79. sure

Naziât Suresi النازعات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Yeminler 1–5 karşılaştır — Yeminler
  2. Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz 6–14 karşılaştır — Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz
  3. Mûsâ ve Firavun 15–26 karşılaştır — Mûsâ ve Firavun
  4. Göğün ve yerin düzenlenişi 27–33 karşılaştır — Göğün ve yerin düzenlenişi
  5. En büyük felaket: iki yol 34–41 karşılaştır — En büyük felaket: iki yol
  6. Kıyametin vakti 42–46 karşılaştır — Kıyametin vakti

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Yeminler 1–5

  1. Naziât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 1. ayet. وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًا

    vennâzi`âti garḳâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Söke söke alanlara dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İlk beş ayetteki kelimeler, orada var sayılan (mahzuf) نفوس = kimseler kelimesinin sıfatı sayılmıştır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 1. ayet

  2. Naziât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 2. ayet. وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًا

    vennâşiṭâti neşṭâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşini sağlam yapanlara,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 2. ayet

  3. Naziât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 3. ayet. وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًا

    vessâbiḥâti sebḥâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kolayca iş başaranlara dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yedi gök, yeryüzü ve bunların içindeki herkes Allah'a içten boyun eğer. Her şeyi güzel yapmasına karşılık ona içten boyun eğmeyen tek varlık yoktur ama onların bu boyun eğişlerini siz kavrayamazsınız. O yumuşak davranır ve çok bağışlar." (İsra 17/44)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 3. ayet

  4. Naziât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 4. ayet. فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًا

    fessâbiḳâti sebḳâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aynı zamanda yarıştıkça yarışanlara,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 4. ayet

  5. Naziât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 5. ayet. فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًا

    felmüdebbirâti emrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşleri çekip çevirenlere yemin olsun ki,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 5. ayet

Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz 6–14

  1. Naziât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 6. ayet. يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

    yevme tercüfü-rrâcifeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün şiddetli sarsıntı herkesi sarsacak;

    Ayet detayı — Naziât suresi, 6. ayet

  2. Naziât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 7. ayet. تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

    tetbe`uhe-rrâdifeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunu diğeri izleyecektir.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 7. ayet

  3. Naziât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 8. ayet. قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ

    ḳulûbüy yevmeiẕiv vâcifeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün, kimi yürekler yerinden oynayacak,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 8. ayet

  4. Naziât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 9. ayet. أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌ

    ebṣâruhâ ḫâşi`ah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gözleri yere inmiş olacaktır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 9. ayet

  5. Naziât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 10. ayet. يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ

    yeḳûlûne einnâ lemerdûdûne fi-lḥâfirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Derler ki: "Kabir çukurunda iken tekrar hayata mı döndürüleceğiz?

    Ayet detayı — Naziât suresi, 10. ayet

  6. Naziât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 11. ayet. أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا نَّخِرَةً

    eiẕâ künnâ `iżâmen neḫirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çürümüş kemikler haline geldikten sonra; öyle mi?"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 11. ayet

  7. Naziât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 12. ayet. قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ

    ḳâlû tilke iẕen kerratün ḫâsirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Derler ki, "Öyleyse, bu dönüş bir hüsran olur!"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 12. ayet

  8. Naziât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 13. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ

    feinnemâ hiye zecratüv vâḥideh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aslında o, bir tek emre dipnot 1 bakar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir kez daha topraktan yaratılan insanlara verilen kalkma emridir. Bu emir, sura üflenerek duyurulur. Allah Teala şöyle buyurur: "Sura üflenmiştir. İşte o zaman kabirlerinden Rablerine doğru koşup giderler. Yazık oldu bize! Bizi uyuduğumuz yerden kim kaldırdı? derler." (Yasin 36/51-52)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 13. ayet

  9. Naziât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 14. ayet. فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

    feiẕâ hüm bissâhirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra hepsi birden yeryüzüne çıkar.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 14. ayet

Mûsâ ve Firavun 15–26

  1. Naziât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 15. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

    hel etâke ḥadîŝü mûsâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana Musa'nın haberi ulaştı değil mi?

