Naziât suresi · 6–14. ayetler

Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Naziât suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 6. ayet. يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

    Diyanet İşleri

    (6-7) Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.

    Mehmet Okuyan

    O gün o sarsıcı (deprem) sarsacak.

    Mustafa İslamoğlu

    (Bunların her biri şahit olsun ki) o gün şiddetli bir sarsıcı herşeyi saracak;

    Muhammed Esed

    (O halde, düşün) şiddetli bir sarsıntının (dünyayı) sarstığı Gün(ü),

    Ahmed Hulusi

    O süreçte Racife (vefat sarsıntısı; zelzele) sarsar.

    Ali Bulaç

    O sarsıntının sarsacağı gün,

    Ali Özek ve heyeti

    Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı,

    Ali Rıza Safa

    Zorlu bir sarsıntının sarstığı gün.

    Bayraktar Bayraklı

    - O gün, deprem sarsar, onu ikinci bir sarsıntı izler.

    Edip Yüksel

    O gün o sarsıntı sarsar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O gün o sarsıntı sarsar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    o gün sarsıntı sarsacak.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O gün ki sarsar racife

    Erhan Aktaş

    O Gün sarsan sarsacak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O gün sarsan sarsacak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O gün sarsan sarsacak.

    Gültekin Onan

    O sarsıntının sarsacağı gün,

    Hasan Basri Çantay

    O gün sarsan sarsacak,

    İbni Kesir

    O gün; bir sarsıntı sarsar,

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün (birinci üflemeyle) sarsılacak olan sarsılır.

    Süleyman Ateş

    O gün o gürültü sarsar.

    Süleymaniye Vakfı

    bir gün şiddetli bir sarsıntı sarsacak,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün şiddetli sarsıntı herkesi sarsacak;

    Şaban Britch

    O gün (birinci üflemeyle) sarsılacak olan sarsılır.

    Şaban Piriş

    O gün sarsılacak olan sarsılır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki o gün şiddetle sarsacak olan sarsacaktır.

  2. Naziât suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 7. ayet. تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

    Diyanet İşleri

    (6-7) Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.

    Mehmet Okuyan

    (Ardından onu) artçısı takip edecek.

    Mustafa İslamoğlu

    daha büyük sarsıntılar birbirini kovalayacak;

    Muhammed Esed

    daha büyük (sarsıntı)ların ardından geleceği (Günü)!

    Ahmed Hulusi

    Onu Radife (ba's; yeni ruh bedenle yaşama başlayış) izler.

    Ali Bulaç

    Arkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek.

    Ali Özek ve heyeti

    onu ikinci üflemenin takip ettiği gün,

    Ali Rıza Safa

    Ardınca gelen onu izleyecek.

    Bayraktar Bayraklı

    - O gün, deprem sarsar, onu ikinci bir sarsıntı izler.

    Edip Yüksel

    Ardından bir diğeri izler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ardından bir diğeri izler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onu ikincisi izleyecek.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onu velyeder o radife

    Erhan Aktaş

    Arkasından gelen onu izleyecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Arkasından gelen onu izleyecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Arkasından gelen onu izleyecek.

    Gültekin Onan

    Arkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek.

    Hasan Basri Çantay

    onun ensesine binecek olan da ardından gelecek.

    İbni Kesir

    Ve peşinden bie başkası gelir.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir diğeri de onu izler.

    Süleyman Ateş

    Ardından başka bir gürültü gelir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunu diğeri izleyecektir.

    Şaban Britch

    Bir diğeri onu izler.

    Şaban Piriş

    Bir diğeri onu izler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onu, ardısıra gelen izleyecektir.

  3. Naziât suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 8. ayet. قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ

    Diyanet İşleri

    O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacaktır.

    Mehmet Okuyan

    Kalpler (korkudan) titreyecek.

    Mustafa İslamoğlu

    (ve) kalpler çırpılmış (gibi) titreyecek;

    Muhammed Esed

    O Gün (insanların) kalpleri titreyerek çarpacak

    Ahmed Hulusi

    O süreçte (bazı) bilinçler şok olur!

    Ali Bulaç

    O gün yürekler (dehşet içinde) hoplayacak.

