Kalem suresi · 8–16. ayetler

Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Kalem suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kalem suresi, 8. ayet. فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    Diyanet İşleri

    O halde yalanlayanlara boyun eğme.

    Mehmet Okuyan

    (Gerçeği) yalanlayanlara itaat etme!

    Mustafa İslamoğlu

    Artık hakkı yalanlayanlara boyun eğme!

    Muhammed Esed

    O halde, hakikati yalanlayanlar(ın arzu ve özlemlerin)e uyma!

    Ahmed Hulusi

    O halde yalanlayanlara itaat etme!

    Ali Bulaç

    Şu halde yalanlayanlara itaat etme.

    Ali Özek ve heyeti

    O halde, (hakikati) yalan sayanlara boyun eğme!

    Ali Rıza Safa

    Artık, yalanlayanlara uyma.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yalanlayanlara uyma! Çünkü onlar isterler ki, sen yağcılık yapasın, onlar da sana yağcılık yapsınlar.

    Edip Yüksel

    Öyleyse yalanlayanlara uyma.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Öyleyse yalanlayanlara uyma.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O halde tanıma o yalan diyenleri!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halde tanıma o yalan diyenleri

    Erhan Aktaş

    O halde yalanlayanlara boyun eğme.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde yalanlayanlara boyun eğme.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde yalanlayanlara boyun eğme.

    Gültekin Onan

    Şu halde yalanlayanlara itaat etme.

    Hasan Basri Çantay

    Artık (Habibim) o yalanlayanları tanıma (onlara boyun eğme).

    İbni Kesir

    Öyleyse sen; yalanlayanlara uyma.

    Mehmet Alagaş

    (7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sakın yalanlayanlara itaat etme!

    Süleyman Ateş

    Öyleyse yalanlayanlara ita'at etme.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yalancıları dikkate alma!

    Şaban Britch

    Sakın yalanlayanlara itaat etme!

    Şaban Piriş

    Sakın yalanlayanlara itaat etme!

    Yaşar Nuri Öztürk

    O halde, yalanlayanlara itaat etme!

  2. Kalem suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kalem suresi, 9. ayet. وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ

    Diyanet İşleri

    İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.

    Mehmet Okuyan

    Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar isterler ki, sen onlara taviz veresin, buna karşılık kendileri de sana...

    Muhammed Esed

    Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.

    Ahmed Hulusi

    Arzu ettiler ki, sen yumuşak (tavizkar) davranasın da, onlar da (sana karşı) hoşgörülü davransınlar!

    Ali Bulaç

    Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

    Ali Rıza Safa

    Senin yumuşak davranmanı istediler. O zaman, onlar da yumuşak davranacaklardı.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yalanlayanlara uyma! Çünkü onlar isterler ki, sen yağcılık yapasın, onlar da sana yağcılık yapsınlar.

    Edip Yüksel

    Kendilerinin ödün verip uzlaşabilmesi için senin de ödün verip uzlaşmanı istediler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerinin ödün verip uzlaşabilmesi için senin de ödün verip uzlaşmanı istediler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Arzu ettiler ki, sen (onları) yağlasan onlar da sana yağ yapacaklardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Arzu ettiler ki müdahene etsen, o vakıt müdahene edeceklerdi

    Erhan Aktaş

    Onlar, uzlaşmacı olmanı ve böylece de seninle uzlaşmayı isterler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, uzlaşmacı olmanı ve böylece de seninle uzlaşmayı isterler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, uzlaşmacı olmanı ve böylece de seninle uzlaşmayı isterler.

    Gültekin Onan

    Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar arzuu etdiler ki sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler.

    İbni Kesir

    Onlar isterler ki; sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler.

    Mehmet Alagaş

    (7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar ister ki, sen müsamaha gösterip, yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

    Süleyman Ateş

    İstediler ki, sen yağcılık yapasın da onlar da yağcılık yapsınlar (sana yumuşak davransınlar).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar çok isterler ki sen onlara yağcılık yapasın, onlar da sana yağcılık yapsınlar.

    Şaban Britch

    Onlar ister ki, sen müsamaha gösterip, yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

    Şaban Piriş

    Onlar ister ki, sen müsamaha gösteresin de onlar da müsamaha göstersinler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İstediler ki sen, alttan alıp gevşek davranasın/yağcılık edesin de onlar da yağcılık etsinler/yumuşaklık göstersinler.

