79. sure

Naziât Suresi النازعات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Yeminler 1–5 karşılaştır — Yeminler
  2. Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz 6–14 karşılaştır — Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz
  3. Mûsâ ve Firavun 15–26 karşılaştır — Mûsâ ve Firavun
  4. Göğün ve yerin düzenlenişi 27–33 karşılaştır — Göğün ve yerin düzenlenişi
  5. En büyük felaket: iki yol 34–41 karşılaştır — En büyük felaket: iki yol
  6. Kıyametin vakti 42–46 karşılaştır — Kıyametin vakti

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Yeminler 1–5

  1. Naziât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 1. ayet. وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًا

    vennâzi`âti garḳâ.

    Ahmed Hulusi

    Şiddetli güç (kuvvesi; Mars);

    Ayet detayı — Naziât suresi, 1. ayet

  2. Naziât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 2. ayet. وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًا

    vennâşiṭâti neşṭâ.

    Ahmed Hulusi

    Yumuşakça götüren (kuvve; Güneş),

    Ayet detayı — Naziât suresi, 2. ayet

  3. Naziât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 3. ayet. وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًا

    vessâbiḥâti sebḥâ.

    Ahmed Hulusi

    (Yörüngelerinde) yüzüp yüzüp giden (kuvveler; Satürn - Jüpiter),

    Ayet detayı — Naziât suresi, 3. ayet

  4. Naziât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 4. ayet. فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًا

    fessâbiḳâti sebḳâ.

    Ahmed Hulusi

    Yarışıp öne geçen (kuvveler; Merkür - Venüs),

    Ayet detayı — Naziât suresi, 4. ayet

  5. Naziât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 5. ayet. فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًا

    felmüdebbirâti emrâ.

    Ahmed Hulusi

    Hükmü tedbir edenlere (açığa çıkaran kuvveler; AY), (Bu ayetlerin 'yıldızlara işaret ettiği yorumu' Hasan Basri ve İmam Razi'ye ait olup, paylaştığım anlayıştır. A. H. )

    Ayet detayı — Naziât suresi, 5. ayet

Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz 6–14

  1. Naziât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 6. ayet. يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

    yevme tercüfü-rrâcifeh.

    Ahmed Hulusi

    O süreçte Racife (vefat sarsıntısı; zelzele) sarsar.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 6. ayet

  2. Naziât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 7. ayet. تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

    tetbe`uhe-rrâdifeh.

    Ahmed Hulusi

    Onu Radife (ba's; yeni ruh bedenle yaşama başlayış) izler.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 7. ayet

  3. Naziât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 8. ayet. قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ

    ḳulûbüy yevmeiẕiv vâcifeh.

    Ahmed Hulusi

    O süreçte (bazı) bilinçler şok olur!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 8. ayet

  4. Naziât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 9. ayet. أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌ

    ebṣâruhâ ḫâşi`ah.

    Ahmed Hulusi

    Onların görüşleri şaşkın, eziktir!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 9. ayet

  5. Naziât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 10. ayet. يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ

    yeḳûlûne einnâ lemerdûdûne fi-lḥâfirah.

    Ahmed Hulusi

    Hala diyorlar: "Gerçekten biz ilk halimize (toprak olduktan sonra hayata) geri döndürülür müyüz; ba's var mı?"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 10. ayet

  6. Naziât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 11. ayet. أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا نَّخِرَةً

    eiẕâ künnâ `iżâmen neḫirah.

    Ahmed Hulusi

    "Çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuzda mı?"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 11. ayet

  7. Naziât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 12. ayet. قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ

    ḳâlû tilke iẕen kerratün ḫâsirah.

    Ahmed Hulusi

    "İşte bu, o takdirde (yaşamın devam etmesi) hüsranlı bir geri dönüştür" dediler.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 12. ayet

  8. Naziât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 13. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ

    feinnemâ hiye zecratüv vâḥideh.

    Ahmed Hulusi

    Oysa o tek bir komuttur!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 13. ayet

  9. Naziât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 14. ayet. فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

    feiẕâ hüm bissâhirah.

    Ahmed Hulusi

    Bir de bakarsın ki onlar geniş alandadırlar!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 14. ayet

Mûsâ ve Firavun 15–26

  1. Naziât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 15. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

    hel etâke ḥadîŝü mûsâ.

    Ahmed Hulusi

    Musa'nın olayı sana ulaştı mı?

