Naziât suresi

Naziât suresi, 23. ayet

Naziât suresi, 23. ayet. فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

feḥaşera fenâdâ.

Diyanet İşleri

Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 20–26 · surenin 23. ayeti / 46
  1. Naziât 20

    Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.

  2. Naziât 21

    Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.

  3. Naziât 22

    Sonra sırt dönüp koşarak gitti.

  4. 23

    Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

  5. Naziât 24

    "Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.

  6. Naziât 25

    Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.

  7. Naziât 26

    Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–25. ayetler için yazılmıştır.

15-16. Yüce Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: “Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?” Bu, kesinlikle vuku bulmuş olan pek büyük bir olaya dair bir sorudur. Yani “Rabbi”nin “ona mukaddes Tuvâ vadisinde” seslenişine dair haberi sana ulaştı mı?

Tuvâ, Yüce Allah’ın Musa ile konuşup ona risâletini lütfettiği, vahyini gönderdiği ve onu seçtiği yerin adıdır. Ona şöyle demişti:

17. “Firavun’a git! Çünkü o pek azmıştır.” Yani sen git de ona azgınlığından, şirk ve isyanından vazgeçmesini yumuşak sözlerle ve kaba olmayan ifadelerle bildir. Belki “öğüt alır yahut korkar” (Tâ-Hâ, 20/44)

18. Ona “de ki: Sen kendini arındırmak ister misin?” Özlü akıl sahiplerinin elde etmek için birbirleri ile yarıştıkları, övülmeye değer güzel bir haslete sahip olmaya ne dersin? Ki bu da nefsini küfür ve azgınlıktan arındırarak iman ve salih amele yönelmektir.

19. “İster misin ki sana Rabbine giden yolu göstereyim” Onun nelerden razı olduğunu, nelerin O’nu gazaplandırdığını sana açıklayayım “da” dosdoğru yolu öğrenmek suretiyle Allah'tan “korkasın.”

Ancak Firavun Mûsâ’nın davetini kabul etmedi.

20. “Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.” Yani tür olarak en büyük mucizeyi gösterdi. Bu ifade, bu mucizelerin birden çok olmasına aykırı değildir: “Bunun üzerine asasını bıraktı, o da hemen aşikar ve kocaman bir yılan oluverdi. Elini (yakasından sokup geri) çıkardığında o, bakanlara bembeyaz görünüverdi.” (eş-Şuarâ, 26/32-33)

21-22. “Fakat o” hakkı “yalanlayıp” emre “isyan etti. Sonra da yüz çevirip” hakka karşı çıkmak ve onunla savaşmak hususunda olanca gücü ile “çalışmaya koyuldu.”

23-24. “Derken” askerlerini “toplayıp seslendi.” Onlara: “Ben sizin en yüce Rabbinizim, dedi.” Onlar da ona itaat ettiler. O, onları küçümseyip hafife aldı, onlar da onun bu batıl iddiasını kabul ettiler.

25. “Bunun üzerine Allah da onu hem âhiret, hem de dünya azabı ile yakaladı.” Allah, onun uğradığı cezayı, dünya ve âhiret cezasını açıklayan bir delil ve isyandan alıkoyan açık bir uyarı kıldı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra da Mûsâ’ya galip gelmek için kavmini ve yandaşlarını toplayarak onlara şöyle seslendi:

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَحَشَرَ fe haşera topladı kök: حشر
  2. فَنَادَىٰ fe nada ve bağırdı kök: ندو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    (32-33) "Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi,…

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de,…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Musa!"

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(23, 24) (Yandaşlarını) toplamış, onlara seslenmiş ve demişti ki: "Ben sizin yüce rabbinizim."

Mustafa İslamoğlu

derken (adamlarını) topladı ve bağırıp çağırdı;

Muhammed Esed

daha sonra (ileri gelen adamlarını) topladı ve (halkını) çağırdı,

Ahmed Hulusi

Akabinde topladı, seslendi:

Ali Bulaç

Sonunda (yardımcı güçlerini) topladı, seslendi;

Ali Özek ve heyeti

Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:

Ali Rıza Safa

Sonunda, toplayıp seslendi.

Bayraktar Bayraklı

- Derhal adamlarını topladı ve onlara şöyle seslendi: "Ben sizin en yüce rabbinizim!"