    Ayet detayı — Naziât suresi, 15. ayet

  2. Naziât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 16. ayet. إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

    iẕ nâdâhü rabbühû bilvâdi-lmüḳaddesi ṭuvâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hani Rabbi ona (Tur'daki dipnot 1 ) kutsal Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ona, Tur'un (Sina Dağı'nın) sağ yamacından seslenmiş, özel bir konuşma için yaklaştırmıştık. (Meryem 19/52)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 16. ayet

  3. Naziât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 17. ayet. ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Firavun'a git; o, azgınlaştı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 17. ayet

  4. Naziât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 18. ayet. فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

    feḳul hel leke ilâ en tezekkâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki: Kendini geliştirmek hakkındır, değil mi?

    Ayet detayı — Naziât suresi, 18. ayet

  5. Naziât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 19. ayet. وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

    veehdiyeke ilâ rabbike fetaḫşâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana, Rabbine giden yolu göstermem de hakkındır. Sonra kendine çeki düzen verirsin."

    Ayet detayı — Naziât suresi, 19. ayet

  6. Naziât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 20. ayet. فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ

    feerâhü-l'âyete-lkübrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ardından ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 20. ayet

  7. Naziât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 21. ayet. فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

    fekeẕẕebe ve`aṣâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama Firavun yalana sarıldı ve isyan etti.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 21. ayet

  8. Naziât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 22. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ

    ŝümme edbera yes`â.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sırt çevirdi ve işe girişti.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 22. ayet

  9. Naziât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 23. ayet. فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

    feḥaşera fenâdâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Herkesi topladı ve haykırdı:

    Ayet detayı — Naziât suresi, 23. ayet

  10. Naziât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 24. ayet. فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ

    feḳâle ene rabbükümü-l'a`lâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Sizin en yüce efendiniz dipnot 1 benim" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Efendi diye tercüme edilen kelime "Rab"dir. Biz kölenin sahibine efendi deriz, Araplar rab derler. Firavun halkını kendine köle yaptığı için "Bizim gibi iki insana mı inanacağız? Kavimleri zaten bizim kölelerimizdir." (Müminun 23/47) diyerek Musa ve Harun Peygamberlere karşı çıkıyorlardı. Onların, insanları Allah'tan başkasına köle olmamaya çağırması, Firavun'un düzenini temelden sarstığı için böyle bir girişimde bulunmuştu.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 24. ayet

  11. Naziât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 25. ayet. فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ

    feeḫaẕehü-llâhü nekâle-l'âḫirati vel'ûlâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah da onu yakaladı, çağdaşlarına ve sonrakilere ibretlik yaptı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 25. ayet

  12. Naziât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 26. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّمَن يَخْشَىٰٓ

    inne fî ẕâlike le`ibratel limey yaḫşâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendine çeki düzen verecek kimseler için bunda tam bir ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 26. ayet

Göğün ve yerin düzenlenişi 27–33

  1. Naziât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 27. ayet. ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ بَنَىٰهَا

    eentüm eşeddü ḫalḳan emi-ssemâü. benâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Size göre, sizleri yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı dipnot 1 ? Onu da Allah bina etti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Gökleri ve Yeri yaratmak elbette insanları yaratmaktan daha büyük bir şeydir ama insanların çoğu bunu bilmez." (Mümin 40/57)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 27. ayet

  2. Naziât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 28. ayet. رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا

    rafe`a semkehâ fesevvâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tavanını yükseltti ve onu düzenledi.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 28. ayet

  3. Naziât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 29. ayet. وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا

    veagṭaşe leylehâ veaḫrace ḍuḥâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gecesini alametsiz kıldı dipnot 1 ve duhasını çıkardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Ağtaşa'nın kökü ğataş = الغَطَشُ göz kamaşması demektir. Kamaşan göz için her şey belirsizdir. Nereye gittiği belli olmayacak şekilde yolu kaybolmuş çöle; mefazetun ğatşa = مفَازةٌ غَطْشى. denir. (Lisan'ul-arab) Gecenin belirtisiz olması değişmez bir göstergesinin olmamasıdır. Bu yüzden kutup bölgelerinde beyaz geceler oluşur.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 29. ayet

