşleri
Onların en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size 'Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?" dedi.
Kalem suresi
Kalem suresi, 28. ayet. قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ
ḳâle evseṭuhüm elem eḳul leküm levlâ tüsebbiḥûn.
Onların en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size 'Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Bahçe sahipleri kıssası Kalem 17–33 3
(Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.
Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.
(Gerçeği anlayınca da), "Hayır, meğer biz mahrum bırakılmışız!" dediler.
Onların en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size 'Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?" dedi.
Onlar, "Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz" dediler.
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.
Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. “En mutedil olanları” yani orta yollu olanları, yol ve görüş itibariyle en iyi olanları, “Ben size ‘Allah’ı tesbih etsenize!’ dememiş miydim? dedi.” Allah’ı O’na yakışmayan hususlardan tenzih etmelisiniz ki bağımsız olarak kudret sahibi olduğunuzu zannetmeniz de bunlardan birisidir. Şâyet istisna yapıp da “inşaallah” demiş olsaydınız ve iradenizin O’nun iradesine tabi olduğunu dile getirseydiniz, bunlar başınıza gelmezdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Aralarından en iyi olanı dedi ki: "Yoksulları mahsulden mahrum etme kararını verdiğiniz zaman size; Allah’ı tespih edip, O'na tövbe etmeyecek misiniz demedim mi?"
Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Onlar, "Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz" dediler.
Aynı kök: وسط (5 geçiş)
Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…
Aynı kök: وسط (5 geçiş)
Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.
Aynı kök: وسط (5 geçiş)
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
"Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri
Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İçlerinden en makul olanı "Ben sizi ‘Tesbih etsenize!' diye uyarmamış mıydım?" demişti.
İçlerinden en dengeli olanı "Ben size "Allah yokmuş gibi hareket etmeyelim" dememişmiydim?" diye çıkıştı.
Aralarındaki en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size, Allah'ın sınırsız şanını yüceltmelisiniz demedim mi?" diye sordu.
Onların biraz düşüncelisi dedi: "Ben size tespih (tenzih) etsenize, demedim mi?"
(İçlerinde) Mutedil olan biri dedi ki: "Ben size dememiş miydim? (Allah'ı) Tesbih edip yüceltmeniz gerekmez miydi?"
İçlerinden en makul olanı şöyle dedi: Ben size «Rabbinizi tesbih etsenize» dememiş miydim?
Aralarındaki en sağduyulu olan, şöyle dedi: "Size söylemedim mi? Keşke yüceltseydiniz!"
- Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, "Biz yanlış yere geldik" dediler. Kimileri de, "Hayır, biz mahvolmuşuz" dediler. İçlerinden en feraset sahibi, "Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?" dedi!"
Ortancaları (erdemlileri), "Ben size demedim mi? Efendinizi yüceltmeniz gerekmez miydi?" dedi.
Ortancaları (erdemlileri), 'Ben size demedim mi? Rabbinizi yüceltmeniz gerekmez miydi?' dedi.
En mutedil olanları: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize, demedim mi?" dedi.
Ortancaları (en mu'tedilleri) demedim mi size: tesbih etseydiniz
En makul düşünenleri: "Ben, size tesbih dipnot 1 etmeliyiz dememiş miydim?" dedi.
En makul düşünenleri: "Ben, size tesbih dipnot 1 etmeliyiz dememiş miydim?" dedi.
En makul düşünenleri: "Ben, size tesbih dipnot 1 etmeliyiz dememiş miydim?" dedi.
(İçlerinde) Mutedil olan biri dedi ki: "Ben size dememiş miydim? (Tanrı'yı) Tesbih edip yüceltmeniz gerekmez miydi?"
Ortancaları: "Ben size demedim mi? (Allahı) tenzih etmeli değil miydiniz?" dedi.
Ortancaları dedi ki: Ben size demedim mi? Tesbih etmeli değil miydiniz?
