Diyanet İşleri
(1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Kalem suresi
Kalem suresi, 2. ayet. مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ
mâ ente bini`meti rabbike bimecnûn.
(1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin Kalem 1–7 3
(1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Şüphesiz sana tükenmez bir mükafat vardır.
Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.
(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–2. ayetler için yazılmıştır.
1. Yüce Allah, “kaleme” yemin etmektedir. Burada kalem, çeşitli ilimlerin kendileri ile yazıldığı, nesir ve nazım eserlerinin satıra geçirildiği bütün kalemleri kapsayan bir cins/tür ismidir. Bu yeminin sebebi, kalemin ve onunla satır satır yazılan türlü sözlerin, Allah’ın pek büyük âyetlerinden olmasıdır. Bu da peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in düşmanlarının ona nispet ettikleri delilikten uzak olduğuna dair kendisi ile yemin edilmeye değer bir şeydir.
2. Alah onun, Rabbinin üzerindeki nimet ve ihsanı sayesinde delilikten çok uzak olduğunu bildirmektedir. Çünkü Allah, ona kemâl derecesindeki aklı, oldukça sağlam görüşü ve kalemlerin yazdığı şeylerin, insanların satır satır dizdiklerinin en güzeli olan, hakkı batıldan ayırt edici sözü ona ihsan etmiştir. İşte bu, dünyadaki mutluluğun tâ kendisidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Allah’ın sana verdiği peygamberlik nimetiyle delirmiş değilsin. Sen, müşriklerin iftira ettiği delilikten çok uzaksın.
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Ortak kavram: Cennet
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbinin nimeti sayesinde sen asla cinlenmiş değilsin.
Rabbinin nimeti sayesinde, cin musallat olmuş biri, olman söz konusu değildir.
Sen bir deli değilsin, Rabbinin nimeti sayesinde!
Sen, Rabbinin nimeti olarak, bir cin (görünmeyen varlık türlerinden biri) hükmü altında olan değilsin!
Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.
andolsun ki (Rasûlüm), sen Rabbinin nimeti sayesinde mecnun değilsin.
Efendinin nimeti sayesinde, sen delirmiş değilsin.
Rabbinin nimeti sayesinde sen bir deli değilsin.
Sen Efendinin nimetiyle delirmiş değilsin.
Sen Rabbinin nimetiyle delirmiş değilsin.
sen Rabbinin nimeti sayesinde, deli değilsin.
Sen rabbının ni'meti ile, mecnun değilsin
Rabb'inin nimeti dipnot 1 ile sen mecnun dipnot 2 değilsin.
Rabb'inin nimeti dipnot 1 ile sen mecnun dipnot 2 değilsin.
Rabb'inin nimeti dipnot 1 ile sen mecnun dipnot 2 değilsin.
Sen, rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.
(Habibim) sen, Rabbinin ni'meti sayesinde, bir mecnun değilsin.
Sen, nimeti sayesinde bir deli değilsin.
(1-6) Nun'a ve kaleme ve satır satır ne yazdıysa. (Kalem söz ile yazı arasında bir elçidir. Resul de hatip ile muhatap arasındaki elçidir). Rabbinin nimeti ile cinlenmiş /mecnun değilsin. Mutlaka sana tükenmez bir ücret/ecir vardır. Mutlaka sen azametli /azim bir yaratılış üzerinesin. İleride göreceksin , ki onlar da görecekler, hanginizdeymiş fitneli delilik / meftunluk.
Sen, Rabbinin nimeti sayesinde bir deli değilsin.
Sen, Rabbinin ni'metiyle cinlenmiş (deli) değilsin.
Rabbinin nimeti sayesinde sen, cinlerin etkisinde değilsin dipnot 1 .
Rabbinin dipnot 1 nimeti sayesinde sen, cinlerin etkisinde değilsin.
Sen Rabbinin nimeti sayesinde cinlenmiş değilsin.
Sen Rabbinin nimeti sayesinde cinlenmiş değilsin.
Ki sen, cin tasallutuna uğramış değilsin; Rabbinin nimeti sayesinde,
That you, Muhammad, are not ungrateful to Allah, your Creator, for the gift He bestowed upon you, nor is the utterance ungrateful to your ear, nor are you uncontrolled by reason or a demoniac possessed by an eviI spirit.
Your Lord’s grace does not make you [Prophet] a madman:
Thou art not, by the Grace of thy Lord, mad or possessed.
By your Lord's Grace, you are not afflicted with madness, dipnot 1
By the blessing of your Lord, you are not mad.
You (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), by the Grace of your Lord, are not mad.
you are not, by your Lord’s blessing, crazy,
By the grace of your Lord you are not a mad man at all.
thou art not, by the blessing of thy Lord, a man possessed.
You (Mohammad), by grace of Lord, are not (as your enemies refer to you) crazy.
thou art not, by God's grace, mad!
You are not, by the blessing of your Lord, crazy.
thou, O Mohammed, through the grace of thy Lord, art not distracted.
By the grace of your Lord you (Muhammad) are not mad (or stupid, deluded or possessed).
In no way are you, by the favor of your Lord, a madman.
Thou art not, for thy Lord's favour unto thee, a madman.
You are not demented by the grace of your Lord.
Thou art not, by thy Sustainer's grace, a madman!
By the grace of your Lord, you ˹O Prophet˺ are not insane.
You are not, by the blessing of your Lord, a madman.
You have attained a great blessing from your Lord; you are not crazy.
You are not, [O Muúammad], by the favor of your Lord, a madman.
Thou art not, by the favour of thy Lord, possessed;
You (O Messenger), by the Grace of your Lord, are not a madman.
You (O Prophet!) are not, by the grace of your Lord, mad, insane or possessed.
with the grace of your Lord, you are not insane.
You are not, by the blessing of your Lord, crazy.