Diyanet İşleri
Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.
Kalem suresi
Kalem suresi, 20. ayet. فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ
feaṣbeḥat keṣṣarîm.
Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Bahçe sahipleri kıssası Kalem 17–33 3
Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.
(Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. ("İnşaallah" demiyorlardı.)
Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.
Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.
(21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.
(23-24) Bunun üzerine, "Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yola koyuldular.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 19–20. ayetler için yazılmıştır.
19-20. “Onlar uyurlarken Rabbin tarafından gönderilen bir azap” yani ona geceleyin gökten inen bir azap “bahçenin dört bir yanını sardı da nihayet o,” koyu karanlık bir gece gibi “kapkara kesiliverdi.” Böylelikle ağaçlar ve meyveler yok oldu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bahçeleri bir anda kapkaranlık gece gibi simsiyah oldu.
Aynı kök: صرم (3 geçiş) · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden…
Aynı kök: صرم (3 geçiş) · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri
(21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.
Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
(39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan,…
Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
"Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."
Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle…
Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…
Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Bahçe) hasat edilmiş gibi (bomboş) olmuştu.
Derken, ertesi sabah o (bahçe) sırım gibi geçmiş küle dönmüştü.
ve ertesi gün (bütün bitkiler) sararıp kurumuştu.
Kuruyup kararıverdi (o bahçe)!
Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.
bahçe kapkara kesildi.
Sonunda, kapkara kesildi.
Bostanları yanıp simsiyah oldu.
Ve bahçe meyvesiz kalmıştı.
Ve bahçe meyvesiz kalmıştı.
Sabaha kadar o bağ sırıma (biçilmiş tarlaya) dönmüştü.
Sabaha kadar o bağ sırıma dönüvermişti
Böylece, bahçeleri, üzerinde hiç ekin olmayan kara toprak gibi oldu.
Böylece, bahçeleri, üzerinde hiç ekin olmayan kara toprak gibi oldu.
Böylece, bahçeleri, üzerinde hiç ekin olmayan kara toprak gibi oldu.
Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.
(O bağçe) simsiyah kesiliverdi.
O, kupkuru kesildi.
(17-33) Mutlaka bahçe sahiplerine imtihan / bela ettiğimiz gibi onları da belaya / imtihana uğrattık. Yemin ettiler ki sabahlayınca onun ürünlerini biçelim. İstisna da etmediler (İnşallah demediler) onlar uyurlarken Rabbinden bir dolaşan /taif onun üzerinde dolaştı/gezindi. Sabahlayıncaya kadar ürünler biçildi /hasat edildi. Sabah olunca (gece çekilince) haydi eğer ki biçecekseniz erkenden gidin ekinlerinize / harslarınıza diye seslendiler / nidada bulundular. Fırlayıp gidiyorlarken aralarında da bugün beraberinizde miskin biri /çalışma gücü olmayan biri olmasın, ona / bahçeye girmesin diye mırıldanıyorlardı. (Birilerini) mahrum etmek kadriyle / niyetiyle erkenden yola düştüler. (Tüm her şe yin iyice ayarladığı zannıyla bahçeye, cesur bir giriş yapıyorlar) Onu gördüklerinde, yolu şaşırmışız dediler. Bilakis bizler mahrum olduk. Onlardan vasat olanı / orta yolu tutan biri dedi ki, size demedim mi keşke üstün tutsaydık / yüceltseydik. Dediler ki Rabbimiz seni yüceltiyoruz / üstün tutuyoruz, kesinlikle biz zalimler olduk. Az sonra da birbirlerini çekiştirip kınadılar. Yazıklar olsun bizlere kesinlikle biz azgınlarmışız. Umulur ki Rabbimiz bundan hayırlısına bizi tebdil eyler /değiştirir. Kesinlikle rabbimize rağbet ediciyiz / itibar gösteriyoruz / önem veriyoruz. İşte azap böyledir. (Bahçe sahiplerinin azabı mahrumiyettir) Sonraki azap / ahiret azabı da daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı.
Bahçeler bir anda kapkara kesildi.
Bahçe simsiyah kesiliverdi.
Sonunda bahçe, kökünden sökülmüş gibi oldu dipnot 1 .
Orası devşirilmiş gibi oldu.
Ve bahçe kapkara kesildi.
Sabaha bahçe kapkara kesildi.
O, simsiyah kesiliverdi.
So that by morning it stood desolate and bare, and there was nothing left for them to reap.
and by morning it was stripped bare, a desolate land.
So the (garden) became, by the morning, like a dark and desolate spot, (whose fruit had been gathered).
and so by morning the orchard lay as though it had been fully harvested.
and in the morning it was like burnt land stripped bare.
So the (garden) became black by the morning, like a pitch dark night (in complete ruins).
So by the dawn it was like a harvested field.
So that this (garden) became as it were a dark desolate spot whose (all) fruit had been already plucked.
and in the morning it was as if it were a garden plucked.
In the morning all was destroyed.
and on the morrow it was as one the fruit of which is cut.
Thus, it became barren.
and in the morning it became like a garden whose fruits had been gathered.
So it became as black, barren land.
So (in the morning) it became as if it were a garden wrested away.
And in the morning it was as if plucked.
So by the morning it seemed as though picked clean.
so that by the morrow it became barren and bleak.
so it was reduced to ashes.
Thus, it became barren.
By morning, it was barren.
And it became as though reaped.
And in the morning it was as if reaped.
So that by the morning it was barren, bleak.
So the (garden) became, by the morning, like a dark desolate spot (whose fruit had been gathered).
Thus, on the next morning, it was like a harvested field.
Thus, it became barren.