    Ayet detayı — Naziât suresi, 15. ayet

  2. Naziât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 16. ayet. إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

    iẕ nâdâhü rabbühû bilvâdi-lmüḳaddesi ṭuvâ.

    Ahmed Hulusi

    Hani Onun Rabbi Ona, (Bi-)mukaddes vadi Tuva'da hitap etti:

    Ayet detayı — Naziât suresi, 16. ayet

  3. Naziât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 17. ayet. ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

    Ahmed Hulusi

    "Git Firavun'a! Muhakkak ki o azgınlaştı!"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 17. ayet

  4. Naziât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 18. ayet. فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

    feḳul hel leke ilâ en tezekkâ.

    Ahmed Hulusi

    "De ki: Arınıp saflaşmaya ne dersin?"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 18. ayet

  5. Naziât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 19. ayet. وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

    veehdiyeke ilâ rabbike fetaḫşâ.

    Ahmed Hulusi

    "Seni Rabbine erdirmeme? (Azameti karşısında) haşyet duyarsın!"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 19. ayet

  6. Naziât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 20. ayet. فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ

    feerâhü-l'âyete-lkübrâ.

    Ahmed Hulusi

    Derken ona büyük mucizeyi gösterdi!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 20. ayet

  7. Naziât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 21. ayet. فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

    fekeẕẕebe ve`aṣâ.

    Ahmed Hulusi

    (Firavun) yalanladı ve isyan etti.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 21. ayet

  8. Naziât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 22. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ

    ŝümme edbera yes`â.

    Ahmed Hulusi

    Sonra koşarak ardına döndü.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 22. ayet

  9. Naziât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 23. ayet. فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

    feḥaşera fenâdâ.

    Ahmed Hulusi

    Akabinde topladı, seslendi:

    Ayet detayı — Naziât suresi, 23. ayet

  10. Naziât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 24. ayet. فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ

    feḳâle ene rabbükümü-l'a`lâ.

    Ahmed Hulusi

    "Ben, sizin en ala Rabbinizim!" dedi. (Kadim Hakikat bilgisini elde eden Firavun, bunu şuurun sınırsız kuşatıcılığıyla tüm varlıkta müşahedesi yerine; bilincine yükleyerek bedenselliğine vermiş; bilinç varlığına tanrısallık vermiş ve bedenselliğinde dilediğini yapma noktasına yani nefs-i emmare yaşamına düşmüştü. Bu yüzdendir ki Musa a. s. ona hakikat bilgisini aktarmak yerine, yani Allah'a iman yerine, Rabb-ül alemin'e iman noktasına çekerek uyarı yapmıştı. Yani tüm varlıkta tedbir eden Esma mertebesine dikkatini çekerek hayalindeki vahdeti, bilinç - beden boyutunda yaşayarak birimselliğiyle sınırlamak yerine; şuur boyutunda tüm varlığa yaygın Esma manaları çıkışına iman etmesini teklif etmişti. A. H. )

    Ayet detayı — Naziât suresi, 24. ayet

  11. Naziât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 25. ayet. فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ

    feeḫaẕehü-llâhü nekâle-l'âḫirati vel'ûlâ.

    Ahmed Hulusi

    Bunun üzerine Allah, onu sonsuz yaşam boyutunun ve öndekinin (dünyanın) ibret verici azabı ile yakaladı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 25. ayet

  12. Naziât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 26. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّمَن يَخْشَىٰٓ

    inne fî ẕâlike le`ibratel limey yaḫşâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bunda haşyete ermiş kimseler için elbette bir ibret vardır!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 26. ayet

Göğün ve yerin düzenlenişi 27–33

  1. Naziât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 27. ayet. ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ بَنَىٰهَا

    eentüm eşeddü ḫalḳan emi-ssemâü. benâhâ.

    Ahmed Hulusi

    Sizin yaratılışınız mı zorlu yoksa Sema mı? (Ki Allah) onu bina etti!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 27. ayet

  2. Naziât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 28. ayet. رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا

    rafe`a semkehâ fesevvâhâ.

    Ahmed Hulusi

    Onun sınırlarını yükseltti de onu tesviye etti (işlevini yerine getireceği özelliklere göre oluşturdu)!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 28. ayet

  3. Naziât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 29. ayet. وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا

    veagṭaşe leylehâ veaḫrace ḍuḥâhâ.