  3. Kalem suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kalem suresi, 10. ayet. وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ

    Diyanet İşleri

    (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

    Mehmet Okuyan

    (10, 11, 12, 13) Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerde sayılan bütün bu özellikler kimlerde varsa onlara itaat edilmemesi emredilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve sen, (çiğneyeceğini bile bile) ağız dolusu söz veren hiçbir alçağa da boyun eğme!

    Muhammed Esed

    Ayrıca, yemin edip duran alçağa uyma,

    Ahmed Hulusi

    UYMA! Çokça yemin eden (Allah'tan ve Sünnetullah'tan kozalı olduğu için) basit, düşüncesiz her kişiye;

    Ali Bulaç

    Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık,

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Alabildiğine yemin eden, kimselerden hiçbirine, sakın boyun eğme.

    Ali Rıza Safa

    Ve yemin edip duran alçakların hiçbirisine uyma.

    Bayraktar Bayraklı

    Yemin edip duran alçağa uyma!

    Edip Yüksel

    Şunların hiçbirine uyma: yemin edip duran, aşağılık,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Şunların hiçbirine uyma: yemin edip duran, aşağılık,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Tanıma şunların hiç birini; çok yemin eden o aşağılık,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve tanıma şunların hiç birini: çok yemin edici, değersiz

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hiç durmadan yemin eden dipnot 1 düzenbazlara boyun eğme.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haklı ve doğru olan kimseler olduklarına dair.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hiç durmadan yemin eden dipnot 1 düzenbazlara boyun eğme.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haklı ve doğru olan kimseler olduklarına dair.

    Gültekin Onan

    Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık,

    Hasan Basri Çantay

    (10-11-12-13) (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemin eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) daima ayıblayan, (gammazlıkla) laf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkar, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!

    İbni Kesir

    Sen; yemin edip duran, izzet-i nefsi bulunmayana uyma.

    Mehmet Alagaş

    (7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sakın itaat etme çokça yemin eden, aşağılık ve değersiz her kişiye.

    Süleyman Ateş

    Şunların hiçbirine ita'at etme: Yemin edip duran aşağılık,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yemin edip duran alçakların hiçbirini dikkate alma!

    Şaban Britch

    Yemin edip duran alçağa itaat etme!

    Şaban Piriş

    Yemin edip duran alçağa itaat etme!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şunların hiçbirine eğilme, uyma: Çok yemin eden, bayağı/alçak,

  4. Kalem suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kalem suresi, 11. ayet. هَمَّازٍ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍ

    Diyanet İşleri

    (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

    Mehmet Okuyan

    (10, 11, 12, 13) Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerde sayılan bütün bu özellikler kimlerde varsa onlara itaat edilmemesi emredilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Arkadan çekiştirmek için mekik dokuyan arabozucuya (da)!

    Muhammed Esed

    (yahut) iğrenç dedikodular yapan iftiracıya,

    Ahmed Hulusi

    Alaycı, ayıplayan, laf taşıyan;

    Ali Bulaç

    Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan),

    Ali Özek ve heyeti

    Aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren,

    Ali Rıza Safa

    İftiracıya, dedikoducuya.

    Bayraktar Bayraklı

    İğrenç dedikodular yapan iftiracıya da uyma!

    Edip Yüksel

    İftiracı, söz götürüp getiren,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İftiracı, söz götürüp getiren,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    gammaz, koğuculukla gezer,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gammaz, koğuculukla gezer

    Erhan Aktaş

    Devamlı kusur arayıp laf taşıyan iftiracılara,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Devamlı kusur arayıp laf taşıyan iftiracılara,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Devamlı kusur arayıp laf taşıyan iftiracılara,

    Gültekin Onan

    Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan),

    Hasan Basri Çantay

    (10-11-12-13) (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemin eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) daima ayıblayan, (gammazlıkla) laf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkar, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!

    İbni Kesir

    Daima ayıplayan ve laf getirip götürene.

    Mehmet Alagaş

    (7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Arkadan çekiştirip, laf götürüp getirene.

    Süleyman Ateş

    Kötüleyip duran, söz götürüp getiren,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Arkadan çekiştirenleri, söz getirip götürenleri,

    Şaban Britch

    Ayıp arayana ve laf götürüp getirene.

    Şaban Piriş

    Ayıp arayana ve laf götürüp getirene..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Alaycı/gammaz, koğuculuk için dolaşıp duran,

  5. Kalem suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kalem suresi, 12. ayet. مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

    Diyanet İşleri

    (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

    Mehmet Okuyan

    (10, 11, 12, 13) Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerde sayılan bütün bu özellikler kimlerde varsa onlara itaat edilmemesi emredilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    İyiliğe ölümüne engel olan günaha gömülmüş zorbaya (da)!