  4. Naziât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 30. ayet. وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

    vel'arḍa ba`de ẕâlike deḥâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeri, bundan sonra döşedi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayete göre, bitkilerin ve hayvanların yaratılması, göklerin ve yerin yaratılmasından, gecenin ve gündüzün oluşumundan sonradır. Yedi ayette, göklerin ve yerin altı günde yaratıldığı bildirilmiştir. Şu ayetlerde ise yerin iki günde yaratıldığı, gıda ölçülerinin toprağa yerleştirmesinin iki gün daha devam ettiği, kalan iki günde de göklerin yaratıldığı bildirilmiştir. "De ki; yeri iki günde yaratana benzer nitelikte varlıklar oluşturarak onu tanımazlık eden siz misiniz? O, tüm varlıkların Rabbi ve sahibidir. Üstten içe sabit dağlar yerleştirip yeri bereketlendiren ve arayanlara eşit uzaklıktaki gıdaların ölçüsünü dört günde oluşturan odur. Bir de duman halindeki göğe yönelmiş; ona ve yere; "İsteyerek veya istemeyerek gelin" demişti; ikisi de; "İsteyerek geldik" demişlerdi." Bir de onları, iki günde yedi gök halinde tamamlamış ve her gökte ona ait emri vahyetmişti. En yakın (birinci) göğü de kandillerle (yıldızlarla) süsledik ve koruduk. İşte bu, işini başaran ve bilgili olan Allah'ın onlara güç vermesidir. (Fussilet 41/9–12)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 30. ayet

  5. Naziât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 31. ayet. أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا

    aḫrace minhâ mâehâ vemer`âhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Suyunu, otlağını çıkardı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 31. ayet

  6. Naziât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 32. ayet. وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا

    velcibâle ersâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dağlarını zaten sabitlemişti dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dağlar, gökler yaratılmadan önce, ilk dört günde sabitlenmişti. Üstten dibe doğru sabitleyen oturaklı dağlar yerleştirip yeri (içini) bereketlendiren ve her türden nimetin gıdalarının ölçüsünü dört günde oluşturup araştıranlar (arayanlar) için dengeli bir şekilde yayan O'dur. (Fussilet 41/10)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 32. ayet

  7. Naziât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 33. ayet. مَتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ

    metâ`al leküm velien`âmiküm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hem siz geçinesiniz, hem küçük ve büyük baş hayvanlarınız geçinsin diye.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 33. ayet

En büyük felaket: iki yol 34–41

  1. Naziât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 34. ayet. فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ

    feiẕâ câeti-ṭṭâmmetü-lkübrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O en büyük toplantının vakti gelince dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      (الطامة) nin kökü olan (طم), bir şeyi ağzına kadar doldurmak demektir. (esssıhah fil-lüğa c.1s.431) Kıyamet günü insanlar, melekler ve hayvanlar, mahşer yerini ağzına kadar dolduracağı için o toplantı, en büyük toplantı olacaktır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 34. ayet

  2. Naziât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 35. ayet. يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

    yevme yeteẕekkeru-l'insânü mâ se`â.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kişi, yapıp ettiklerini bir bir hatırlayacak.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 35. ayet

  3. Naziât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 36. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

    vebürrizeti-lceḥîmü limey yerâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gören için o alevli ateş gösterilecektir.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 36. ayet

  4. Naziât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 37. ayet. فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

    feemmâ men ṭagâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim azgınlaşırsa,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 37. ayet

  5. Naziât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 38. ayet. وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

    veâŝera-lḥayâte-ddünyâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ve dünya yaşayışını tercih ederse,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 38. ayet

  6. Naziât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 39. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    feinne-lceḥîme hiye-lme'vâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    o alevli ateş olacak onun konağı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 39. ayet