    Ali Özek ve heyeti

    işte o gün yürekler kaygıdan oynar,

    Ali Rıza Safa

    O gün, yürekler titreyerek çarpacak.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bazı yürekler o gün çarpar; gözleri korkudan aşağı kayar.

    Edip Yüksel

    O gün yürekler titrer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O gün yürekler titrer.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O gün yürekler oynar kaygıdan.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yürekler o gün oynar kaygıdan

    Erhan Aktaş

    O Gün kalpler endişe ile çarpar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İzin Günü kalpler endişe ile çarpar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İzin Günü kalpler endişe ile çarpar.

    Gültekin Onan

    O gün kalpler (dehşet içinde) hoplayacak.

    Hasan Basri Çantay

    O gün kalbler (korku ile) titreyecek,

    İbni Kesir

    O gün kalbler titrer,

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacaktır.

    Süleyman Ateş

    O gün bazı yürekler çarpar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün, kimi yürekler yerinden oynayacak,

    Şaban Britch

    O gün kalpler korkudan çarpar.

    Şaban Piriş

    O gün çarpan kalpler vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bazı kalpler o gün kaygıdan titreyecektir.

  4. Naziât suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 9. ayet. أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌ

    Diyanet İşleri

    Onların gözleri (korku ile) inecektir.

    Mehmet Okuyan

    Gözleri (korkudan) aşağı kayacak.

    Mustafa İslamoğlu

    onların gözleri yıkılmışlığı, bitmişliği temsil edecek.

    Muhammed Esed

    (ve) gözleri yere bakacak...

    Ahmed Hulusi

    Onların görüşleri şaşkın, eziktir!

    Ali Bulaç

    Gözler zillet içinde düşecek.

    Ali Özek ve heyeti

    gözler yorgun düşer.

    Ali Rıza Safa

    Gözler yere bakacak.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bazı yürekler o gün çarpar; gözleri korkudan aşağı kayar.

    Edip Yüksel

    Gözleri ise alçalır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gözleri ise alçalır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gözler kalkmaz saygıdan.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gözleri kalkmaz saygıdan

    Erhan Aktaş

    Bakışları korku içindedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bakışları korku içindedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bakışları korku içindedir.

    Gültekin Onan

    Gözler zillet içinde düşecek.

    Hasan Basri Çantay

    (saahiblerinin) gözleri zilletle eğilecekdir.

    İbni Kesir

    Gözler yere döner.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gözleri zilletle bakacaktır.

    Süleyman Ateş

    Gözleri (korkudan) aşağı kayar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gözleri yere inmiş olacaktır.

    Şaban Britch

    Gözleri korku ile yere eğilmiştir.

    Şaban Piriş

    Gözleri korku ile yere eğilmiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onların gözleri yerlere eğilecektir.

  5. Naziât suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 10. ayet. يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ

    Diyanet İşleri

    Şöyle derler: "Biz gerçekten gerisin geriye eski halimize mi döndürüleceğiz?"

    Mustafa İslamoğlu

    (Hala) diyorlar ki: "Ne yani, şimdi biz yeniden eski halimize mi döneceğiz?

    Muhammed Esed

    (Ama hala) bazıları: "Ne yani!" diyorlar, "Biz gerçekten eski halimize mi döndürüleceğiz,

    Ahmed Hulusi

    Hala diyorlar: "Gerçekten biz ilk halimize (toprak olduktan sonra hayata) geri döndürülür müyüz; ba's var mı?"

    Ali Bulaç

    Derler ki: "Biz çukurda iken, gerçekten biz mi yeniden (diriltilip) döndürüleceğiz?"

    Ali Özek ve heyeti

    «Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz, derler.

    Ali Rıza Safa

    Diyorlar ki: "Gerçekten, eski durumumuza mı döndürüleceğiz?"

    Bayraktar Bayraklı

    - Onlar şöyle diyorlar: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür."

    Edip Yüksel

    Derler ki, "Daha önceki halimize mi döndürüldük?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Derler ki, 'Daha önceki halimize mi döndürüldük?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Diyorlar ki: "Biz gerçekten eski halimize döndürülecek miyiz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Diyorlar ki: biz, gerçek döndürülecek miyiz o hufrede

    Erhan Aktaş

    "Biz, tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?" diyorlar;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Biz, tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?" diyorlar;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Biz, tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?" diyorlar;

    Gültekin Onan

    Derler ki: "Biz çukurda iken, gerçekten biz mi yeniden (diriltilip) döndürüleceğiz?"