    Muhammed Esed

    (yahut) iyiliğe mani olana, (yahut) günahkar zorbaya,

    Ahmed Hulusi

    Durmadan (hakikatin) yaşanılmasına engel olan, haddi aşan suçlulara;

    Ali Bulaç

    Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar,

    Ali Özek ve heyeti

    iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış,

    Ali Rıza Safa

    İyilik yapılmasına engel olana, saldırgana, suçluya.

    Bayraktar Bayraklı

    İyiliğe mani olana, saldırgana, günahkara da uyma!

    Edip Yüksel

    İyiliğe ve yardıma engel olan, saldırgan, günahkar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İyiliğe ve yardıma engel olan, saldırgan, günahkar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    hayrı engelleyen, saldırgan, vebal yüklü,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır engeli, mütecaviz, vebal yüklü

    Erhan Aktaş

    Sürekli iyi şeyleri engelleyip haddi aşan günahkarlara,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sürekli iyi şeyleri engelleyip haddi aşan günahkarlara,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sürekli iyi şeyleri engelleyip haddi aşan günahkarlara,

    Gültekin Onan

    Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, alabildiğince günahkar,

    Hasan Basri Çantay

    (10-11-12-13) (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemin eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) daima ayıblayan, (gammazlıkla) laf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkar, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!

    İbni Kesir

    Durmadan hayra engel olana, haddi aşana, çok günahkara.

    Mehmet Alagaş

    (7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İyiliğe engel olan, saldırgan günahkâra.

    Süleyman Ateş

    Hayra engel olan, saldırgan, günahkar,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    iyiliği engelleyen, saldırgan, günaha düşkün,

    Şaban Britch

    İyiliği engelleyene, mütecaviz ve saldırgan günahkâra.

    Şaban Piriş

    İyiliği engelleyene, günaha düşkün olana...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayrı engelleyen, sınır tanımaz saldırgan, günaha batmış,

  6. Kalem suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kalem suresi, 13. ayet. عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ

    Diyanet İşleri

    (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

    Mehmet Okuyan

    (10, 11, 12, 13) Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerde sayılan bütün bu özellikler kimlerde varsa onlara itaat edilmemesi emredilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Kaba ve duygusuz, üstüne üstlük fırıldak ve hayırsız.

    Muhammed Esed

    (yahut) ihtiraslarına esir olmuş zalime ve bütün bunların ötesinde (hemcinslerine) hiçbir faydası dokunmayana.

    Ahmed Hulusi

    Tutucu cahile, üstelik inkarıyla damgalıya!

    Ali Bulaç

    Zorba, saygısız, sonra da kulağı kesik;

    Ali Özek ve heyeti

    kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış

    Ali Rıza Safa

    Zorbaya; sonra da kötülük damgası vurulmuş olana.

    Bayraktar Bayraklı

    Kaba ve haşin, bütün bunların ötesinde soysuza da uyma!

    Edip Yüksel

    İnsafsız ve sahtekar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsafsız ve sahtekar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    zobu (kaba), sonra da takma (soysuzlukla damgalı),

    Elmalılı Hamdi Yazır

    zobu, sonra da dakma (zenim)

    Erhan Aktaş

    Zorba, kötü karakterli kimselere;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Zorba, kötü karakterli kimselere;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Zorba, asalak kimselere;

    Gültekin Onan

    Zorba, saygısız, sonra da kulağı kesik,

    Hasan Basri Çantay

    (10-11-12-13) (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemin eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) daima ayıblayan, (gammazlıkla) laf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkar, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!

    İbni Kesir

    Kaba, haşin ve bunlardan başka da kulağı kesik olana,

    Mehmet Alagaş

    (7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kabaya sonra da soysuza.

    Süleyman Ateş

    Kaba, sonra da kötülükle damgalı,

    Süleymaniye Vakfı

    saygısızlara, bütün bunlardan sonra kötülükle damgalananlara dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Zenim (زنيم)" kötülükle, cimrilikle ve seviyesizlikle damgalanan kişi (Lisan'ul-arab) anlamına gelir. Kelimenin kök anlamı bir şeyi bir şeye bağlamaktır (Mekayis'ul-luğa). Araplar, 'zenim' ifadesini veled-i zina anlamında da kullandıklarından, bazı meallerde bu anlam tercih edilmiştir. Ancak bir kimsenin gayrimeşru bir ilişkiden doğmuş olması kendi suçu ve tercihi olmadığından, Allah kimseyi bununla suçlamaz (Necm 53/38-41). Bu yüzden bu mealde, 'zenim' kelimesine "kötülükle damgalanan" anlamı verilmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    saygısız, daha da ötesi şımarık olanları önemseme!

