Diyanet İşleri
Sor onlara: "Onların hangisi bu (iddianın doğruluğu)na kefildir?"
Kalem suresi
Kalem suresi, 40. ayet. سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ
selhüm eyyühüm biẕâlike za`îm.
Sor onlara: "Onların hangisi bu (iddianın doğruluğu)na kefildir?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?" Kalem 34–41 3
Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?
Onda, "Seçip beğendiğiniz her şey mutlaka sizindir" (diye mi yazılı?)
Yahut bizden, her ne hükmederseniz mutlaka öyle olacağına dair Kıyamete kadar sürecek kesin sözler mi aldınız?
Sor onlara: "Onların hangisi bu (iddianın doğruluğu)na kefildir?"
Yoksa onların ortakları mı var? Doğru söyleyenler iseler, haydi getirsinler ortaklarını!
(42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 34–41. ayetler için yazılmıştır.
34. Yüce Allah, küfür ve masiyetlerden sakınan takvâ sahibi kimselere hazırlamış olduğu çeşitli nimetleri, rahat ve huzur dolu yaşamı haber vermektedir. Onlar, cömertler cömerdi âlemlerin Rabbine yakın bir yerde bu nimetlere mazhar olacaklardır.
35-36. Yüce Allah’ın hikmeti takvâ sahibi, Rablerine itaatle boyun eğen, emirlerine bağlı kalıp O’nun rızasına uyan kimselerin; masiyetlere dalan, âyetlerini inkâr eden, peygamberlerine karşı inatlaşan, O’nun gerçek dostlarına karşı savaşan günahkâr kimselerle bir olmamasını gerektirmektedir. Vereceği mükâfatta takvâ sahibi kimselerle günahkârları eşit kılacağını zanneden kimse, çok kötü bir hüküm vermiş demektir. Onun bu hükmü batıldır, görüşü tutarsızdır.
37-41. Günahkârlar böyle bir iddiada bulunacak olsalar bile onların hiçbir dayanakları yoktur. Ne içinde kendilerinin cennet ehli olduklarını ve dileyip istedikleri her şeyin kendilerine verileceklerini okudukları bir kitapları vardır. Ne de Kıyamet gününe kadar geçerli olacak şekilde neye hükmederlerse kendilerine verileceğine dair Allah katından alınmış bir yemin ve sözleri vardır. İstedikleri şeyi elde edeceklerine dair kendilerine yardımcı olacak ortakları da yoktur onların. Eğer onların ortakları ve yardımcıları var ise ve bu söylediklerinde doğru iseler, haydi onları getirsinler!
Bilindiği gibi bunların hiçbirisi mevcut değildir. Onların buna dair bir Kitapları da yoktur. Kurtuluşlarına dair Allah’tan alınmış bir sözleri de yoktur. Kendilerine yardımcı olacak ortakları da bulunmamaktadır. Böylelikle onların bu iddialarının batıl ve tutarsız olduğu ortaya çıkmaktadır.
Yüce Allah’ın: “Sor onlara, hangileri bu (iddiaya) kefildir?” buyruğu şu demektir: Yani batıl olduğu açıkça ortada bulunan bu iddialara hangileri kefildir? Böyle bir şeye kefil olmak, hiçbir kimse için mümkün değildir. Kimse bunlara dair en ufak bir teminat veremez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Bunu söyleyenlere hangisinin bunu savunacağını sor?
Aynı kök: زعم (17 geçiş)
(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine…
Aynı kök: زعم (17 geçiş)
Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah'a ortak koşanlara, "Nerede, ilah olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?" diyeceğimiz günü hatırla.
Aynı kök: زعم (17 geçiş)
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Buna (bu iddiaya) hangilerinin kefil olabileceğini kendilerine sor!
Sor onlara; buna hangisi kefil olacak?
Onlara sor hangisi bunu yüklenecek!
Sor onlara: Onların hangisi böyle bir şeye kefildir?
Onlara sor: "Hangisi bunun savunuculuğunu yapacak?
Sor onlara: Bu iddiayı onların hangisi savunacak?
Onlara sor; hangisi bunu yüklenecek?