    Hasan Basri Çantay

    Onlar derler ki: "Biz mi saahiden eski haale döndürülmüş olacağız"?

    İbni Kesir

    Biz, eski halimize mi döndürüleceğiz? derler.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şöyle derler: “Biz gerçekten gerisin geriye eski haimize mi döndürüleceğiz?”

    Süleyman Ateş

    Diyorlar ki: "Biz yine eski halimize döndürülecek miyiz?"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Derler ki: "Kabir çukurunda iken tekrar hayata mı döndürüleceğiz?

    Şaban Britch

    Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?" derler.

    Şaban Piriş

    -Çukurdan geri mi çıkacağız? derler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Biz gerçekten bu çukurda eski halimize döndürülecek miyiz?" diyorlar.

  6. Naziât suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 11. ayet. أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا نَّخِرَةً

    Diyanet İşleri

    "Bizler çürümüş kemiklere döndükten sonra mı?"

    Mustafa İslamoğlu

    Tamamen çürüyüp bir külçe kemik haline gelsek de mi?"

    Muhammed Esed

    çürüyen kemik (yığını) olsak bile?"

    Ahmed Hulusi

    "Çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuzda mı?"

    Ali Bulaç

    "Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?"

    Ali Özek ve heyeti

    (Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra mı?»

    Ali Rıza Safa

    "Çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuzda mı?"

    Bayraktar Bayraklı

    - Onlar şöyle diyorlar: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür."

    Edip Yüksel

    "Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha!?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha!?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ya, ufalanmış kemikler olduktan sonra ha?"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya ufalanmış kemikler olduğumuz vaktı ha?

    Erhan Aktaş

    Çürümüş, dağılmış kemikler olmuşken?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Çürümüş, dağılmış kemikler olmuşken?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Çürümüş, dağılmış kemikler olmuşken?

    Gültekin Onan

    "Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?"

    Hasan Basri Çantay

    "Biz çürüyüb dağılmış kemikler olduğumuz vakit mı?"

    İbni Kesir

    Ufalanmış kemikler olduğumuz vakit mi?

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Bizler çürümüş kemiklere döndükten sonra mı?”

    Süleyman Ateş

    "Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çürümüş kemikler haline geldikten sonra; öyle mi?"

    Şaban Britch

    Çürüyüp ufalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman mı?

    Şaban Piriş

    -Çürüyüp ufalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman..

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Un ufak kemikler haline geldikten sonra, öyle mi!"

  7. Naziât suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 12. ayet. قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ

    Diyanet İşleri

    "Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür" dediler.

    Mehmet Okuyan

    "O zaman, o zararlı bir dönüş olur!" derler.

    Mustafa İslamoğlu

    (Ve) ekliyorlar: "O zaman desene bu ikinci bir hüsran olacak!"

    Muhammed Esed

    (Ve) ilave ediyorlar: "Öyleyse bu, zararlı bir dönüş olur!"

    Ahmed Hulusi

    "İşte bu, o takdirde (yaşamın devam etmesi) hüsranlı bir geri dönüştür" dediler.

    Ali Bulaç

    Derler ki: "Şu durumda, zararına bir dönüştür bu."

    Ali Özek ve heyeti

    «O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur» dediler.

    Ali Rıza Safa

    Dediler ki: "Öyleyse yitime uğratan bir dönüş olur!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Onlar şöyle diyorlar: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür."

    Edip Yüksel

    "Öyleyse bu zararına bir dönüştür" derler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Öyleyse bu zararına bir dönüştür,' derler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Dediler ki: "Öyleyse o zararlı bir dönüş!"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O dediler: o halde husranlı bir dönüş

    Erhan Aktaş

    "Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür." dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür." dediler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür." dediler.

    Gültekin Onan

    Derler ki: "Şu durumda, zararına bir dönüştür bu."

    Hasan Basri Çantay

    Dediler: "Öyle ise bu (yeni hayata dönüş) ziyanlı bir dönüşdür".

    İbni Kesir

    O takdirde bu, zararlı bir dönüştür, derler.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür.” dediler.