    Şaban Britch

    Kabaya, sonra da soysuza.

    Şaban Piriş

    Kaba, üstelik kötü ün sahibi...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kaba/obur, bütün bunlardan sonra da soyu bozuk, kötülükle damgalı.

  7. Kalem suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kalem suresi, 14. ayet. أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ

    Diyanet İşleri

    (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

    Mehmet Okuyan

    Malı ve çocukları var diye (şımardığından),

    Mustafa İslamoğlu

    Bütün bunların nedeni, onun mal ve çocuklara sahip olması idi.

    Muhammed Esed

    Onun mal mülk ve çocuk sahibi olmasından mıdır

    Ahmed Hulusi

    Zengin ve oğulları var diye mi (ona uyacaksın)!

    Ali Bulaç

    Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,

    Ali Özek ve heyeti

    mal ve oğulları vardır diye,

    Ali Rıza Safa

    Malları ve oğulları olduğu için.

    Bayraktar Bayraklı

    - Mal ve çocuklarına güvenip, kendisine okunan ayetlerimize yönelik olarak, "Öncekilerin masalıdır" diyene de uyma!

    Edip Yüksel

    Mal ve çocuk sahibidir diye (onlara uyma).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mal ve çocuk sahibidir diye (onlara uyma).

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    mal ve oğulları var diye.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Mal sahibi olmuş ve oğulları var diye

    Erhan Aktaş

    Mal ve oğulları dipnot 1 var diye.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Mal ve oğul", "çevre ve güç sahibi, servet ve mal sahibi, imkan ve şöhret sahibi" anlamında bir deyimdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mal ve oğulları dipnot 1 var diye.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Mal ve oğul", "çevre ve güç sahibi, servet ve mal sahibi, imkan ve şöhret sahibi" anlamında bir deyimdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mal ve oğulları dipnot 1 var diye.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Mal ve oğul", "çevre ve güç sahibi" anlamında bir deyimdir.

    Gültekin Onan

    Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,

    Hasan Basri Çantay

    (Öylesini tanıma) mal ve oğullar saahibi olmuş diye.

    İbni Kesir

    Mal ve oğullar sahibi olmuş diye.

    Mehmet Alagaş

    (7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O mal ve oğullar sahibi oldu diye.

    Süleyman Ateş

    Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (yolunu şaşırmış).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Malı ve oğulları var diye şımarır.

    Şaban Britch

    Mal ve oğul sahibi olması sebebiyle.

    Şaban Piriş

    Mal ve oğul sahibi olması sebebiyle.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Mal ve oğullar sahibi olmuş da ne olmuş?

  8. Kalem suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kalem suresi, 15. ayet. إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    Diyanet İşleri

    Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der.

    Mustafa İslamoğlu

    ki ayetlerimiz kendisine okununca, "Eskilerin masalları" diyebildi.

    Muhammed Esed

    ki ne zaman mesajlarımız böyle birine iletildiyse, "Bunlar eski zaman hikayeleri!" demişti?

    Ahmed Hulusi

    Ayetlerimiz ona bildirildiğinde: "Öncekilerin masallarıdır" dedi.

    Ali Bulaç

    Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır" diyen.

    Ali Özek ve heyeti

    Ona âyetlerimiz okunduğu zaman o, ( öncekilerin masalları ) der.

    Ali Rıza Safa

    Ayetlerimiz ona okunduğu zaman, şöyle dedi: "Öncekilerin söylenceleri!" dipnot 529

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 529
      "Öncekilerin söylenceleri" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Öncekilerin efsaneleri" veya "Öncekilerin masalları" veya "Eskilerin hikayeleri" biçiminde çevrilmiştir. Bu söylem, 6:25, 8:31, 16:24, 23:83, 25:5, 27:68, 46:17 ve 83:13 ayetlerinde de tekrarlanır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Mal ve çocuklarına güvenip, kendisine okunan ayetlerimize yönelik olarak, "Öncekilerin masalıdır" diyene de uyma!

