Naziât suresi

Naziât suresi, 28. ayet

Naziât suresi, 28. ayet. رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا

rafe`a semkehâ fesevvâhâ.

Diyanet İşleri

Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 25–31 · surenin 28. ayeti / 46

Konu Göğün ve yerin düzenlenişi Naziât 27–33 3

  1. Naziât 25

    Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.

  2. Naziât 26

    Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

  3. Naziât 27

    (Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.

  4. 28

    Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.

  5. Naziât 29

    O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.

  6. Naziât 30

    Ardından yeri düzenleyip döşedi.

  7. Naziât 31

    Ondan suyunu ve merasını çıkardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 27–33. ayetler için yazılmıştır.

27-28. Yüce Allah, öldükten sonra dirilişi inkâr edenlere, Allah’ın bedenleri tekrar yaratacağını uzak görenlere açıkça anlaşılan bir delili göstererek şöyle buyurmaktadır:

Ey insanlar! “Sizi yaratmak mı daha zordur yoksa” pek büyük olan, yaratılışı itibari ile güçlü ve gözleri kamaştıracak kadar yüce ve yüksek olan “göğü mü? Onu O” Allah “bina etti. Onu yükseltip kusursuz” yani yapısını da şeklini de akıllara hayret verecek, zihinleri durduracak şekilde sağlam ve mükemmel “yaptı.”

29. “Gecesini karanlık yaptı” ve karanlık semânın dört bir yanını kuşatıp yeryüzünü de kararttı.

"Gündüzünü de aydınlıkla açığa çıkardı.” Güneşi doğdurmak sureti ile orada pek büyük bir aydınlığı ortaya çıkardı. İnsanlar da din ve dünya maslahatlarını görmek için etrafa yayıldı.

30. “Bundan” gökleri yarattıktan “sonra da yeri yayıp döşedi.” Onun faydalı zenginliklerini yaratıp düzenledi. Bu faydaları da şu buyruklarıyla açıklamaktadır:

31-33. “Ondan suyunu ve otlağını çıkardı. Dağları da köklü bir şekilde yerleştirdi.” Onları yere sabit kıldı. Buna göre âyet-i kerimeden açıkça anlaşıldığı gibi yerin döşenmesi, göklerin yaratılışından sonradır. Bizzat yerin yaratılması ise göklerin yaratılmasından öncedir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “De ki: Siz, yeri iki günde yaratan Allah’ı gerçekten inkâr ediyor ve O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? Halbuki O, âlemlerin Rabbidir... Sonra duman halinde bulunan semâya yöneldi de... böylece onları yedi gök olmak üzere iki günde yarattı.” (Fussilet, 41/9-12)

İşte bunca muazzam büyüklükteki gökleri, göklerdeki aydınlık yıldızları ve gök cisimlerini, üstü toprakla örtülü kesif yeri, orada bulunan mahlukatın zorunlu ihtiyaçlarını ve faydalarına olacak şeyleri yaratan, hiç şüphesiz mükellef varlıkları da ölümden sonra tekrar diriltecektir ve amellerinin karşılıklarını onlara verecektir. Kim bu dünyada iyilik işlerse ona iyilik yani cennet vardır. Kim de kötülük işlerse artık o, kendinden başkasını kınamasın.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Üst kısmını yükseltti; kusur, yarık ve hatalar olmayacak şekilde onu düzgün kıldı.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. رَفَعَ rafea yükseltti kök: رفع
  2. سَمْكَهَا semkeha kalınlığını kök: سمك
  3. فَسَوَّىٰهَا fe sevvaha onu düzenledi kök: سوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Göğün) cisimlerini yükseltmiş ve onları düzene kavuşturmuştur.

Mustafa İslamoğlu

onu (içinde gök cisimleri) yüzecek şekilde O yükseltti ve dengeli bir iç düzene kavuşturdu;

Muhammed Esed

O, gökkubbeyi yükseltmiş ve ona gerektiği gibi biçim vermiştir;

Ahmed Hulusi

Onun sınırlarını yükseltti de onu tesviye etti (işlevini yerine getireceği özelliklere göre oluşturdu)!

Ali Bulaç

Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.

Ali Özek ve heyeti

onu yükseltip düzene koydu.

Ali Rıza Safa

Boyunu yükseltti; ardından, onu düzenledi.

Bayraktar Bayraklı

- Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

Edip Yüksel

Onu alabildiğine yükseltti ve düzenledi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu alabildiğine yükseltti ve düzenledi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Boyuna yükseklik verdi, nizamına koydu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Boyuna irtifa' verdi. Nizamına koydu

Erhan Aktaş

Onu yükseltti ve düzene koydu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu yükseltti ve düzene koydu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu yükseltti ve düzene koydu.

Gültekin Onan

Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.

Hasan Basri Çantay

Onun boyunu O yükseltdi. Derken ona bir nizaam verdi.

İbni Kesir

Boynu yükseltmiş ve ona bir şekil vermiştir.

Mehmet Alagaş

(27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onun tavanını yükseltti ve düzenledi.

Süleyman Ateş

Kalınlığını (tavanını) yükseltti, onu düzenledi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tavanını yükseltti ve onu düzenledi.

Şaban Britch

Onun tavanını yükseltti ve düzenledi.

Şaban Piriş

Yükseklere kaldırdı ve düzenledi.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu O yapıp kurdu. Onun boyunu yükseltti; ardından ona ahenk ve düzen verdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He lifted it up so high and its vast dimensions did He perfect and with celestial bodies did He complete it and its realms did He actuate.

Abdul Haleem

raising it high and perfecting it,

Abdullah Yusuf Ali

On high hath He raised its canopy, and He hath given it order and perfection.

Abul A'la Maududi

and raised its vault high and proportioned it;

Aisha Bewley

He raised its vault high and made it level.

Al-Hilali & Khan

He raised its height, and has perfected it.

Ali Quli Qarai

He raised its vault, and fashioned it,

Amatul Rahman Omar

He has raised the height thereof, and has made it flawlessly perfect and well-balanced.

Arthur John Arberry

He lifted up its vault, and levelled it,

Bijan Moeinian

See how high and proportionate your Creator has put a canopy around the earth [reference to the ozone layer].

E. Henry Palmer

He raised its height and fashioned it;

Edip-Layth

He raised its height, and perfected it.

George Sale

He hath raised the height thereof, and hath perfectly formed the same:

Hamid S. Aziz

He raised high its height, and gave it order and perfection.

Mahmoud Ghali

He raised up its vault, then He molded it,

Marmaduke Pickthall

He raised the height thereof and ordered it;

Mohamed Ahmed - Samira

Raised it high, proportioned it,

Muhammad Asad

High has He reared its vault and formed it in accordance with what it was meant to be;

Mustafa Khattab

raising it high and forming it flawlessly.

Progressive Muslims

He raised its height, and perfected it.

Rashad Khalifa

He raised its masses, and perfected it.

Sahih International

He raised its ceiling and proportioned it.

Sam Gerrans

He raised the ceiling thereof, and fashioned it;

Shabbir Ahmed

He raised high its canopy, and shaped it perfect.

Syed Vickar Ahamed

High above has He raised its cover, and He has given it order and perfection.

Taqi Usmani

He has raised its height, then made it proper,

The Monotheist Group

He raised its height, and perfected it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