    Ahmed Hulusi

    Onun gecesini kararttı, onun gündüzünü aydınlattı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 29. ayet

  4. Naziât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 30. ayet. وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

    vel'arḍa ba`de ẕâlike deḥâhâ.

    Ahmed Hulusi

    İşte bundan sonra arzı yayıp döşedi.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 30. ayet

  5. Naziât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 31. ayet. أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا

    aḫrace minhâ mâehâ vemer`âhâ.

    Ahmed Hulusi

    Ondan onun suyunu ve mer'asını çıkardı(ğı halde).

    Ayet detayı — Naziât suresi, 31. ayet

  6. Naziât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 32. ayet. وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا

    velcibâle ersâhâ.

    Ahmed Hulusi

    Dağlara gelince, onları demir atmış gibi dikip sabitledi.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 32. ayet

  7. Naziât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 33. ayet. مَتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ

    metâ`al leküm velien`âmiküm.

    Ahmed Hulusi

    Sizin ve en'amınızın (hayvanlar) yararlanması için.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 33. ayet

En büyük felaket: iki yol 34–41

  1. Naziât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 34. ayet. فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ

    feiẕâ câeti-ṭṭâmmetü-lkübrâ.

    Ahmed Hulusi

    Et Tammet'ül Kübra (karşı konulmaz olay - ölüm tadılıp yeni yaşam) başladığında.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 34. ayet

  2. Naziât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 35. ayet. يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

    yevme yeteẕekkeru-l'insânü mâ se`â.

    Ahmed Hulusi

    O süreçte insan çalışmalarının getirisinin ne olacağını hatırlar!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 35. ayet

  3. Naziât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 36. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

    vebürrizeti-lceḥîmü limey yerâ.

    Ahmed Hulusi

    Görüşü açılan (göz sınırlaması olmadan gören) için cehennem bariz (apaçık) karşısındadır!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 36. ayet

  4. Naziât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 37. ayet. فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

    feemmâ men ṭagâ.

    Ahmed Hulusi

    Azıp kural tanımayana,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 37. ayet

  5. Naziât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 38. ayet. وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

    veâŝera-lḥayâte-ddünyâ.

    Ahmed Hulusi

    Dünya zevkleri için yaşamayı seçene gelince;

    Ayet detayı — Naziât suresi, 38. ayet

  6. Naziât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 39. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    feinne-lceḥîme hiye-lme'vâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki yakıcı ortam mekanı olur!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 39. ayet

  7. Naziât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 40. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ

    veemmâ men ḫâfe meḳâme rabbihî venehe-nnefse `ani-lhevâ.

    Ahmed Hulusi

    Rabbinin makamından korkan ve nefsini boş geçici sonsuzlukta hiçbir getirisi olmayan davranışlardan koruyana gelince;

    Ayet detayı — Naziât suresi, 40. ayet

  8. Naziât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 41. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    feinne-lcennete hiye-lme'vâ.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki cennet, barınağın ta kendisidir.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 41. ayet

Kıyametin vakti 42–46

  1. Naziât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 42. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا

    yes'elûneke `ani-ssâ`ati eyyâne mürsâhâ.

    Ahmed Hulusi

    Sana O Saat'ten soruyorlar: Onun gelip çatması ne zaman, diye.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 42. ayet

  2. Naziât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 43. ayet. فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ

    fîme ente min ẕikrâhâ.

    Ahmed Hulusi

    (Oysa) onun bilgisi sende ne arar!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 43. ayet

  3. Naziât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 44. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

    ilâ rabbike müntehâhâ.

    Ahmed Hulusi

    Onun sonu rabbinedir.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 44. ayet

  4. Naziât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 45. ayet. إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا

    innemâ ente münẕiru mey yaḫşâhâ.

    Ahmed Hulusi

    Sen ancak O'ndan haşyet duyan kimsenin uyarıcısısın!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 45. ayet

  5. Naziât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 46. ayet. كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

    keennehüm yevme yeravnehâ lem yelbeŝû illâ `aşiyyeten ev ḍuḥâhâ.

    Ahmed Hulusi

    Onu gördükleri süreçte, sanki onlar (dünyada) hiç kalmamışlardır! Ancak bir Aşiyye (Güneş'in ufukta batma süresi) yahut onun battıktan sonraki kalan aydınlık süresi kadar dünyada yaşamış olduklarını sanırlar.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 46. ayet