(17-33) Mutlaka bahçe sahiplerine imtihan / bela ettiğimiz gibi onları da belaya / imtihana uğrattık. Yemin ettiler ki sabahlayınca onun ürünlerini biçelim. İstisna da etmediler (İnşallah demediler) onlar uyurlarken Rabbinden bir dolaşan /taif onun üzerinde dolaştı/gezindi. Sabahlayıncaya kadar ürünler biçildi /hasat edildi. Sabah olunca (gece çekilince) haydi eğer ki biçecekseniz erkenden gidin ekinlerinize / harslarınıza diye seslendiler / nidada bulundular. Fırlayıp gidiyorlarken aralarında da bugün beraberinizde miskin biri /çalışma gücü olmayan biri olmasın, ona / bahçeye girmesin diye mırıldanıyorlardı. (Birilerini) mahrum etmek kadriyle / niyetiyle erkenden yola düştüler. (Tüm her şe yin iyice ayarladığı zannıyla bahçeye, cesur bir giriş yapıyorlar) Onu gördüklerinde, yolu şaşırmışız dediler. Bilakis bizler mahrum olduk. Onlardan vasat olanı / orta yolu tutan biri dedi ki, size demedim mi keşke üstün tutsaydık / yüceltseydik. Dediler ki Rabbimiz seni yüceltiyoruz / üstün tutuyoruz, kesinlikle biz zalimler olduk. Az sonra da birbirlerini çekiştirip kınadılar. Yazıklar olsun bizlere kesinlikle biz azgınlarmışız. Umulur ki Rabbimiz bundan hayırlısına bizi tebdil eyler /değiştirir. Kesinlikle rabbimize rağbet ediciyiz / itibar gösteriyoruz / önem veriyoruz. İşte azap böyledir. (Bahçe sahiplerinin azabı mahrumiyettir) Sonraki azap / ahiret azabı da daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı.
Onların en mu'tedil/insaflı olanı: "Ben size, keşke Allah’ı tesbih etseydiniz dememiş miydim?" dedi.
Orta (yolda giden iyi)leri: "Ben size demedim mi? Rabbinizi tesbih etmeniz gerekmez miydi?" dedi.
Onların orta yolda olanı şöyle dedi: "Size, 'Keşke (Allah'ın emrine) boyun eğseniz dipnot 1 !' dememiş miydim?"
Dengeli olanları söze karıştı: "Size, ‘Allah'ın emrine uysanıza!' dememiş miydim?"
Onların en insaflı olanı: "Ben size (Allah’ı) tesbih etmemiz gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi.
Onların en insaflı olanı: -Ben size (Allah'ı) tesbih etmemiz gerekmez mi, dememiş miydim? dedi.
Ortancaları/ılımlı olanı şöyle dedi: "Ben size söylemedim mi? Tespih etseydiniz ya!"
The moderate among them said : "Would it not have been befitting, as I advised, had we praised Allah and rendered thanks for the benefits that to us, He has given?"
The wisest of them said, ‘Did I not say to you, "Will you not glorify God?"’-
Said one of them, more just (than the rest): "Did I not say to you, 'Why not glorify (Allah)?'"
The best among them said: "Did I not say to you: why do you not give glory to (your Lord)?" dipnot 1
The best of them said, ‘Did I not say to you, "Why do you not glorify Allah?"’
The best among them said: "Did I not tell you: why say you not: Inshâ’ Allâh (If Allâh wills)."
The most moderate among them said, ‘Did I not tell you, ‘‘Why do you not glorify [Allah]?’’ ’
The most upright (man) among them said, `Did I not say to you why do you not give glory (to God)?'
Said the most moderate of them, 'Did I not say to you, "Why do you not give glory?"'
The more just one said: "We forgot to worship/ thank the Lord. "
Said the most moderate of them, 'Said I not to you, "unless ye celebrate God's praises!"'
The best among them said, "If only you had glorified!"
The worthier of them said, did I not say unto you, will ye not give praise unto God?
The best of them said, "Did I not say to you, 'Why not glorify (Allah)?'"
Said the most moderate of them, "Did I not say to you: Had you only extolled (Him)!"
The best among them said: Said I not unto you: Why glorify ye not (Allah)?
One who was temperate among them, said: "Did I not say: 'Why don't you priase God?'"
Said the most right-minded among them: "Did I not tell you, 'Will you not extol God's limitless glory?’"
The most sensible of them said, "Did I not urge you to say, ‘Allah willing.’?"
The best among them said: "If only you had glorified!"
The righteous among them said, "If only you had glorified (God)!"
The most moderate of them said, "Did I not say to you, 'Why do you not exalt [ Allah ]?' "
Said the most moderate of them: “Said I not to you: ‘Oh, that you did but give glory!’”
Said the most balanced among them, "Did I not tell you - why did you not work aright (thinking of the poor)?" ('Sabh' = Swim in strides = Work hard = Labor for a noble cause).
Said one (person) more just than the rest of them: "Did I not say to you; Why not Glorify [Allah by saying, if Allah so Wills, (or Insha Allah)]?"
Said he who was the best among them, "Did I not say to you, ‘Why do you not pronounce tasbīH (Allah’s purity)?"
The best among them said: "If only you had glorified!"