Diyanet İşleri
"Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür" dediler.
Naziât suresi
Naziât suresi, 12. ayet. قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ
ḳâlû tilke iẕen kerratün ḫâsirah.
"Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz Naziât 6–14 3
Onların gözleri (korku ile) inecektir.
Şöyle derler: "Biz gerçekten gerisin geriye eski halimize mi döndürüleceğiz?"
"Bizler çürümüş kemiklere döndükten sonra mı?"
"Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür" dediler.
Halbuki o, bir haykırıştan (sur'un üfürülmesinden) ibarettir.
Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
(Ey Muhammed!) Musa'nın haberi sana geldi mi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 10–14. ayetler için yazılmıştır.
10-11. Dünyada iken kâfirler yalanlamak sureti ile “derler ki: “Biz, tekrar ilk halimize mi döndürüleceğiz? Hem de çürümüş” ve dağılmış “kemikler olduktan sonra mı?”
12. “Öyleyse bu, (bizim için) ziyanlı bir dönüş olacaktır.” Yani Allah’ın öldükten sonra kendilerini diriltmesini, çürümüş kemikler haline geldikten sonra onları tekrar yaratmasını, Allah’ın kudretini bilmediklerinden ve O’na karşı küstahlıklarından dolayı uzak bir ihtimal olarak gördüler.
Yüce Allah ise bu işin kendisi için son derece kolay olduğunu açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır:
13. “Halbuki o, ancak bir tek haykırıştır.” Bir defa Sûr’a üfürülecektir.
14. “Bir de bakmışsın ki hepsi” bütün yaratılmışlar “toprağın yüzüne çıkmışlar bile!” Ayağa kalkıp bekleyecekler. Yüce Allah, onları bir araya toplayacak, adaletli hükmü ile aralarında hükmedecek ve amellerinin karşılığını onlara verecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şöyle dediler: “Eğer bir daha geri dönersek, bu dönüş sahibi için bir hüsran, bir aldanış olur.”
Aynı kök: كرر (6 geçiş)
Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece…
Aynı kök: كرر (6 geçiş)
Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.
Aynı kök: كرر (6 geçiş)
"Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"O zaman, o zararlı bir dönüş olur!" derler.
(Ve) ekliyorlar: "O zaman desene bu ikinci bir hüsran olacak!"
(Ve) ilave ediyorlar: "Öyleyse bu, zararlı bir dönüş olur!"
"İşte bu, o takdirde (yaşamın devam etmesi) hüsranlı bir geri dönüştür" dediler.
Derler ki: "Şu durumda, zararına bir dönüştür bu."
«O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur» dediler.
Dediler ki: "Öyleyse yitime uğratan bir dönüş olur!"
- Onlar şöyle diyorlar: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür."
"Öyleyse bu zararına bir dönüştür" derler.
'Öyleyse bu zararına bir dönüştür,' derler.
Dediler ki: "Öyleyse o zararlı bir dönüş!"
O dediler: o halde husranlı bir dönüş
"Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür." dediler.
"Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür." dediler.
"Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür." dediler.
Derler ki: "Şu durumda, zararına bir dönüştür bu."
Dediler: "Öyle ise bu (yeni hayata dönüş) ziyanlı bir dönüşdür".
O takdirde bu, zararlı bir dönüştür, derler.
(1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış
“Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür.” dediler.
"Öyle ise bu, ziyanlı bir dönüştür!" dediler.
Bir de "O zaman bu, kişiyi hüsrana sokan bir dönüş olur dipnot 1 !" dediler.
Derler ki, "Öyleyse, bu dönüş bir hüsran olur!"
Öyleyse bu dönüş hüsrandır, derler.
-Öyleyse bu dönüş hüsrandır, derler.
"Hüsran dolu bir dönüştür bu öyleyse!" diye konuştular.
"Should this be true", they say, "it will mean immeasurable loss and condign punishment".
‘Such a return is impossible!’
They say: "It would, in that case, be a return with loss!"
They say: "That will then be a return with a great loss!" dipnot 1
They say, ‘That will clearly be a losing restoration!’
They say: "It would in that case, be a return with loss!"
They will say, ‘This, then, is a ruinous return!'
(And) who say, `Then such a resurrection shall indeed be fraught with loss. '
They shall say, 'That then were a losing return!'
These are those who used to mock at the idea of Resurrection.
they say, 'That then were a losing return!'
They said, "This is an impossible recurrence."
They say, this then will be a return to loss.
They said, "That then would be a return, causing loss. "
They will say, "Lo, that then would be a losing recurrence!"
They say: Then that would be a vain proceeding.
They say: "Then this returning will be a dead loss. "
[And] they add, "That, then, would be a return with loss!"
Adding, "Then such a return would be a ˹total˺ loss ˹for us˺!"
They said: "This is an impossible recurrence. "
They had said, "This is an impossible recurrence."
They say, "That, then, would be a losing return. "
They say: “That, then, would be a losing return!”)
And they say, "In that case, then, it would be an investment of loss!"
They say: "In that case, it will be a return with loss!"
They say, "If so, that will be a harmful homecoming."
They said: "This is an impossible recurrence."