    Edip Yüksel

    Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Efsane" der.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman, 'Efsane' der.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Karşısında ayetlerimiz okunurken: "Eskilerin masalları." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Karşısında ayetlerimiz okunurken "eskilerin masalları" dedi

    Erhan Aktaş

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Bunlar evvelkilerin masalları." der.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Bunlar evvelkilerin masalları." der.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Bunlar evvelkilerin masalları." der.

    Gültekin Onan

    Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır" diyen.

    Hasan Basri Çantay

    Karşısında ayetlerimiz okunduğu zaman o, "Evvelkilerin masalları" demişdir.

    İbni Kesir

    Ayetlerimiz ona okunduğu zaman; öncekilerin masalları, der.

    Mehmet Alagaş

    (7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Karşısında ayetlerimiz okunduğunda “öncekilerin masallarıdır” der.

    Süleyman Ateş

    Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "Eskilerin masalları" der.

    Süleymaniye Vakfı

    Böyle birine ayetlerimiz bağlantılarıyla birlikte okununca, "Bunlar, öncekilerin yazıları! dipnot 1 " der.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen esatir (أَسَاطِيرُ) kelimesi, "bir şeye hiza vermek, saf tutturmak" anlamına gelen satr (سطر) kökünden türemiş olan usture (اسطورة) kelimesinin çoğuludur (Müfredat). Satara (سَطَرَ) fiilinin "yazı yazmak" anlamına gelmesi, harflerin hizaya sokulması, anlamlı bir şekilde sıralanması sebebiyledir. Dokuz yerde geçen esatiru'l-evvelin (أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ) ifadesi, Kur'an'da anlatılanların yeni olmadığını, önceki ilahi kitaplarda, diğer kitaplarda, yazıtlarda ya da anlatılarda zaten var olduğunu belirtmek için ayetleri görmezden gelenler tarafından kullanılan alaycı bir ifadedir. Bunu söyleyerek Kur'an'ın önceki ilahi kitapları tasdik etmesini de istismar etmişlerdir (En'am 6/25, Enfal 8/31, Nahl 16/24, Mü'minun 23/83, Furkan 25/5, Neml 27/68, Ahkaf 46/17, Mutaffifin 83/13).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetlerimiz okununca, "Bunlar eskilerin masalları!" der.

    Şaban Britch

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Eskilerin masalları" der.

    Şaban Piriş

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: -Eskilerin masalları!.. der.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ayetlerimiz ona okunduğunda şöyle der: "Daha öncekilerin masalları!"

  9. Kalem suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kalem suresi, 16. ayet. سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ

    Diyanet İşleri

    Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.

    Mehmet Okuyan

    (Buna karşılık), ileride onun burnunu sürteceğiz.

    Mustafa İslamoğlu

    Onun burnuna (zillet) damgasını çıkmaz bir biçimde vuracağız.

    Muhammed Esed

    (Bunun için) Biz onu, yakasını kurtaramayacağı bir zillet ile damgalayacağız!

    Ahmed Hulusi

    Yakında burnundan damgalayacağız onu (görmezden gelemeyecek)!

    Ali Bulaç

    Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz yakında onun burnuna damga vuracağız (kibirini kırıp rezil edeceğiz)

    Ali Rıza Safa

    Yakında, burnunu sürteceğiz onun.

    Bayraktar Bayraklı

    Yakında onun burnunu damgalayacağız.

    Edip Yüksel

    Onun burnunu işaretleyeceğiz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onun burnunu işaretliyeceğiz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yakında Biz onu o hortumunun üzerinden damgalayacağız

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Haberiniz olsun ki biz onlara bela vermişizdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yakında hortumunun üzerine damga basacağız. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gücünü elinden alıp, burnunu sürteceğiz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yakında hortumunun üzerine damga basacağız. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gücünü elinden alıp, burnunu sürteceğiz.

    Gültekin Onan

    Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.

    Hasan Basri Çantay

    Biz yakında onun hortumunun üstüne damga basacağız!

    İbni Kesir

    Biz, onun burnunu yakında yere sürteceğiz.

    Mehmet Alagaş

    (7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yakında biz onun burnu üzerine damga vuracağız.

    Süleyman Ateş

    Biz onu burnunun üzerine damga vurup işaretleyeceğiz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böylelerinin burnunu sürteceğiz.

    Şaban Britch

    Yakında biz onun burnu üzerine damga vuracağız.

    Şaban Piriş

    Yakında onun burnunu yere sürteceğiz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız/burnunu sürteceğiz.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.