    Süleyman Ateş

    "Öyle ise bu, ziyanlı bir dönüştür!" dediler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Derler ki, "Öyleyse, bu dönüş bir hüsran olur!"

    Şaban Britch

    Öyleyse bu dönüş hüsrandır, derler.

    Şaban Piriş

    -Öyleyse bu dönüş hüsrandır, derler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Hüsran dolu bir dönüştür bu öyleyse!" diye konuştular.

  8. Naziât suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 13. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ

    Diyanet İşleri

    Halbuki o, bir haykırıştan (sur'un üfürülmesinden) ibarettir.

    Mehmet Okuyan

    (Oysa) bu dönüş, tek bir ses(e bakar).

    Mustafa İslamoğlu

    Sözün özü: o (kalk emri), sert ve kesin bir komuttan ibarettir.

    Muhammed Esed

    (Ama) o zaman, (Son Saat), bir tek çığlık (gibi ansızın onların üzerine) kopacak,

    Ahmed Hulusi

    Oysa o tek bir komuttur!

    Ali Bulaç

    Oysa bu, yalnızca tek bir haykırıştır.

    Ali Özek ve heyeti

    Bu dönüş, sadece bir seslenmeye bakar.

    Ali Rıza Safa

    Nitekim yalnızca benzersiz bir çığlıktır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.

    Edip Yüksel

    O bir tek dürtüşten ibarettir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O bir tek dürtüşten ibarettir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat o zorlu bir kumandadır,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fakat o zorlu bir kumandadır

    Erhan Aktaş

    Oysaki o, tek bir haykırıştır!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oysaki o, tek bir haykırıştır!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Oysaki o, tek bir haykırıştır!

    Gültekin Onan

    Oysa bu, yalnızca tek bir haykırıştır.

    Hasan Basri Çantay

    Fakat o, ancak bir tek haykırışdır.

    İbni Kesir

    Doğrusu o, bir tek çığlıktır.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hâlbuki o, bir haykırıştan (Sûr’un üfürülmesinden) ibarettir.

    Süleyman Ateş

    O (olay zor değil) bir tek haykırış(a bakmakta)dır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aslında o, bir tek emre dipnot 1 bakar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir kez daha topraktan yaratılan insanlara verilen kalkma emridir. Bu emir, sura üflenerek duyurulur. Allah Teala şöyle buyurur: "Sura üflenmiştir. İşte o zaman kabirlerinden Rablerine doğru koşup giderler. Yazık oldu bize! Bizi uyuduğumuz yerden kim kaldırdı? derler." (Yasin 36/51-52)

    Şaban Britch

    O, ancak tek bir çığlıktır.

    Şaban Piriş

    O, ancak tek bir çığlıktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Oysa ki o, sert bir komut sesinden ibarettir.

  9. Naziât suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 14. ayet. فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

    Diyanet İşleri

    Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

    Mehmet Okuyan

    Bir de bakarsın ki onlar, mahşerdedir.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte o zaman onlar, faltaşı gibi açılmış gözlerle mahşer meydanında beliriverecek.

    Muhammed Esed

    işte o zaman (hakikati) anlayacaklar!

    Ahmed Hulusi

    Bir de bakarsın ki onlar geniş alandadırlar!

    Ali Bulaç

    Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.

    Ali Özek ve heyeti

    Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

    Ali Rıza Safa

    Artık, uyanmışlardır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.

    Edip Yüksel

    Onlar uyanıvermişlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar uyanıvermişlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır

    Gültekin Onan

    Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.

    Hasan Basri Çantay

    Ki o zaman onlar (görürsün ki) hemen (diri olarak) toprağın yüzündedirler.

    İbni Kesir

    Ki o zaman, hepsi toprağın yüzüne dökülecektir.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Birden onlar (dirilmiş halde) bir düzlük üzeredirler.

    Süleyman Ateş

    Hemen onlar uyanıklık alanındadırlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra hepsi birden yeryüzüne çıkar.

    Şaban Britch

    İşte o zaman onlar, hemen (kendilerini mahşerde) buluverirler.

    Şaban Piriş

    İşte o zaman onlar, hemen uyanacaktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir anda hepsi uyanıp ortaya geliverir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.