Kalem suresi

Kalem suresi, 20. ayet

Kalem suresi, 20. ayet. فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ

feaṣbeḥat keṣṣarîm.

Diyanet İşleri

Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kalem 17–23 · surenin 20. ayeti / 52
  1. Kalem 17

    Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.

  2. Kalem 18

    (Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. ("İnşaallah" demiyorlardı.)

  3. Kalem 19

    Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

  4. 20

    Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

  5. Kalem 21–22

    (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

  6. Kalem 23

    (23-24) Bunun üzerine, "Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yola koyuldular.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 19–20. ayetler için yazılmıştır.

19-20. “Onlar uyurlarken Rabbin tarafından gönderilen bir azap” yani ona geceleyin gökten inen bir azap “bahçenin dört bir yanını sardı da nihayet o,” koyu karanlık bir gece gibi “kapkara kesiliverdi.” Böylelikle ağaçlar ve meyveler yok oldu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bahçeleri bir anda kapkaranlık gece gibi simsiyah oldu.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَصْبَحَتْ feesbehat (bahçe) kesiliverdi kök: صبح
  2. كَٱلصَّرِيمِ kassarimi simsiyah kök: صرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صرم (3 geçiş) · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden…

  • Aynı kök: صرم (3 geçiş) · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    (39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan,…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    "Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle…

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bahçe) hasat edilmiş gibi (bomboş) olmuştu.

Mustafa İslamoğlu

Derken, ertesi sabah o (bahçe) sırım gibi geçmiş küle dönmüştü.

Muhammed Esed

ve ertesi gün (bütün bitkiler) sararıp kurumuştu.

Ahmed Hulusi

Kuruyup kararıverdi (o bahçe)!

Ali Bulaç

Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.

Ali Özek ve heyeti

bahçe kapkara kesildi.

Ali Rıza Safa

Sonunda, kapkara kesildi.

Bayraktar Bayraklı

Bostanları yanıp simsiyah oldu.

Edip Yüksel

Ve bahçe meyvesiz kalmıştı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve bahçe meyvesiz kalmıştı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sabaha kadar o bağ sırıma (biçilmiş tarlaya) dönmüştü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sabaha kadar o bağ sırıma dönüvermişti

Erhan Aktaş

Böylece, bahçeleri, üzerinde hiç ekin olmayan kara toprak gibi oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece, bahçeleri, üzerinde hiç ekin olmayan kara toprak gibi oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece, bahçeleri, üzerinde hiç ekin olmayan kara toprak gibi oldu.

Gültekin Onan

Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.

Hasan Basri Çantay

(O bağçe) simsiyah kesiliverdi.

İbni Kesir

O, kupkuru kesildi.

Mehmet Alagaş

(17-33) Mutlaka bahçe sahiplerine imtihan / bela ettiğimiz gibi onları da belaya / imtihana uğrattık. Yemin ettiler ki sabahlayınca onun ürünlerini biçelim. İstisna da etmediler (İnşallah demediler) onlar uyurlarken Rabbinden bir dolaşan /taif onun üzerinde dolaştı/gezindi. Sabahlayıncaya kadar ürünler biçildi /hasat edildi. Sabah olunca (gece çekilince) haydi eğer ki biçecekseniz erkenden gidin ekinlerinize / harslarınıza diye seslendiler / nidada bulundular. Fırlayıp gidiyorlarken aralarında da bugün beraberinizde miskin biri /çalışma gücü olmayan biri olmasın, ona / bahçeye girmesin diye mırıldanıyorlardı. (Birilerini) mahrum etmek kadriyle / niyetiyle erkenden yola düştüler. (Tüm her şe yin iyice ayarladığı zannıyla bahçeye, cesur bir giriş yapıyorlar) Onu gördüklerinde, yolu şaşırmışız dediler. Bilakis bizler mahrum olduk. Onlardan vasat olanı / orta yolu tutan biri dedi ki, size demedim mi keşke üstün tutsaydık / yüceltseydik. Dediler ki Rabbimiz seni yüceltiyoruz / üstün tutuyoruz, kesinlikle biz zalimler olduk. Az sonra da birbirlerini çekiştirip kınadılar. Yazıklar olsun bizlere kesinlikle biz azgınlarmışız. Umulur ki Rabbimiz bundan hayırlısına bizi tebdil eyler /değiştirir. Kesinlikle rabbimize rağbet ediciyiz / itibar gösteriyoruz / önem veriyoruz. İşte azap böyledir. (Bahçe sahiplerinin azabı mahrumiyettir) Sonraki azap / ahiret azabı da daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bahçeler bir anda kapkara kesildi.

Süleyman Ateş

Bahçe simsiyah kesiliverdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orası devşirilmiş gibi oldu.

Şaban Britch

Ve bahçe kapkara kesildi.

Şaban Piriş

Sabaha bahçe kapkara kesildi.

Yaşar Nuri Öztürk

O, simsiyah kesiliverdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

So that by morning it stood desolate and bare, and there was nothing left for them to reap.

Abdul Haleem

and by morning it was stripped bare, a desolate land.

Abdullah Yusuf Ali

So the (garden) became, by the morning, like a dark and desolate spot, (whose fruit had been gathered).

Abul A'la Maududi

and so by morning the orchard lay as though it had been fully harvested.

Aisha Bewley

and in the morning it was like burnt land stripped bare.

Al-Hilali & Khan

So the (garden) became black by the morning, like a pitch dark night (in complete ruins).

Ali Quli Qarai

So by the dawn it was like a harvested field.

Amatul Rahman Omar

So that this (garden) became as it were a dark desolate spot whose (all) fruit had been already plucked.

Arthur John Arberry

and in the morning it was as if it were a garden plucked.

Bijan Moeinian

In the morning all was destroyed.

E. Henry Palmer

and on the morrow it was as one the fruit of which is cut.

Edip-Layth

Thus, it became barren.

George Sale

and in the morning it became like a garden whose fruits had been gathered.

Hamid S. Aziz

So it became as black, barren land.

Mahmoud Ghali

So (in the morning) it became as if it were a garden wrested away.

Marmaduke Pickthall

And in the morning it was as if plucked.

Mohamed Ahmed - Samira

So by the morning it seemed as though picked clean.

Muhammad Asad

so that by the morrow it became barren and bleak.

Mustafa Khattab

so it was reduced to ashes.

Progressive Muslims

Thus, it became barren.

Rashad Khalifa

By morning, it was barren.

Sahih International

And it became as though reaped.

Sam Gerrans

And in the morning it was as if reaped.

Shabbir Ahmed

So that by the morning it was barren, bleak.

Syed Vickar Ahamed

So the (garden) became, by the morning, like a dark desolate spot (whose fruit had been gathered).

Taqi Usmani

Thus, on the next morning, it was like a harvested field.

The Monotheist Group

Thus, it became barren.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