Sor onlara: "Bu iddiayı onların hangisi savunacak?"
Sor onlara, "Bunu kim garanti etmektedir?"
Sor onlara, 'Bunu kim garanti etmektedir?'
Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?
Sor bakalım onlara içlerinde ona kefil hangisi?
Onlara sor bakalım: "Böyle bir şeye hangisi garanti verebilir?"
Onlara sor bakalım: "Böyle bir şeye hangisi garanti verebilir?"
Onlara sor bakalım: "Böyle bir şeye hangisi garanti verebilir?"
Onlara sor: "Hangisi bunun savunuculuğunu yapacak?"
(Habibim) sor kendilerine: Onlardan hangisi bunun avukatı olacak?
Sor onlara; hangisi bunu üzerine alacak?
(34-45) Sakınanlara Rableri yanında naim cennetleri kesin olarak vardır. Teslim olanları /Müslümanları, suçlular /cürümlüler gibi hiç yapar mıyız? Ne oluyor size, nasıl yargılıyorsunuz / hükmediyorsunuz? Yahut sizin bir kitabınız var da ondan mı ders alıyorsunuz? Onda, siz neyi beğenip seç erseniz / tehayyer ederseniz o, kesinlikle sizindir mi? yazıyor, ya da geçerliliği / beeliğası kıyamete kadar / kalkış gününe kadar süren, yeminlerimiz mi var size? Her neye hükmederseniz / kararınız her neyse mutlak mıdır? Sor onlara onlardan hangisi b öyle bir şeyin sorumlusu olacak / kefili olacak. Ya da ortak birileri mi var ? Eğer dürüstseler ortaklarını da getirsinler. O gün ayaklar bacaklar açılır, secde etmeye davet edilirler ama istidatları yetmez / güçleri yetmez ki secde etsinler. Bakışları düşmüş / gözler yerde , onları zillet sarmıştır. Becerebilirken / sağ salim iken secde etmeye davet ediliyorlardı. Artık bu olayları / hâdiseleri yalanlayanı bana bırak/ sal gelsin bana. Onları bilmedikleri taraftan derece derece / tedrici bir biçimde azaba yaklaştıracağız. Onlara mühlet veririm kesinlikle benim tuzağım sağlamdır / metindir.
Sor onlara; hangileri bunun savunuculuğunu yapacak?
Sor onlara: Onların hangisi buna kefil olacak?
Onlara sor bakalım, hangisi buna kefilmiş!
Onlara sor bakalım: Hangisi buna kefildir?
Onlara sor, hangisi buna kefil olacak?
Onlara sor, hangisi buna kefil olacak?
Sor onlara: "Böyle bir şeye hangisi kefil?"
Ask them O Muhammad "who has championed the idea and shall offer himself as the candidate who presents a firm front and guarantees them against all exactions?"
Ask them [Prophet] which of them will guarantee this.
Ask thou of them, which of them will stand surety for that!
Ask them: "Which of them can guarantee that? dipnot 1
Ask them which of them stands as guarantor for that!
Ask them, which of them will stand surety for that!
Ask them, which of them will aver [any of] that!
Ask them, which of them will vouch for that?
Ask them, which of them will guarantee that!
Ask them O’ Mohammad, who has guaranteed that their wishful thinking will come true.
Ask them, which of them will vouch for this?
Ask them: "Who of them will make such a claim?"
Ask them, which of them will be the voucher of this.
Ask them which of them will vouch for that,
Ask them, whichever of them will assertively guarantee that!
Ask them (O Muhammad) which of them will vouch for that!
Ask them: "Which of you is able to vouch for this?"
Ask them which of them is able to vouch for this!
Ask them ˹O Prophet˺ which of them can guarantee all that.
Ask them: "Who of them will make such a claim"
Ask them, "Who guarantees this for you?"
Ask them which of them, for that [claim], is responsible.
Ask thou them which of them is, for that, guarantor!
Ask them which of them guarantees it.
You ask of them, which of them will stand guarantee for that!
Ask them which of them stands surety for that.
Ask them: "Who of them will make such a claim?"