  7. Naziât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 40. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ

    veemmâ men ḫâfe meḳâme rabbihî venehe-nnefse `ani-lhevâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim de Rabbinin makamından korkar, arzularını dizginlerse dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Büyük günah işlememiş olanlar güzel yaşamış sayılır ve daha güzeli ile karşılanırlar. Allah Teala şöyle buyurur: "Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Bu, kötü davrananları yaptıklarına karşılık cezalandırsın ve güzel davrananları da daha güzeli ile karşılasın diyedir. Onlar, günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır; diğer günahlar başka. Rabbinin affı kapsamlıdır…" (Necm 53/31–32) Onlar sıkıntı çekmeden cennete girerler. Allah Teala şöyle buyurur: "Önceden en güzeli ile karşılayacağımızı bildirdiklerimiz Cehennemden uzak tutulacaklardır. Onun uğultusunu bile duymayacaklar ve sürekli canlarının çektiği şeyler içinde olacaklardır. Melekler, "bu sizin gününüz, size söz verilen gündür" diyerek onları karşılayacaklardır." (Enbiya 21/101-103) Büyük günah işlediği halde tevbe edip kendini düzeltenler de bu kesime girerler. Allah Teala şöyle buyurur: "Rahman'ın kulları Allah ile beraber başka bir tanrıyı yardıma çağırmazlar. Haklı bir sebep yoksa Allahın dokunulmaz kıldığı canı öldürmezler; zina etmezler. Kim bunları yaparsa günaha girer. Kıyamet günü onun azabı katlanır ve orada itibarsız olarak sürekli kalır. Ama tevbe eden, inanan ve iyi iş yapan başka. Allah onların kötülüklerini iyiliğe çevirir. Allah bağışlar, ikram eder." (Furkan 25/68-70)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 40. ayet

  8. Naziât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 41. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    feinne-lcennete hiye-lme'vâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    cennet olacak onun konağı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 41. ayet

Kıyametin vakti 42–46

  1. Naziât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 42. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا

    yes'elûneke `ani-ssâ`ati eyyâne mürsâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana bunun vaktini soruyorlar, ne zaman gelip kalacak diye.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 42. ayet

  2. Naziât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 43. ayet. فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ

    fîme ente min ẕikrâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sen nerede, onu bilmek nerede!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 43. ayet

  3. Naziât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 44. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

    ilâ rabbike müntehâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onun tam bilgisi Rabbinin katındadır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 44. ayet

  4. Naziât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 45. ayet. إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا

    innemâ ente münẕiru mey yaḫşâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sen sadece böyle bir günden korkanı uyarırsın.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 45. ayet

  5. Naziât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 46. ayet. كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

    keennehüm yevme yeravnehâ lem yelbeŝû illâ `aşiyyeten ev ḍuḥâhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanlar onu gördükleri gün, bu dünyada bir akşam ya da bir gündüz vakti dipnot 1 kadar kalmış gibi olurlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buraya şöyle meal verilir:"dünyada bir akşamüstü ya da kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar." Bizim farklı meali vermemizin asıl sebebi şu iki ayettir: Allah: "Yeryüzünde yıl sayısı olarak ne kadar kaldınız?" diye soracak; onlar da: "Bir gün ya da günün bir kısmı kadar kaldık..." diyeceklerdir. (Müminun 23/113) Duha,güneşin yükseldiği ve sıcaklığın etkisini göstermeye başladığı kuşluk vakti olarak tanımlanır ama İlgili ayetler üzerinde dikkat düşünülünce bu tanımın eksik olduğu görülür. (Bkz: Şems suresinin dipnotu) Duhaha=ضُحَاهَا'daki ‘ha = onun' zamiri, 29. ayette olduğu gibi sema'yı gösterir. Göğün duhası gündüzdür. (Lisan'ul-arab ضحا md.) Aşiyye = عَشِيَّةً de güneşin tepe noktasından kayması ile batması arasındaki vakit sayılır. Ayetlere uygun olan, müfredat'taki "güneşin tepe noktasından batıya kayması ile başlayıp sabaha kadar süren vakit olmasıdır. Bir yerde "bir akşam kaldım" diyen kişi, genellikle bunu kasteder. "Gündüz vakti kaldım" diyen de güneş batmadan ayrıldığını söylemiş olur. Bu da Müminun Suresinin 113. ayetine tam uyar.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 46. ayet