Edip Yüksel

Toplayıp, ilan etti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Toplayıp, ilan etti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken toplayıp bağırdı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken mahşerini topladı da bağırdı:

Erhan Aktaş

Adamlarını toplayarak seslendi:

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Adamlarını toplayarak seslendi:

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Adamlarını toplayarak seslendi:

Gültekin Onan

Sonunda (yardımcı güçlerini) topladı, seslendi;

Hasan Basri Çantay

Nihayet (sihirbazlarını, yahud ordusunu) topladı da bağırdı:

İbni Kesir

Toplayıp seslendi:

Mehmet Alagaş

(15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

Süleyman Ateş

(Adamlarını) Topladı, (onlara) bağırdı:

Süleymaniye Vakfı

Herkesi topladı ve haykırdı:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Herkesi topladı ve haykırdı:

Şaban Britch

Toplayıp şöyle seslendi:

Şaban Piriş

Toplantı yapıp, şöyle seslendi:

Yaşar Nuri Öztürk

Derken, bir araya toplayıp bağırdı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He thronged the place with an audience and made a proclamation to satisfy his day dream.

Abdul Haleem

gathered his people, proclaiming,

Abdullah Yusuf Ali

Then he collected (his men) and made a proclamation,

Abul A'la Maududi

and gathered his people and declared: dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This proclamation of Pharaoh has been mentioned at several places in the Quran. On one occasion he said to the Prophet Moses (peace be upon him): If you took another one as a deity beside me, I would cast you in the prison. (Surah Ash-Shuara, Ayat 29). On another occasion he had addressed his courtiers, saying: O chiefs, I do not know of any god of yours other than myself.(Surah Al-Qasas, Ayat 38). By this Pharaoh did not mean, nor could he ever mean, that he himself was the creator of the universe and he had made the world, nor that he denied the existence of Allah and claimed to be lord of the universe, nor that he regarded only himself as a deity of the people in the religious sense. In the Quran itself there is a clear testimony that as regards to religion he himself worshipped other gods. Once his courtiers said to him: Will you leave Moses (peace be upon him) and his people free to spread chaos in the land, and let them discard you and your deities? (Surah Al-Aaraf, Ayat 127). And in the Quran itself this saying of the Pharaoh has also been cited: Had Moses (peace be upon him) been sent by Allah, why were not bracelets of gold sent down to him, or a company of angels as attendants? (Surah Az-Zukhruf, Ayat 53). Thus, in fact, he called himself a god and supreme deity not in the religious but in the political sense. What he meant was that he possessed the sovereign rights: no one beside him had the right to rule in his kingdom and there was no superior power whose orders could be enforced in the land. (For further explanation. see (E.N. 85 of Surah Al- Aaraf); (E.N. 21 of Surah TaHa); ( E.Ns 24, 26 of Surah Ash- Shuara); ( E-Ns 52, 53 of Surah Al-Qasas); ( E.N. 49 of Surah Az-Zukhruf).

Aisha Bewley

But then he rallied and called out,

Al-Hilali & Khan

Then he gathered (his people) and cried aloud,

Ali Quli Qarai

and mustered [the people] and proclaimed,

Amatul Rahman Omar

And he gathered (his people) and proclaimed,

Arthur John Arberry

then he mustered

Bijan Moeinian

…assembled his men and said:…

E. Henry Palmer

and gathered, and proclaimed,

Edip-Layth

So he gathered and proclaimed.

George Sale

and he assembled the magicians, and cried aloud, saying,

Hamid S. Aziz

Then he gathered (men) and made a proclamation.

Mahmoud Ghali

So he mustered and called out,

Marmaduke Pickthall

Then gathered he and summoned

Mohamed Ahmed - Samira

And assembled (his council) and proclaimed,

Muhammad Asad

and then he gathered [his great ones], and called [unto his people],

Mustafa Khattab

Then he summoned ˹his people˺ and called out,

Progressive Muslims

So he gathered and proclaimed.

Rashad Khalifa

He summoned and proclaimed.

Sahih International

And he gathered [his people] and called out

Sam Gerrans

And gathered and called,

Shabbir Ahmed

Then gathered (his chiefs) and called (his people).

Syed Vickar Ahamed

Then he collected (his men) and made a (false) claim,

Taqi Usmani

then he gathered (his people) and shouted

The Monotheist Group

So he gathered and proclaimed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